10 ilde eş zamanlı gerçekleşen ‘Sansüre Hayır, Habere Özgürlük’ yürüyüşünde gazeteciler bir araya geldi. Ancak İzmir'deki yürüyüşe Özgür Özel'in davet edilmesi tepkilere neden oldu. Siz de bir gazeteci olarak, İzmir'deki bu siyasi şovu nasıl değerlendirirsiniz?
Evet doğru, Türkiye çapında gerçekleştirilen eylemlerin hiçbirinde herhangi bir siyasi temsilcisinin ön plana çıktığı bir gösteri olmadı. Ben inanıyorum ki AK Parti ve MHP dışındaki diğer parti genel başkanlarının çoğu da bu konudan rahatsızdır. Buradaki en önemli sebep, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı'nın bu konudaki basiretsizliği diyebiliriz. Yazılan eleştirileri de okudum. Çok güzel bir eleştiri dikkatimi çekti.

Ege'de Son Söz'den Berivan Kaya, "Biz sahada çalışan muhabirler burada ezilirken, sizce Cemiyet Başkanı hiç sahaya çıkmış mıdır? Çıksaydı bugün 'Özel' davet ettiği insanlar tarafından yine ezileceğimizi bilirdi. Kimse mesleğimiz üzerinden siyasi rant elde ederek vekil olmaya çalışmasın." sözleriyle eleştirisini yazmış.

Özellikle de "Kimse mesleğimiz üzerinden siyasi rant elde ederek vekil olmaya çalışmasın" cümlesi çok önemli.
Ne yazık ki bu tip koltuklar, sadece İzmir'de değil İzmir'de de örneği oldu bunun ve o koltuktan milletvekilliğine geçen arkadaşımız oldu. Şimdi mevcut başkanın da böyle bir niyetinin olduğunu artık sağır sultan bile biliyor. Koltukların başka hedefler için kullanılması, en kötü niyettir benim için. Yani siz bir çatı örgütünü temsil ederken, "Ben şimdi buradan da başka yere atlarım" gibi bir düşünce içindeyseniz, zaten o çatı örgütüne fazla faydanız olmaz.

Neden olmaz? İşte gördüğünüz gibi İzmir'de bu yürüyüşe katılan birçok insan rahatsız oldu. Bu yürüyüşe sadece Yeni Partililer katılmadı. O yürüyüşte farklı siyasi görüşlere sahip kişi vardı. Yaşanan bu durum kamuoyu anlamında değil, oraya katılanlar anlamında da rahatsız edici bir olay.

ÖZGÜR ÖZEL TUGAY'IN GEÇİŞİNİ HAZMEDEMEDİ!

Özgür Özel bana göre hâlâ Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçişini hazmedememiş durumda. Sudan sebeplerle, parti teşkilatı ve belediye başkanlarıyla toplantı numarasıyla buraya gelip, "Ben de bu yürüyüşe katılayım" demiş-miş-miş-miş. Bu işin tamamen palavrası! Asıl burada gövde gösterisi yaparak Cemil Tugay'a dolaylı yoldan mesajlar vermeye çalışıyor.

İZMİR NE VEKİLLER GÖRDÜ, AMA FAYDASI YOK...

Özgür Özel'in "YENİ Parti'nin İzmir'de 9 milletvekili var, bundan sonra 10. milletvekiliyim" açıklaması da oldu...

Evet, 10. milletvekili olabilir ama biz Kemal Kılıçdaroğlu'nu da İzmir'den milletvekili olarak gördük. Ama hiçbir faydasını da görmedik! Buradan milletvekili oldum demek, İzmir'in bütün sorunlarıyla ilgileniyor, İzmir'in herhangi bir sıkıntısını çözüyor anlamına gelmiyor. Benim gibi birçok İzmirli de şunu düşünüyordur; "Kardeşim milletvekili olacaksan sen git kendi Manisa'ndan ol. İzmir'e gelip de İzmir'de hak eden bir insanın kontenjanından olma" cevabını verir. Niye İzmir'e bu kadar düşkünler, ben bunu anlamıyorum. Aslında cevabı belli de, çünkü en kolay seçilecekleri yer olarak İzmir'i görüyorlar. Bunun gibi aynı zihniyet İzmir'e, İzmirli olmayan birçok ithal adayı da bize dayattı. Zaten bugün İzmirlinin CHP'den veya şu anki Yeni Parti'den sıkıntıların doğmasının nedeni de budur.

İzmir'de Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçişi birçok İzmirli tarafından tasvip edilmedi. Ama Yeni Parti veya CHP'lilerin söylediği kadar tepki de gösterilmedi. Çünkü İzmirli artık CHP'nin ve Yeni Parti kavgasından, dayatmacılığından bıktı. Aslında Özgür Özel'in buradan bir ders çıkarması lazım; "Ya kardeşim biz kendimizi yırtıyoruz ama İzmirlilerden bunun karşılığını göremiyoruz, neden böyle oldu?" diyerek bunu araştırması lazım.

PARTİLİ CEMİYET BAŞKANI

Basın yürüyüşüne tekrar dönecek olursak, siz İzmir Gazeteciler Cemiyeti'nin sorumlu olduğunu söylediniz. İzmirli gazeteciler de aslında bu durumdan rahatsız oldu.

Evet, bu işin tek sorumlusu Dilek Gappi'dir. Özgür Özel, YENİ Parti'nin hangi programlarına katılmak için İzmir'e geldi? Özgür Özel, madem bu kadar İzmir'e gelmek istiyordu, bir gün sonra pazar günü İl Başkanlığı seçimi için gelseydi! İzmir İl Başkanlığı seçimine neden katılmadı?

Bu tamamen hâlâ Cemil Tugay'ın geçişini hazmedemeyen ve mesaj vermeye çalışan bir genel başkan portresi karşımızda var. Artı buna alet olan bir de cemiyet başkanı var. Ve bu Dilek Gappi'nin yaptığı çok büyük bir hatadır. Ben bağımsız, tarafsız duran bir cemiyet başkanı görmüyorum. Aksine partili cemiyet başkanı görüyorum. Bunu açıkça söyleyeyim.

Biraz önce söylediğim gibi gazeteci arkadaşımız çok doğru yazmış. Bu tamamen, vekil olma hedefinde Özgür Özel'e şirin görünmenin bir yolu, yöntemi ve davetiyesidir. Yani dediğim gibi şu anda bu toplantıya katılan binlerce insan varsa, bu binlerce insan bu soruyu soruyor; "Neden kardeşim Özgür Özel burada? Neden?" Özgür Özel basın özgürlüğünü protesto etmek için başka bir gün de gelebilir, mitingini yapardı. Zaten bunu yaptı, Halk TV'nin önünde basın özgürlüğünü protesto eden bir miting yaptı. Dediğim gibi İzmir'de şov yapma gereği hissettiğinin bir gerekçesi olarak bunu kullandı. Ve buna da ne yazık ki İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı, bu gereksiz şova alet olmuştur. Cemiyet kendi içinde bunu sorgulamalıdır. Bir partinin bu kadar tarafında gözüken bir cemiyet başkanı olamaz. Elbette herkesin siyasi bir görüşü vardır, ama o siyasi görüşü oturduğu koltuğa alet ederek, burayı sıçrama tahtası olarak göremez.

YENİ PARTİ'DE GÜÇ ZEHİRLENMESİ

Bir de Yeni Partili Gençlik Kolları tarafından koridor oluşturarak set çekilen bir görüntü var. Basın yürüyüşünde partililer tarafından bu ablukayı nasıl yorumlamak istersiniz?
Basın kartları sorulmuş, kordon çekilerek insan zinciri oluşturulmuş. Ya siz kimsiniz? Bu gösterinin sahibi siz değilsiniz ki! Yeni Parti miting yapar, yürüyüş yapar, o zaman siz belli tedbirleri alabilirsiniz, akredite istersiniz. Bugün İzmir basınında basın kartı olmayan birçok arkadaşımız var. Ama bu arkadaşlarımız kartı olmasa da gazeteci ve sahada emek sarfeden arkadaşlarımız.

Sen hangi yetkiyle, hangi hakla bu insanların haber alma özgürlüğünü etkilersiniz? Bir tarafta 'sansüre karşıyız' diyorsunuz, öbür tarafta haber yapmaya çalışan gazeteciye de diyorsun ki; "Sen buraya giremezsin." Siz zaten orada, basına sansür koymuşsunuz. Bir anlamda öyle de bakabiliriz olaya. Sen hangi hakla gazeteciyi durduruyorsun, sana ne? Sen kimsin?

Ve videoları da var gördüm ve eleştirenler çok güzel eleştirmiş, "güç zehirlenmesi" olduğunu söylemişler. Yeni Parti önce kendi içinde bunu çözsün, önce bu sansürcü zihniyeti kendi kafalarından atsınlar.

ÖZGÜR ÖZEL'İN ŞOVUNA APARAT OLAN CEMİYET BAŞKANI

Son cümle olarak konuyu şöyle bitireyim... Bütün bunlara sebep, cemiyet başkanıdır. Cemiyet Başkanı ilk başta, "Biz yürüyüşümüzde hiçbir siyasi parti bayrağı ve şovu istemiyoruz. Temsilci katılabilir fakat partisi adına konuşma yapamaz." demeliydi. Özgür Özel de katılma teklifini reddedip, bunu da kamuoyuyla paylaşabilirdi. Tabii ki, siyasi parti temsilcilerinin bizi desteklemesi onur verir.

Kimse, kimseyi kandırmasın! Gazeteciler Başkanı, Özel'in şovu için kullanılmış oldu. Bu da İzmir Gazeteciler Cemiyeti'nin hanesine bir ayıp olarak yazıldı.