Psikiyatri Hekimi Uzm. Dr. Alper Ünal, kontrol altına alınmazsa atakların tetiklenebileceğini söylüyor.
Depresif ve Manik Ataklarla Kendini Gösteriyor
Uluslararası Bipolar Bozukluklar Derneği’nin verilerine göre dünyada 60 milyon kişi bipolar bozuklukla yaşıyor. Türkiye’de ise iki milyondan fazla kişide bipolar bozukluk bulunuyor ve bu durum aileleriyle birlikte altı milyondan fazla insanın hayatını doğrudan etkiliyor. Bipolar bozukluk, bireyin günlük yaşamını, işlevselliğini ve sosyal ilişkilerini de etkiliyor. Hastalık dönem dönem ortaya çıkan depresif ve manik ataklarla kendini gösteriyor. Bu dalgalanmalar çoğu zaman çevre tarafından “geçici ruh hali değişimi” olarak yorumlanabiliyor.

Duygudaki Değişimler Gözden Kaçabiliyor
Bipolar bozuklukta yaşanan ruh hali değişimleri her zaman belirgin şekilde fark edilmeyebiliyor. Özellikle depresif dönemlerde içine kapanma, isteksizlik ve enerji kaybı ön plana çıkarken manik dönemlerde aşırı enerji, hızlı konuşma ve riskli davranışlar görülebiliyor. Psikiyatri Hekimi Uzm. Dr. Alper Ünal, bipolar bozukluğun çoğu zaman geç fark edildiğini belirterek “Hastalar genellikle depresif dönemlerde başvuruyor. Oysa manik dönemler de hastalığın önemli bir parçasıdır” diyor. Toplumda bipolar bozukluğa dair farkındalığın düşük olması, tanı sürecinin gecikmesine neden olabiliyor. Bu durum hem tedavi sürecini zorlaştırıyor hem de hastalığın seyrini olumsuz etkileyebiliyor.
Bipolar Bozuklukta Uyarı İşaretleri
Uzm. Dr. Ünal, bipolar bozuklukta dikkat edilmesi gereken temel belirtileri şu şekilde sıralıyor:
1- Uzun süren mutsuzluk ve isteksizlik
2-Ani ve aşırı enerji artışı
3-Uyku düzeninde belirgin değişiklik
4-Düşünce hızında artış ve dikkat dağınıklığı
5-Riskli ve kontrolsüz davranışlar
Bu belirtilerin dönemsel olarak ortaya çıkması ve tekrar etmesi durumunda uzman değerlendirmesi büyük önem taşıyor.

Kontrol Altına Alınmazsa Ataklar Tetiklenebilir: 5 Önemli Adım
Bipolar bozuklukla yaşayan bireyler ve yakınları için doğru yaklaşım sürecin yönetilmesinde kritik rol oynuyor:
1-Düzenli psikiyatrik takip ihmal edilmemeli
2-İlaç tedavisi doktor önerisi dışında bırakılmamalı
3- Uyku düzeni korunmalı
4-Stres yönetimi desteklenmeli
5-Aile ve sosyal çevre sürece dahil edilmeli
“Bipolar bozuklukta en önemli unsurlardan biri düzenli yaşam alışkanlıklarının korunmasıdır” diyen Uzm. Dr. Ünal, özellikle uyku düzeninin hastalığın seyrini doğrudan etkilediğini ifade ediyor.
Bipolarda Yapılan Bu Hatalar Atak Riskini Artırıyor
Hastalığın kontrolünü zorlaştırabilecek bazı hatalı yaklaşımlar da bulunuyor:
1-Tedaviyi kendi kendine bırakmak
2-Belirtileri görmezden gelmek
3-Hastalığı sadece ruh hali değişimi olarak değerlendirmek
4-Sosyal izolasyonu artırmak
5-Uzman desteğini geciktirmek
Bu hatalar hastalığın ataklarını sıklaştırabiliyor ve daha ağır tabloların ortaya çıkmasına neden olabiliyor.

Toplumsal Farkındalık Kritik Rol Oynuyor
Bipolar bozukluk yalnızca bireysel değil toplumsal bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. Hastalığa yönelik yanlış inanışlar ve damgalama, bireylerin tedaviye erişimini zorlaştırabiliyor. Uzm. Dr. Ünal, “Bipolar bozukluk bir karakter özelliği ya da zayıflık değildir. Tıbbi bir durumdur ve tedavi edilebilir” diyerek toplumdaki önyargıların kırılması gerektiğini vurguluyor. 30 Mart Dünya Bipolar Günü kapsamında farkındalığın artırılması, erken tanı ve doğru tedaviye ulaşım açısından büyük önem taşıyor. Psikiyatri Hekimi Uzm. Dr. Alper Ünal, bipolar bozuklukta en güçlü adımın fark etmek olduğunu belirterek “Belirtileri tanımak, destek almak ve süreci doğru yönetmek bireyin yaşam kalitesini belirgin şekilde artırır” mesajını paylaşıyor.




