Emme alışkanlıklarının süresi ve yoğunluğu diş ve çene gelişimini etkiliyor!
Emzik, biberon ve parmak emme gibi alışkanlıkların bebeklik döneminde oldukça doğal davranışlar olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Şebnem Koçan, “Bizim için kritik nokta ne kadar süre devam ettiği ve ne sıklıkta yapıldığıdır” dedi. Uzun süre devam eden ve özellikle yoğun olarak sürdürülen emme alışkanlıklarının, zaman içerisinde dişlerin konumunu ve çene gelişimini etkileyebileceğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Koçan, “Bu tarz alışkanlıkların 3 yaş civarında bırakılması gerekir. Ancak burada tek başına yaş baz alınarak kesin sonuca varılması doğru değil. Çocuğun alışkanlığı ne kadar yoğun kullandığı ve ağız yapısında herhangi bir değişiklik olup olmadığı da değerlendirilmeli” şeklinde konuştu.

Süt dişlerindeki sorunlar, kalıcı dişlerin gelişimini de etkileyebiliyor!
‘Süt dişleri nasıl olsa değişecek’ diye düşünerek gerekli takip ve tedavileri yaptırmamanın çok yanlış bir düşünce olduğuna işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Koçan, “Süt dişleri geçici olsa da çocuğun süt dişlerinin bulunduğu dönem, büyüme ve gelişimin önemli bir parçasıdır” dedi. 11-12 yaşına kadar çiğneme fonksiyonun büyük bir kısmının süt dişleri ile yapıldığını hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Koçan, şunları söyledi: “Dolayısıyla bu dönemde süt dişlerindeki çürükler beslenmeyi bozabilir. Süt dişlerinin sağlıklı olması; çocuğun beslenmesi, konuşması, çiğnemesi ve ağız gelişimi açısından önemlidir. Bunun yanında süt dişi çürüğünün olması daimi dişlerin gelişimini bozabilir. Süt dişinin erken çekilmesi durumunda çiğneme, konuşma, estetik fonksiyonlarında kayıp olur. Yer tutucu yapılmazsa daimi dişlerin yanlış sürmesine ya da hiç sürememesine sebep olabilir. Erken dönemdeki alışkanlıklar kalıcı dişlerin yapısını tabii ki etkileyebilir. Parmak-emzik emme, dudak-dil emme, dil itimi, tırnak yeme, dişlerin arasında kalem gibi yabancı cisim yerleştirme gibi alışkanlıklar süresine, sıklığına ve şiddetine göre çenelerin büyümesini, dişlerin şeklini ve yerini bozabilir.”
Emzik ve parmak emme, dişlerin dizilimini ve çene gelişimini bozabiliyor!
Uzun süre ve yoğun şekilde devam eden emzik veya parmak emme alışkanlıklarında özellikle ön bölgede açık kapanış denilen, üst ve alt ön dişlerin birbirleriyle temas etmemesi şeklinde bir durum görülebileceğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Koçan, “Bunun yanında üst ön dişlerin öne doğru konumlanması, üst ve alt dişler arasındaki yatay mesafenin artması ve bazı çocuklarda arka bölgedeki dişlerin kapanmaması gibi problemler oluşabilir” dedi. Özellikle parmağın ağız içerisinde sürekli aynı bölgeye yerleştirilmesinin, dişler ve çevre dokular üzerinde devamlı bir kuvvet oluşturacağını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Koçan, bu kuvvetin uzun süre devam etmesinin de dişlerin ve çene yapısının gelişimini etkileyebileceği uyarısında bulundu.

Ortodontik emzik kullanmak diş sağlığı açısından tek başına yeterli değil!
Parmak emme ve emzik kullanma alışkanlıklarını birbirinden bağımsız değerlendirmenin doğru olmayacağına değinen Dr. Öğr. Üyesi Koçan, “Her iki alışkanlık da uzun süre devam ettiğinde ağız ve diş yapısını etkileyebilir” dedi. Parmak emmenin en önemli dezavantajının alışkanlığın kontrolünün daha zor olması olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Koçan, “Emzik gerektiğinde aile tarafından ortadan kaldırılabilirken, çocuk parmağını her zaman yanında taşır. Bu nedenle özellikle uzun süre devam eden ve çocuğun uyku dışında da gün içerisinde sık sık parmak emdiği durumlarda daha dikkatli olunması gerekir. Emzik için de ‘ortodontik emzik kullanıyorum, dolayısıyla hiçbir sorun olmaz’ şeklinde düşünmemek gerekir. Emziğin şekli bazı etkileri azaltabilir ancak uzun süreli ve yoğun kullanımın oluşturabileceği risk tamamen ortadan kalkmaz. Burada en önemli konu, alışkanlığın zamanında bırakılmasıdır” açıklamasını yaptı.

Çocuğu alışkanlığından bir anda ve sert şekilde uzaklaştırmaya çalışmak süreci zorlaştırabiliyor!
Ebeveynlerin bu alışkanlıkları bıraktırırken sık yaptıkları hatalar olduğundan bahseden Dr. Öğr. Üyesi Şebnem Koçan, “En sık karşılaştığımız hatalardan biri, çocuğu bir anda ve çok sert bir şekilde alışkanlıktan uzaklaştırmaya çalışmak. Özellikle parmak emme, çocukların kendilerini sakinleştirmek veya uykuya geçmek için kullandıkları bir davranış olabiliyor” dedi. Çocuğu azarlama, utandırma veya cezalandırmanın da doğru bir yaklaşım olmadığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Koçan, sözlerini şöyle tamamladı: “Bunun yerine alışkanlığın hangi durumlarda ortaya çıktığını anlamaya çalışmak ve özellikle uyku öncesinde çocuğun kendisini rahatlatabileceği başka rutinler oluşturmak daha faydalı. Emzik bırakılırken de ailelerin kararlı ancak sakin olması önemli. Bir gün bırakıp birkaç gün sonra tekrar vermek, süreci uzatabilir. Çocuğun yaşına uygun bir yöntem belirlemek ve olumlu davranışlarını desteklemek faydalı olacaktır.”




