S.S. İş İnsanları Gaziemir Konut Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Alpyavuz, İzmir'de gündemin önemli başlıklarından biri hâline gelen kooperatif davasına ilişkin değerlendirmesinde, yarım kalan projelerin yalnızca inşaat sorunu olarak ele alınamayacağını belirterek siyasi sorumluluk ve somut çözüm çağrısında bulundu.
S.S. İş İnsanları Gaziemir Konut Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Alpyavuz, İzmir'de kooperatifler üzerinden yaşanan tartışmaların, vatandaşların konut beklentilerinin ötesinde, siyasete ve kurumlara duyulan güveni de ilgilendirdiğini ifade etti. Alpyavuz, projelerin hayata geçirilmesi sürecinde vatandaşlara güven veren ve kooperatif modelini destekleyen kesimlerin, bugün yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi konusunda da sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurgulayarak, "Beklentimiz nettir: Siyasi tercihler değiştiyse, yönetim anlayışı değiştiyse ve yeni bir iş birliği dönemi başlıyorsa bunun ilk kanıtı, yıllardır çözülemeyen kooperatif ve vatandaş mağduriyetlerinde görülmelidir!" dedi.
"VATANDAŞLAR GÜVENE İNANDI"
Kooperatif projelerine katılan vatandaşların birikimlerini ve gelecek planlarını bu projelere emanet ettiğini belirten Alpyavuz, gelinen noktada yarım kalan inşaatların ve karşılanmayan beklentilerin ciddi bir mağduriyet yarattığını kaydetti.
Alpyavuz, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:
"Bir insanın, bir kurumun ya da bir siyasi anlayışın gerçek tutumu, yalnızca verdiği sözlerle değil, bu sözlerin gerektirdiği sorumluluğu ne ölçüde yerine getirdiğiyle anlaşılır. İzmir'de bugün hangi siyasi gelişme tartışılırsa tartışılsın, kooperatif meselesi yeniden gündemin merkezine geliyor. Davalar, açıklamalar ve siyasi tartışmalar sürerken vatandaşların yaşadığı mağduriyetlerin geri planda kalması ise önemli bir çelişki oluşturuyor.
Bu projeler ilk gündeme geldiğinde vatandaşlara güven veren, onları kooperatif modeline yönlendiren ve bu modeli sahiplenen kesimler vardı. İnsanlar yalnızca bir konut projesine değil, kendilerine sunulan güvene de inandı. Birikimlerini yatırdı, ödemelerini yaptı ve geleceklerini bu projelere bağladı. Bugün ise yarım kalan inşaatlar ve karşılanmayı bekleyen taleplerle karşı karşıyayız."
"SORUNLAR SİYASİ TARTIŞMALARIN GÖLGESİNDE KALIYOR"
Kooperatif meselesinin İzmir'deki siyasi tartışmalarda geniş yer bulmasına karşın mağdur vatandaşların beklentilerinin yeterince karşılık bulmadığını dile getiren Alpyavuz, sorumlulukların açık biçimde ortaya konulması gerektiğini söyledi.
Vatandaşların çözüm beklentilerinin yeni siyasi gelişmelere ve yönetim değişikliklerine bağlanmasının, yaşanan güven kaybını gösterdiğini belirten Alpyavuz, şöyle devam etti: "Bugün kooperatif üyelerinin bir bölümünün umutlarını siyasi dengelerdeki değişimlere veya inşaatların TOKİ tarafından tamamlanması ihtimaline bağladığını görüyoruz. İnsanların, kendilerini bu noktaya getiren süreçte sorumluluğu bulunanlardan çözüm beklemek yerine yeni gelişmelerden medet umması üzerinde düşünülmesi gereken bir tablodur.
Artık hatayı yalnızca tek bir kişide ya da tek bir aşamada aramak yerine, sürecin bütününü değerlendirmek gerekiyor. Yaşananları sistemin tamamı içinde ele almak ve gerekli özeleştiriyi yapmak zorundayız. Çünkü bugün karşı karşıya olduğumuz sorun, yalnızca yarım kalan binalardan ibaret değil. Verilen sözlerle yerine getirilmeyen sorumluluklar, siyasi sahiplenmeyle gerçek sorumluluk arasındaki fark ve vatandaşın kurumlara duyduğu güvenin zedelenmesi de bu tablonun bir parçası."
"SOMUT ADIMLAR ATILMASINI İSTİYORUZ"
Kooperatiflerde yaşanan sorunların hukuki ve siyasi boyutlarıyla tartışılmasının doğal olduğunu belirten Alpyavuz, bu tartışmaların odağında vatandaşların yaşamlarının, birikimlerinin ve gelecek beklentilerinin de bulunması gerektiğine dikkat çekti.
Alpyavuz, "Dosyalar konuşuluyor, ifadeler tartışılıyor ve siyasi değerlendirmeler yapılıyor. Ancak bu sürecin en önemli tarafı olan insanların hayatları, emekleri ve gelecekleri göz ardı edilmemeli. Biz kimsenin siyasi mücadelesinde kullanılacak bir başlık, yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanacak bir seçmen kitlesi ya da gündem değiştiğinde unutulacak insanlar olmak istemiyoruz. Vatandaşların beklentisi açık: Yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi ve projelerin geleceğine ilişkin somut adımlar atılması" dedi.
Siyasi sorumluluğun yalnızca mevcut gelişmelere ilişkin açıklamalar yapmakla sınırlı olmadığını ifade eden Alpyavuz, geçmişte projeleri destekleyen ve vatandaşlara güven veren kesimlerin de bugün nerede durduklarını açıklamaları gerektiğini belirtti.
BAŞKAN TUGAY VE MERKEZİ YÖNETİM İŞBİRLİĞİ UMUDU
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın son röportajında İZBETON'un mali durumuna ve geçmişteki kentsel dönüşüm projelerinin yönetimine ilişkin yaptığı açıklamaları da değerlendiren Alpyavuz, İzmir'deki sorunların daha açık ve bütüncül biçimde ele alınması gerektiğini söyledi.
Tugay'ın geçmişten devralınan sorunlara ilişkin değerlendirmelerinin ve kentin ihtiyaçları doğrultusunda merkezi yönetimle iş birliği yapma yaklaşımının, vatandaşların mağduriyetlerini giderecek somut adımlarla desteklenmesi hâlinde önemli bir fırsat oluşturabileceğini belirten Alpyavuz, yeni döneme yapıcı bir yaklaşım sergilediklerini ifade etti.
Alpyavuz, "İzmir'in sorunlarının çözümü için kurulacak her yapıcı iş birliğini, vatandaşın yararına sonuç verdiği ölçüde değerli buluyoruz. Siyasi tercihler veya yönetim anlayışları değişebilir. Yeni bir iş birliği dönemi başlayabilir. Ancak bu değişimin gerçek karşılığını, yıllardır çözülemeyen vatandaş mağduriyetlerinin giderilmesiyle görebiliriz" değerlendirmesinde bulundu.
"SOMUT ÇÖZÜMLER BEKLİYORUZ"
Kooperatif meselesinin siyasi tartışmaların ötesine taşınarak çözüm odaklı bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurgulayan Ali Alpyavuz, beklentilerinin yeni açıklamalardan çok, vatandaşların sorunlarını giderecek sonuçlar olduğunu belirtti.
Alpyavuz, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
"İzmir'in ihtiyacı yeni suçlamalar değil, sorumluluk alan bir iradedir. Yeni vaatler değil, somut çözümlerdir. Yeni siyasi hesaplar değil, yarım kalan hayatların tamamlanmasıdır. Kooperatif meselesi, İzmir'in yaşadığı sorunların küçük bir yansımasıdır. Bu nedenle çözümün merkezinde siyasi hesaplaşmalar değil, vatandaşların haklı beklentileri ve mağduriyetlerin giderilmesi yer almalıdır."





