Solunum yolları etkileniyor, bağışıklık düşüyor

Yaz mevsimini bitirip sonbahara geçerken nem oranının düşmesi ve havaların soğumasıyla birlikte solunum sistemindeki mukozalar kurur ve bağışıklık sistemi bir miktar zayıflar. Bunun yanı sıra soğuk havalarla birlikte kapalı alanda bulunma süremiz arttığı için virüslere maruziyet yükselir ve enfeksiyona neden olan mikroorganizmalarla daha fazla karşılaşılır. Bu dönemde en sık akut üst solunum yolu enfeksiyonları, influenza (grip) ve COVID-19 vakaları görülürken, mikroorganizmaların akciğerlere daha kolay ilerlemesiyle bronşit vakaları da artmaktadır. Soğuk havayla birlikte bronşlarda spazm arttığı için astım ve KOAH hastalarında nefes darlığı şikâyetleri artabilir, hava ve sıcaklık değişiklikleri migren ve baş ağrılarını da tetikleyebilir.

Hastalığa neden olan soğuk değil, kapalı ortamdaki virüslerdir

Hava soğuduğu zaman damarlarda vazokonstriksiyon denilen büzüşme meydana gelir ve bu durum tansiyonun bir miktar yükselmesine neden olabilir. Aynı zamanda kalbin periferik direncini ve iş yükünü artırdığı için özellikle soğuk havalarda kalp ve tansiyon hastalarının daha dikkatli olması gerekmektedir. Solunum yollarında mikroorganizmaları yukarı taşıyarak uzaklaştıran mukosiliyer klirens mekanizmasının hareketi soğuk havalarda yavaşlayabilmekte, bronş spazmı ve burun sekresyonlarındaki artış da solunumu zorlaştırabilmektedir. Soğuk hava tek başına hasta etmez, hastalığa asıl neden olan faktör kapalı ortamlarda virüslere daha uzun süre maruz kalınmasıdır.

Hava2

“Genç yaşta görülmez” demeyin... Lenfomayı işaret eden 11 önemli belirti
“Genç yaşta görülmez” demeyin... Lenfomayı işaret eden 11 önemli belirti
İçeriği Görüntüle

Grip, soğuk algınlığı ve COVID-19 belirtilerini ayırmak mümkün

Hastalıklar arasında çok küçük nüanslar bulunmaktadır. Soğuk algınlığı genellikle daha hafif seyreder ve kısa sürede geçebilirken; grip ve COVID-19 daha yüksek ateş ve uzun süren şikâyetlerle seyredebilir. Ancak kesin bir ayrım yapmak çoğu zaman klinik olarak mümkün olmadığından gerektiğinde testlerle ayrım yoluna gidilir. Halsizlik durumunda öncelikle bir-iki gün dinlenip, gerekiyorsa ateş düşürücü kullanarak kişinin kendisini gözlemlemesi, şikâyetler kötüleşirse hekime başvurması önerilir. Boğaz ağrısı ve burun akıntısının en sık nedeni viral enfeksiyonlar olduğundan çoğunlukla antibiyotik kullanımına gerek yoktur. Antibiyotikler viral enfeksiyonlarda etkisizdir, yalnızca streptokok gibi bakteriyel durumlarda değerlendirilmektedir.

Bağışıklık sorunlarına dikkat!

Soğuk havalarla birlikte bağışıklık sisteminin bir miktar etkilenmesiyle gerçek anlamda yaşanan bağışıklık sistemi yetmezliğini birbirinden ayırmak gerekir. Bir kişinin çok sık tekrarlayan enfeksiyonlar geçirmesi, bu enfeksiyonların ağır seyretmesi veya zatürre gibi tablolara ilerlemesi, normalde beklenmeyen mikroorganizmalarla enfeksiyon gelişmesi, kilo kaybı veya ishal gibi ek bulguların bulunması bağışıklık sistemi sorununu düşündürmektedir. Bu tablo, mevsim geçişlerinde yaşanan hafif etkilenmeden çok daha farklı ve ağırdır.

Sebze, meyve ve protein ağırlıklı beslenin

Sonbaharda bağışıklığı desteklemek için turunçgiller, kivi, brokoli, ıspanak, havuç ve nar gibi C vitamini, folik asit ve polifenoller açısından zengin besinler tüketilmelidir. Yeterli miktarda protein alınmalı; et, deniz ürünleri ve kuruyemişlerde bulunan çinko ile kırmızı et ve baklagillerdeki demir kaynakları ihmal edilmemelidir. Vücutta gerçek bir eksiklik saptanmadığı sürece rutin vitamin takviyesi kullanımına gerek yoktur. Örneğin eksiklik yoksa D vitamini almanın bağışıklığa ekstra katkı sağladığına dair net bir kanıt bulunmamaktadır. Vitaminler öncelikle dengeli beslenme yoluyla doğal besinlerden karşılanmalıdır.

Hava3

Süregelen yorgunluk ve uyku hali varsa…

Mevsim geçişlerinde bir-iki gün süren hafif yorgunluk ve uyku düzensizlikleri normal kabul edilebilir. Ancak bu durum uzun sürüyorsa ve beraberinde kilo kaybı, nefes darlığında artış, gece terlemesi veya lenf bezlerinde büyüme gibi belirtiler varsa altta yatan başka nedenler araştırılmalıdır. Hem antikorların hem de hücresel bağışıklığın güçlü kalabilmesi için dengeli ve kaliteli bir uyku düzeni oluşturulmalıdır.

Grip aşısı zamanı geldi

Grip aşısının Eylül-Ekim döneminde 65 yaşından büyük kişilere, astım, kalp hastalığı ve diyabet gibi kronik rahatsızlığı bulunanlara, sağlık çalışanlarına, bağışıklığı baskılanmış bireylere ve risk grubundakilerle yakın temasta olanlara yapılması önerilir. Genç ve sağlıklı bireyler de enfeksiyonu daha hafif atlatmak adına aşı yaptırabilir. Genel sağlık taramaları için sonbahar veya ilkbahar ayrımı bulunmamakta olup rutin kontrollerde kan biyokimyası, kan şekeri, kolesterol, karaciğer ve böbrek fonksiyonları, EKG, akciğer grafisi ve hepatit değerlendirmeleri yapılmalıdır. Genellikle mevsim geçişlerinde ortaya çıkan hafif şikâyetler kısa süreli istirahatle düzelebilir. Ancak iyileşme süreci uzuyorsa, yüksek ateş ortaya çıktıysa, enfeksiyon belirtileri belirginleştiyse, balgamın veya burun akıntısının rengi değiştiyse ya da kilo kaybı gibi ek bulgularla genel durum kötüleştiyse "mevsim geçişidir" denilmeden mutlaka bir hekime başvurulmalıdır.