Gözlerde yanma, batma, kızarıklık, ışığa hassasiyet ve zaman zaman bulanık görme… Son yıllarda bu şikâyetlerle göz doktoruna başvuranların sayısı hızla artıyor. Özellikle uzun süre ekran karşısında çalışanlar, klimalı ortamlarda bulunanlar ve 40 yaş sonrası bireylerde kuru göz problemi daha sık görülüyor.
Ancak uzmanlara göre kuru göz, yalnızca çevresel koşullarla açıklanabilecek basit bir durum değil. Beslenme alışkanlıkları, vitamin–mineral dengesi ve gözyaşı kalitesi, bu tablonun önemli parçaları arasında yer alıyor.
“Kuru Göz Tek Nedene Bağlı Değil”
Göz hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Levent Akçay, kuru gözün multifaktöriyel, yani çok nedenli bir rahatsızlık olduğuna dikkat çekiyor: “Kuru göz sadece klima, ekran ya da stresten olmaz. Altta yatan bir bozukluk vardır; çevresel faktörler bunu artırır.”
Uzmanlara göre kuru göz, aynı zamanda iltihabi bir süreç olarak da değerlendiriliyor.

Gözyaşı Sistemi Nasıl Çalışır?
Göz yüzeyini koruyan gözyaşı, üç temel tabakadan oluşur:
Lipid tabaka: Buharlaşmayı azaltır
Aköz tabaka: Nemlendirme sağlar
Müsin tabaka: Gözyaşının göz yüzeyine tutunmasını sağlar
Bu sistem yalnızca gözle sınırlı değildir. Beyin, sinir yolları, kornea ve bağışıklık mekanizmaları birlikte çalışır. Bu yolaklardan herhangi birindeki aksama, gözyaşı dengesini bozabilir.
Kuru Gözde Gözyaşı Miktarı Kadar Kalitesi de Önemli
Kuru göz denildiğinde çoğu kişi gözyaşının azaldığını düşünür.
Oysa uzmanlara göre asıl problem çoğu zaman gözyaşının kalitesinin bozulmasıdır.
“Kuru göz, sadece göz suyunun eksikliği değil; kalitesinin de bozulmasıdır. Gözyaşı üretebilirsiniz ama kaliteli değilse yeterli olmaz.”
Bu durumda göz yüzeyi yeterince korunamaz ve şikâyetler artar.
Gözyaşı Üretiminde Vitamin ve Minerallerin Rolü
Prof. Dr. Akçay’a göre gözyaşı üretimi sırasında vücut birçok bileşeni aktif olarak kullanır:
A Vitamini
C Vitamini
D Vitamini
E Vitamini
Antioksidanlar
Mineraller
Ancak bu vitaminlerin büyük bölümü vücutta üretilemez ve dışarıdan alınır.
Yeterli alım olmadığında, gözyaşı üretim yolakları etkilenebilir ve gözyaşı kalitesi düşebilir.
Serbest Radikaller Göz Yüzeyini Nasıl Etkiliyor?
Günlük yaşamda oksijen ve glikozla çalışan vücutta serbest radikaller oluşur.
Bu moleküller kontrolsüz hale geldiğinde:
Kornea ön tabakasında
Retina dokusunda
doku bütünlüğünü bozabilir.
Vücudun buna karşı geliştirdiği savunma sistemi ise antioksidanlardır.
Vitaminler ve mineraller bu savunma mekanizmasının önemli bir parçası olarak kabul edilir.
Çinko, Bakır ve Antioksidan Destek
Uzman görüşlerine göre:
Çinko ve bakır,
C ve E vitaminleri,
serbest radikallerle ilişkili süreçlerde rol oynar.
Bu bileşenler, göz yüzeyinde oluşan oksidatif stresle bağlantılı mekanizmalarda önem taşır.
Laktoferrin ve Gözyaşı Stabilitesi: Kuru Gözde Kritik Bir Başlık
Laktoferrin, uzmanlara göre gözyaşı kalitesini belirleyen en önemli bileşenlerden biri olarak öne çıkar. Yapılan bazı bilimsel çalışmalar, gözyaşı bileşenlerinden biri olan laktoferrinin gözyaşı stabilitesi üzerindeki olumlu etkisine işaret etmektedir.
Gözyaşı Kalitesinde Laktoferrinin Rolü
Laktoferrin;
Gözyaşının yapısal stabilitesini destekler
Göz yüzeyine daha dengeli yayılmasına katkı sağlar
Gözyaşının hızlı buharlaşmasını azaltan mekanizmalarda rol oynar
Antimikrobiyal özelliği sayesinde göz yüzeyinin savunmasına katkı sağlar
Bu özellikleriyle laktoferrin, kuru gözde yalnızca “nem” değil, gözyaşı fonksiyonelliği açısından önem taşır.
Blefarit – Laktoferrin – Kuru Göz İlişkisi
Blefarit, yani kirpik dibi iltihabı, Türkiye’de oldukça yaygındır ve kuru gözle sıklıkla birlikte görülür.
Uzmanlara göre:
Blefaritli bireylerde laktoferrin eksikliği daha sık görülür
Laktoferrin eksikliği, kirpik diplerinde iltihabi süreci artırabilir
Bu durum gözyaşı kalitesini bozarak kuru göz şikâyetlerini tetikleyebilir
Bu nedenle blefarit ve kuru göz, birlikte değerlendirilmesi gereken iki tablo olarak ele alınır.
Hyalüronik Asit: Nemlendirme Mekanizmasının Parçası
Hyalüronik asit:
Vücutta doğal olarak üretilir
Yüksek nem tutma kapasitesine sahiptir
Uzmanlara göre bu madde, yalnızca damlalarda değil, vücudun genel nemlendirme yolaklarında da rol oynar.
Zerdeçal, Kurkumin ve Piperin Etkisi
Zerdeçalın etken maddesi kurkumin, anti-inflamatuvar özellikleriyle bilinir.
Kurkuminin biyoyararlanımının artması için piperin (karabiber ekstresi) ile birlikte kullanılması gerektiği ifade edilir.
Bu kombinasyonun, sitokinlerle ilişkili iltihabi süreçlerde rol oynadığı belirtilmektedir.
Bilimsel Rehberler Ne Diyor?
Uluslararası kuru göz çalışma gruplarının yayımladığı DEWS-II raporları,
kuru göz yönetiminde yalnızca lokal uygulamaların değil;
beslenme durumu
antioksidan dengesi
yaşam tarzı faktörleri
birlikte değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.
FDA Standartlarında Üretim Neden Önemli?
Uzmanlara göre beslenme ve takviye alanında güvenilirlik;
kullanılan ham maddelerin niteliği
içeriklerin bilimsel doz aralıkları
üretim süreçlerinin denetlenmesi
ile doğrudan ilişkilidir.
Uluslararası otoriteler tarafından belirlenen FDA standartları, ham maddeden üretim sürecine kadar kalite ve güvenlik çerçevesi sunan referans sistemlerden biri olarak kabul edilmektedir. Bu yaklaşım, özellikle içerik çeşitliliği yüksek ürünlerde şeffaflık ve güven açısından önem taşır.
Kimler Daha Dikkatli Olmalı?
Uzmanlara göre aşağıdaki gruplar kuru göz açısından daha hassas olabilir:
Günde 6–8 saatten fazla ekran kullananlar
40 yaş üzeri bireyler
Kontakt lens kullanıcıları
Lazer göz operasyonu geçirenler
Klimalı ve kuru ortamlarda çalışanlar
Blefarit öyküsü olanlar
Önemli Hatırlatma
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır. Kuru göz şikâyeti olan bireylerin tanı ve tedavi için mutlaka göz hastalıkları uzmanına başvurması gerekir.




