Yoğun çalışma temposuna rağmen kendine zaman ayırmayı ihmal etmeyen Holden, haftada üç ila dört mil koşuyor. Bunun yanı sıra Kundalini yoga yapıyor ve “Viking antrenman programı” olarak adlandırdığı kuvvet egzersizlerini uyguluyor.

Ancak disiplinli görüntüsüne rağmen katı kurallara bağlı olmadığını özellikle vurguluyor:

“Güzellik ya da fitness rutinlerinin kölesi değilim çünkü yemeği çok seviyorum. Yazın rosé şarabım için, kışın kırmızı şarabım için koşuyorum.”

Dengeyi ön planda tutan Holden, hayatın keyfini çıkarmadan formda kalmanın mümkün olmadığını savunuyor.

KIŞIN DİSİPLİNİ ELDEN BIRAKMIYOR
Geçtiğimiz yıl Corfu’da çekilen “Amanda and Alan’s Greek Job” programı sırasında rol arkadaşı Alan Carr ile her gün içki içtiğini itiraf eden Holden, yaz aylarında kendini daha serbest bıraktığını söylüyor.

Peloton bisikletini bir süre kullanmadığını belirten ünlü isim, sonbahar yaklaşırken yeniden tempoyu artırdığını dile getiriyor.

BESLENME SIRRI
Amanda Holden, vejetaryen olmasının da sağlıklı kalmasına katkı sağladığını belirtiyor. Katı diyetler uygulamak yerine sürdürülebilir ve dengeli bir beslenme tarzını benimsiyor.

Gençliğin sadece estetik değil, enerji ve özgüvenle ilgili olduğunu savunan Holden, 50’li yaşlarında da iddialı pozlar vermekten çekinmiyor.