ÇİĞDEM ÖZEN / BEN HABER - Mutlak butlan kararının ardından CHP'ye yaşanan gelişmeler siyasi arenada her geçen gün farklı gündemler yaratırken, bu hafta da grup toplantısını kimin yapacağı sorusu merakla beklenirken, atılan adımlar konunun farklı bir yöne evrilmesine neden oldu.
CHP'de geçtiğimiz hafta yaşanan grup toplantısını kimin yapacağı krizinin bu hafta da yaşanıp yaşanmayacağı merak ediliyordu. CHP Grup Başkan Vekili Murat Emir, dün yaptığı açıklamada, "Kemal Kılıçdaroğlu'nun Genel Merkez'de Grup toplantısı yapmayacağını öğrenince Sayın Özgür Özel de Grup toplantısı yapmama kararı aldığı" şeklinde ifade etti.
Siyaset Bilimci Zekiye Seda Sönmez, Özgür Özel'in bu hafta grup toplantısı yapmama kararının, elindeki bir hamleden geri adım atmasının seçmen nezdinde nasıl bir algı yaratmış olabileceğini değerlendirdi.
"ÖZEL 'GERİ ÇEKİLME GÖRÜNTÜSÜ' YARATTTI"
Dr. Sönmez, "Özgür Özel'in grup toplantısını yapmama kararını, CHP içindeki son tartışmalar bağlamında değerlendirildiğinde yalnızca taktiksel bir tercih olarak okumak yanlış olur çünkü, bu durumu siyasal liderlik kapasitesi ve örgütsel meşruiyet açısından da ele almak gerekir. Siyasal partilerde liderlik, yalnızca seçim kazanma veya kamuoyu desteği üretme meselesi değildir. Liderlik aynı zamanda kriz anlarında tutarlılık gösterebilme, savunulan siyasi pozisyonu sürdürebilme ve örgüte güven verebilme yeteneğiyle ölçülür. Bu açıdan bakıldığında Özgür Özel'in uzun süredir sürdürdüğü sert siyasi söylem sonrasında grup toplantısını gerçekleştirmemesi, siyasi iletişim açısından bir geri çekilme görüntüsü yaratmıştır. Siyaset bilimi literatüründe bu durum, liderin kendi oluşturduğu siyasal çerçevenin dışına çıkması ve söylem-eylem tutarlılığını zedelemesi olarak değerlendirilir." şeklinde ifade etti.

KILIÇDAROĞLU'NA KARŞI SAYGI İHLALİ YAPILIYOR
Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu açısından konuyu değerlendiren Dr. Sönmez, şu sözlerle önemli noktaların altını çizdi; "Mesele kişisel bir rekabet ya da bireysel bir hesaplaşma değildir. CHP’de damga vurmuş bir genel başkan olarak Kılıçdaroğlu, partiyi yüzde 20'ler bandından yüzde 48'e taşıyan, altılı masa deneyimini kuran ve Türkiye'de demokratik muhalefetin ortaklaşmasını sağlayan siyasal aktörlerden biri olmuştur. Bu söylediklerim ve daha nicesini unutmamak gerekir. Bu nedenle Kılıçdaroğlu'na yönelik eleştirilerin siyasi sınırlar içerisinde kalması beklenirken, son dönemde kullanılan dilin zaman zaman kurumsal hafızayı ve parti geleneğini zedelediği yönünde eleştiriler ortaya çıkmıştır. Bu da siyasi partide kırılma yaratmıştır. Daha düz bir ifade ile partiden ayrılmak isteyenlerin sert söylemleri ile aslında olası kurulacak bir partiye gideceklerinin sinyalidir. Her ne kadar partiden ayrılma ayrışma olsa da siyasetin geçmişten gelen bir dili üslubu vardır. Kaldı ki CHP’nin geleneksel bir tutumu vardır, herkes birbirinin görüş ve düşüncelerine saygılıdır. Ancak son süreçte bunun Özgür Özel’e yakın isimler tarafından bir hayli ihlal edildiğini görmek gerçekten üzücü." dedi.
"ÖZEL, SİYASİ KARARLILIĞINI ORTAYA KOYMALIYDI"
Siyaset Bilimci Dr. Seda Sönmez, Özgür Özel'in grup toplantısını iptal etmesi, Kılıçdaroğlu'nun tezlerini dolaylı olarak güçlendiren bir sonuç ürettiğini ifade ederken, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü; "Çünkü Özel'in haftalar boyunca sürdürdüğü söylem, kendisinden beklenen siyasi kararlılığı ortaya koymasını gerektiriyordu. Eğer ortada savunulması gereken güçlü bir pozisyon varsa, bunun en önemli zemini TBMM grup kürsüsüdür. Bu zeminin kullanılmaması, kamuoyunda "söylem ile siyasi irade arasında bir uyumsuzluk mu var?" sorusunu gündeme getirmiştir. Siyasal liderlik kuramları açısından bakıldığında, kriz dönemlerinde geri çekilen liderler kısa vadede çatışmayı azaltabilseler de uzun vadede otoritelerinin sorgulanmasına yol açabilmektedir. Max Weber'in karizmatik otorite kavramsallaştırmasında da görüldüğü üzere, liderliğin sürdürülebilirliği takipçilerin liderin kararlılığına duyduğu inançla ilişkilidir. Bu nedenle Özel'in aldığı karar, parti içi gerilimi düşürmeyi amaçlamış olsa bile, kendi destekçileri arasında dahi soru işaretleri yaratma potansiyeline sahiptir." şeklinde belirtti.
"KILIÇDAROĞLU'NUN DEĞERSİZLEŞTİRİLMESİ, SİYASAL VE TARİHSEL AÇIDAN EKSİK OLUR"
Dr. Sönmez, "Kılıçdaroğlu perspektifinden bakıldığında ise yaşanan süreç, CHP'nin kurumsal geleneklerinin korunması açısından önemlidir. Parti içi demokrasinin varlığı, geçmiş liderlerin siyasi meşruiyetinin tamamen yok sayılmasını değil, eleştirel söylemlerin her zaman kurumsal saygı çerçevesinde yürütülmesini gerektirir. Kılıçdaroğlu'nun uzun yıllar boyunca oluşturduğu örgütsel yapı ve siyasal miras dikkate alındığında, bugün yaşanan tartışmalarda onun pozisyonunun bütünüyle değersizleştirilmesi hem tarihsel hem de siyasal açıdan eksik bir değerlendirme olacaktır." dedi.

CHP LİDERLİĞİ YENİDEN ŞEKİLLENDİ
Kılıçdaroğlu'na karşı nezaket gösterilmesi noktasında, Özel'in grup toplantısı istikrarını koruması gerekir miydi, sorusuna yanıt veren Dr. Sönmez, "Kılıçdaroğlu'na yakın bir perspektiften bakıldığında Özgür Özel'in grup toplantısını yapmaması siyasi bir nezaket örneğinden çok, sürdürülemeyen bir siyasi hattın işareti olarak okunabilir. Başlatılan mücadelenin en kritik anında kürsünün kullanılmaması, liderlik kararlılığı konusunda soru işaretleri doğurmuş; buna karşılık Kılıçdaroğlu'nun "kurumsal meşruiyet, siyasal deneyim ve parti hafızası" vurgusunu güçlendiren bir gelişme olarak değerlendirilmiştir. Bu nedenle ortaya çıkan tablo, yalnızca bir grup toplantısının iptal edilmesi değil, CHP içindeki liderlik ve meşruiyet tartışmasının yeniden şekillenmesi anlamına gelmektedir.





