ÇİĞDEM ÖZEN / BEN HABER - 8 mart Dünya Kadınlar Günü programı kapsamında “Cesaretin Adı: Kadın Zirvesi-103 yıllık cesaret” başlıklı zirvenin açılışı Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (BASİFED) ve TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu paydaşlığında düzenleniyor.

Toplantıya Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, CHP İl Yöneticileri, CHP Kadın Kolları Başkanı Nurdan Uçar, Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, belediye başkanları, İZSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Alaattin Yüksel ve muhtarlar katılım sağladı.

Toplantıda Öznur Tugay’ın eşi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay takdim edilmesi, “Cesaretin Adı: Kadın” zirvesinde farkındalık yaratan bir detay oldu.

Whatsapp Image 2026 03 09 At 11.47.54

Zirvede konuşan TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Deniz Celep, “8 Mart Dünya Kadınlar günü vesilesiyle İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın himayelerinde, Belediyemiz ve Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu BASİFED iş birliğinde Cesaretin Adı Kadın başlığıyla gerçekleştirdiğimiz Kadın zirvemiz için öncelikle değerli paydaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Bugün burada çok güçlü sesleri bir araya getiriyoruz. Başarılı iş kadınlarımızı, çok değerli iletişimcilerimizi, sanat, akademi ve sivil toplum alanında diğer kadınlara öncü olmuş, örnek isimleri hep birlikte dinleyeceğiz. Bu örnek kadınların sunumlarından da göreceğimiz gibi, ekonomik, sosyal ve kültürel anlamda kadınların toplumdaki kurucu ve taşıyıcı rolü, her geçen gün daha güçlü şekilde görünür hale geliyor. Ancak 8 Mart hem kadın başarılarının kutlandığı hem de cinsiyet eşitliğinin önündeki engellerin ortadan kaldırılması için taleplerin daha gür sesle dile getirildiği bir gün.” şeklinde belirtti.

Whatsapp Image 2026 03 09 At 11.15.52 (1)

TOKİ İzmir'de kura çekimi törenle başladı
TOKİ İzmir'de kura çekimi törenle başladı
İçeriği Görüntüle

“KADINLARIN İŞ GÜCÜNÜN DIŞINDA KALMASI KAYIP”
Birleşmiş Milletler Kadın Örgütünün yayımladığı dünya genelindeki istatistikleri paylaşan Celep, “Kadınlar ve kız çocuklarının, erkeklerin yasal haklarının sadece yüzde 64'üne sahip olduğunu görüyoruz. Araştırılan ülkelerin neredeyse yüzde 70'inde kadınlar, adalete erişimde erkeklerden daha fazla engelle karşılaşıyor. Hem ekonomik hem de sosyal nedenlerle milyonlarca kadını adalet sisteminin dışında kalıyor. Oysa biliyoruz ki adalet olmadan haklar sadece sözden ibaret olur. Dünya genelinde son on yılda, kadınların işgücüne katılımı, pandemi nedeniyle düşük seviyelerde seyrederken pandemiden sonra yavaş ve düzensiz de olsa bir artış gösterdi; ancak cinsiyetler arası gözle görülür bir uçurum hala devam ediyor. İstatistikler 2024 yılı itibarıyla kadınların dünyadaki toplam işgücünün yüzde 41’ini temsil ettiğini, bu oranın son 10 yılda sadece 2 puan arttığını gösteriyor. Dünya Çalışma Örgütü raporları da işgücü gelirindeki cinsiyet eşitsizliklerinin büyük ölçüde devam ettiğini yansıtıyor. Kadının ekonomiye dahil olmaması, iş gücünün dışında kalması, hem gelişmiş ülkeler hem de gelişmekte olan dünya için mevcut ekonomik düzende büyük bir kayıp anlamına geliyor.” dedi.

KADIN İSTİHDAMINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER
İstatistiklerde oransal olarak işgücüne katılım yavaş yavaş arttığını ifade eden Celep, temel sorunları şu şekilde paylaştı, “Kadın emeğinin daha fazla kayıt dışı kalıyor olması hem de gelir eşitsizliklerinin kadınları daha çok etkiliyor olması. Türkiye'de de kadın işgücüne katılım ve istihdam oranları son 10 yılda yüzde 25-30 bandından yüzde 30-35 seviyelerine yavaş bir artış gösterdi. Ancak bu oran yüzde 60-64 olan OECD ortalamalarının oldukça altında kalıyor. Kadın istihdamı, evlilik ve çocuk sahibi olma gibi faktörlerden etkilenirken, eğitim düzeyi yükseldikçe işgücüne katılım artıyor. Ancak kırsaldaki düşüş ve kayıt dışılık hala Türkiye’de de temel sorun. “ şeklinde belirtti.

CESARET, EN ÖNEMLİ NOKTA
Celep, “Ülkemizde daha çok kadını sadece bir çalışan değil; aynı zamanda bir girişimci, bir lider olarak görebilmemiz için neler gerekiyor? Kadınların gelir elde etmenin yanında, geliri yönetmeyi de öğrenmesi, finansal bilgiyle donanması çok önemli. Herkesin her zaman başta ifade ettiği gibi, eğitim şart. İkinci olarak, özellikle risk almayı ve bağımsız hareket etmeyi mümkün kılacak hukuki güvence açısından kadınlar yasal haklarının farkında olup bu hakları savunabilmeli. Bir diğer önemli unsur sosyal çevre… İş dünyasında var olabilmek için geniş bir sosyal çevre ve etkin bir iletişim ağı da büyük önem taşıyor. Sağlam bir network başarı için anahtar. Ama hepsinden önemlisi, bugünkü etkinliğimizin başlığında da vurgulandığı gibi, cesaret… Karar alma, riski yönetme, başarısızlık karşısında toparlanıp yola devam etme cesareti olmazsa olmaz. Bu noktada madalyonun diğer yüzünü de ele almak gerekiyor.” dedi.

İŞVERENLER NELER YAPABİLİR?
İşverenler olarak iş hayatında nelerin yapılması gerektiğinin de altını çizen Celep, “Cam tavan ve ücret eşitsizliğiyle mücadele için şeffaf ücret politikaları, kota uygulamaları, mentorluk programları ve tarafsız performans değerlendirme sistemlerinin kurulması şart. İşverenler olarak cinsiyetçi önyargıları yıkan eğitimler, esnek çalışma saatleri ve eşit fırsat sağlayan terfi süreçleri için şeffaf kriterler belirlemeliyiz. Kariyer gelişiminde liyakate dayalı, somut, önyargıdan arındırılmış ve herkesin bildiği kriterler kullanarak aynı işi yapanlar arasında cinsiyet kaynaklı ücret farklarını kapatmak için performans değerlendirme ve ücret skalalarını şeffaflaştırmak gerekiyor. Kadınların liderlik becerilerini geliştirecek, tecrübeli yöneticilerden destek alabilecekleri mentorluk/koçluk programlarının yanı sıra, üst düzey yönetim pozisyonlarında kadın çalışan oranını artırmak için belirli hedefler ve kotalar konulabilir. Ama her şeyden önemlisi, kurumsal kültürün değişimi... Cam tavanın varlığını kabul ederek, kurumsal önyargıları ve "erkek işi" algısını yıkacak, cinsiyet eşitliği temelli bir kültürü hem iş hayatında hem toplumsal hayatta yerleştirmeliyiz.” şeklinde ifade etti.

Celep, “Sanayide, tarımda, turizmde kadın eli projelerimizle farklı sektörlerdeki kadın girişimciliğini ve kadın istihdamını artıracak eğitimler düzenliyor, deneyim paylaşımı ve mentörlük programları uyguluyor, İzmir’de başlattığımız ve diğer illerdeki kadın girişimciler kurullarına da model olarak yaygınlaştırmaya başladığımız eşitlik yıldızları projemizle de işletmelerin karar alma mekanizmalarında daha fazla kadının görev almasını sağlayacak bir sistemin kurulmasına öncülük ediyoruz. Özellikle ExportUp İhracatta Kadın Eli Programı, Türkiye’nin Girişimci Kadın Gücü Yarışması ve Yükselen Markalar Projemiz, kadınların ticari ve dijital pazarlama becerilerini geliştiren, farklı pazarlara açılmalarına imkân sağlayan ve sürdürülebilir büyümeyi hedefleyen önemli girişimler… Burada tamamını aktarmak mümkün olmasa da bütün bu çalışmalar İzmir’de büyükşehir belediyemiz, odalarımız, borsamız, Ege İhracatçı Birlikleri, Basifed gibi güçlü sivil toplum kuruluşlarımızın iş birliğiyle daha da geniş bir etki alanına kavuşuyor. İşte bu iş birliğinin güzel bir örneği olan 9 mart Cesaretin Adı Kadın zirvemizin gerçekleşmesinde emeği geçen, zirveye katkı veren herkese bir kez daha teşekkür ediyor, bu zirvenin kadınıyla, erkeğiyle tüm toplumu kucaklayacak güzel bir gelecek için umut ve cesaret dolu bir başlangıç olmasını diliyorum.” dedi.

Whatsapp Image 2026 03 09 At 11.15.52

GÜNEŞ: DÜNYADA HER ŞEY KADININ ESERİDİR

BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, “Aslında 8 Mart'ı sadece bir "kutlama günü" olarak görmek eksik olur. 8 Mart; hatırlama, fark etme ve kararlılık günüdür. O yüzden bu buluşmaya "Cesaretin Adı Kadın" dedik. Kadınların güvenliği, eşitliği, emeğinin karşılığı ve fırsatlara erişimi konusunda hâlâ çözmemiz gereken önemli sorunlar var. Ama aynı zamanda şunun da farkında olmalıyız: Kadınların güçlenmesi yalnızca bir sosyal adalet meselesi değildir; bir kalkınma, rekabetçilik ve güçlü bir toplum sorunudur. Bu noktada Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ü özellikle anmadan geçmek mümkün değildir. Atatürk, daha Cumhuriyetin ilk yıllarında kadınların toplumdaki yerini şu sözlerle ifade etmişti: "Dünyada her şey kadının eseridir." dedi.

İZMİR'DE KADIN İSTİHDAMI YETERLİ DEĞİL

Güneş, birçok ülke kadınlara temel hakları tartışırken, Türkiye'de kadınlar seçme ve seçilme hakkına kavuşmuş, eğitimde ve çalışma hayatında yer almaları devlet politikası haline getirildiğini ifade ederken, "Bu vizyon aslında bize çok net bir şey söylüyor: Bir toplum kadınları kadar güçlüdür. İzmir'e baktığımızda bu gerçeği sayılarla da görüyoruz. Kentimizde kadınlar, nüfusun %50,4'ünü oluşturuyor. Bu potansiyeli ekonomiye, istihdama, üretime ve yönetime tam olarak yansıtmadan; ne büyümeyi sağlayabiliriz ne de refahı kalıcı hale getirebiliriz. Evet, İzmir'de kadınların işgücüne katılım oranının Türkiye ortalamasının üzerinde olması önemli bir avantaj. Ama yeterli mi? Bence değil. İşte tam da bu noktada BASİFED olarak hedefimizi açıkça ifade etmek isterim: Kadınların ekonomik katılımını İzmir'de büyümenin ve sosyal refahın en önemli kaldıraçlarından biri haline getirmeliyiz. Çünkü artık çok hızlı değişen bir dünyada yaşıyoruz. Her gün yeni meslekler, yeni iş modelleri ve yeni değer zincirleri ortaya çıkıyor. Kadınların bu alanlara erişimi güvence altına alınmazsa, refahın ölçeği de sınırlı kalacaktır. Bu nedenle kadınların yeni işlere geçişini kolaylaştıran eğitimler, sertifikasyonlar, işe yerleştirme mekanizmaları, esnek ve güvenceli çalışma modelleri ve bakım yükünü hafifleten çözümler geliştirmemiz gerekiyor.” şeklinde belirtti.

GÜNEŞ: İZMİR GÜÇLÜ POTANSİYELE DAHİP
İzmir’in işgücü ve istihdam potansiyelinden bahseden Güneş, “İzmir, bir yandan liman kenti kimliğiyle ticaretin ve üretimin kavşağında, diğer yandan güçlü üniversiteleri, teknoparkları, girişimcilik ekosistemi ve kültürel dinamizmiyle yaratıcı ekonominin doğal sahnesi… Kadınların bu alanlardaki payı artmadıkça, büyümenin hızını ve verimini artırmamız mümkün değil. Bu noktada güzel bir örnek olduğu için geçtiğimiz yıl İZKA desteğiyle gerçekleştirdiğimiz "Girişimci Kadınları Güçlendirme Programı"nı özellikle anmak isterim. BASİFED olarak 30 genç kadın girişimcimize birebir mentörlük desteği sağladık. Finans, yeşil tasarım, pazarlama, iş ağı oluşturma ve ekip yönetimi gibi alanlarda önemli eğitimler verdik. Bu programdan aldığımız geri dönüşler bize bir şeyi açıkça gösterdi: Kadınların yaratıcılığı ve üretkenliği İzmir için muazzam bir potansiyel. Ve bu potansiyelin büyümesini hep birlikte desteklememiz gerekiyor.” dedi.

SORUMLULUK TEK BİR KURUM ÜZERİNE YIKILMAMALI
İzmir'in ve kadınların güçlenmesi için sorumluluğu bir kurumun tek başına taşıyamayacağını belirten Güneş, “Bu nedenle İzmir Büyükşehir Belediyesi, TOBB Kadın Girişimciler Kurulu ve BASİFED olarak; yani kamu, odalar ve sivil toplum olarak işbirliğimiz büyük önem taşıyor. Bugün 8 Mart vesilesiyle gelin bir ortak hedef belirleyelim: İzmir'in tüm ekonomik sektörlerinde kadınların payını artırmayı, ölçülebilir ve takip edilebilir bir yol haritası haline getirelim. Çünkü güçlü sloganlar değil, ölçülebilir ilerleme güven verir. Sözlerimi bitirirken şunu söylemek isterim: 8 Mart'ı; eşitliğin, güvenliğin, fırsata erişimin ve görünmeyen emeğin görünür kılındığı bir gün olarak sahiplenelim. Cumhuriyetimizin bize emanet ettiği o güçlü vizyonu hatırlayarak, kadınların üretimde, bilimde, sanatta ve yönetimde daha güçlü yer aldığı bir gelecek için birlikte çalışalım. Ramazan ayının ruhuna yakışır biçimde; dayanışmayı büyüten ve kadınların hayatını kolaylaştıran adımları birlikte atalım. Çünkü biliyoruz ki; kadınlar yükselirse Toplum yükselir, kadınlar güçlenirse Türkiye güçlenir, Bu inançla tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyorum.” dedi.