AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, AK Parti Konak Genişletilmiş İlçe Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu. İnan; partisinin kuruluş ilkeleri, kamuoyuna yansıyan yolsuzluk ve usulsüzlük iddiaları, milletin birikimlerinin korunması, teşkilatların sorumluluğu ve İzmir’de yürütülecek çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"AK PARTİ'DE KİMSENİN AYRICALIĞI YOKTUR"

Yolsuzluk ve usulsüzlük iddiaları karşısında bütün taraflar için aynı ölçünün esas alınması gerektiğini vurgulayan İnan, hukuki sorumluluğun yanında ahlaki ve vicdani sorumluluğa da işaret etti:
“Kamuoyuna yansıyan yolsuzluk ve usulsüzlük iddiaları gibi ciddi meselelerde yapılması gereken, bütün taraflar için aynı hukuk ve ahlak ölçüsünü savunmaktır. Bizde yanlış yapan sadece hukuki süreçlerin konusu olmaz; aynı zamanda ahlaki, vicdani ve imani ölçütlerin de konusu olur! Bizim davamızda, AK Parti’nin yolunda kimsenin torpili, kimsenin ayrıcalığı yoktur! Dün hangi koltukta oturmuş olursa olsun, hangi makamı taşımış olursa olsun; bu milletin emanetine yanlış yapan kim varsa, bugün gidip mahkeme önünde hesabını veriyor, bedelini ödüyor! Çünkü bizde hiçbir koltuk, milletin hakkından ve adaletten üstün değildir!”

"MÜCADELEMİZİ İKİ CEPHEDE SÜRDÜRECEĞİZ"

Önümüzdeki dönemde mücadelelerini iki cephede sürdüreceklerini söyleyen İnan, milletin alın terini ve birikimlerini korumak amacıyla siyaset kurumunun üzerine düşen sorumluluğu yerine getireceğini belirtti:

“Bir tarafta milletimizin alın terine ve birikimlerine göz diken foncularla, bu fon şeytanlarıyla mücadele edeceğiz! Yargı adına konuşamayız ancak siyaset kurumu olarak öyle düzenlemeler hayata geçireceğiz ki, milletimizin parasına göz dikenlerin üzerine bir demir yumruk gibi çökeceğiz! Milletin birikimini çalmak neymiş görecekler, siz müsterih olun!”

"TENCERE YUVARLANMIŞ KAPAĞINI BULMUŞ!"

İnan, mücadelenin diğer başlığına ilişkin açıklamasında Özgür Özel’in Mustafa Sarıgül ve belediye başkan adaylarından rüşvet aldığı iddiasını dile getirerek şunları söyledi:

“Diğer tarafta ise Mustafa Sarıgül’den ve belediye başkan adaylarından rüşvet alan Özgür Özel’le mücadele edeceğiz! İkisi de birbirinden beterdir, ikisi de birbirinden kötüdür! Özgür Özel ile Mustafa Sarıgül birbirinden ayrı düşünülemez; onlar ekip arkadaşıdır, yol arkadaşıdır! Atalarımız ne güzel söylemiş: ‘Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş!’ Özgür Özel ve Mustafa Sarıgül ikilisi tam da budur; al birini, vur ötekine!”

Özel hakkındaki iddialara ilişkin eleştirilerini sürdüren İnan, şu ifadeleri kullandı:
“Özgür Özel’in hakkındaki rüşvet iddialarının bini bir para! Benzinlikte aldı, pavyonda aldı, kurultayda aldı, şimdi yeni bir yol buldu atkıyla da aldı! Uşak’ta aldı, Antalya’da aldı; Özkan Yalım’dan, Muhittin Böcek’ten, Mustafa Sarıgül’den aldı!”

*İNAN’DAN ÖZGÜR ÖZEL’E: İZMİR’DEN UZAK DUR"

Özgür Özel’in “İzmir’in 10. vekili benim” dediğini aktaran İnan, bu ifadeye tepki gösterdi. Özel’e yönelik rüşvet iddiaları üzerinden eleştirilerini sürdüren İnan, şöyle konuştu:

“Şimdi duyuyoruz ki Özgür Özel çıkmış, hiç utanmadan ‘İzmir’in 10. vekili benim’ diyormuş! Hadi oradan! Sen hangi yüzle İzmir’in adını ağzına alıyorsun Özgür Özel! Senin daha kendi partinde haraca bağlamadığın tek bir yol arkadaşın kalmamış! Şunu kulağına küpe et: Bu İzmir; senin Mustafa Sarıgül’den ve ekip arkadaşlarından aldığın o kirli rüşvetlerin hesabını vermeden elini kolunu sallayarak dolaşabileceğin bir şehir değildir! Boşuna heveslenme Özgür Özel! İzmir’de sana hiç kimse 3 bin sterlin değerinde lüks viskiler hediye etmez, İzmir’den uzak dur! Burada hiç kimse sana Vakko atkıların arasına sarıp sarmalayıp 100 bin dolar sıkıştırmaz, İzmir’den uzak dur! Bu şehirde hiç kimse gece vakti senin arabanın bagajına 250 bin dolarlık çantalar bırakmaz, İzmir’den uzak dur!”

“Artık yolun sonuna geldiniz! İzmir de, bütün Ege Bölgesi de senin o rüşvete ve kirli pazarlıklara dayalı şebekeni kökünden söküp atıyor! Sen AK Parti kadrolarının yüzüne bakabilecek bir siyasetçi değilsin Özgür Özel! Sen bizim ilçe başkanlarımızın, mahalle başkanlarımızın gözünün içine bakabilecek birisi değilsin Özgür Özel! Sen bu aziz millete layık birisi hiç değilsin, hiç olmadın!”

"VERDİĞİMİZ RAHATSIZLIKTAN MEMNUNUZ"

AK Parti’nin yoksulluk, yasaklar ve yolsuzlukla mücadele etmek için yola çıktığını belirten İnan, kuruluş ilkelerine bağlılıklarını koruduklarını söyledi:

"Biz yoksullukla, yasaklarla ve yolsuzluklarla mücadele etmek için yola çıkmış kadim bir hareketiz. 14 Ağustos’ta kuruluşumuzun 25. yılını kutladık, 3 Kasım’da iktidar oluşumuzun 24. yılına ulaştık. Bu 25 yıl boyunca bir gün bile kuruluş ilkelerimize sırtımızı dönmedik. Siyasette nezaketi zayıflık, ölçülülüğü kararsızlık, vakar sahibi olmayı suskunluk zannedenler bu yaklaşımı anlayamazlar! Doğruları birazcık sesimizi yükselterek yüzlerine yüzlerine söylediğimizde nasıl rahatsız olduklarını biliyoruz. Ve verdiğimiz bu rahatsızlıktan dolayı da özür dilemiyoruz, bu durumdan gayet memnunuz! Oysa biz biliyoruz ki güçlü siyaset, yalnızca güçlü söz söylemek değil; doğru zamanda, doğru yerde, doğru işi yapabilmektir!”

AK Partili Yıldız'dan Çağatay Güç'e Basmane Çukur'u çıkışı!
AK Partili Yıldız'dan Çağatay Güç'e Basmane Çukur'u çıkışı!
İçeriği Görüntüle

Whatsapp Image 2026 11 07 At 17.32.46

“EVLATLARIMIZIN BOYNU BÜKÜK KALMASIN DİYE ALDIK”

İzmir’de belediyelerle ilgili üstlenilen sorumluluğun amacının yoksul mahallelere ve hizmet bekleyen vatandaşlara ulaşmak olduğunu belirten İnan, teşkilat mensuplarına şu sözlerle seslendi:
“Biz İzmir’de bu belediyeleri kimin için aldık biliyor musunuz? Biz bu ağır yükün altına; fildişi kulelerinde oturup şehre yukarıdan bakanlara, sırça köşklerinde keyif sürenlere şirin görünmek için girmedik! Biz bu emaneti; Tepecik’in çamurlu sokaklarında yalınayak koşan, gözünün içi gülmeyi bekleyen o masum çocuklarımız için aldık! Kadifekale’nin rüzgârlı tepelerinde, yıkık dökük evlerde gelecek hayali kuran evlatlarımızın boynu bükük kalmasın diye aldık!”

Limontepe, Basmane ve Konak’ın arka sokaklarında yıllardır yoksulluk ve çaresizlik yaşayan insanların sıkıntılarını sona erdirmek için çalıştıklarını ifade eden İnan, kimsesizlerin sesi olma sorumluluğunu vurguladı: “İzmir’in en derinlerinde; kapısını çalacak kimsesi olmayan, tutunacak dalı kalmayan, Allah’tan ve devletinden başka sığınağı olmayan o mazlumların, o sessiz yığınların sesi olmak, onlara hak ettikleri hizmeti götürmek için seçildik!”

Şehrin hizmet alabilmesi için siyasi kırgınlıkları geride bıraktıklarını belirten İnan, şöyle devam etti:
“Birileri belediyelere rüşvet gözüyle, rant gözüyle, ihale ve menfaat gözüyle bakarken; biz İzmir’in garip gurabası artık rahat bir nefes alsın diye bütün siyasi çekişmelerimizi çiğneyip çiğneyip yuttuk! O çileli sokaklara hizmet girsin diye gerektiğinde nefsimizi ayaklar altına aldık; kavgamızı, kırgınlığımızı, bütün siyasi çekişmelerimizi çiğneyip çiğneyip yuttuk! Çünkü bizim davamız koltuk davası değil; yetimin, öksüzün, kimsesizin duasını alma davasıdır! Artık İzmir’de konuşmalar değil, sahadaki icraatlar takdir görecektir!”

"İZMİR İÇİN ÇOK DAHA GÜÇLÜ ÇALIŞMAYA BAŞLIYORUZ"

Büyükşehir ve ilçe belediye başkanları, milletvekilleri ve teşkilatlarla İzmir için daha güçlü bir çalışma dönemine gireceklerini açıklayan İnan, bu döneme AK Parti teşkilatlarının öncülük edeceğini söyledi:
“Bugün Konak’tan bütün İzmir’e ilan ediyoruz: Büyükşehir belediye başkanımızla, ilçe belediye başkanlarımızla, milletvekillerimizle, teşkilatlarımızla İzmir için çok daha güçlü bir çalışma dönemine giriyoruz. Ve bu dönemin öncüsü yine AK Parti teşkilatları olacak, Konak teşkilatımız olacak!”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yol arkadaşlığının önemini vurgulayan İnan, yanlışlara ve yanlışa bulaşanlara karşı duracaklarını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizler çok iyi biliyoruz ki; bu necip millet bugün bizleri bağrına basıyorsa, bizi Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşı olduğumuz için, onun neferi olduğumuz için seviyor. Bizim bu milletin gönlündeki yerimiz, Sayın Cumhurbaşkanımızla yol arkadaşı olduğumuz kadardır! AK Parti olarak tüm yanlışların ve yanlışa bulaşanların karşısındaki aşılamaz duvar biziz! Bu konuda Yeni Parti her kulvarda geçilip aşılabilir; ama söz konusu milletimizin ve devletimizin menfaatleri olunca AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan asla geçilemez! Geldiğimiz yer, durduğumuz yer ve gitmek istediğimiz yer bellidir; dönen dönsün, biz dönmeyiz yolumuzdan!”

“VAKİT İZMİR VAKTİ, VAKİT KONAK VAKTİ, VAKİT MİLLETİMİZE DAHA ÇOK HİZMET ETME VAKTİ”
Konuşmasının sonunda teşkilat mensuplarına sahada daha güçlü bir çalışma çağrısı yapan İnan, Limontepe’den Kadifekale’ye, Basmane’den Tepecik’e kadar her kapıya ulaşılması gerektiğini vurguladı:
“Şimdi kıymetli Konak teşkilatımız! Gelin, buradan tüm İzmir’e ve tüm Türkiye’ye öyle güçlü bir ses verelim ki, dostumuz güven bulsun, milletimizin umudu büyüsün! Gelin, hep birlikte ayağa kalkalım, omuz omuza verelim ve bu heyecanı tüm İzmir’e gösterelim! Soruyorum size Konak’ın fedakâr kadroları: Tüm yorgunluklarımızı geride bırakıp, bu salondan yepyeni bir heyecanla çıkmaya hazır mıyız?! Limontepe’den Kadifekale’ye, Basmane’den Tepecik’e kadar çalınmadık kapı, girilmedik gönül bırakmamaya söz veriyor muyuz?! Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında sarsılmaz bir kale gibi dimdik durmaya var mıyız?! İşte Konak’ın vefakâr teşkilatı bu! İşte AK Parti iradesi bu! Vakit İzmir vakti! Vakit Konak vakti! Vakit milletimize daha çok hizmet etme vakti!”