ÇİĞDEM ÖZEN / BEN HABER – Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi tarafından CHP İzmir İl Başkanlığına Utku Gümrükçü’nün atanmasının ardından İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay istifa etmişti. CHP Grup Başkanı Özgür Özel’in Yeni Parti kurulacağını açıklamasının ardından İzmir Milletvekili Murat Bakan ilk atağı yaparak istifa etti.

Siyaset Bilimci Dr. Zekiye Seda Sönmez, bu istifalar etkisinde CHP İzmir belediye başkanları ve ilçe başkanlarının nasıl bir yol izleyebileceğine dair değerlendirmesi şu şekilde;

“MURAT BAKAN’IN HAMLESİ ZOR AMA KRİTİK HAMLE”
Siyaset Bilimci Dr. Zekiye Seda Sönmez, Murat Bakan'ın CHP'den istifa eden ilk milletvekili olmasını, yalnızca bireysel bir tercih olarak değil, örgüt psikolojisini ve siyasal davranışı etkileyebilecek kritik bir eşik olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Dr. Sönmez, “Kolektif eylem teorisi ve davranışsal siyaset literatüründe "eşik etkisi" olarak tanımlanan bu olgu, uzun süre dile getirilen ancak hayata geçirilemeyen bir davranışın ilk örneğinin ortaya çıkmasıyla birlikte, benzer eğilim taşıyan diğer aktörlerin karar alma maliyetinin önemli ölçüde azalmasını ifade eder. Başka bir ifadeyle, ilk ayrılan siyasetçi yalnızca kendi siyasi yolunu değiştirmez aynı zamanda ayrılmayı düşünen diğer aktörler açısından psikolojik ve siyasal bir bariyeri de ortadan kaldırır. Bu nedenle Murat Bakan'ın istifası, tek başına bir milletvekilinin parti değiştirmesinden çok daha geniş bir anlam taşımaktadır. Bu hamle, parti içindeki kararsız isimlere "ayrılmak artık mümkün ve meşru bir seçenektir" mesajını vermektedir, böylelikle yeni kopuşların önünü açabilecek bir emsal oluşturmaktadır. Özellikle İzmir gibi CHP'nin güçlü örgütsel yapıya sahip olduğu bir şehirde bu gelişme, yalnızca milletvekilleri üzerinde değil belediye başkanları, ilçe başkanları, belediye meclis üyeleri ve parti örgütleri üzerinde de ciddi bir psikolojik baskı yaratabilir. Çünkü siyasal örgütlerde ilk kopuşlar her zaman en zor olanıdır ancak bu eşik aşıldıktan sonra ikinci, üçüncü ve sonraki ayrılıklar hem siyasal hem de psikolojik açıdan daha düşük maliyetli hale gelir. Bu yönüyle Murat Bakan'ın istifası, sadece bugünün siyasi dengelerini değil, İzmir'de CHP örgütünün gelecekte nasıl şekilleneceğini belirleyebilecek kritik dönüm noktalarından biri olarak değerlendirilebilir.” dedi.

Whatsapp Image 2026 07 21 At 19.24.10

Özgür Özel'den il başkanları toplantısı: İktidara yürümek üzere illerimize dağılıyoruz
Özgür Özel'den il başkanları toplantısı: İktidara yürümek üzere illerimize dağılıyoruz
İçeriği Görüntüle

“YENİ PARTİNİN BAŞARISINI BELEDİYE BAŞKANLARININ TUTUMU BELİRLEYECEK”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ile ilçe belediye başkanlarının kısa vadede nasıl bir tutum sergileyeceği sorusuna da yanıt veren Dr. Sönmez, “Yeni siyasi oluşumun başarısını belirleyecek en kritik unsurlardan biri olacaktır. Mevcut koşullarda en olası senaryo,"bekle-gör stratejisi" olarak tanımlanabilecek temkinli bir yaklaşımın benimsenmesidir. Belediye başkanlarının önemli bir bölümü, yeni partinin kamuoyu desteğini, örgütlenme kapasitesini, milletvekili ve teşkilat geçişlerini, kamuoyu araştırmalarını ve siyasi atmosferin yönünü gözlemledikten sonra pozisyon almayı tercih edebilir. Bunun temel nedeni, belediye başkanlarının yalnızca siyasi değil, aynı zamanda idari, hukuki ve kurumsal sorumluluklar taşımasıdır. Bu nedenle ilk aşamada kitlesel istifalardan ziyade, süreci dikkatle izleyen ve gelişmelere göre karar veren bir belediye başkanları profiliyle karşılaşılması daha olası görünmektedir. İlçe başkanlarının tutumu ise belediye başkanlarına kıyasla daha hareketli olabilir. Bunun temel nedeni, ilçe başkanlarının seçim ve yönetim sorumluluklarının daha sınırlı olması, parti örgütüyle daha yakın ilişki içinde bulunmaları ve siyasi karar alma süreçlerinde daha esnek hareket edebilmeleridir. Bu nedenle, Özgür Özel'e yakın ilçe örgütlerinde yeni siyasi oluşuma destek verme eğilimi görülebilir.” dedi.

İZMİR, TÜRKİYE MUHALEFETİNİN GELECEĞİNİ TEST EDECEK KONUMDA
Siyaset Bilimci Dr. Sönmez, İzmir’in bu sürecin yalnızca en fazla etkilenecek şehirlerinden biri değil, aynı zamanda Türkiye muhalefetinin geleceğinin test edileceği en önemli siyasi alanlardan biri olma özelliği taşıdığını belirtti. Dr. Sönmez, “Bu tablonun ortaya çıkmasının temel sorumluluğu, yıllardır iktidarın karşısında ortak bir alternatif oluşturma iddiasıyla siyaset yapan aktörlerin, kendi iç rekabetlerini toplumsal muhalefetin ortak çıkarlarının önüne koymalarından kaynaklanmaktadır. Özgür Özel ve ekibinin yeni bir parti kurma yönündeki tercihi, demokratik siyasetin meşru bir hakkı olmakla birlikte, bu kararın muhalefetin toplam siyasal kapasitesini artırmaktan çok mevcut seçmen tabanını ve örgütsel gücünü bölme riski taşıdığı açıktır. Özellikle CHP'nin en güçlü olduğu İzmir gibi bir kentte yıllar içerisinde oluşturulan kurumsal hafızanın, örgütsel birikimin ve seçmen sadakatinin kişisel liderlik mücadeleleri uğruna zayıflatılması, yalnızca CHP açısından değil, muhalefetin bütünü açısından da ciddi bir stratejik maliyet doğurabilir.” şeklinde ifade etti.

Ozgurozell-8

“SEÇMEN İKİYE BÖLÜNÜRSE, STRATEJİK HATA OLUR”
Özgür Özel’in kuracağı yeni partiyle seçmen nezdinde doğru hamleleri yapmadığı takdirde, iktidarın seçim rekabetindeki avantajını artıran stratejik bir hata olarak geçebileceğini ifade eden Dr. Sönmez, sözlerini şöyle sürdürdü; “Siyaset bilimi literatürü, iktidar değişiminin ön koşullarından birinin muhalefetin koordinasyon kapasitesini koruyabilmesi olduğunu ortaya koymaktadır. Buna karşın aynı toplumsal tabana hitap eden aktörlerin birbirleriyle rekabete girişmesi, çoğu zaman iktidar blokunun elini güçlendiren bir sonuç üretmektedir. Bu nedenle Özgür Özel ve ekibinin girişimi, eğer mevcut seçmen kitlesine yeni seçmen eklemek yerine yalnızca CHP'nin mevcut oylarını bölmekle sonuçlanırsa, siyasi tarihe yeni bir alternatif inşa eden cesur bir hamle olarak değil, muhalefetin yıllardır biriktirdiği örgütsel ve siyasal sermayeyi zayıflatan, iktidarın seçim rekabetindeki avantajını artıran stratejik bir hata olarak geçebilir. İzmir'de yaşanacak her kopuş, yalnızca yerel siyaseti değil, Türkiye'deki muhalefetin geleceğini de doğrudan etkileyecektir. Bu nedenle asıl sınav, yeni bir parti kurabilmek değil muhalefeti büyütebilmek ve toplumsal desteği genişletebilmektir. Aksi halde ortaya çıkacak tablo, kazananı muhalefet değil, muhalefetin bölünmesinden fayda sağlayan rakip siyasi aktörler olan bir sürece dönüşebilir” şeklinde belirtti.