Amerika Birleşik Devletleri Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü'nün (U.S. Surgeon General) yayınladığı rapor da, yalnızlığın kardiyovasküler hastalık, demans ve erken ölüm riskiyle ilişkili olduğunu belirten kapsamlı epidemiyolojik verilere dikkat çekmektedir.

Yalnızlığın fiziksel sağlık üzerindeki etkileri nelerdir?

Yalnızlık ve sosyal izolasyonun fiziksel sağlıkla ilişkisi, çok sayıda epidemiyolojik çalışmayla desteklenen güçlü ama gözlemsel (association-based) bir kanıt tabanına sahiptir. Amerikan Kalp Derneği (AHA), sosyal izolasyon ve yalnızlığın kardiyovasküler hastalık riskiyle anlamlı şekilde ilişkilendirildiğini, ancak bu ilişkinin tek yönlü bir nedensellikten çok, stres yanıtı, sağlıksız davranış kalıpları ve sağlık hizmetlerine erişim gibi çok yönlü mekanizmalar üzerinden işlediğini belirtir. WHO'nun raporlarına göre, yalnızlığın ilişkilendirildiği başlıca fiziksel sağlık sonuçları şunlardır:

Kalp hastalığı ve inme riskinde artış

Yüksek tansiyon gelişimine katkı

Bağışıklık sistemi işlevinde olumsuz etkiler

Kronik inflamasyon belirteçlerinde artış

Uyku kalitesinde bozulma

Erken ölüm riskinde artış (bazı çalışmalarda günde 15 sigara içmeye eşdeğer risk düzeyi ile karşılaştırılmıştır)

Yalnızlığın ruh sağlığı üzerindeki etkileri nelerdir?

Yalnızlığın ruh sağlığı üzerindeki etkileri, fiziksel sağlık etkilerine kıyasla daha doğrudan ve daha iyi belgelenmiş bir ilişki göstermektedir. Kronik yalnızlık aşağıdaki ruh sağlığı sonuçlarıyla güçlü şekilde ilişkilendirilmektedir:

Depresyon belirtilerinde artış

Anksiyete düzeyinde yükselme

Benlik saygısında azalma

Bilişsel gerileme ve demans riskinde artış (özellikle ileri yaşta)

Stres yönetiminde güçlük

Bazı vakalarda intihar düşüncesi riskinde artış

Türkiye Psikiyatri Derneği, kronik yalnızlığın tek başına bir ruh sağlığı tanısı olmadığını, ancak depresyon ve anksiyete bozuklukları gibi durumların gelişimine katkıda bulunabilen önemli bir risk faktörü olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgular.

Yanlızlık3

Yalnızlık riski hangi gruplarda daha yüksektir?

Yalnızlık her yaş grubunda görülebilse de, bazı gruplarda risk daha belirgindir. WHO'nun raporlarına göre, yalnızlık riskinin arttığı başlıca gruplar şunlardır:

Yaşlı bireyler, özellikle eş kaybı veya sosyal çevrenin daralması sonrası

Genç yetişkinler (araştırmalar bu grupta da beklenenden yüksek yalnızlık oranları göstermektedir)

Kronik hastalığı olan veya engelli bireyler

Sosyal izolasyonu artıran yaşam olayları geçiren kişiler (boşanma, işsizlik, göç gibi)

Bakım verici rolündeki bireyler

Sosyal medya kullanımı yoğun olan, ancak yüz yüze ilişkileri sınırlı olan bireyler

Yaygın yanılgılar ve gerçekler

“Yalnızlık sadece yaşlı bireylerin sorunudur.” (Yaygın yanılgı)

Araştırmalar, genç yetişkinlerin de yaşlı bireylerle benzer veya bazı çalışmalarda daha yüksek oranlarda yalnızlık bildirdiğini göstermektedir. (Gerçek)

“Çok fazla sosyal medya bağlantısı olan biri yalnız olamaz.” (Yaygın yanılgı)

Sosyal medya üzerinden kurulan bağlantılar, yüz yüze ve derinlemesine ilişkilerin yerini tam olarak tutmayabilir; bazı çalışmalar yoğun sosyal medya kullanımının yalnızlık hissiyle ilişkili olabileceğini göstermektedir. (Gerçek)

“Yalnız yaşamak ile yalnızlık hissetmek aynı şeydir.” (Yaygın yanılgı)

Bir kişi yalnız yaşayabilir ancak kendini yalnız hissetmeyebilir; tam tersine kalabalık bir ortamda da yalnızlık hissedilebilir, çünkü yalnızlık öznel bir deneyimdir. (Gerçek)

“Yalnızlığın sağlık etkileri kesin ve doğrudan nedenseldir.” (Yaygın yanılgı)

Mevcut kanıtlar güçlü ilişkiler göstermekle birlikte, çoğunlukla gözlemsel niteliktedir; yalnızlığın sağlık sonuçlarına yol açtığı mekanizmalar stres yanıtı, davranış değişiklikleri gibi çok yönlü süreçleri içerir. (Gerçek)

“Yalnızlık zayıf karakterin veya sosyal beceri eksikliğinin göstergesidir.” (Yaygın yanılgı)

Yalnızlık, yaşam olayları, çevresel koşullar ve toplumsal yapılardan etkilenen karmaşık bir durumdur; kişisel bir zayıflık göstergesi olarak değerlendirilmemelidir. (Gerçek)

Ne zaman doktora, ne zaman acile başvurulmalı?

Yalnızlık hissi zaman zaman herkesin yaşayabileceği bir deneyim olsa da, bazı durumlar profesyonel destek gerektirir.

Aşağıdaki durumlarda psikiyatri, psikoloji veya aile hekimliği polikliniğine başvurmak uygundur:

Yalnızlık hissinin haftalarca sürmesi ve günlük yaşamı etkilemesi

Yalnızlıkla birlikte sürekli üzüntü, isteksizlik veya enerji kaybı

Uyku düzeninde bozulma veya iştah değişiklikleri

Mutfakta ezber bozan süper besin! Amarantı neden beslenmenize eklemelisiniz?
Mutfakta ezber bozan süper besin! Amarantı neden beslenmenize eklemelisiniz?
İçeriği Görüntüle

Sosyal ortamlardan giderek daha fazla uzaklaşma hissi

Aşağıdaki durumlarda ise vakit kaybetmeden bir ruh sağlığı uzmanına, acil servise başvurulmalıdır:

Yaşamın anlamsız geldiğine dair yoğun ve sürekli düşünceler

Kendine zarar verme veya intihar düşüncelerinin ortaya çıkması

Kendini tamamen izole etme, günlük temel ihtiyaçları karşılayamama durumu

Umutsuzluk hissiyle birlikte gelecekle ilgili karamsar planların oluşması

Kronik yalnızlığın bazı bireylerde depresyon ve intihar düşüncesi riskini artırabileceğini, bu nedenle yoğun umutsuzluk veya kendine zarar verme düşünceleri fark edildiğinde gecikmeden profesyonel destek alınması gerektiğini vurgulanmaktadır.