Politika

'Mutlak Butlan'ın ardından Belediye Başkanları ve meclis üyelerinin durumu ne olacak?

CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı ile 21’inci Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi, her iki kurultay hakkında da ‘mutlak butlan’ kararı verdi. Siyaset Bilimci Dr. Zekiye Seda Sönmez, yaşanan sıcak gelişmeyi Ben Haber’e değerlendirdi.

Abone Ol

ÇİĞDEM ÖZEN / BEN HABER - CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı ile 21’inci Olağanüstü Kurultayı’nın ‘mutlak butlan’ kararı verilmesinin ardından yaşanan bu sıcak gelişmeyi Siyaset Bilimci Dr. Zekiye Seda Sönmez, Ben Haber’e değerlendirdi.

Mutlak Butlan kararının ardından en çok merak edilen de Özgür Özel’in Genel Başkanlığı’nın yok sayılmasının kesinleşmesinin ardından belediye başkanları ve meclis üyelerinin durumunun ne olacağı da merak ediliyor.

"ASIL SIKINTI BUNDAN SONRA BAŞLAYACAK"

Siyaset Bilimci Dr. Zekiye Seda Sönmez, konuyu Ben Haber’e değerlendirirken, hukuki anlamda bir kaos yaşanabileceği ifade etti. Sönmez, “Bu hukuki kararın ardından hukuki boyutu tartışma konusu olacak. Hiçbir partinin kuruluşlarında hukuken artık geçerlilik olmayabilir mantığıyla bakılabilir. Herhangi bir Asli Hukuk Mahkemesi Hakimi belki bunu kurultayı iptal edebilir diye geçmişte de bunun benzerini MHP'de yaşandı. Asıl büyük sıkıntı zaten burada başlayacak.” dedi.

"BÜTÜN ALINAN KARARLARDA ŞÜPHE OLUŞACAK"

“Mutlak Butlan” kararının ardından siyaset kanadından nelerin yaşanabileceği konusunu siyaset bilimi açısından değerlendirirken, ““Yok hükmünde kabul edildiğinden dolayı artık seçilen bir genel başkan, yönetim kurulu, disiplin kurulu, bütün kararların doğruluğu noktasında artık nasıl bir yol izlenecekse tüm belediye başkanları da ciddi şüphe oluşturacak bu durumda. İtiraz süresinin ardından mutlak kabul edilirse yönetimin verdiği kararların da aslında yok hükmünde olması gerekiyor, kabul edilmesi gerekiyor. Tabii burada da çok büyük bir hukuki kaos oluşacak bu durumda.” şeklinde belirtti.

"SEÇMEN AÇISINDAN DA TARTIŞMA OLACAK"

Siyaset Bilimci Sönmez, “Cumhuriyet Halk Partisi, bu kurucu gücünü, yapısal gücünü de lider değişimiyle birlikte aslında burada bir isim değişimi mi oldu, yoksa güç merkezleri mi değişti? şeklinde böyle bir kafa karışıklığı oluşuyor. Seçmen nezdinde de büyük bir karışıklık olacak. Mutlak butlan tartışmaları sadece parti içerisinde değil, seçmenler tarafından da ciddi anlamda tartışılacak. Kim aday olacak, genel başkan kim olacak tartışmaları önümüzdeki süreçte gündeme gelecek” dedi.

"CHP İÇİNDE BİRDE FAZLA YAPI OLUŞTU"

2028’e giderken, seçim sathı-mahaline girilirken partinin nasıl konumlanacağını değerlendiren Dr. Sönmez, “Aslında bir anlamda ana muhalefet partisi devletle uyum içerisinde mi olacak, yoksa toplumsal anlamda çok fazla değişim isteyenler tarafından yönetilen bir parti mi olacak? diye ikilem oluşacak . Artık hangi tarafta kalacağını bence çok kısa bir süre sonra karar verilecek diye düşünüyorum. Neticede hep bugüne kadar siyasi partiler lider merkezliydi ama CHP içinde bir anlamda birden fazla yapı oluşmuş vaziyette. Şu anda bir tarafta devlet refleksi güçlü olan bir grup var, bunlar değişim istemiyorlar. Bir tarafta yerel iktidarın kontrol ettiği kesimler var. Bir tarafta da gerçekten toplumsal dönüşümü isteyen, partiye aidiyet duyup ama parti üyesi olmayan bir seçmen grubu var. Bir de böyle bir grup var dolayısıyla mutlak butlan tartışmasında bence üç tane yapı birbiriyle de çarpışacak.” dedi.

"PARTİNİN GERÇEK SAHİBİ KİM?"

Siyaset Bilimci Dr. Zekiye Seda Sönmez, Türkiye’de Cumhuriyet Halk Partisi açısından bu çok önemli bir kırılma olduğunu belirtirken, “Tarihsel olarak da baktığımızda gerçekten önemli bir sonuç doğuracaktır. Bu yaşananların derin etkisi olacağına inanıyorum. Bir siyasi partinin gerçek sahibi delegeler mi, seçmen mi, kurumsal hafıza mı? Bundan sonra bunlar tartışılacak. Yüz yıllık bir parti, yüz yılı aşkın süredir cumhuriyetin kurucu değerlerinden cumhuriyeti kuran bir partidir. Burada CHP’nin geleceğinden ziyade, Türkiye’nin geleceği söz konusudur. Cumhuriyet Halk Partisi, ana muhalefet niteliğinde olduğu için Türkiye’de muhalefetin geleceğini belirleyecek konumda olacaktır. Önemli olan iktidar için yola çıkan bir ana muhalefetin nerede konumlanacağı belirlenecektir. Bu süreç çok önemlidir ve kararın da yine sonuç itibariyle ülkemize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” şeklinde belirtti.