1-Memede yeni ortaya çıkan kitle

Meme kanserinin en bilinen belirtisi memede yeni fark edilen bir kitledir. Özellikle daha önce olmayan, sert, düzensiz veya giderek büyüyen bir oluşum mutlaka değerlendirilmelidir. Ancak her meme kitlesi kanser değildir; kist, fibroadenom ve başka iyi huylu meme hastalıkları da kitleye neden olabilir. Bu nedenle kişinin kendi kendine ‘kanser’ ya da ‘kanser değil’ şeklinde karar vermesi yerine, yeni bir kitle fark edildiğinde hekim değerlendirmesi gerekir. Prof. Dr. Metin Çakmakçı “30 yaşındaki bir kadının memesinde saptanan kitle yüzde 90 olasılıkla iyi huylu, yüzde 10 olasılıkla kötü huylu iken, 60 yaşında bu oran yüzde 50-50 olur. Tüm yaş grupları birlikte düşünüldüğünde meme kitlelerinin yüzde 80’i iyi huyludur, yüzde 20’si kanserdir” diyor.

2-Memede şekil veya büyüklük değişikliği

İki memenin birbirinden bir miktar farklı olması normaldir. Ancak memelerden birinde daha önce olmayan belirgin büyüme, küçülme, şekil değişikliği veya asimetri ortaya çıkması dikkate alınmalıdır. Özellikle bu değişikliğin kısa sürede ortaya çıkması veya giderek belirginleşmesi durumunda meme muayenesi ve gerekli görüntüleme yöntemleriyle değerlendirme yapılmalıdır.

3-Meme derisinde çökme, çekilme veya belirgin kalınlaşma

Rüya görmek beyin enerjisini tüketiyor
Rüya görmek beyin enerjisini tüketiyor
İçeriği Görüntüle

Meme derisinde daha önce bulunmayan çöküntüler, içeri doğru çekilmeler, portakal kabuğunu andıran görünüm, kalınlaşma veya şişlik meme kanserinin işaretlerinden biri olabilir. Bu tür değişiklikler bazen tümörün deri altındaki dokuları çekmesi veya meme dokusunda oluşturduğu değişiklikler sonucunda ortaya çıkabilir.Meme2-1

4-Meme başında içe doğru çekilme veya yeni gelişen değişiklik

Meme başının daha önce normal olan konumundan içeri doğru çekilmesi, yön değiştirmesi veya çevresinde yeni gelişen değişiklikler dikkate alınmalıdır. Özellikle tek taraflı ve yeni ortaya çıkan meme başı değişikliklerinde gecikmeden hekim değerlendirmesi yapılması önemlidir.

5-Meme başından kendiliğinden gelen akıntı

Emzirme dönemi dışında meme başından kendiliğinden gelen, özellikle kanlı akıntı değerlendirilmesi gereken bir bulgudur. Meme başı akıntısının birçok farklı nedeni olabilir ve her akıntı kanser anlamına gelmez. Ancak kendiliğinden, yani memeyi sıkıştırmadan ortaya çıkan ve özellikle tek memeden gelen akıntı ihmal edilmemelidir.

Meme3-1

6-Meme veya meme başı çevresinde kızarıklık, döküntü ya da deri değişikliği

Meme derisinde yeni gelişen kızarıklık, pullanma, tahriş, kalınlaşma, kabuklanma veya meme başı çevresinde geçmeyen deri değişiklikleri de meme kanserinin belirtileri arasında bulunabilir. Bu bulgular enfeksiyon veya dermatolojik hastalıklar gibi çok daha sık görülen nedenlerle de ortaya çıkabilir. Ancak özellikle tedaviye rağmen düzelmeyen veya tek taraflı, yeni gelişen değişikliklerde meme kanseri olasılığı da dışlanmalıdır.

7-Koltuk altında veya köprücük kemiği çevresinde yeni ortaya çıkan şişlik

Meme kanserinde, özellikle hastalığın lenf bezlerini etkilediği durumlarda, koltuk altında veya köprücük kemiği çevresinde yeni ortaya çıkan bir şişlik ya da ele gelen lenf bezi fark edilebilir. Bu tür şişliklerin enfeksiyonlar başta olmak üzere birçok farklı nedeni olabilir ve her zaman meme kanseri anlamına gelmez. Ancak özellikle açıklanamayan, geçmeyen veya giderek büyüyen bir şişlik fark edildiğinde, meme dokusundaki diğer değişikliklerle birlikte değerlendirilmesi önemlidir.

Meme4-1

Belirtiyi beklemeyin! Erken tanı için dikkat

Meme kanseri taraması ve kontrol programının; kişinin yaşı, aile öyküsü, genetik riskleri, meme yapısı ve diğer risk faktörleri dikkate alınarak kişiye özel planlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Metin Çakmakçı sözlerine şöyle devam ediyor: “Özellikle ailesinde meme veya yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kadınların risk değerlendirmesini daha erken yaptırmaları önem taşır. Unutulmamalıdır ki; erken tanı, meme kanserinin tedavi başarısını artıran en önemli faktörlerden biridir. 40 yaş altındaki kadınların meme kanseri risk grubunda olmaları durumunda düzenli olarak ultrasonografi ve MR kullanılarak doktor kontrolü çok önemlidir. 40 yaş sonrası ise her yıl ultrasonografi ve mamografi yaptırmaları, erken tanı şansını artırır. Bu nedenle Ekim ayının mesajı yalnızca ‘meme kanserinin farkında olmak’ değil; kendi sağlığımızın sorumluluğunu almak, düzenli kontrollerimizi aksatmamak ve mememizde yeni bir değişiklik fark ettiğimizde zaman kaybetmeden hekime başvurmaktır.”