İEF’de Gülşen rüzgarı esti
İEF’de Gülşen rüzgarı esti
İçeriği Görüntüle

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Karşıyaka’nın Mavişehir bölgesinde hayata geçirilen Flamingo Doğa Parkı Projesi’nde çalışmalar kaldığı yerden devam ediyor. Su taşkınlarını önleyecek ve Gediz Deltası’nın sahip olduğu doğal ve kültürel değerleri rekreasyon alanıyla buluşturacak proje, bölgede yürütülen kıyı rehabilitasyonu çalışmaları kapsamında şekilleniyor. Yüklenici firmanın tasfiye sürecinin tamamlanmasının ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ilgili tüm birimleri, alanın bir an önce kente kazandırılması için çalışmalara başladı. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında Fen İşleri Dairesi Başkanlığı, Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ile İZSU Genel Müdürlüğü ekipleri projeyi hayata geçirmek için eş zamanlı çalışma yürütüyor. Gediz Deltası’nın koruma ve kullanım dengesi gözetilerek tasarlanan proje, bölgenin sahip olduğu doğal ve kültürel değerleri Mavişehir’de yeniden görünür kılacak ve ekolojik farkındalığın güçlenmesine katkı sağlayacak.

11092026 85437 11

En hızlı şekilde tamamlanıp İzmirlilerin kullanımına açılacak
Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı Yeşil Alanlar Planlama ve Proje Şube Müdürü Hüseyin Öztürk, alanda zemin düzenlemeleri, altyapı ve yapı çalışmalarının hızla sürdüğünü belirtti. Öztürk, “Yüklenici firmanın tasfiye sürecinin ardından ilgili tüm belediye birimlerimiz çalışmalara başladı. Ziyaretçi merkezimiz donatılarıyla tamamlanıyor. İZSU ekipleri yağmur ve deniz suyunun tahliyesi için kullanılan kanallarda temizlik yapıyor, mekanik sistemler işler hale getiriliyor. Kentsel donatı, ahşap ve zemin iyileştirme çalışmalarımız da devam ediyor” dedi.

Su taşkınlarını önleyecek, ekosistemi canlandıracak
Projenin tasarım detaylarını anlatan Hüseyin Öztürk, “Burası aslında Mavişehir’in 70 yıl önceki deltası. Zamanla tarım arazileri ve yoğun yapılaşmayla taşkın alanına dönüştü. Parkı tasarlarken önceliğimiz vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlamak oldu. Yağmur suyu ve deniz taşkınlarını kontrol altına alacak bir tasarım geliştirildi. Taşkın parkı olarak tasarlanan alan, ekolojik koruma ve restorasyonun yanı sıra sosyal ve rekreatif alanları da barındıracak. Sulak alanların canlandırıldığı, flora ve faunayı destekleyen bir park olacak” diye konuştu.

20 binin üzerinde bitkiyle yoğun ve işlevsel peyzaj
Parkta yoğun ve işlevsel bir bitkisel peyzaj oluşturacaklarını aktaran Hüseyin Öztürk, “75 bin metrekarelik parkımız, kıyıyla birlikte çalışarak deniz ve kara arasında bir geçiş alanı oluşturacak. Tuzcul yapıya sahip bölgede, doğal olarak yetişen türlerin yanı sıra ılgın, iğde ve zeytin çalısı gibi bitkiler kullanılarak sürdürülebilir bir peyzaj tasarlanıyor. Parkta 20 binin üzerinde bitki dikimi yapılacak” ifadelerini kullandı.

11092026 85437 6

Doğal ekosistem ve rekreasyon bir arada
Flamingo Doğa Parkı’nın hem ekosistemi koruyacak hem de kente önemli bir sosyal alan kazandıracak şekilde tasarlandığını belirten Hüseyin Öztürk, “Parkta kuş adaları ve sulak alanlar yer alacak. Şimdiden ördek, karabatak, balıkçıl ve martı gibi türleri görmeye başladık. Çocuk oyun alanları, ziyaretçi merkezi, büfe, kafeterya, tuvalet ve otoparkın yanı sıra seyir terasları, deniz amfileri, su içi derslikler ve kuş gözlem kuleleri bulunacak. Ziyaretçi merkezimizde farklı yaş gruplarına yönelik eğitimler de düzenlenecek” dedi.

Gediz Deltası’nın doğal dokusu kent yaşamıyla buluşuyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi, yaklaşık 70 yıl önce Gediz Deltası’nın sulak alan ekosisteminin bir parçası olan Mavişehir’de, zamanla kaybolan doğal dokuyu Flamingo Doğa Parkı’yla yeniden canlandırıyor. Gediz Deltası’nın doğal ve kültürel değerlerinden ilham alınarak tasarlanan parkta; tuzcul sulak alanlar, dalyan balıkçılığı, hayvancılık ve kuş popülasyonları tasarımın temel referanslarını oluşturuyor. Parkta oluşturulmaya çalışılan fiziksel doku ise Gediz Deltası içerisinde yer alan Homa Dalyanı’nda geçmiş yıllarda kullanılan mevcut doğal doku ile uyumlu, kolay inşa edilebilen, narin görünümlü ancak dayanıklı yapılardan esinlenerek tasarlandı. Proje kapsamında, bölgenin karakteristik unsurlarından tuzcul sulak alanların kontrollü biçimde yeniden oluşturulması planlanıyor. Böylece geçmişte Mavişehir’in doğal dokusunun önemli bir parçası olan sulak alan ekosistemi, kentsel yaşam içerisinde yeniden deneyimlenebilecek.