ÇİĞDEM ÖZEN / BEN HABER - İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından şehrin kültürel zenginliğine katkı sağlayacak "İlber Ortaylı Kütüphanesi" İlber Ortaylı'nın katılımıyla hayata geçirildi. Kütüphanenin açılışına Kemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Türkman, Bayındır Belediye Başkanı Davut Sakarsu, Denizli Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ve Büyükşehir Belediyesi bürokratları katılım sağladı.

“ÜLKEDE EĞİTİMİN DÜZELMESİ GEREKİYOR”

Kütüphanenin açılışında katılımcılar hem kütüphanenin sunduğu geniş kaynak yelpazesine tanıklık ettiler hem de İlber Ortaylı'nın bilgi birikiminden faydalanma fırsatı buldular. Tarihçi, akademisyen ve yazar İlber Ortaylı, “Sevgili İzmirliler çok teşekkür ediyorum, bulunduğunuz için. Çok duygulandıran bir faaliyet, kütüphaneye benim adımı vermeniz. Ben İzmirli değilim, 1963 Eylül ayında lise yıllarında artık mihmandarlık kursuna başlamıştım, İzmir’e geldim. İzmir her zaman için özel bir şehirdi. İnsanların ilişkisi çok değişik, bizim hocamız İstanbul’da bir kadın erkeğe yol sorarsa utanırdı, burada öyle bir şey yok. Burası her açıdan güzel ancak kütüphanede yoktu, zamanlar okuma gelişti ve kitapevleri açıldı. Bana İzmir’de adıma kütüphane açılacağını söyleseydi kafayı yedim diye düşünürdüm. Ülkemizde okur yazarlık seviyesinin yükselmesi ve eğitimin düzelmesi gerekiyor. “

“EĞLENCE BİR ŞEHRİN RENGİNİ VERİR, ANCAK EĞİTİM TARAFI DA ÇOK ÖNEMLİDİR”

Ortaylı sözlerine şöyle devam etti; “Kabiliyetli ve mağrifetli bir milletin bazı eğitimlerden mahrum olması beni üzüyor. İnşallah bunları telafi edeceğiz. Siyasette ne olacağı belli olmaz, zamanı gelir ismi değişir ancak kütüphanenin açılması esas önemli olan. Kültürpark’a artık gezmek için değil, ders çalışmak için de gelecekler. İzmir büyük bir merkez, ismi ile değil çekiciliği ile de böyle olacak. Artık sıcak mahalle çekiciliği yok bir metropol çıkıyor karşımıza. Bu sıcaklığı da kültür sanat etkinlikleri sağlar. İzmir’in çok enteresan bir politikacısı var Atilla Koç. Kültür bakanları içinde en kıyak lafı o etti, ‘tiyatroyu herkes yapar ama opera, bale ve senfoni için devletin desteği şart’ dedi. İlk defa kültür bakanı İzmirliliğini gösterdi. Bunu unutmamak gerekiyor. Unutmayalım eğlence bir şehrin rengini veriyor, ancak öbür tarafını da almalıyız”