Yerel

''Yerel Medya Buluşmaları''nın ilki İzmir’de başladı: İzmir ulusal medyanın omurgasıdır

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi tarafından başlatılan ‘’Yerel Medya Buluşmaları’’nın ilk ayağı Alsancak Tarihi Havagazı Fabrikası'nda düzenlendi. Yerel Medya Buluşmaları’nda CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, Adana Milletvekili Burhanettin Bulut katıldı.

Abone Ol

ÇİĞDEM ÖZEN / BEN HABER - Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi tarafından; yerel medyanın güçlendirilmesi, yerel ve ulusal basın arasında kalıcı bir iletişim hattının kurulması ve gazeteciliğin sahadaki sorunlarının doğrudan dinlenmesi amacıyla başlatılan "Yerel Medya Buluşmaları"nın ilki İzmir'de gerçekleştirildi.

Toplantıya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, CHP İzmir Milletvekili Deniz Yücel, Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, CHP İzmir Milletvekili Ümit Özlale, Gazeteci Serap Belovacıklı, Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritlioğlu Sengel katılım sağladı.

Yerel Medya Buluşmaları’nda konuşmalara ilk olarak CHP İl Başkan Vekili Avukat Murat Aydın başladı.

AYDIN: GAZETECİLİK HALKIN İSTEDİĞİ ŞEYLERİ DUYURMAKTIR

CHP İl Başkan Vekili Murat Aydın, “Çalışamayan gazeteciler günü, gazetecilerin fikir işçisi olduğundan beri 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü olarak kanunla kutlanıyor. 9 Ulusal yayın patronu, gazetecilerin haklarını geliştiren kanunun kendileri için uygun olmadığı için 3 gün gazetelerini kapattılar. 10 Ocak’ı çalışan gazeteciler olarak kutladılar. Bugün bir bayram olarak değil, çalışan gazeteciler olarak anılmaya başladı. Bugünü artık mücadele günü olarak anmak ve ateşlemek için vesile kılmak gerekiyor. Bugün Türkiye’de hiç kimsenin fikir özgürlüğü yoktur, hukuk yoktur, kanunların bile uygulanmadığı bir ülke haline gelmiştir. 100 yıl önce başardık, şimdi de başaracağız. Gazetecilik halkın duymasını istediği şeyleri duyurmaktır, gerisi halkla ilişkilerdir. Herkesin hakkını savunan, bazen bize rağmen bile haklarımızı savunduğunuz için sizlere teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.

TUGAY: İZMİR ULUSAL MEDYANIN OMURGASIDIR

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Genel Başkan Yardımcımız ilk durak olarak İzmir’i seçti, teşekkür ediyorum. İzmir zaten yetiştirdiği gazeteciler olarak bu buluşmayı fazlasıyla hak etmiş durumda. Biz basının sesine ihtiyaç duyduğumuz bir günde yerel basını konuşuyoruz. Yerel basın kamuoyunu besleyen damarlardan en önemlisidir, ulusal basın da yaşayamaz, çünkü ülkenin birbirinden haberi olmaz. Hiçbir ulusal basın kendi kentini takip eden yerel basın kadar takip edemez. Yerel basın geleneklerinin şekillendiği şehirdir, İzmir. Ulusal medyanın omurgasını oluşturmuşlardır. Bu buluşma bir sürecin başlangıcı diye düşünüyorum. Yerel medyanın sorunlarını, bugününü ve yarınını gazetecilik refleksleriyle ele alacaklar. İzmir’de hazırlanacak ortak akıl ve raporla partimize yansımaları olacak. Burada konuşulanlar burada kalmayacak.” şeklinde ifade etti.

TUGAY: BİZ BASININ DENETLEMESİNDEN KORKMUYORUZ, AKSİNE GURUR DUYUYORUZ

Bugün gazetecilerin mesleklerini kaybetme riski tehdidiyle karşı karşıya olduklarını belirten Başkan Tugay, “Gazetecilik zorduk, riskler barındırır, hayatlarıyla ödeyen gazeteciler vardır. Ne olursa olsun değeri asla küçültülemez, toplumumuz için ne kadar hayati bir öneme sahip olduğu yadırganamaz. Uğur Mumcu’lar, Abdi İpekçi’ler, Metin Göktepe’ler, Ahmet Taner Kışlalı’lar gerçeği aramanın bedelini hayatlarıyla ödediler. Gazetecilerimizin özgür basın demokrasinin en temel unsurlarından biridir. Türkiye özgür basın endekslerinde en geride, utanç verici düzeyde. Bu ülkemizin maruz kaldığı baskıların en önemli göstergelerinden bir tanesidir. Hem CHP olarak hem bireysel dünyamızda demokrasinin ve özgür basının tarafındayız. Demokrasi bir tercih değildir, yalnız sandıkla seçilir diyemeyiz. Sağlam bir demokrasi için sandıklara katılım, yerel yönetimlere katkı sağlaması ve yeri geldiğinde eleştiri yapması önemlidir, işte bu da yerel basındır. Ulusal basın kentin derinliklerini yerel basın ile görebilir. Yerel basın yerel yönetimle arasındaki ilişki halkın bilgilenmesi, refah yaşam konusunda da aracılık yapar. Biz denetlemekten korkmadık, aksine bununla gurur duyuyoruz. Bugün yerel basınımız büyük bir sıkışmışlık içerisinde. Ben her koşulda kamu yararını, etik değerleri savunan, gerçeğin peşini bırakmayan gazetecilerimizin yanında olmaktan mutluluk duyuyorum. Basın ya özgür olacak ya da demokrasi eksik kalacak.” dedi.

BULUT: AYDIN'A BİRŞEY OLMUYOR

CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, “İzmir’in CHP için ne kadar önemli olduğunu bildiğimiz için bundan dolayı buradan başlama konusunda ne kadar haklı olduğumuzu gördüm. 8 ilin temsilcileri aramızda bulunmakta, bu seriyi devam ettireceğiz. Parti programının hükümet programına evrilmesi gerekiyor. Bu paylaştıklarımızı, sorunları ortak akılla hükümet programımıza ekleyeceğiz. 2018 partili cumhurbaşkanı sistemine geçildiğinde herkes baskıyı normal görmeye başladı. Yargıda son dönemlere İBB soruşturmalarında, Adana ve Aydın Belediyesi’nin konusunu bir satırla geçerken, Aydın Belediyesi 10 satırla geçiyor. Ancak Aydın’a bir şey olmuyor çünkü o artık AK Partili.“ şeklinde ifade etti.

BULUT: BASININ SORUNLARINI ANLATAN TEK BİR KURUM YOK

CHP'li Bulut, “Basın sadece gazetecilerin sorunu değil, siz toplumu bulanık görüyorsanız, bireysel haklarda bulanık demektir. Cumhurbaşkanlığı sistemini denetleyen tek bir kurumun olmadığı bir ülkede bari basın gerçekleri söylesin diyoruz. Ancak basın artık havuz sistemine dönüştü, havuz medyası dediğimiz hükümetin yaptığı işleri kayıtsız şartsız destekleme ya da onların yaptığı işlere dahil olma sistemi durumunda. Bunları denetleme mekanizması lazım, bunu bir arada tutmalı ve güçlendirmeniz gerekiyor. Anayasa hak verdiyse ona ait de kurumlar kurmuş. İletişim başkanlığı, basının özgür olma konusunda bir görevi var, basına destekte bulunması gerekiyor. Dezenformasyon yasasının çıkmasında onun görevlerinden bir tanesi, ancak iletişim başkanlığı bunların tam tersi durumda hareket ediyor. Burhanettin Duran atandığı ertesi günü bir tweet attı, çünkü likayatla atanmadı, iktidara yaptığı övgüler, algı operasyonun dahili haline gelmiş. İletişim başkanlığı basının sorunlarını anlatan bir tek adımını görmedik.” şeklinde ifade etti.

"SEÇİM ZAMANI KENDİ PARAMIZLA TRT REKLAM YAYINLAMADI"

RTÜK, TRT ve Basın İlan Kurumu'na dair işleyiş eleştirilerini de sıralayan CHP'li Bulut, "RTÜK, denetleme mekanizması içerisinde havuz medyası dışında kalan muhalif kanallar kapatma cezaları alıyor. TRT’yi hiç konuşmayacağım, bizlerin parasıyla, vergisiyle var olan kurum açık bir şekilde suç işliyor. Seçim zamanı paramızla reklamımızı bile yapmadı. Vatandaşın gazetecilik yapma hakkını koruyarak, bütçesi çok farklı bir kurum ancak vatandaşın yararına bir faydası yok. Basın İlan Kurumu, yereli küçültelim daha iyi denetleyebilelim diye bir tavır içinde. Aksine büyütmesi gerekirken, oto sansür uygulayarak basını küçültmeye odaklanmış durumda. Biz sizlerin çalışma şartlarınızın ne kadar zor olduğunu bildiğimiz için bu yola çıktık." şeklinde belirtti.