Erol YARAŞ
Köşe Yazarı
Erol YARAŞ
 

Atatürk'e minnet borçluyuz

Gazeteci Erol Yaraş, “Son 12-13 yılda Kemal Kılıçdaroğlu'nun yönettiği CHP, Atatürk'ün partisi değil. Ne yazık ki cumhuriyetin yüzüncü yılında, Atatürk'ün kurmuş olduğu ve cumhuriyeti bir anlamda emanet ettiği parti bugünkü CHP değil!” Cumhuriyetimiz 100. yaşını kutlarken, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ün vizyonu her geçen dakika, gün ve yıllar içerisinde daha da anlam kazanıyor. Cumhuriyet'in 100. yaşında Atatürk'ün partisi CHP, maalesef Atatürk'ün çizgisinden çıkmış durumda.  Gazeteci Erol Yaraş, Cumhuriyetin 100.yılını ve Atatürk'ün partisi CHP'yi değerlendirdi... Cumhuriyetimiz 100. yaşını kutluyor. 100 yıllık tarih hakkında neler söylemek istersiniz? Hayal ettiğim, düşündüğüm ve dünyada çok önemli yıl dönümlerini kutlayan ülkelerin yaptığı ve o milletin kendi içinde paylaşıp, coşkuyla kutladığı yüzüncü yılın yaklaştığını görmüyorum. O beni üzüyor... Ferdi anlamda belediyeler ve yerel yönetimler birşeyler yapmaya çalışıyor ama “cumhuriyetimiz 100. yaşına geldi” coşkusunu bana hissettirmiyorlar. Bu üzücü tarafı... Şu bir gerçek ki Türkiye Cumhuriyeti 100. yılında hakikaten çok sağlam temeller üzerine oturtulmuş, kurumlarıyla yüzyıl önce atılan temelin ne kadar sağlam olduğu geçen süre içinde defalarca test edildi ve görüldü.  Elbette gazetemizin sayfalarında Prof. Dr. Emin Elmacı çok güzel bir şekilde 100.yılı özetliyor. Sayın Elmacı'nın yazılarından ve tarih sohbetlerini izlediğim zaman Mustafa Kemal Atatürk 28 Ekim'de arkadaşlarını toplayıp da “hadi yarın cumhuriyeti ilan ediyoruz” demediğini çok net görüyoruz. Bu deha, büyük adam hakikaten dünyanın yetiştirdiği en önemli insan, 1907'li yıllarda yüzbaşıyken, üst teğmen iken, daha o yıllarda bir gün gelecek Anadolu'da bir cumhuriyet kuracağının fikirlerini beyninde zaten yeşertmiş. Manastırda okurken bu tohumu beynine ekmiş ve yıllar içinde cepheden cepheye koşarken, o kadar yoğunluğun içinde bu fidana da su vermiş, büyütmüş. Elbette bu konuda uzman kişiler, öğrenmemiz gereken bir çok detayı bizlerle paylaşıyorlar. Keşke bütün toplum, özellikle de Atatürk'e karşı çıkanlar, “Yunan kazansaydı” diyen zihniyetler, bu gerçekleri okusalar da Atatürk'ün ne kadar büyük bir iş başardığını, Türk toplumuna yaptığı iyiliği, nasıl özgürleştirdiğini, özellikle kadınların birey olmasını sağladığını, toplumun aydınlanmasına sebep olduğunu, yaptığı devrimlerle Türk kavramının önünü açtığını, Türk diye bir kavramın dünyada tanınmasını sağladığını görseler.  “Yunan kazansaydı” diyenlerin zihniyetinden baktığımız zaman, İzmir'den örnek verecek olursak, vali ya da belediye başkanı Yunan olacaktı ve maalesef biz Yunan bayrağı altında yaşamaya çalışan azınlık Türkler olacaktık.  Eğer biz özgürce ve kendi bayrağımızın altında her türlü özgürlüğümüze sahipsek, bunu büyük kurtarıcı Mustafa Kemal Atatürk ve cumhuriyetimize borçluyuz. Cumhuriyetin kıymetini bilmeliyiz, kazanımlarının ne olduğunu çok iyi anlamalıyız ve koruyup, kollamak için de herkes elinden geleni yapmalı. SOKAKLARDA COŞKU YOK! Cumhuriyet coşkusunu hissettirmediklerini söylediniz, eleştiriniz kimlere? Cumhuriyet coşkusunu bana hissettirmeyenler... Onlar kimse kim... Benim gibi binlerce insan hissetmiyor. Eleştirim, tepedeki politikacılardan yerel yönetimlere kadar... Bu konuşmayı gazeteden iki gün önce yapıyoruz. Sokaklara baktığımızda, doğru düzgün Türk bayrağı, 100. yıla özel hazırlanmış aydınlatmalar, çiçekler, taklar görebiliyor muyuz? İzmir'de böyle bir hazırlık var mı? Yerel yönetimler neden coşkulu kutlamıyorlar? Maalesef İzmir'de yaşayan İzmirlilere 100.yıl coşkusunu hissettiremiyorlar. CHP'nin kurultayı yaklaşıyor. 100. yılda Atatürk'ün partisi için ne söylemek istersiniz? Kemal Kılıçdaroğlu istediği kadar “Biz Atatürk'ün partisiyiz” cümlesini kursa da, artık CHP'ye oy veren herkes veya vermeyen Türk vatandaşları şunu çok iyi biliyorlar; son 12-13 yılda Kemal Kılıçdaroğlu'nun yönettiği CHP, Atatürk'ün partisi değil. Ne yazık ki cumhuriyetin yüzüncü yılında, Atatürk'ün kurmuş olduğu ve cumhuriyeti bir anlamda emanet ettiği parti bugünkü CHP değil! Bu sözlerime şöyle açıklık getirebilirim; eğer Atatürk'ün partisine şeriat yanlıları danışmanlık yapabiliyorlarsa, aşırı islamcılığı savunanlar, Atatürk'ün partisinde şeriata gidecek yola taş döşeyecek insanlar Atatürk'ün partisinde genel başkan danışmanlıkları yapıyorlarsa, Atatürk'ün ismini hayatlarında ağzına almamış kişiler CHP'den milletvekili seçilip partide bulunuyorlarsa, yine Atatürk'e her türlü lafı söylemiş, balyoz ve ergenekon kumpaslarında taraf gazetesinde yazarlık yapmış kişi İzmir'de milletvekili seçtiriliyorsa, artık o partiye Atatürk'ün partisi denmez!  Kemal Kılıçdaroğlu, genel başkanlıkta kaldığı sürece de CHP Atatürk'ün kurduğu parti olmayacak. Aksine daha da uzaklaşacak ama Atatürk'ün çizgisine yaklaşmayacak. Tamamen Kemal Kılıçdaroğlu ve yandaşları, Mustafa Kemal Atatürk ismini sömürmektedirler, Atatürk ismini kullanmaktadırlar, Atatürk üzerinden siyaset yapmaktadırlar. Atatürk'ü bir anlamda kendilerini Atatürkçü gibi gösterip, kendi siyasetleri doğrultusunda CHP'ye oy verenleri kullanmaktadırlar. Yaklaşan CHP kurultayında da bir dip dalgası bekliyorum. Ancak siyasi partilerde bir genel başkanın elinden partiyi almak çok ama çok zordur. Ancak inanıyorum ki, delegelerin içerisinde Atatürk'ün partisini özleyenler, yeniden Atatürk çizgisine gelmek arzusunda olan delegelerin sağ duyusu galip gelecek bir dip dalgasıyla Cumhuriyet Halk Partisi hak ettiği değeri bulacak diye düşünüyorum.
Ekleme Tarihi: 29 Ekim 2023 - Pazar
Erol YARAŞ

Atatürk'e minnet borçluyuz

Gazeteci Erol Yaraş, “Son 12-13 yılda Kemal Kılıçdaroğlu'nun yönettiği CHP, Atatürk'ün partisi değil. Ne yazık ki cumhuriyetin yüzüncü yılında, Atatürk'ün kurmuş olduğu ve cumhuriyeti bir anlamda emanet ettiği parti bugünkü CHP değil!”

Cumhuriyetimiz 100. yaşını kutlarken, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ün vizyonu her geçen dakika, gün ve yıllar içerisinde daha da anlam kazanıyor. Cumhuriyet'in 100. yaşında Atatürk'ün partisi CHP, maalesef Atatürk'ün çizgisinden çıkmış durumda. 

Gazeteci Erol Yaraş, Cumhuriyetin 100.yılını ve Atatürk'ün partisi CHP'yi değerlendirdi...

Cumhuriyetimiz 100. yaşını kutluyor. 100 yıllık tarih hakkında neler söylemek istersiniz?
Hayal ettiğim, düşündüğüm ve dünyada çok önemli yıl dönümlerini kutlayan ülkelerin yaptığı ve o milletin kendi içinde paylaşıp, coşkuyla kutladığı yüzüncü yılın yaklaştığını görmüyorum. O beni üzüyor... Ferdi anlamda belediyeler ve yerel yönetimler birşeyler yapmaya çalışıyor ama “cumhuriyetimiz 100. yaşına geldi” coşkusunu bana hissettirmiyorlar. Bu üzücü tarafı... Şu bir gerçek ki Türkiye Cumhuriyeti 100. yılında hakikaten çok sağlam temeller üzerine oturtulmuş, kurumlarıyla yüzyıl önce atılan temelin ne kadar sağlam olduğu geçen süre içinde defalarca test edildi ve görüldü. 

Elbette gazetemizin sayfalarında Prof. Dr. Emin Elmacı çok güzel bir şekilde 100.yılı özetliyor. Sayın Elmacı'nın yazılarından ve tarih sohbetlerini izlediğim zaman Mustafa Kemal Atatürk 28 Ekim'de arkadaşlarını toplayıp da “hadi yarın cumhuriyeti ilan ediyoruz” demediğini çok net görüyoruz. Bu deha, büyük adam hakikaten dünyanın yetiştirdiği en önemli insan, 1907'li yıllarda yüzbaşıyken, üst teğmen iken, daha o yıllarda bir gün gelecek Anadolu'da bir cumhuriyet kuracağının fikirlerini beyninde zaten yeşertmiş. Manastırda okurken bu tohumu beynine ekmiş ve yıllar içinde cepheden cepheye koşarken, o kadar yoğunluğun içinde bu fidana da su vermiş, büyütmüş. Elbette bu konuda uzman kişiler, öğrenmemiz gereken bir çok detayı bizlerle paylaşıyorlar. Keşke bütün toplum, özellikle de Atatürk'e karşı çıkanlar, “Yunan kazansaydı” diyen zihniyetler, bu gerçekleri okusalar da Atatürk'ün ne kadar büyük bir iş başardığını, Türk toplumuna yaptığı iyiliği, nasıl özgürleştirdiğini, özellikle kadınların birey olmasını sağladığını, toplumun aydınlanmasına sebep olduğunu, yaptığı devrimlerle Türk kavramının önünü açtığını, Türk diye bir kavramın dünyada tanınmasını sağladığını görseler. 

“Yunan kazansaydı” diyenlerin zihniyetinden baktığımız zaman, İzmir'den örnek verecek olursak, vali ya da belediye başkanı Yunan olacaktı ve maalesef biz Yunan bayrağı altında yaşamaya çalışan azınlık Türkler olacaktık. 

Eğer biz özgürce ve kendi bayrağımızın altında her türlü özgürlüğümüze sahipsek, bunu büyük kurtarıcı Mustafa Kemal Atatürk ve cumhuriyetimize borçluyuz. Cumhuriyetin kıymetini bilmeliyiz, kazanımlarının ne olduğunu çok iyi anlamalıyız ve koruyup, kollamak için de herkes elinden geleni yapmalı.

SOKAKLARDA COŞKU YOK!

Cumhuriyet coşkusunu hissettirmediklerini söylediniz, eleştiriniz kimlere?
Cumhuriyet coşkusunu bana hissettirmeyenler... Onlar kimse kim... Benim gibi binlerce insan hissetmiyor. Eleştirim, tepedeki politikacılardan yerel yönetimlere kadar... Bu konuşmayı gazeteden iki gün önce yapıyoruz. Sokaklara baktığımızda, doğru düzgün Türk bayrağı, 100. yıla özel hazırlanmış aydınlatmalar, çiçekler, taklar görebiliyor muyuz? İzmir'de böyle bir hazırlık var mı? Yerel yönetimler neden coşkulu kutlamıyorlar? Maalesef İzmir'de yaşayan İzmirlilere 100.yıl coşkusunu hissettiremiyorlar.

CHP'nin kurultayı yaklaşıyor. 100. yılda Atatürk'ün partisi için ne söylemek istersiniz?
Kemal Kılıçdaroğlu istediği kadar “Biz Atatürk'ün partisiyiz” cümlesini kursa da, artık CHP'ye oy veren herkes veya vermeyen Türk vatandaşları şunu çok iyi biliyorlar; son 12-13 yılda Kemal Kılıçdaroğlu'nun yönettiği CHP, Atatürk'ün partisi değil. Ne yazık ki cumhuriyetin yüzüncü yılında, Atatürk'ün kurmuş olduğu ve cumhuriyeti bir anlamda emanet ettiği parti bugünkü CHP değil!

Bu sözlerime şöyle açıklık getirebilirim; eğer Atatürk'ün partisine şeriat yanlıları danışmanlık yapabiliyorlarsa, aşırı islamcılığı savunanlar, Atatürk'ün partisinde şeriata gidecek yola taş döşeyecek insanlar Atatürk'ün partisinde genel başkan danışmanlıkları yapıyorlarsa, Atatürk'ün ismini hayatlarında ağzına almamış kişiler CHP'den milletvekili seçilip partide bulunuyorlarsa, yine Atatürk'e her türlü lafı söylemiş, balyoz ve ergenekon kumpaslarında taraf gazetesinde yazarlık yapmış kişi İzmir'de milletvekili seçtiriliyorsa, artık o partiye Atatürk'ün partisi denmez! 

Kemal Kılıçdaroğlu, genel başkanlıkta kaldığı sürece de CHP Atatürk'ün kurduğu parti olmayacak. Aksine daha da uzaklaşacak ama Atatürk'ün çizgisine yaklaşmayacak. Tamamen Kemal Kılıçdaroğlu ve yandaşları, Mustafa Kemal Atatürk ismini sömürmektedirler, Atatürk ismini kullanmaktadırlar, Atatürk üzerinden siyaset yapmaktadırlar. Atatürk'ü bir anlamda kendilerini Atatürkçü gibi gösterip, kendi siyasetleri doğrultusunda CHP'ye oy verenleri kullanmaktadırlar.

Yaklaşan CHP kurultayında da bir dip dalgası bekliyorum. Ancak siyasi partilerde bir genel başkanın elinden partiyi almak çok ama çok zordur. Ancak inanıyorum ki, delegelerin içerisinde Atatürk'ün partisini özleyenler, yeniden Atatürk çizgisine gelmek arzusunda olan delegelerin sağ duyusu galip gelecek bir dip dalgasıyla Cumhuriyet Halk Partisi hak ettiği değeri bulacak diye düşünüyorum.

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.