Ayayorgi Direniyor! İlk Hedef 10 Bin İmza

Eskiden eğlence deyince sadece Bodrum akla gelirdi. Öyle bir çıtayı arttırdı ki şimdilerde Çeşme, Bodrum’un önüne geçti. Geçti geçmesine ancak gürültü, ışık ve son olarak imar savaşlarından bir türlü gün yüzü göremedi bu güzel ilçe… Neden Çeşme Bodrum’un bu kadar rekabet alanına girmişken bundan vazgeçilsin ki… Neden bu gücü yine Bodrum’a kaptıralım? Haberi okuyun, yorumu siz yapın…

Ayayorgi Direniyor! İlk Hedef 10 Bin İmza

GAMZE KURT / BEN HABER

Çeşme’nin en güzel, en özel koyu Ayayorgi, yıllardır birçok farklı şekilde savaş veriyor. Gürültü savaşı, ışık savaşı, imar savaşı… Akıllara durgunluk verecek kadar güzel denizi ve farklı atmosferiyle herkesin gözü bu nefis koyda, kabul. Ancak Ayayorgi’nin savaşmak zorunda kaldığı sıkıntılar, hem de turizm sezonu içerisindeyken yaşandığı için Çeşme'ye büyük zarar veriyor. 47 yıldır bu topraklarda olan Paparazzi Beach Club’ın sahibi Bülent Gülcen ve zarif eşi Özlem Gülcen ile bir araya geldik ve Ayayorgi’nin kaderini masaya yatırdık. Ayayorgi’nin Ayayorgi olması için ciddi emek vermiş, çevreci bir çift Özlem-Bülent Gülcen çifti. Ve Ayayorgi’nin içinde bulunduğu durumdan dolayı son derece üzgünler. Gürültü kriziyle ilgili olarak ikisi de bu yılki savaşı başlatan, imza toplayıp Başkan Dalgıç’ın önüne koyan Olcay Hanım ile tanışmak istiyor. Onlar da koyun imara açılmasıyla ilgili olarak karşı kampanya başlatmaya hazırlanıyorlar. Kampanyanın adı “Koyuma Dokunmayın”… Hedef ise 10 bin imza…
 
YÖNETMELİĞE KARŞI DAVA AÇILDI
 
“Gerçek bir yönetmelik yok” diyor Bülent Gülcen ve şöyle devam ediyor: 
 
00.00’dan müzik yayını yasak diyor Kaymakamlık, biz bunun aksini savunuyoruz. Ayayorgi’nin “Kullanıma Hassas Bölge” olmadığını biz mahkeme kararlarıyla kanıtladık. Dolayısıyla burası hassas kullanım alanı değildir. Öyle olması için İl Çevre Mahalli Kurulu’nun kararı gerekir. Böyle bir karar yokken, kullanıma hassas bölge olduğunu nasıl iddia ediyorlar anlam veremiyorum. Gerçek anlamda bir yönetmelik yok. Biz yönetmeliğe karşı dava açtık. Yönetmeliğin iptali davası açtık. Biz, Kaymakam, Belediye Başkanı ve Emniyet Müdürü ile toplantılar da yaptık. Geçmişte çok ciddi cezalar da ödedik ama şimdi o cezaları geri almaya başladık. Biz ses için gerçekleştirilen imza kampanyasını başlatan Olcay Hanım ile tanışmak istiyoruz. Eğlencesiz bir Çeşme’yi mi planlıyorlar? Eminim hayır. Eğlencesiz bir Çeşme, şu anki kapasitesini 3’te 1’e çeker. Ses ile ilgili biz Paparazzi olarak gerekli tedbirlerimizi aldık zaten. Hoparlör sayısını arttırdık, böylece ses daha fazla içeride kalıyor. Biz görevimizi yerine getiriyoruz. Bu saatten sonra ya orta yol bulunacak ya da mekanlar kapatılacak. İşte o zaman da sonuçlarına herkes katlanacak.
 
 
“MÜZİĞİN KAPATILMASI ANLAMSIZ”
 
Özlem Gülcen ise “uzlaşabiliriz” diyor: 
 
Aslında genel anlamda 2 aylık bir sezondan bahsediyoruz. Çevremizdeki insanlar diyorlar ki: Burası yazlık bir mekan. Biz zaten gece 02.00’a kadar bahçemizde oturuyoruz. Tamam biz de gece 02.00’den sonra sesi kısarak devam edebiliriz. Biz de kimseyi rahatsız etmek istemiyoruz. Bu karşılıklı fedakarlıkla çözülebilecek bir şey. Biraz biz, biraz da orada evleri olanlar fedakarlık edecek. Aslında mülk sahipleri Ayayorgi’den eğer ev alıyorlarsa orada bir eğlence mekanı olduğunu bilerek ev alıyorlar. Zaten bu bölgede bulunan işletmeler sebebiyle bu toprağın değeri arttı. Şöyle de bir gerçek var; Ayayorgi’deki eğlence mekanları, evlerden önce oradaydı. Koyun yolu bile yoktu. Biz sonuçta insanları rahatsız etmek de istemiyoruz. Ama eğlenmek isteyenleri de eğlendirmek istiyoruz. Başkanımız da eğlence mekanlarında müziğin kapatılmasının anlamsız bir şey olduğunu çok iyi biliyor. Ama onun durumu gerçekten çok zor, çünkü çok arada kaldı, kendisine de hak veriyorum. Aslında geçmiş dönemde Bodrum’da da bu sıkıntı vardı ama şimdi hepsi ortadan kalktı. Sadece Çeşme bölgesinde bu kriz konuşuluyor. Bazen birilerinin bunu özellikle yaptığını, Çeşme’de bu sorunun konuşulmasını istediğini düşünüyorum.
 
 
SADECE HAFTA SONU 30 BİN KİŞİ GELİYOR
 
Paparazzi’nin sahibi Bülent Gülcen Ayayorgi’nin sadece Çeşme’nin değil tüm Türkiye’nin gözbebeği olduğunu bakın hangi sözlerle vurguluyor:
 
İşletmeler, yıllarca Çeşme’nin lokomotifliğini yaptı. Hiçbir yerleşim yeri yokken burada biz vardık. Yıllar önce Nuri Ertan belediye başkanıyken bize şu sözü verdi: Ayayorgi’yi hiçbir imara açmayacağım, Ayayorgi bir eğlence koyu olacak, kirlenmeyecek. Her işletmede arıtma sistemleri var. Benim çocuklarım da orada denize giriyor. Günlük 110 ton kapasiteli, çok ciddi yatırımlar yaparak kurduk biz o sistemi. O yüzden hassasız. Düşünsenize 5 mekanda bir hafta sonu toplam 30 bin kişi falan eğleniyor ve dinleniyor. Biz her sene vergi şampiyonuyuz. 
 
“TEHDİTLER ALIYORUZ”
 
Ben HABER’in gündeme getirdiği ve büyük yankı uyandıran Ayayorgi Koyu’nun imara açılmasıyla ilgili olarak ise işin perde arkasında bir lobinin oluşturulduğunu düşünüyor Bülent Gülcen ve konuya ilişkin tehditler aldıklarını şu sözlerle dile getiriyor:
 
İnsanlar bundan para kazanmaya çalışıyor şu an. Geçmişte buradaki bütün arazileri aldılar, şimdi ise baskı kuruyorlar. Sizin gündeme taşıdığınız haberden sonra tüm toplar bize gelmeye başladı ve şu an tehditler alıyoruz. Tamamen çıkar üzerine kurulu şu anda her şey. Tamam biz burada toprak sahibiyiz. Bizim de çıkarımız var ancak biz aynı zamanda çevreciyiz de. Biz 47 sene önce burayı aldığımızda 5 ağaç falan vardı. Şimdi toplamda 1200 ağaç var. İnanılmaz bir ağaçlandırma yaptık buraya. Yerel idareler sürekli olarak var olan şeyleri birkaç kişinin eline veriyorlar. O yüzden Ayayorgi’nin bozulmaması için üzerimize düşen görevi yapacağız.  İşte bu nedenle biz de Ayayorgi’nin imara açılmaması için bir imza kampanyası başlatıyoruz. Kampanyanın ismi; “Koyuma Dokunmayın!” Hedefimiz ise ilk etapta 10 bin imza toplamak. Kampanyayı internet üzerinden de yürüteceğiz. www.change.org adresine de kampanyamızı yönlendireceğiz. Umarız bu kampanyayla birlikte bazı şeyler değişir. 
 
 
“GÖRÜNTÜ KİRLİLİĞİ ÖMÜR BOYU SÜRER”
 
Özlem Gülcen’in öngörüleriyse gerçekten iç acıtan cinsten:
 
Biz şu anda burayı temiz tutmaya çalışıyoruz. Buradaki doğaya son derece saygılıyız. Gördüğünüz gibi hiçbir betonlaşma yok. Ki zaten bu bölge SİT alanı. Bir yer SİT alanıysa niye imara açılır ki? Belki sesten şikayetçi olanlar, burayı imara açtıklarında “keşke ses olsaydı da bu görüntü kirliliği olmasaydı” diyecekler. Çünkü ses 3 ay var, ama o görüntü kirliliği ömür boyu olacak. Yeni gelecek nesiller ne yazık ki Ayayorgi’nin güzelliğini göremeyecek. Ayayorgi, dünyanın en güzel koyları arasında 16. seçildi. Böylesine özel bir bölgeyi, hem eğlence hem de dinlence merkezini imara açarak büyük bir kötülük yapıyorlar. Bu arada biz Sayın Muhittin Dalgıç’ın buna olumlu bakmasına çok şaşırdık. Partisel anlamda o ideolojiye sahip birinin Ayayorgi’yi koruyacağını düşünürdük. Ben yerel idarenin yerinde olsam Çeşme’yi pazarlarken Ayayorgi üzerinden giderdim. Çünkü burası gerçekten çok nadide bir bölge. Başkanımız aslında turizmi bilen biri. Alaçatı’yı ne kadar güzel bir hale getirdi. İyi bir vizyonu var. Biz istiyoruz ki, Alaçatı’daki vizyonunu Çeşme’ye de adapte etsin. Ayayorgi, bugüne kadar böyle bir özellikle iş yapıp popülarite kazandıysa demek ki doğru yolda. Demek ki değişikliğe ihtiyacı yok. Ayayorgi imara açılırsa, belki Taksim’deki gibi bir direniş hareketiyle bile karşılaşabiliriz, neden olmasın… Şu ana kadar insanlar huzurluydu, para da geliyordu ancak Çeşme’nin geneline yayılıyordu. Eğer koy imara açılırsa huzur gidecek, para da birkaç kişinin tekelinde olacak. 
 
 
Güncelleme Tarihi: 07 Haziran 2015, 11:07
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER