Yeni tasarımlar İzmir sokaklarını büyüleyecek

Kargart stüdyo ile tanışıklığım 5 sene önceye dayanıyor. Afrika örgüsünü İzmir’de başarılı bir şekilde yapmaya başladı ve sağlam adımlarla ilerlemeye devam ediyor

Yeni tasarımlar İzmir sokaklarını büyüleyecek

BEN HABER / ÇİĞDEM ÖZEN

Kargart stüdyonun sahibi Ahmet Altın ile yeni tasarımları ve maceracı ruhunu yansıtan kargartvanlife ve hayalleri üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik…

- Merhaba Ahmet, kargart stüdyoda yeni bir tasarım yarattın. Bundan bahsedebilir misin?

Öncelikle selamlar, yaptığımız bu yeni tasarımın detaylarından bahsetmek istiyorum. Stüdyomuzda farklı modeller olarak örgü, afro, rasta ve etnik tasarımlar yapmaya çalışıyoruz. Yaptığımız tasarımları da küçük küçük dokunuşlarla hepsini bir arada toplamak istedik. Birçok insanın bu tarz değişimler yapmaya korktuğunu ya da bütçe olarak uygun olmadıklarını farkettim. Ama minimal değişimlere daha yatkın olduklarını gördüm. Böylece bütün modellerden ortaya bohem bir şeyler çıkaralım istedim ve bu da baya bir yankı uyandırdı. Şehir dışından da talepler de gelmeye başladı, bu da çok memnun edici. Tabii ki bu sadece bir adım, bunun yanı sıra farklı eklentiler ve çıkarımlar da olacaktır. “Küçük bir adımla başlar her şey” diye şimdilik buna başladık.

- Merak edenlere fiyat olarak da bilgi verebilir misin?

Şöyle söyleyebilirim; Tek renk, çift renk ya da üç renk isterseniz fark etmiyor, 20 adet örgü toka için 200 TL ücret alıyoruz. Bunun yanı sıra ip ya da boncuk süslemeleriyle bir tasarım isterseniz, 20 adet örgü toka için 250 TL. Bu verdiğim fiyatlar sadece örgü için, eğer aralara rasta ya da saç ipi isterseniz fiyat değişiyor. Adet ve istekler ne kadar artarsa fiyat da ona göre değişiyor.

- Müşterilerden gelen istek yeni tasarımlar yaratmanı destekliyor mu?

Müşterilerden gelen istek değil, yeni bir şeyler sunma isteği çünkü yaptığımız iş süreklilik isteyen bir iş.  Her gün aynı şeyi yapıyoruz ama arada farklı şeyleri yapmak, üretmenin verdiği maddi hazdan ziyade manevi hazzın bana daha iyi geldiğini farkettim. Ufak tefek dokunuşlar, yeni şeyler bile çok hoşuma gidiyor. Böylece üretmeye olan aşkım tazeleniyor ve üretebildiğimi hissedebiliyorum. “Üretebiliyorum ve insanlar bunu beğenebiliyor” diyorum. Bu çok güzel bir duygu ve insanın manevi tarafını besleyici bir şey. 

- Kargart stüdyoda en çok hangi tasarım ilgi görüyor?

Kargart stüdyoda bütün tasarımlarımız ortak ilgi alanına sahip. Yaza doğru örgü, kışın da afro insanların daha çok dikkatini çekiyor. Rasta bunlara nazaran daha az ilgi görüyor çünkü rasta ücret olarak da biraz yüksek, daha çok emek istiyor. Rasta biraz daha seçici bu da hoşumuza gidiyor çünkü yaptıran insan kitlesi de özel oluyor böylece. Farklı bir dağılım var aslında bu dağılım hoşuma gidiyor. Aslında herkes ne istediğini biliyor ve ne taşımak istediğini bilen kişilerle de çalışmak eğlenceli bir şey. 

- Daha başka yenilikler gelecek mi?

Zamanla daha farklı modeller yapmayı düşünüyorum. Özellikle yolculuğa çıktığım zaman daha pratik, insanlara, çocuklara dokunabilecek yeni yeni küçük şeyler üretmek istiyorum. Tasarıma çiçek ya da bir boncuk eklesen bile bu bile bir yeniliktir. Zaten yaptığımız şey birilerinin aklına gelen ya da gelmeyen bir şeyi oluşturmak. 
Yaptığımız iş bir ihtiyaç değil, insanları mutlu etmesi için yapılan bir şey. Sürekli bir şeyler üretebileceğimizi düşünüyorum. 

- Pandemi dolayısıyla çekinip gelmeyen kişiler olabilir. Aldığınız önlemlerden bahsedebilir misin?

Öncelikle stüdyomuz her gün dezenfekte ediliyor. Maskemizi takıyoruz, kişisel hijyenimize dikkat ediyoruz. Pandemi başladığından bugüne kadar da hiçbir personelimizde herhangi bir rahatsızlık yaşanmadı. Pandemiden dolayı korkup gelmeyen müşterilerimizi de anlayışla karşılıyoruz. Müşterilerimiz de duyarlı kendilerinde rahatsızlık belirtisi hissedenler randevularını iptal edip gelmiyorlar.  

- Kartgart stüdyoya nasıl ulaşabilirler?

İnternetten kargart stüdyo yazarlarsa istedikleri her sosyal platformda bizi bulabilirler. 

- Bir de senin maceracı ve doğa aşkı ruhuna değinmeden sonlandırmak istemiyorum. Aslında yaptığın tasarım işiyle maceracı ruhunu bağdaştırıyorum. Kargartvalife'dan bahsedebilir misin?

Kargartvanlife benim bir hayalimdi ve hayalimi gerçekleştirmenin farklı farklı yollarını denemeye başladım.  İlk olarak karavan almak ve mobil bir hayata başlamakla adım attım. Karavan aldıktan sonra Türkiye’nin belli şehirlerini gezmeye başladım. Gezdikçe de şu anda yaptığım işi yapıp yapamayacağımı gözlemledim ve yapabileceğimi gördüm. Ama karavan bunun için sadece bir figür, simgeydi. Mevzu sadece bunu görebilmek ve inanmaktı. Buna inandım ve yaptım. Gezmek hem işimi üretmek hem de sanatımı icra etmek, bana farklı pencereler açtı ve farklı kişilerle tanışmama sebep oldu. Şimdilik güzel gidiyor. Artık karavanım yok yoluma başka bir araçla devam ediyorum. Çünkü Uzakdoğu Asya turu yapmayı düşünüyorum. Yaptığım işi, sanatı oralara da götürmek, orada yaşayan çocuklara da bir şeyler götürmek istiyorum. Ama birinci veri tabanında yatan şey keşfetmeye olan duygum, özverim ve tutkum. 

Yolculuk halindeyken üretebilmek, ürettiğini insanlara götürebilmek, birilerine dokunabilmek, birilerinin gülümsemesine sebep olabilmek çok güzel bir şey... Birkaç sene sonra projem, daha büyük bir mobil ofis yapmak.  Hem içinde yaşam alanı olan hem de stüdyo olabilecek, Türkiye’nin ya da Dünyanın herhangi bir yerinde olsam da işimi yapabileceğim bir alan oluşturmak. Bunun için şimdilik kafamda projeler devam ediyor. Böyle bir şeyi yapmak hem ciddi bir maliyet hem de yerleşik düzenini bozmak demek. Buna inancım tam ama şimdilik daha çok kişisel geziler yapıp, kendimi, bedenimi, sabrımı tanımak istiyorum. Sorunlara karşı ne kadar mücadeleci olduğumu görebilmek istiyorum. Akabinde de üretim için birkaç sene sonra adım atacağımı düşünüyorum.

Güncelleme Tarihi: 15 Şubat 2021, 10:55
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER