Üreticilerin sesini duyun... Süt inekleri kesilmesin!

Artan yem maliyetleri karşısında çiğ süt alım fiyatının düşük kalması süt ineklerinin kesilmesine neden oluyor. 

2008'de benzer bir durum yaşanmış ve 1 milyondan fazla süt ineği kesilmiş ve et krizi yaşanmıştı. 2010'da başlayan canlı hayvan ve kırmızı et ithalatı bugün hala devam ediyor. Ülkenin milyarlarca dolar kaynağı ithalata gitti. Aynı sürecin yaşanmaması için süt üreticilerinin talepleri acilen karşılanmalı. 

Sektörün çatı örgütleri konumundaki 7 örgütün başkanı ortak açıklama yaparak taleplerini dile getirdi. İşte o açıklama: 

Geleceğe güvenle bakamıyoruz 

Süt, hayvancılık sektörünün lokomotif ürünüdür. Büyükbaş hayvancılığın ayakta kalabilmesi ve kırmızı et üretiminde sıkıntı yaşanmaması ancak sütün istikrarlı ve güvenceli bir pazara sahip olmasıyla mümkündür. 

Geçtiğimiz yaz aylarında üretici örgütleri olarak yaptığımız açıklamalarda, hayvancılığın önemli bir sınavdan geçtiğini, üreticilerin umutlarının tükendiğini, ellerindeki hayvanları elden çıkarıp sektörden kaçmak istediklerini, bu zorlu süreçte üreticilerimizi desteklememiz gerektiğini aksi takdirde çok büyük ve telafisi yılları alacak bir sorunla karşılaşmamızın kaçınılmaz olacağını belirtmiştik. 

Maalesef şu an üreticilerimiz başta yem olmak üzere girdi maliyetlerini karşılayabilmek için her ay hayvanlarını kestirerek veya satmak zorunda kalarak hızla sektörden çıkmaktadır. 

2008 krizinden hiç ders alınmadı 

2008 yılının süt hayvancılığı için ne kadar kötü bir yıl olduğunu asla unutmamalıyız. Zira yem fiyatları anormal şekilde artmış, süt fiyatları dibe vurmuş, üreticiler damızlıklarını kestirmiş, tüm bunların sonucunda ise et fiyatları zirve yapmıştı. 

2010 yılı ortalarında ithalat kapıları önce aralanmış, sonra da ardına kadar açılmıştı. Bu krizin ülkemize sadece ithalat maliyeti 9,2 milyar dolar olmuştu. 

Bugün de süt üreticilerinin sorunlarına çözüm bulamazsak benzer sorunlarla karşılaşmamız kaçınılmazdır. 

Bu durumda; 

• 2008 krizindeki gibi yaklaşık bir milyon -belki çok daha fazla- damızlık hayvan, kasaba giderse hayvancılığı tekrar nasıl canlandıracağız? 

• İthalata yetecek paramız, doğan bir buzağının en az 2 yılda süt verebilecek seviyeye gelebildiği düşünüldüğünde bu kadar zamanımız var mı? 

• Kilosu 4,5 Euro'ya olan karkası Avrupa'dan nasıl getirteceğiz? 

• Borç yükü altında ezilen üreticilere hangi imkânlarla kredi kullandırıp bu hayvanları getirttireceğiz? 

• Bu maliyetlerle üretim yapıldığında tüketicilerimiz ucuz et ve süt ürünlerine nasıl ulaşacak? 

• Yoğun ithalat talebine paralel yabancı ülke fiyatlarının yükselişini nasıl önleyeceğiz? 

• Her şeyden önemlisi satıcı ülkeler yeterli sayıda ve kalitede canlı hayvan ve et vermek istemezlerse ne yapacağız? 

Milyonlarca üreticinin sesine kulak verilmeli 

Milyarlarca dolar harcanarak oluşturulan damızlıkların kasaba, üretimi artırmak için verilen milyarlarca liralık desteklerin boşa gitmemesi, 2008 yılında yaşanan krizin tekrar yaşanmaması için üreticilerimizin sesine kulak verilmelidir.  

Eğer fiyatlar önümüzdeki dönem için hak ettiği oranda revize edilmeden bu şekilde uygulanmaya devam edecek olursa ne yazık ki hayvanların kasaba gidişi hızlanacak, bunu et krizi takip edecektir. 

Dünyanın süt sektörü gelişmiş hiçbir ülkesinde, süt üreticileri piyasanın acımasız çarklarına mahkûm edilmemiştir. Bu ülkelerde devlet her zaman üretici lehine pozitif bir ayrımcılık yapmaktadır. Çünkü bilinmektedir ki, 'süt üreticisi demek yerinde istihdam' demektir, 'süt üreticisi demek milyonlarca aile' demektir, 'süt üreticisi demek şehirlere göçün önlenmesi' demektir. 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Nedret Utku
Nedret Utku - 1 ay Önce

Şu anda zaten et ve süt el yakıyor