Unutturulan Teyyare.. 30 AĞUSTOS'U 71 YILDIR "YARIM" KUTLUYORUZ!

30 Ağustos'u özetin özeti olarak; tek bir paragrafta anlat deseler eminim ki sizde 99 yıl önceki o Zafer Günü'nü benim gibi yazardınız:

"Yüce önderimiz, Sakarya meydan savaşında "Hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır. O satıh da bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanı ile ıslanmadıkça terk olunamaz" sözleriyle ordumuz, hem savunmasını ve hem de büyük taarruz için gereken bir yılı bulan hazırlıklarını yapmış ve; 22 gün, 22 gece süren Sakarya Meydan Muhaberesi kazanıldıktan sonra, 26 Ağustos 1922 de Afyon Kocatepe'de başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos da Dumlupınar Meydan Muharebesi zaferi ile sonlanmıştır. Bu zaferden sonra İngiliz piyonu Yunan ordusu 9 Eylülde, İzmir'de denize dökülmüştür. Sonra da Türkiye Cumhuriyeti kurulmuş ve bizlere emanet edilmiştir...
*

Bu yıl da bu toprakların vatan yapılışının 99. yılında, birileri Malazgirt Zaferi'ni kutlayıp, 30 Ağustos'a sırtını dönmeyi yeğlese ya da yürekten, gönülden kutlamasa da 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı halk olarak coşkuyla kutladık.
Ancak;

1950'lerden beri bu önemli bayramın aslında yarısını kutladığımızı biliyor muydunuz?

Çünkü diğer yarısını unutturdular.

Bizim, Türk Halkının bugün "30 Ağustos Zafer Bayramı" diye kutladığımız Ulusal Bayramımız, Cumhuriyet'in ilk yıllarında "30 Ağustos Zafer ve Tayyare Bayramı" olarak kutlanıyordu.
"Nasıl yani?" dediğinizi duyar gibiyim!
Gelin En iyisi her şeyi en başından anlatayım:


KUVAYI HAVAİYE KURULDU

Milli Mücadele devam ederken, Ankara Hükümeti, TBMM'de 13 Haziran 1920'de Harbiye Dairesi'ne bağlı bir "Kuvayı Havaiye Şubesi" kurdu.
1920'de Eskişehir'de 1. Uçak Bölüğü, Uşak'ta 2. Uçak Bölüğü, Amasra'da da bir Deniz Uçak Üssü kuruldu. Ancak buralardaki az sayıda uçaktan hiç biri
uçacak durumda değildi.
Sakarya Savaşı'nda Yunan ordusundaki 18 uçağa karşılık Türk Ordusu'nda sadece 2 uçak vardı. Bu 2 uçaklık Kuvayı Havaiye'nin üssü Polatlı-Ankara
demiryolu üzerindeki Malıköy'dü.
*
Sakarya Savaşı sonrasında İtalya ve Fransa'nın TBMM ile anlaşmalarından sonra İtalya'dan 21 adet SPAD-XIII uçağı ile Fransa'dan 10 adet Bregue 14
A-2 uçağı alındı. Silahsız olarak alınan bu uçaklara Alman Maksim makineli tüfekleri takıldı. Bu uçakların çoğu ateş ederken kendi pervanelerini deldi.
Rusya'dan ve İtalya'dan alınan uçak yakıtı ise at ve eşek sırtında kağnılarla Anadolu'ya taşındı. Yurt dışından uçak bombası alınamayınca 7.5
kg.'lık top mermilerinden uçak bombası yapılmaya çalışıldı.

PATATES PÜRESİ KANATLI UÇAKLAR

Türk cephelerini gezen ve Atatürk'le görüşen Franklin Bouillon, motoru Gnom uçağından alınma, kanatları Albatros uçağından aktarma, bez kanatları
patates püresiyle yapıştırılmış garip Türk uçağını görünce "Ne delice kahramanlık! Elbette kazanırsınız!" demekten kendini alamayacaktı.
*

Büyük Taarruz'un başladığı 26 Ağustos 1922'de keşif uçakları kendilerinden istenilen bütün görevleri başarıyla yerine getirdiler. Seçilen hedefleri  bombaladılar. Av uçakları da havada Yunan uçaklarıyla çatıştılar; 3 düşman uçağını inmek zorunda bıraktılar, 1 düşman uçağını da Yüzbaşı Fazıl Bey,
Afyon Hasanbeyli civarında düşürdü.
*
Atatürk, Kuvayı Havaiye'nin bu başarısı nedeniyle 31 Ağustos 1922'de havacıları kabul edip rütbelerini yükseltti.
İşte bu nedenle Cumhuriyeti kuranlar, 30 Ağustosları, "Zafer ve Tayyare Bayramı" olarak kutladılar.

BİR CUMHURİYET KURUMU: THK

Hani bugün, bir Cumhuriyet kurumu olan, sırf Atatürk kurduğu için içi boşaltılıp yok edilen, uçakları çürümeye terk edilen, bunun sonucu ülke ormanlarının, yeşilin, doğanın, binlerce canlının, milyonlarca ağacın cayır cayır yanıp yok olmasına neden olanların bu satırları dikkatle okumalarını istiyorum.

*

Mustafa Kemal Atatürk, 1 Kasım 1924'teki meclis açış konuşmasında şöyle dedi: "Yurt savunmasından söz ederken askeri alanda önemli ve etkin bir nitelik taşıyan Hava Kuvvetleri'ne yüce meclisin özellikle ilgisini ve dikkatini çekmek
isterim sözlerinin" ardından 4 ay sonra 16 Şubat 1925'te Türk Tayyare Cemiyeti'ni (Türk Hava Kurumu'nu) kurdu.

Atatürk'ün himayesinde, İsmet İnönü'nün fahri başkanlığında kurulan cemiyetin ilk başkanı Atatürk'ün yaverlerinden Cevat Abbas Gürer, daha sonraki başkanı ise Atatürk'ün yakınlarından Ahmet Fuat Bulca idi.
*
THK'nın birinci amacı uçak fabrikaları kurmaktı. THK Nizamnamesi'ndeki ifadeyle, "Türk milletinin en öncelikli olarak yapması gereken bir tayyare
fabrikası kurmaktır. Avcı, keşif, talim ve bombardıman tayyarelerinin bütün aksamını imal edecek ve istenilen nitelikte tayyareler meydana getirecek bir
fabrika tesisi için sarf edilmesi lazım gelen paranın ehemmiyetini Türk milleti takdir edebilmektedir. Fabrika ile bir de pilot yetiştirebilecek okul tesis edilmesi kesin gerekliliktir."
O gün, THK'nın parasal kaynakları şöyle belirlendi:
1- Fitre, zekat ve kurban derileri,
2- Tayyare Piyangosu,
3- Bir kuruşluk Tayyare Cemiyeti dilekçe pulu,
4- Sigara paketlerindeki bir tek sigara,
5- İki cıva madeninin işletilmesinden elde edilen tüm gelirler,
6- Askeri terhis tezkerelerinin geliri,
7- El ve duvar ilanları imtiyazı,
8- Uşak Şeker Fabrikası'nın her yılki ilk mahsulü,
9- Bazı vergiler,
10- Atatürk'ün Nutuk'undan elde edilecek telif geliri.

*

Ancak bu kaynaklar yeterli değildi. THK, orduya uçak almak için "bağış" ve "yardım" kampanyası başlattı.

Öncelikle Atatürk, 10 bin lira bağışla kampanyaya katıldı.

Nuri Demirağ'ın kardeşi Naci Demirağ 120 bin lira, VehbiKoç da 5 bin lira bağışladı.

*

THK'ya 30 ila 50 lira bağışlayanlara bronz, 75 ila 100 lira bağışlayanlara altın, 5 bin liradan fazla bağışlayanlara değerli taşlarla bezenmiş
madalyalar verildi.

Madalyaların üstünde Vecihi Hürkuş'un yaptığı "Vecihi K-VI" model uçağın resmi vardı.

10 bin lira bağışlayan kişi, kurum ve şehirler aldıkları uçağa ad verebiliyordu. THK'ya ilk bağış Ceyhan'dan geldi. Ceyhan ilçesinin 10 bin liralık bağışıyla alınan uçağa "Ceyhan" adı verildi.
*
Atatürk, 1 Kasım 1926'da meclis açış konuşmasında "vatandaşların kendi gayret ve bağışlarının ürünü olan Tayyare Cemiyeti'nin bir senelik çalışma
ve başarısı takdire şayandır" diyerek THK'yı takdir etti.
*
THK'nın uçak kampanyasına halkın ilgisi büyüktü. Vatandaşlar elde ettikleri ürünün bir kısmını, tarlasını, bağını, bahçesini, hayvanını satarak
kampanyaya destek oldu. Hatta maaşını ve evlilik yüzüğünü bağışlayanlar bile oldu.
 

DÖRT UÇAK FABRİKASI KURULDU

THK kısa sürede birinci hedefine ulaştı. Çünkü genç Cumhuriyet, uçak fabrikalarını kurdu:
1926'da TOMTAŞ Kayseri Uçak Fabrikası kuruldu.
1932'de Eskişehir Tayyare Tamir Fabrikası kuruldu.
1941'de THK Ankara Etimesgut Uçak Fabrikası kuruldu.
1945'te THK Ankara Gazi Uçak Motoru Fabrikası kuruldu.
*
THK, Hava Kuvvetleri'ni güçlendirmek için sürekli yerli-milli havacılığın önemini vurguladı. Bunun için Türkiye'nin ilk pilotlarından Binbaşı Fazıl
Bey'in hayatını kaybettiği günü "Tayyare Şehitlerini Anma Günü" olarak kabul etti. 30 Ağustosları ise "Tayyare Bayramı" olarak kutladı.

TAYYARE BAYRAMI KUTLAMALARI

Türk Tayyare Cemiyeti'nin 1925'teki nizamnamesinin 35. maddesine göre 31 Ağustosların "Türk Tayyare Bayramı" olarak kutlanması kabul edildi. Ancak
ertesi yıl bu bayramın tarihi 30 Ağustos olarak değiştirilip "Zafer Bayramı" ile birleştirildi. Bakanlar Kurulu'nun 25 Ağustos 1926 tarihli kararnamesiyle 1926 yılından itibaren 30 Ağustos "Zafer ve Tayyare Bayramı" olarak kutlanmaya başlandı. 27 Mayıs 1935 tarihli "Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun"da "Tayyare Bayramı" ifadesine yer verilmemiş olmasına karşın, uygulamada 1926'dan itibaren 30 Ağustoslar "Zafer ve Tayyare Bayramı" olarak kutlandı.
*
30 Ağustos Zafer ve Tayyare Bayramı İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere tüm yurtta büyük bir coşkuyla kutlanırdı.

Bayram günü Ankara semalarında uçaklar görülürdü. Ankara'da her yer süslenir; caddeler, sokaklar al bayraklarla donatılırdı. THK'nın Ankara Hacıbayram'daki merkez binası da bayraklarla süslenir ve gece ışıklandırılırdı. Burada bir kabul töreni yapılırdı; törene TBMM Reisi, Başvekil, Erkan-ı Harbiye Umumiye Reisi, paşalar ve mebuslar katılırdı. Diğer illerde de yetkililerin ve halkın katılımıyla törenler ve eğlenceler düzenlenir, balolar yapılır,
filmler gösterilir, tiyatro oyunları sergilenir, spor yarışmaları düzenlenir ve kuruma bağış toplanmaya çalışırlardı.

Top atışları yapılır, limanda demirli gemiler ile fabrikalar beş dakika boyunca düdük çalarak törene katılırdı. Tüm esnaf, o gün boyunca elde ettikleri tüm geliri, THK'ya armağan ederdi. Öğrenciler Tayyare Rozeti dağıtırdı. Ayrıca Tayyare Piyangoları düzenlenirdi.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Samim
Samim - 4 hafta Önce

Sevgili Hamdi çok teşekkür ederim.
Hatıralarım duygularım canlandı .
Bu tür yazıları gelecek nesillerde aktarmak okuyucuların görevi olsun.
Ne mutlu Türkün diyenlere

G.Köstem
G.Köstem - 4 hafta Önce

Yazı düşündürücü. Atamız neler düşündü ve gerçekleştirdi. Bunların devam etmesi gerekirdi ama yok edildi. Çok üzücü.

Meral ikizler
Meral ikizler - 4 hafta Önce

Büyük gurur duydum. Bilgi için candan tesekkurler

Şenol S. Alanyurt
Şenol S. Alanyurt - 4 hafta Önce

1956 yılında Samsun’da, Samsun Havacılık klübünün organizasyonu ile “A” brövesini yaz aylarında İnönü’de Planör kampında “C” brövesini 15 yaşımda aldım. 1957’de İnönü’de Planör tekamül kursunu tamamladım ve 1958 yılında Ankara Etimesğut’da THK Türkkuşu Tayyare Uçuş Okulunda Pilot brövesini aldım. 1959 yılında Samsun Havacılık Klübünde uçtum. Ayrıca model uçak kurslarına katıldım. Aramızda Jet pilotları ve Havayolları pilotları çıktı. Böyle muhteşem bir organizasyona sahip olan THK ve Türkkuşu’nun bugünki durumu Son derece üzücüdür. O dönemde uçtuğumuz planörler ve uçaklar Türkiye’deki Uçak Fabrikalarında yapılmıştı. Saygılarımla.