'Küçük İmamlar da Kaçmaya Başladı'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, uçakla Adana’ya geldikten sonra helikopterle Mersin’e geçti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, alana giderken Mersin Kadın Platformu üyesi yaklaşık 20 kadın, ’Kadın düşmanı politikalarınıza, söylemlerinize, tavırlarınıza, tahammülümüz yok, Sırtımızı dönüyoruz’ yazılı bir pankart taşıyarak sırtlarını döndü.

'Küçük İmamlar da Kaçmaya Başladı'
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, uçakla Adana’ya geldikten sonra helikopterle Mersin’e geçti. Erdoğan, konuşma yapacağı Tevfik Sırrı Gür Stadyumu yanındaki alana giderken, Mersin Valiliği’nin ’Sayın Cumhurbaşkanımız Mersin’e hoş geldiniz’ yazılı pankartının da asılı olduğu güzergahı boyunca yoğun güvenlik önlemleri alındı. Kente Adana, Gaziantep, Niğde, Kahramanmaraş, Konya ve İzmir’den çok sayıda polis takviyesi gelirken, polis panzerleri kilit noktalara yerleştirildi ve Erdoğan’ın konuşacağı alana çıkan İsmet İnönü Bulvarı, Cengiz Topel Caddesi, İstiklal Caddesi, Nokta Kavşağı ve Silifke Caddesi’nde sabah saatlerinden itibaren araç parkına izin verilmedi. Ekipler de trafiğe kapatılacak yollarda park halindeki araçlara dün akşamdan itibaren bıraktığı bir yazıyla araç parkının yasak olduğu yönünde sürücüler uyarıldı.
 
ÖZGECAN’IN AİLESİ ALANDA
 
Mitingin yapılacağı ve yaklaşık 10 bin kişinin toplandığı alana bir grup imam hatip lisesi öğrencisi de saatler öncesinden sloganlar atarak girdi. Tarsus İlçesi’nde öldürüldükten sonra cesedi yakılan Özgecan Aslan’ın babası Mehmet ve annesi Songül kardeşleri Beste ve Barış Ali Aslan da Erdoğan’ı dinlemeye gelenler arasındaydı. Yer olmadığı için gazetecilerin yerde çalışmak zorunda kaldığı mitingde sıcak nedeniyle baygınlık geçirenlere sağlık ekipleri tarafından müdahale edildi.
 
KADINLAR SIRTINI DÖNDÜ
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, alana giderken Mersin Kadın Platformu üyesi yaklaşık 20 kadın, ’Kadın düşmanı politikalarınıza, söylemlerinize, tavırlarınıza, tahammülümüz yok, Sırtımızı dönüyoruz’ yazılı bir pankart taşıyarak sırtlarını döndü. Erdoğan yanlarından geçtikten sonra yolun karşı tarafındaki Atatürk Parkı’na giderek eylemlerini sürdüren kadınlar adına bir açıklama yapan Yüksel Kapıkıran, "Sivil itaatsizlik haklarını kullanarak kendisini protesto eden kadınlara yine bedenleri üzerinden hakaret etmiştir. Kadınların protestosunu bile belden aşağı anlayan erkek zihniyetine sırtımızı dönüyoruz" dedi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan eşi Emine Erdoğan ile alana geldikten sonra birlikte halkı selamlayıp kendileri için ayrılan yere oturdu. Bu sırada konuşma yapması için Büyükşehir Belediye Başkanı MHP’li Burhanettin Kocamaz anons edildi anacak Kocamaz’ın alanda olmadığı anlaşıldı. Bunun üzerine Vali Özdemir Çakacak anons edildi. Çakacak konuşma yaparken eski Ekonomi Bakanı ve Ak Parti Mersin Milletvekili Zafer Çağlayan, Erdoğan’ın yanına oturdu.
 
’HİLE ARAYANLAR, 1946’NIN SANDIĞINA BAKSINLAR’
 
Daha sonra platforma çıkarak yaklaşık 10 bin kişiye hitap eden Erdoğan, Mersin’e son 12 yılda 14 katrilyon liralık yatırım yapıldığını söyledi. Seçimlerde hile yapılacağı yönünde iddialara değinen Erdoğan, şunları söyledi:
 
"Seçim günü yaklaştıkça birilerini telaş sardı. Sandıktan çıkma umudunu kaybedenler sandığa leke sürmek için şimdiden çalışmaya başladılar. Neymiş? Sandıkta hile yapılıyormuş. Tabi onların aklına ’sandık’ deyince 1946 seçimlerinin sandığı geliyor. Hani şu açık oy gizli tasnif usulüyle milletin önüne konan sandık var ya, akıllarında işte o sandık var. Yani oyunuzu açık kullanıyorsunuz, görecekler. Sayımı gizli yapıyorlar. Niçin biliyor musunuz? CHP ancak o şekilde sandıktan çıkabiliyordu da onun için. Hile arayanlar 1946 seçimlerine baksınlar. Sandıklara jandarma zoruyla el koyan CHP’ye baksınlar. Millete yapılan baskılara baksınlar. 14 Mayıs 1950 seçimleri, bu ülkede ilk defa gizli oy, açık tasnif usulüyle yapılan seçimlerdir. Zaten o günden beri de CHP bu ülkede doğru dürüst iktidar yüzü göremedi. 1950 seçimlerinde sandıklarda hile değil millet vardı millet. O sandıkta gözü yaşlı, ağzı dualı dedeler, nineler vardı. 1950 seçimlerinin sandığında geleceğine ilk defa umutla bakmaya başlayan gençler vardı."
 
’KILIF UYDURMAYA ÇALIŞIYORLAR’
 
Seçimler konusunda herkesin müsterih olmasını isteyen Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"Bu ülkede sandıkta hile yapmaya bunların gücü yetmeyecek. Sandığın başında partililerin temsilcisi olduğu kadar inanıyorum ki sizlerde tüm temsilci müşahitlerle bulunacaksınız ve bunları en hassas şekilde takip edeceksiniz. Sandıktan çıkan sonu her partinin elinde zaten var. Bu sonuçların birleştirilmesi de hakim teminatı altında ve itiraz yolları açık olarak yapılıyor. Elindeki sandık sonucu ile birleştirme tutanağındaki sonucu farklı gören parti, gider itirazını yapar ve oylar yeniden sayılır. Seçimde her şey bu kadar açık ve şeffaf yürüyor. Buna rağmen ’hile’ diyenler kusura bakmasınlar kendi başarısızlıklarına şimdiden kılıf uydurmaya çalışanlardır."
 
’KÜRTLERİ, BU FAŞİST KÜRTLERİN ELİNDEN KURTARMAYA GELİYORUZ’
 
Tek parti döneminin özentisi içindeki bir partinin yeniden 1946 sandığını horlatmanın gayreti içerisinde olduğunu söyleyen Erdoğan, konuşmasının devamında isim vermeden HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a yüklenerek şunları söyledi:
 
"Bilhassa Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizdeki vatandaşlarımızı baskı altına alarak, tehdit ederek, kendilerinden başka hiç kimsenin o sandıktan çıkmamasını sağlamaya çalışıyorlar. Seçim çalışmaları sırasında da bu faşist yüzlerini her fırsatta ortaya koydular. Bakıyorsunuz Güneydoğu’da, Şırnak’ta insanları öldürdüler. 50 kişiyi, sokağa döktükleri insanlar vasıtasıyla öldürdüler. Bunu yapan kim? Terör örgütünü arkasına alan partinin eş başkanı. Çıkmış şimdi meydanlarda dürüstlükten bahsediyor, barıştan bahsediyor. Sen kim barış kim? Sen kim dürüstlük kim? Bunlar, insanlıktan nasibini almamış. Bunlar maalesef terörü maalesef teşvik edenlerdir. 15 yaşındaki Yasin Börü’yü et dağıtırken 3’üncü kattan atmak suretiyle bıçaklayıp ondan sonra da arabayla üstünden geçerek şehit edenler bunlar değil mi? Ve utanmadan, sıkılmadan diyor ki ’Ben böyle bir şey talep etmedim.’ Ölen kim? 50 Kürt. Öldüren kim? Yine Kürt. Kürt kardeşlerime sesleniyorum. Sizi bu zalimlerin, bu faşist Kürtlerin elinden diğer Kürtleri kurtarmaya geliyoruz. Bizim mücadelemiz bu. Bunlar, benim samimi Kürt kardeşlerimin dostu değil, onların dostu biziz. Onlara hizmeti veren biziz. Çünkü biz, Kürt’ü ile, Türk’ü ile Yürüğü ile Zazası ile Arnavut’u ile Boşnağ’ı ile Romanıyla, 78 milyonuyla bu ülkede yaratılanı yaratandan ötürü sevdik."
 
 
Güncelleme Tarihi: 03 Haziran 2015, 19:27
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER