Cemevi Açıklaması

Yalova Belediyesi ve Cem Vakfı işbirliği ile projelendirilen Yalova Cemevi ve Kültür Merkezi’nin temeli, düzenlenen bir törenle atıldı. Burada bir konuşma yapan Cem Vakfı Genel Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Cemevleri konusundaki kararını açıkladı. Doğan, “Hukuken yalnız Türkiye’de değil tüm dünyada artık bir yerde eğer cemevi varsa o cemevi ibadethane statüsündedir ve uluslararası hukukun himayesi altındadır” dedi.

Cemevi Açıklaması
 
Yalova’da Bağlarbaşı Mahallesi’nde 2 bin 330 metrekare arsa üzerinde inşaatı yapılacak olan Yalova Cemevi ve Kültür Merkezi’nin temeli törenle atıldı. Törende konuşan Cem Vakfı Yalova Şube Başkanı Sinan Giray, içerisinde müzenin olduğu, hem ibadetin hem de kültürel aktivitelerin ayrı bölümlerde yapılabildiği Türkiye’ye örnek olabilecek bir projeyi hayata geçireceklerini söyledi. Gürkan Giray binanın 1 yıl içerisinde tamamlanmasının öngörüldüğü belirtti.
 
İNCE: CUMİDE CEMEVİ İÇİN PARA TOQPLANIRSA ’HELAL OLSUN’ DERİM
 
Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman’ın, “Yalova’da uzlaşı kültürü maksimum seviyede. Biz kenti yönetenler de bunun ilelebet devam etmesi için elimizden geleni yapacağız” dedi. CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce ise cemevlerinin ibadethane statüsünde olup olmamasına devletin karar vermemesi gerektiğini belirterek, “Türkiye’de kardeşliğin tam olarak sağlanması için, eğer bir Cuma günü camide bu cemevi için para toplanabilirse ’helal olsun’ o zaman derim Türkiye’ye. Bunlardan korkmamamız lazım. Adil, doğru ve dürüst olmak için. Cemevlerinin ibadethane statüsünde olup olmaması. Bu konuda devlet karar veremez. Devlet kim oluyor da bir yapının, bir yerin, bir inanç grubunun kendini nasıl tanımlayacağına devlet karar veriyor? Buna devlet karar veremez. Alevi, ibadethane diyorsa sen onu ibadethane olarak kabul etmeye mecbursun” diye konuştu.
 
Cem Vakfı Genel Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan, Alevilerin ibadetini bugüne kadar tam olarak yapamamasının nedenlerini siyasetçilerin izah etmek zorunda olduğunu söyledi. Doğan, “Bu düşüncenin hem teorik olarak hem pratik olarak bin küsür yıldan beri yaşamakta olduğu bir sistemi kendi ülkemizde niye acaba yaşatmaktan hep kaçındık, çekindik? Bunun izahını siyasetçiler yapmak zorundadır. Öyle kolay değil. Sadece bir toplantıyla bu meseleyi geçiştirmeye çalışmak çok kolaycılığa kaçmak demektir” dedi.
 
OLAYI AİHM’E TAŞIDIK
 
Zorunlu din dersleri konusunda AİHM’e  başvurduklarını ve bu konudaki davayı kazandıklarını bildiren Doğan, “Bugünkü siyasi iktidarla, Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere defalarca görüştük. Sayın Başbakanımızla da kendi daveti üzerine görüştük ama her seferinde oyalamacayla, sadece bir başka seçime tehir etmek suretiyle cevaplar aldık. Bunun böyle devam edeceğini gördüğümüz için de Alevi yurttaşların değil Türkiye’deki bütün yurttaşların inanç özgürlüklerinin sağlanması yasaların güvencesi altına alınması söz konusu iken sadece Sunni İslamı savunmaya ve giderek de vatandaşları ayrıştırmaya götürecek politikanın bu ülkeye getireceği hiçbir yararı yoktur. Ekonomik yararı ne kadar yüksek olursa olsun sonunda eğer bir iç çatışmaya götürecekse o ekonominin de hiçbir yararı olmayacağını kendilerine ifade ettik. Ona rağmen hiçbir sonuca varamayacağımızı tahmin ettiğimiz için Türkiye’deki iç hukuk yollarını tükettik. Oradan da yine Türkiye’nin imzaladığı antlaşmalardan doğan bir hakkı kullanarak olayı AİHM’e götürdük. Birinci dava kazanıldı yani Türkiye’de inanç özgürlüğünün uygulanması konusunda bugün din derslerinin içerik olarak müfredatının yurttaşlar arasında barış ve sevgiyi artırmaktan pekiştirmekten öteye tam tersine taraflı ve yanlı olarak düzenlendiği hükmünü verdi divan ve bu haliyle din derslerini mecburi olarak okutamazsınız dedi. Din derslerinin müfredatının gözden geçirilerek yansız ve tarafsız olmadıkça mecburi bir şekilde din dersleri okutulamaz hükmünü verdi ve o hüküm bugün kesinleşmiş durumdadır” diye konuştu.
 
AİHM’e cemevlerinin statüsüyle ilgili de dava açıldığını, karara hükümetin itiraz ettiğini ancak itirazın da reddedildiğini söyleyen Doğan, şöyle kdevam etti:
 
“İkinci davamız ise cemevlerinin statüsüyle ilgiliydi. Devletin takdir hakkı yoktur bu tür konularda. Vatandaşlar nereyi ibadethane olarak seçerler, ibadetlerini nasıl ve ne şekilde yaparlar, hangi içerikle yaparlar bu konuda devletin takdir hakkı yoktur diyordu divan. Moldovya, Yunanistan ve Bulgarisan ile ilgili kararlarda bunu diyordu. Çok açık ve net bir kararda devletin; bir kişinin nerede ibadetini yapacağı, ibadethanesinin ne olacağı, içeriğinin ne olacağı konusunda devletin takdir hakkı yoktur. Başkanlarının haklarını ihlal etmemek şartıyla, sağlık ve ahlak kurallarına aykırı olmamak şartıyla, bir kişi dilediği yerde, dilediği mekânda yalnız başına ya da birlikte ibadetini özgürce yapabilir ve devletin görevi burada o yurttaşların ibadetlerini yapmalarını sağlamak, varsa önünde engeller, o engelleri ortadan kaldırmaktan ibarettir demiştir. Sonuç olarak cemevleri Aleviler için ibadethanedir. Bu varılan sonuca hükümetimiz tekrar itiraz etti. Divan yine 7 hâkimle yapılan ön toplantıda büyük daireye dahi götürme gereğini duymadan hükümetin yaptığı itirazı reddetti ve böylece cemevlerinin Alevilerin ibadethanesi olduğu keyfiyeti ulusal üstü ve uluslararası bir mahkeme ve o mahkemenin kararı tüm milli hukukları bağlayan niteliğe sahiptir. Böylece mahkemece cemevlerinin ibadethane statüsü kabul edilmiş durumdadır. Hukuken yalnız Türkiye’de değil tüm dünyada artık bir yerde eğer cemevi varsa o cemevi ibadethane statüsündedir ve uluslararası hukukun himayesi altındadır.”
 
Diyanet İşleri Başkanlığı ile ilgilide görüşlerini açıklayan Doğan, "Türkiye’de demokratikleşme olayı Diyanet İşleri Başkanlığı statüsü yeniden düzenlenmeden, yani sadece din hizmetleriyle ve tüm inanç gruplarını içine alacak şekilde, hiçbirinin diğerine üstünlüğü söz konusu olmaksızın, hiyerarşik bir dizi olmaksızın herkesin kendi alanında kendi İslami inançlarını ya da İslam’ın dışında inanç sahibi olanların diledikleri şekilde taraftarlarına inançlarını öğretmeye çalışmalarına imkan verecek bir sistem yeniden yürürlüğe konmadan bu Diyanet İşleri Başkanlığı’yla siz siyaseti sağlıklı yürütemezsiniz."
 
Yapılan konuşmaların ardından törene katılan protokol mensupları Yalova Cemevi ve Kültür Merkezi’nin temel atma butonlarına bastı. Dualarla temeli atılan cemevinin yaklaşık 6 milyon liraya mal olacağı bildirildi. Bu arada törene katılan Türk Halk Müziği’nin sevilen ismi CHP’li sanatçı milletvekili Sabahat Akkiraz bir konser verdi.
 
Törene, Yalova Vali Yardımcısı Atilla Selami Abban, Yalova’nın CHP’li Belediye Başkanı Vefa Salman, İl Jandarma Alay Komutanı Albay Osman Aslan, CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, AK Parti Milletvekili Adayları Fikri Demirel ve Mehmet Demirhan, Cem Vakfı Genel Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan, Cem Vakfı Yalova Şubesi Başkanı Sinan Giray, Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Niyazi Eruslu ile çok sayıda davetli katıldı.
Güncelleme Tarihi: 24 Mayıs 2015, 23:16
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER