"Tehlike 2 gün içinde kapılarımızdan girmeye başlayacak"

Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Kovid-19'la mücadele kapsamında, 7 milyon 773 bin 105'i son bir haftada olmak üzere ülke genelinde uygulanan birinci ve ikinci doz toplam aşı miktarının dün saat 19.45 itibarıyla 41 milyon 485 bin 262'ye ulaştığı ifade edildi.

Günde 1 milyonu geçen aşılama hızıyla birlikte vatandaşta umutlar artarken; bir diğer önemli husus ise Türkiye turizminin uzun süredir beklediği ‘Rus’ turist kararı oldu.

Alınan karar doğrultusunda, 22 Haziran’dan itibaren, Rusya’dan Türkiye’ye uçuşlar başlayacak. Ancak akıllarda tek bir soru işareti: Şu anda çok ciddi bir vaka artışı yaşanan ve delta varyantının bulunduğu bu ülkeden gelen turistlerin nasıl bir denetim altında ülkeye giriş yapacağı…

Ben Haber Genel Yayın Yönetmeni Erol Yaraş; aşılama hızından, alınan Rusya kararına ve bu karardan duyduğu endişeleri ve alınması gereken önlemleri değerlendirdi.

İşte Yaraş’ın o açıklamaları:

Salgının çıktığı günden beri bir cümlemiz vardı; ‘Türkiye sağlık alt yapısıyla güçlü bir ülke ve günde 1 milyon insanımızı aşılayabiliriz’ şeklinde. Ama ne yazık ki aşı olmadığı için, aşı tedarikinde çok zikzaklar çizildiği için bunun denenme fırsatı olmamıştı.

Şu anda görüyoruz ki; aşı olduğu müddetçe Türkiye günde 1 milyon vatandaşını aşılayabiliyormuş. Sağlık altyapımız bu konuda hakikaten güçlü olduğunu gösterdi. Ama bu zikzaklar döneminde Çin aşısı ve Alman aşısı arasında gidip gelirken binlerce vatandaşımızı da kaybettik. Olmaması gereken büyük bir bedel ödedi Türkiye.

Türkiye büyük bir moral ve motivasyona kavuştu

Günümüze gelirsek, Türkiye şu anda başarılı. Koronavirüs aşısını bulan BioNTech'in CEO'su Uğur Şahin, ‘Doğduğum ülkeye benim vefa borcum var’ diyen insan, Türkiye’ye şu an aşıyı yağdırıyor. Ve Türkiye de bu aşılamayla birlikte büyük bir moral ve motivasyona kavuştu. Herkes aşı olmaya koşuyor ve görülüyor ki Ağustos sonuna doğru Türkiye rahata kavuşacak.

Ama gelelim; tabiri caizse zurnanın zırt dediği yere... Şimdi bütün dünyada yeni bir varyanttan bahsediliyor.

Tehlike 2 gün içinde kapılarımızdan girmeye başlayacak

Önce bir Hint varyantı vardı, şimdi de ondan tehlikeli olduğu söylenen ‘delta varyantı’ ile Türkiye yine karşı karşıya. Biz, gereken tedbirleri alıp kendi toplumumuzu aşılama ile rahatlatırken, başka bir tehlike kapılarımızdan 2 gün içinde girmeye başlayacak.

Nedir bu?

Turizm sektörünün en önemli pazarı olan Rus turist. Rusya ile bu konuda bir anlaşma sağlandı ve en az 1 milyon Rus turistin Türkiye’ye gelmesi söz konusu. Ama haberlere baktığınız zaman da şu anda ‘delta varyantı’ denen tehlikenin, Rusya’yı başta Moskova olmak üzere kasıp kavurduğunu okuyoruz. Şimdi ben merak ediyorum, ne tür tedbirler alınarak bu 1 milyon turist Türkiye’ye giriş yapacak? Nasıl denetlenecek bu insanlar? Delta varyantı taşıyıp taşımadıklarını, ülkemize bu varyantı getirip getirmedikleri nasıl tespit edilecek?

Hiç bir denetim yapılmayacak mı?

Evet Türkiye’nin bu dövizlere ihtiyacı var, turizm sektörünün canlanması lazım ama bu kadar ekonomi, para pul derken acaba biz Ekim’de Kasım’da bu delta varyantının Türkiye’ye girmesiyle yeniden bir kabus görmeye başlayacak mıyız?

Bu konuya ilişkin bizleri acı bir şekilde uyaran tıp insanlarımız var, ‘dikkatli olalım’ deniyor. Bu uyarılara rağmen, kapılar bu kadar kolay açılmalı mı? Yani hiçbir denetim yapılmayacak mı?

Gelen turist bize delta varyantı getirecekse, gelen paranın ne anlamı var?

Biz dünyaya şöyle bir güvence verdik; ‘gelin, sizin göreceğiniz herkesi biz aşılıyoruz’ diye. Biliyorsunuz bu çok aşağılayıcı bir olaydı ama ne yazık ki böyle bir mesaj verildi. Biz bu mesaj gereğini de yaptık. Hakikaten şu anda turizm sektörü başta olmak üzere, bütün insanlar tedbirini aldı. Ama karşı taraf aynı tedbiri almıyorsa, bizim bu tedbiri almamızın faydası ne? Gelen Rus turist bize delta varyantını getirecekse ve bu delta varyantı belli bir süre sonra ülkeyi tehdit etmeye başlayacaksa, rakamlar yükselince gelen paranın ne anlamı olacak?

İnsanın değeri gelecek olan parayla ölçülemez. Ama biz eğer bu delta ve Hint varyantından dolayı, vaka sayılarımız yükselir ve yeniden kapanmaya gidersek onun maliyeti bu turistlerin getireceği paradan çok daha fazla oluyor. Yani burada teraziyi iyi tartmak lazım. Ne getirecek, ne götürecek bizden?

Sıkı tedbirler alınmalı

Bunun çok iyi araştırılması lazım ya da gelen turistlerden çok sıkı bir şekilde bazı tedbirlerin istenmesi lazım. Orada yaptıracağı aşı gibi, PCR testi gibi..

Gelecek olan 1 milyon Rus turist elini kolunu sallayarak Türkiye’ye girmemeli. Şu anda çok güzel işler yapıyoruz Türkiye olarak; hızla insanlarımızı aşılıyoruz. Herkes önüne umutla bakmakta. Bu Rusya’dan gelecek olan birkaç milyarlık para uğruna heba edilmemeli. Bu dengelerin çok iyi düşünülmesi lazım ve kapıların açılması lazım.

Evet, bu ülkenin turiste ihtiyacı var, dövize ihtiyacı var. Ama ne getirecek, ne götürecek bunun hesabını iyi yapmamız lazım. Yeniden Eylül-Ekim’lerde kabuslar göreceksek, bu turistler gelmesin. Belki bana kızanlar olacak ama göz göre göre de lades demenin bir anlamı yok. Geçmişte hacıların denetimsiz Türkiye’ye dönüşlerinin olması, Hindistan üzerinden gelen İngiliz vatandaşlarının Hint varyantını bize taşıması... Bunun gibi çok fazla örnekler yaşadık. Artık bunları yaşamayalım, bir ders alalım.

Bu ülkeye yapılacak en büyük kötülük...

O nedenle, atacağımız taş ürküteceğimiz kuşa değmeli mi, buna bakmamız lazım. Ben bir vatandaş olarak endişeliyim. Çok iyi kontrol edilsin ve araştırılsın.

Şu anda Almanya’dan, Fransa’dan, İtalya’dan böyle bir duyum almadık. Ama Rusya’da inanılmaz bir salgın var. Bunu bile bile bu insanları Türkiye’ye sokmak, bana göre bu ülkeye yapılacak en büyük kötülüktür.

YORUM EKLE