Spor yazarları Göztepe - Fenerbahçe maçını değerlendirdi

Spor yazarları Göztepe - Fenerbahçe maçını değerlendirdi.. İşte o yazılar...

Spor yazarları Göztepe - Fenerbahçe maçını değerlendirdi

Spor yazarları, Süper Lig'in 5. haftasında oynanan Göztepe - Fenerbahçe maçını köşelerinde değerlendirdi.

"HER TAKIMA ÜSTÜNLÜK KURAR"

(OKTAY DERELİOĞLU/TAKVİM): Fenerbahçe, Göztepe karşısında rakibine oranla maçı daha çok isteyen, daha çok çabalayan taraftı ve İzmir'den de hak ettiği galibiyeti alarak evine döndü. Maçın ilk yarısında çalınan iki penaltıyı da tam olarak anlayamadım. Ligimizde penaltıların standardı bir türlü yok. Fenerbahçe dün pozisyon üretmekte hiç zorlanmadı ancak bitiricilik konusunda zayıftı. Erol hocanın orta alandaki Sosa, Ozan ve Gustavo üçlüsü ligdeki her takıma üstünlük sağlayabilecek bir orta saha. Milli Takımda etkili bir performans gösteren Ozan, bu oyunun dün Göztepe karşısında da sürdürdü. Hem ön alanda uyguladığı pres hem de takımının hücum organizasyonları ile Fenerbahçe için dün itici güç oldu. Lemos ve Gökhan'ın yokluğunda Sarı-Lacivertliler'in savunmada aksadığına şahit olduk.

"BİTİRİCİLİĞİ ÇÖZERSE..."

(OKTAY DERELİOĞLU/TAKVİM): Fenerbahçe'nin dünkü maçı rahat kazanamamasının sebebi hücumda basitçe harcanan fırsatlardı. Özellikle Cisse kaçırdığı iki golle büyük bir fırsat tepti. Sarı-Lacivertliler bitiricilik sorununu çözdüğü takdirde çok daha etkili bir takım haline gelecektir.

"ÜRETİCİ OLAMIYOR"

(ENGİN VEREL/AKŞAM): Genele bakarsak şöyle bir durum ortaya çıkıyor... Fenerbahçe, oyunu rakip yarı sahaya yıkmasına rağmen gol pozisyonu açısından üretici olamıyor. Bugüne kadar atılan gollerin de yüzde 90’ı duran toplardan... Kornerler, penaltılar kurtarıcı oluyor.

"KAPTANLIĞI HAK EDEN BAŞKALARI VAR"

(ENGİN VEREL/AKŞAM): Orta sahada Ozan, Sosa ve Gustavo üçlüsü mükemmel bir birleşim... Ancak önlerindeki isimler açısından aynı şeyleri söylemek mümkün değil. Orta alan, maçı koparacak pasları atıyor ama sonu gelmiyor. Dönen toplarda aynı orta alan bu kez savunma yapmak zorunda kalıyor. Aynı adamlara bu kadar yük bindirirseniz, yaşanacak düşüşün sonuçlarına katlanırsınız. Fenerbahçe, takım halinde hareket etmeyi öğrenmek zorunda... Yoksa başı çok ağrır. Gustavo’yu övdük ama kaptanlık verilecek kadar değil! Ona gelene kadar kaptanlığı hak eden başkaları var.

"İKİNCİ YARIDA DAHA İYİYDİ"

(İLKER YAĞCIOĞLU/TAKVİM): Dün akşamki maçın ilk 45 dakikası tek kelime ile keyifsizdi. Samatta'nın çektiği şut dışında iki taraf adına da pozisyonu olmayan bir ilk devre izledik. F.Bahçe'nin ön bölge oyuncuları çok hareketli olmadıkları için bir türlü rakip ceza sahasına giremediler ve topla çıkamadılar. Şöyle izah edeyim. Sağ bek Nazım ilk devre rakip ceza sahasında 2 kere topla buluşmuşken Valencia, Pelkas ve Ozan gibi isimler sadece 1 kez topla buluşabilmiş. İkinci yarıda herhalde Erol hocanın devre arasındaki uyarısıyla daha iyi bir Fenerbahçe izledik.

"3 PUAN İYİ AMA OYUN...."

(İLKER YAĞCIOĞLU/TAKVİM): Önde baskı yapan Fenerbahçe çok net pozisyonlar yakalamasına rağmen kaleci İrfan Can'ı geçemedi ve maçı kopartamadı. Hakemin F.Bahçe lehine verdiği karar doğruydu. Göztepe lehine çaldığı penaltı ağırdı. Göztepe'nin 2. golünden önce de oyunun devam etmesi doğru karardı. 3 puan iyi ama Fenerbahçe'nin oyun olarak katetmesi gereken yolu var.

"BU FORMAYI KİMSEYE VERMEM"

(ALİ GÜLTİKEN/SABAH): Sosa, dün yine Gustavo ile beraber takımın oyun aklı olarak çok güzel işlere imza attı. Ozan Tufan'ın müthiş bir performansı var. 'Bu formayı kimseye vermem' izlenimini performansıyla haykırıyor. Nazım Sangare'yi de çok beğendim. Fenerbahçe formasıyla ilk kez 11 oynamasına rağmen savunmadaki başarılı duruşunun yanında öne doğru çıktığında çok olumlu işler yaptı. F.Bahçe sağ bek bölgesinde ciddi bir iç rekabet yaşayacak.

"HAYALLER GERÇEĞE DÖNÜŞTÜ"

(ALİ GÜLTİKEN/SABAH): F.Bahçe, Göztepe karşısında bu sezon ilk kez ideale yakın bir kadroyla oynadı ve son dakikalarda rakibinden ciddi baskı yese de genel olarak beklentilere olumlu karşılık verdi. Tabii hâlâ takımın gelişim süreci devam ediyor. Bunu F.Bahçe üst üste maç kazanarak çabuklaştıracak gibi görünüyor. Özellikle forvette Samatta ile birlikte oynayacak hücum oyuncuları da (Pelkas, Valencia, Thiam, Sinan gibi) sürekliliği yakalayabilirlerse F.Bahçe her maçta hem arzu ettiği pozisyonları hem de golleri bulacağının mesajını İzmir'deki oyunuyla verdi. Sezon başında kurulan hayallerin bu maç itibariyle gerçeğe dönüştüğünü de görmüş olduk.

"TRABZON ÖNCESİ VİTES ARTTIRDI"

(ERCAN GÜVEN/MİLLİYET): Önce Ferdi, sonra Cisse ve Sinan Gümüş değişikliği Fenerbahçe forvetini tamamen değiştirdi. Ama Göztepe değil kaleci İrfan Can direndi Fenerbahçe’ye. Yanlış anlaşılmasın. Göztepe de taş gibi takım ve onu durduran da Fenerbahçe kalecisi Altay’dı çoğu zaman. Beş gol var maçta ve kaleciler harika. Özellikle ikinci yarının ne kadar tempolu ve keyifli olduğu buradan belli. Hiç yenilmeyen Göztepe’yi sahasında yenmek gelecek haftaki Trabzonspor maçı öncesi bir vites yükseltmek anlamına geliyor Fenerbahçe için. O maçı da kazanırsa ne ala... Ondan sonra Fenerbahçe gündemi meşgul edecekse, konu kazanacağı mı kaybedeceği mi değil, yıldız kalabalığından kimin forma giyeceği olur artık.

"F.BAHÇE HOBİ BAHÇESİ DEĞİL"

(ERCAN GÜVEN/MİLLİYET): Üstüne koya koya giden Fenerbahçe İzmir’de gösterdi ki, Fenerbahçe artık ne “hobi bahçesi” ne de “fobi”! Rakibin gölgesine saklanan kimse yok takımda. Hata yapınca her şeyin sonu gelmiş olmuyor. Henüz son gaz değil ama her hafta ivme kazanıyor. Tabi, özel bir sezon Fenerbahçe için. İddialı sezon. Başkan da hoca da transfer sezonunda Fenerbahçe’ye yakıştırılan “şampiyon” lafından rahatsız ama… Sezon itibarıyla Misak-ı Milli sınırlarındaki en iyi forvetler, en iyi orta sahalar ve topu arkadan getirip forvetin ağzına atacak adamlar varken ne diyeceğiz; “Fenerbahçe küme düşmez” mi? Fenerbahçe sahaya çıktığında cezalı Lemos yerine Tisserand vardı. Çok kritik hamleler yaptı. Yanında da Serdar Aziz ki, bir penaltıya(!) sebep olup bir golle kendini affettirdi. Tapi yani! Lemos onu da yapamamıştı. Sağ bekte Trabzon maçına balistik füze gibi özenle saklanan Gökhan yerine Nazım Sangare ilk kez forma giydi. Gökhan ile aynı kefeye konmayacak futbolcu ama çalıştı adam. Gökhan’ı aratmadı. Niyeti de iyi ciğeri de. Hoca sol kanatta Thiam ile Ferdi Kadıoğlu arasında (hatta Mert Hakan’ı bile denemiş Erol Bulut) kimi tercih edecek derken milli takımdan yeni dönen Pelkas ilk kez yer aldı. Ondan çizgiye inmesi beklense de o gol atmayı tercih etti ikinci yarı. Müthiş başlangıç... Tabi Ozan’ın “al da at” asistini unutmamalı. Zaten Fenerbahçe’nin en verimli adamlarının başında Ozan Tufan vardı. Hele tek top oynayıp topla oyalanmadığı zaman.

ALTAY BAYINDIR FARKI

(SERCAN HAMZAOĞLU/SÖZCÜ) Altay Bayındır ipten alıyor. Demek ki oyunun sonlarında bir konsantrasyon eksikliği oluyor. Erol Bulut'un bu konunun üzerinde durması gerekir. Karagümrük maçında penaltı kurtarılmasa, dün Altay olağanüstü kurtarışı yapmasa üst üste 4 beraberlikle her şey tepetaklak olabilirdi. Fenerbahçe'nin futbol şansının da yanında olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

SOSA'YI İZLEMEK KEYİF

(SERCAN HAMZAOĞLU/SÖZCÜ) "Sosa'yı izlemek büyük bir keyif. Fenerbahçe'nin girdiği her pozisyonda başrolde. Ancak ben hala daha önde kullanılması gerektiğini düşünüyorum. 3. bölgede daha fazla topla buluşan Sosa, santrforları ve kanatları daha fazla pozisyona sokar. Yeni transferler Pelkas ve Nazım Sangare, ilk maçlarında sınıfı geçti. Pelkas, oyun kurucu kanat rolünü çok iyi üstlendi. Rakip yarı sahada basmadık yer bırakmadı. İlk maçına göre verimliydi ve skora da etki yaptı. Tabii Pelkas'ı 10 numarada izlediğimizde daha fazla oyunun içinde olacaktır. Ancak Thiam ve Valencia'dan çok daha faydalı bir kanat olduğunu da gördük. Nazım ise özellikle hücum bindirmeleriyle göz doldurdu. Ancak savunmada da aksadığını net şekilde gördük. Bu da belki maç eksikliğinden olabilir. Net bir şekilde Gökhan yokken gözünüz kapalı formayı teslim edebilirsiniz."

"İLERİ UÇ SESSİZDİ"

(KEMAL BELGİN/TÜRKİYE): Maçın önce bir genel fotoğrafını çekelim; F.Bahçe’nin bol alternatifli kadrosu, savunmadan oyuna çıkarken orta sahada çok ciddi Ozan katkısıyla maçı yöneten, yönlendiren ekip oldu ama ileri ucundaki sessizlik, etkisizlik bu özelliği tam anlamıyla zenginleştiremedi desek yeridir. Göztepe ise yeni aldığı oyuncularla pek önemli işler yapamayacak gibi gözüktü.

"ZORLAYICI DEĞİLDİ"

(KEMAL BELGİN/TÜRKİYE): Maçın en çok dikkat çeken oyuncularını sıralamaya kalkarsak tabii ki en başta Caner’i sayabiliriz. Bu kağıt üzerindeki F.Bahçe için zorlu gibi görünen deplasman oyunu hiç de zorlayıcı geçmedi. Pas zenginliği, pas rahatlığı vardı ama ön taraftaki sessizlik ve kaleci İrfan Can daha ağır bir skoru önlediler. Her şeyi bir kenara koyarsak maçın futbol açısından zenginliği olmasa da beş tane golü vardı en azından...

"DERTSİZ BAŞINA DERT"

(ŞANSAL BÜYÜKA/MİLLİYET): Dertsiz başını derde sokmak bu olmalı... Fenerbahçe 3-1 öndeyken maçı 5-1’e, hatta 6-1’e getirecek öyle akıl almaz fırsatlar kaçırdı ki... O oyun döndü 3-2’ye geldi, Göztepe bu golle dirildi, gerisi Fenerbahçeli için tam bir işkence... Fenerbahçe fişi çekemiyor. Karagümrük maçında böyle oldu. Göztepe maçında böyle oldu. Yakaladın mı atacaksın, futbolun şakası yok. Nazım Sangare’nin özellikle son bölümde savunmada bir-iki önemli hata yaptığına bakmayın. İyi futbolcu, Fenerbahçe’de iş yapar. Solda Caner kusursuz oynuyor. Novak aklıma geldikçe, onun adına üzülüyorum.

"BEN DAHA FAZLASIYIM"

(ŞANSAL BÜYÜKA/MİLLİYET): Sosa tek kelimeyle mükemmel paslar attı. Samatta’nın karşı karşıya kaldığı pozisyonda kaleci İrfan Can’ın üstüne vurduğu topta, Sosa’nın o mükemmel pası için üzüldüm. Valencia ön kenarda oynayacak özelliklere sahip değil... Topla oynamayı seviyor, öne oynamıyor, savunmaya da yeterli katkısı yok. PAOK forması ile Beşiktaş’ı perişan eden Pelkas, özellikle ilk yarıda müthiş bir acemilik çekti. İkinci yarıda bir golü ve kaleyi yoklayan vuruşlarıyla “Merak etmeyin, Ben daha fazlasıyım” mesajını gönderdi.

"PELKAS'TA ISRAR EDİLMELİ"

(ÖMER ÜRÜNDÜL/SABAH): Gustavo da her zamanki gibi deneyimi ve dengeli oyunuyla başarılıydı. Erol Bulut eğer Pelkas ile ısrar ederse ve arkadaşlarının özelliklerine alıştığında Fenerbahçe, en acil ihtiyacı olan başarılı bir 10 numarayı kazanmış olur. Çünkü Pelkas'ı PAOK'ta birkaç defa izledim. Erol Bulut için en önemli sorun yine ileri uçta. Samatta, Valencia ve sonradan oyuna giren Cisse kesinlikle fizik olarak iyi durumda değiller. Erol Bulut'un dikkat etmesi gereken çok önemli nokta daha var: 5 oyuncu değişikliği kuralını abartmamak lazım. Dikkat edilmezse saha içi düzeni çorbaya dönebilir.

"YILDIZ MODUNA ALDI KENDİNİ"

(GÜRCAN BİLGİÇ/SABAH): Ozan Tufan'ın üç milli maçtan alıp getirdiği, formu ve oyun aklı dün de aksiyonun birinci sırasındaydı. İlk 10 dakika Ozan Tufan "yıldız" moduna aldı kendini, ayağındaki topu ya kaybetti ya da rakibe bıraktı. Sonrasında "işçi" modunu açtı. Makine gibiydi. Forvet arkasından hücum pres üretti. İki kenara da koştu. Boştaki adamı kovaladı. Defansif açıkları yamayan oldu. Bir de üçüncü golün asistini yaptı. Pelkas'ın ilk maçı ama, bölgedeki diğer oyuncular da çok farklı değil aslında. Ortaya yaklaştığında, maharetlerini de gösterdi. Dikine pas da üretti, gollük şut da. Attığı gol bir hediye, daha önemlisi takımın saygısını kazanmasıydı.

"HAKEMCİKLER"

(GÜRCAN BİLGİÇ/SABAH): Zorlu bir yolda Fenerbahçe… Yeni transferlerden bir takım yapıp, uyumun peşine düşmeleri bir sorun. Yeni gelen oyuncuların ülkeye, şehre alışmaları başka bir sorun. Elbette bir de rakipleri var. Artık ekmek aslanın midesinde. Tüm takımlar dibine kadar direniyor, uğraşıyorlar. Kazanacaksan, onlardan daha çok koşacak, üreteceksin. Ama hemen her maç "hakem" yerine "hakemcikler" ile uğraşmak zorunda da kalıyorlar. Bu gidiş iyi değil. Karagümrük maçında penaltı-kırmızı kart öncesindeki faulü hem hakem hem VAR atladı. Altay penaltıyı kurtarmasa, ortalık yangın yerine dönecekti.

"RAKİBİNE ÜSTÜNLÜK KURDU"

(GÜNTEKİN ONAY/HÜRRİYET): Göztepe’ye karşı oynamak kolay değil. Son derece kontrollü riskten uzak ve yavaş bir futbol oynuyorlar. Orta alanda 5 koşucu futbolcuyla rakibi bozmayı hedefliyorlar. İlk yarıda Fenerbahçe Göztepe’nin bu planına çare üretemese de 2 gol bulmayı başardı. Pozisyonsuz ilk yarıdan 3 gol çıkması maçın ilginç tarafıydı. İkinci yarıda Jose Sosa’nın organizatörlüğünde Ozan Tufan’ın hareketli ve etkili oyunuyla Fenerbahçe rakibine üstünlük kurdu.

"MÜTHİŞ, ŞAHSA ÖZEL, MİLİMETRİK"

(AHMET ÇAKAR/SABAH): Fenerbahçe'yi Fenerbahçe yapan temelde kanat beklerinin ofansif katkısı ve şu an için Türk futbolunun en formda oyuncusu Ozan'ın performansı. Fakat dün gece bir şey gösterdi ki milli takımın sağ beki Sangare aslında defansif olarak fiyasko. Dün gece Halil, Sangare'nin arkasını tren rayı gibi kullandı. Nitekim Göztepe'yi maça bağlayan, umutlarını artıran ikinci gol de Sangare'nin hatasından geldi. Ozan, eski maçlara nazaran daha ofansif oynadı. Takıma katkısı müthiş. Üçüncü golde Pelkas'a yaptığı orta şahsa özel, milimetrik.

"HAKEMLİK ADINA ÇOK KÖTÜ GECE"

(AHMET ÇAKAR/SABAH): Sonuçta Fenerbahçe, farklı kazanması gereken daha doğrusu farklı kazanmayı hak ettiği maçı zar zor kazandı, hatta kazanamayabilirdi de. Hakem Atilla Karaoğlan çok kötü maç idare etti. 3 gol hatalı. İlk golde Ozan'ın faulü var, vermiyor. Taçtan gelen top VAR yardımıyla haklı bir penaltıya dönüşüyor. F.Bahçe aleyhine verdiği penaltı skandal. Serdar Aziz'in teması yok. VAR hakemi niye çağırmaz, anlaşılır gibi değil. Serdar Aziz'in kafayla bulduğu gol öncesi korner yüzde 100 hatalı. Top Sangare'den çıkıyor, hakem aut vereceğine korner veriyor ve gol oluyor. Ama protokol gereği yanlış korner veya autta VAR devreye giremiyor. Yazık! Türk hakemliği adına yine çok kötü gecelerden birini izledik.

"İYİ HELVA ÇIKMASI LAZIM"

(ERMAN TOROĞLU/SABAH): Fazla uzatmadan şunu söyleyebiliriz; F.Bahçe'den daha iyi bir futbol bekleniyor. F.Bahçe kadrosunun özellikle bu Göztepe karşısında bu kadar zorlanması mantıklı değil... Sarı-lacivertli takımda iyi isimler var, geniş bir kadro var. Bundan da iyi bir helva çıkması lazım. Şu anda helva tat vermiyor. Önümüzde Fenerbahçe ve Erol Bulut'un 5 haftası daha var. Sarı-lacivertlilerde orkestra elemanları ayrı ayrı çalıyor. Şahsi becerilerle hücuma kalkıyor hep... Şu önemli; eğer şampiyon olacaksan, eğer küme düşmeyeceksen iyi oynamadığın maçları da almasını bileceksin. F.Bahçe şu anda bu konumda...

"CANER ERKİN MİLLİ TAKIMA"

(UĞUR MELEKE/HÜRRİYET): EURO 2016’da bir şeyler yaşandı; hâlâ tam olarak ne yaşandığını da bilmiyoruz gerçi! Fatih terim turnuvadan sonra olanları anlatacağını söyledi, anlatmadı. Burak Yılmaz muhabirlere bakarak “Siz neler olduğunu biliyorsunuz” dedi. Oradaki kimse bilmiyordu! Sonuç olarak 4 adam, Burak, Arda, Gökhan, Caner ulusal takımdan uzaklaştılar. Burak gerek formu, gerek Güneş’le iyi ilişkileri sonucu hakkıyla döndü milli takıma. Bence artık Caner Erkin de dönmeli. Caner şu müthiş formuyla Euro 2020’de olmayı kesinlikle hak ediyor.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER