Sözde demokrat CHP!

Türkiye’nin gündemi o kadar yoğun ki etrafımızda olup bitenlere pek zaman ayıramıyoruz.

İşte Çeşme’nin efsane başkanı Faik Tütüncüoğlu’nun uğradığı haksızlık da bu ortamda kaynadı gitti.

Kaynayan olay Tütüncüoğlu’nun CHP Yüksek Disiplin Kurulu tarafında partiden kesin ihraç edilmesiydi.

Şimdi gelin biraz gerilere giderek ihraca giden süreci şöyle bir hatırlayalım.

31 Mart seçimlerinde CHP, Çeşme’de Ekrem Oran’ı aday göstermişti. Kimdi Oran?

Yıllar önce Faik Tütüncüoğlu’nun kısa pantolonla siyasete soktuğu bir çömezdi.

Tütüncüoğlu’nun başkanlığı döneminde belediye meclis üyesiydi ve Tütüncüoğlu'nun kendi ilke ve prensiplerine aykırı işler yapıyor diye defalarca uyardığı meclis üyesi Ekrem Oran oldu. Zaten bir daha da onu aday göstermedi.

Neler mi ortaya çıktı o dönemde?

Her şeyden önce ben üniversite mezunuyum diyerek ortada dolaşan Ekrem Oran’ın üniversite mezunu olmadığını öğrenince, Ekrem Oran’a tavır koydu. Arkasından Oran’ın, Tütücüoğlu’nun ismini kullanarak başka işler de çevirdiğini duyunca tamamen yanından uzaklaştırdı.

Faik Tütüncüoğlu gibi görevi sırasında bir çayı bile ısrarlar sonunda zorla kabul eden dürüst bir başkan, haklı olarak bu tip bir adamı yanında dolaştıramazdı. Faik başkan da bunu yaptı ve siyasete kendi soktuğu adamı defterinden sildi.

Defterden silinen adam 31 Mart’ta aday gösterilince Çeşme’de gerçek CHP’liler partilerine çok büyük tepki gösterdiler.

“Bu kişi Çeşme’de bizi temsil edemez” diye.

Genel Başkan Yardımcısı Tuncay Özkan’ın has adamı olan Ekrem Oran, tüm itirazlara rağmen aday yapıldı.

Böyle bir kişinin aday yapılması en çok 4 dönem Çeşme’de başarılı bir başkanlık dönemi geçiren Faik Tütüncüoğlu’na koydu. Çünkü adamın ne olduğunu çok iyi biliyordu.

Adayların yarıştığı dönemde haklı olarak Çeşmeliler saydıkları sevdikleri eski başkanlarından görüş ve fikir istiyorlardı. Ne yapacaklar? Nasıl oy vereceklerdi?

Tütüncüoğlu Çeşmelilere çok net meclis üyeliğinde kesinlikle CHP’ye oy vermeleri gerektiğini üstüne basa basa söylüyordu.

“Ya başkanlıkta ne yapalım?” sorularına da sessiz kalıp “Ben karışmam” cevabı veriyordu.

Doğrusu da buydu. Hiç güvenmediği ve en sert şekilde eleştirdiği adama nasıl kefil olacaktı?

Aday belirleme süresinden çok önce kendi döneminde Ekrem Oran’ın yaptıklarını tek tek açıklamış, “Böyle bir adamı bize aday yapmayın” diyerek CHP Genel Merkezi'ni defalarca uyarmıştı.

“Odunu koysam kazanırım” zihniyetinde olan CHP Genel Merkezi, bu uyarıları kulak arkası yaparak Tuncay Özkan’ın uç beyliğini yapacak Ekrem Oran’ı aday gösterdi.

Uç beyi Ekrem Oran, Çeşme CHP tarihinin en düşük oyunu alarak yüzde 35-36 (İYİ PARTİ ve HDP oyları hariç) Çeşme Belediye Başkanı seçildi.

Bu sonuçla birlikte Faik Tütüncüoğlu’nun disiplin süreci başladı.
 

CHP Çeşme İlçe Başkanlığı, Tütüncüoğlu’nu kesin ihraç istemiyle İl Disiplin Kurulu'na verdi.

İddia edilen suç, seçilen başkanın aleyhine çalışmaktı.

Tütüncüoğlu’nun tek suçu Ekrem Oran’a destek vermemesiydi. Nasıl verecekti? Nasıl ona kefil olabilirdi?

Kendi döneminde yaptıkları ortadaydı. Tüm o yalanlar, isim suistimalleri yokmuş gibi mi davranacaktı?

Tütüncüoğlu doğrusunu yaptı ve Ekrem Oran için “Ben karışmam” dedi.

İl Disiplin Kurulu OY BİRLİĞİ ile Tütüncüoğlu’nun ihraç talebini reddetti.

Bu karardan sonra esrarengiz eller devreye girip Genel Merkez Disiplin Kurulu kararı ile 40 yıllık partilisi gerçek CHP’li Faik Tütüncüoğlu’nu partiden ihraç etti. Bu kararı alırken Tütüncüoğlu’nun ne bir savunmasını aldı ne de herhangi bir soru sordu.

İşte Türkiye’de ifade özgürlüğünün, demokrasinin, insan haklarının savunucusu olduğunu iddia eden CHP’nin kendi içindeki tutumu buydu.

Başka bir deyişle “SÖZDE DEMOKRATTI”

İzmir’de şimdi tüm kulislerde bu operasyonu Tuncay Özkan ve Ekrem Oran’ın yaptırdığı, il ve ilçe başkanlığı seçimleri yaklaşırken kendisine muhalefet yapacaklara bir gözdağı verdiği iddia ediliyor.

Şu anda Çeşme’de bazıları bir yerlerine kına yakıp oynuyordur.

Bir yerine değil on yerine kına yaksa da Faik Tütüncüoğlu, Çeşme’nin gelmiş geçmiş en başarılı belediye başkanıdır ve onun Ekrem Oran için söyledikleri de arşivlerde kara bir leke olarak ömür boyu kalacaktır.

YORUM EKLE