ŞOK-2: Çeşme Marina, Dalyan’ı “mumla” aratıyor 

Restoran ve kafelerde bu yıl ki “fiyat çılgınlığı”, sanırım piyasada kolay para kazanan bir zümrenin olmasından kaynaklanıyor. 

Peki, siz-ben ve bizim gibi kolay para kazanamayanlar; alın terimizle “bütçesi” olanlar ne yapacak? 

Kös-kös evlerimizde mi oturacağız? 

Oysa; 

Kimilerince sadece yemek yenilen yer olarak görülen restoranlar, pek çok işlevin bir arada kesiştiği ve uyum içinde sergilendiği bir sahne gibidir. 

-Biz müşterilerin restorana gitme amaçlarımız farklıdır: 

-Kimimiz sadece yemek-içmek,  

-Kimimiz eğlenmek-keyiflenmek,  

-Kimimiz flört etmek,  

-Kimimiz aşık olmak,  

-Kimimiz iş bağlamak,  

-Kimimiz kutlama yapmak,  

-Kimimiz stres atmak, mutlu olmak,  

-Kimimiz de o gün eşimizin yemek yapmadığı için karın doyurmak için gideriz. 

Kısacası, restoranlar uygar dünyanın birer ayrılmaz parçası, modern hayatın "olmazsa olmaz"larıdır.  

Yedi yaşındaki kızımdan biliyorum; “Baba n’olur bugün dışarıda yiyelim” diye, özellikle Temmuz başından beri haftada en az birkaç kez başımın eti’ini yiyor. 

Restorana gitmek O’nu farklı kılıyor. Etkileniyor, neşeleniyor, etrafla ilgileniyor, yabancı da olsalar, insan içine çıkmanın keyfini yaşıyor. 

Zaten birkaç aydır açılmalarını heyecanla beklememiz, bundan.  

Hepimiz, uzun süre ayrı kalmanın özlemiyle gidiyoruz. 

Bakın dostlar; gerçekten de şu anda Türkiye'yi yöneten zihniyetin bir "yemek yeme ve karın doyurma" faaliyeti olarak gördüğü "restorana gitmek", uygar yaşamın çok önemli bir ritüeli, yemek yemekten çok daha fazlasıdır aslında. 

Yoksul bütçeli genç Cumhuriyet'in lideri Atatürk, handan bozma aşevlerinde karın doyurulan 1930'lar Ankara'sında Beyaz Rus göçmen Karpiç Usta'ya kredi verdirerek şık bir restoran açtırması, burada politikacı ve bürokratların incelikli yeme-içme görgüsü edinmeleri, Karpiç'ten yetişen garson ve komilerin ülkenin dört yanına yayılıp düzgün restoranlar açmalarını sağlaması asla bir tesadüf ya da bir “fantezi” değildir. 

Ne var ki, özellikle Çeşme ve Bodrum’daki restoranların çoğu bu insancıl ve samimi duygularımızı istismar ediyor. 

Çok şikayetçi var çok!.. 

Ama bir o kadar da giden var. 

Kusura bakmazsanız ve bana kızmazsanız; 4 kişilik masaya 1500-2000 lira hesap ödeyenleri; “itibardan-gösterişten tasarruf olmaz” diyen milyarlarca lira harcanarak ailesiyle yaşamını sürdüren, millete “porsiyonlarınızı azaltın” tavsiyesinde bulunan zihniyet ile ayni kategoriye koyuyorum. 

Hele hele; geçenlerden Bodrum’dan gönderilen 26 bin, yanlış okumuyorsunuz 26 bin liralık hesap pusulasını gönderen o adam için “görgüsüzlüğün” daniskası damgasını yakıştırıyorum. 

Adam ne yedi ne içtiyse; aslında amacı hesaptan şikayet falan değil; “ben misafirlerimi 26 bin liralık yemekle ağırladım” diye gösteriş yapmak!. 

Bu adam için söylenecek tek şey var;  

“O senin bir gecede yemeğe ödediğin hesap tutarıyla bir asgari ücretli çalışan, ailesini bir yıl, tam 12 ay geçindirmeye çalışıyor. 

Zıkkımın kökünü ye emi!..” 

BUGÜN DE ÇEŞME MARİNA!. 

İki genç kız; buluşup yemeğe gidiyorlar. Biri çok yakın bir arkadaşımın kızı. 

Çeşme Marina’da, sanırım iki yıl önce İstanbullulara satılan Çeşme’nin o en ünlü balık restoranlarından F. Baba’ya oturuyorlar. 

İçki yok. İki “Zero kola” bir soda. 

Balık yok. Meze olarak iki adet 28 gram gelen “tekir”, bardakta soslu birer tek karides birer tek şişte kalamar, salata, fava; ha bir de 1 porsiyon hardallı levrek marin ile birer adet mini “kalamar dolma” var. 

Hesap tam 900 lira!.. 

28 gram tutan (iki tek) tekir 140 lira, servis bedeli 85 lira, bir küçük tabak İstanbul salata (nasıl bir şeyse) 28 lira, bir porsiyon fava (tekmilmiş) 35 lira, Kola Zero 20 lira.”, suyu ekmeği 900 lira.. 

Helal olsun be “baba” mısın nesin, hakikaten Çeşme’de bir numaralı “baba(!)”sın… 

Allah-ı ma-kitabıma kimse eline su dökemez!.. 

Laf olsun diye, içeriden biriyle konuştum; “Abi bu millet kafayı yemiş, tıklım-tıklımız; yetişemiyoruz, yer yok. Salı-çarşambadan rezervasyon ful doluyor” demez mi? 

Afiyet olsun beyler!.. 

Eski çağlarda “kazık” bir yerlere çakılırdı. 

Bugün döte değil, doğrudan mideye çakılıyor!.. 

Benim, o huyunu hiç tasvip etmediğim bir arkadaşım var. Buralara çok gider; her cuma-cumartesi. Bir gün atlasa pazar akşamüstü mutlaka buralardadır. 

“Ya kazıklandığını biliyorsun; neden hala buralarda sürtüyorsun. Dünya paran gidiyor, burası Çeşme ama daha makul, ‘adam gibi hesap alan’ mekanlar var” diyorum; el cevap: 

“Hamdi kardeş, yaptığımız iş zaten netameli. Ortada görünmezsem; ‘kaçtı mı-iflas mı etti?”, ‘işleri kötü mü? ortalıklarda görünmüyor?’ demeye başlıyorlar. Boy göstermem, selamlaşmam, buradayım demem lazım!..” 

Yani “gösterişten”, “itibardan” tasarruf olmaz durumu!.. 

REKOR OKUNMA VE PAYLAŞIM 

Dalyan yazım; ben-HABER internet haber sitesinde, nazar değmesin, meslektaşlarımı kıskançlıktan kudurtacak kadar tıklanarak okundu. 

Sayı vermeyeceğim ama “rekor” diyebilirim. 

Bir o kadar da “yorum” yazıldı. 

Hepsini yayınlama olanağım maalesef yok. 

Seçtiklerimi paylaşacağım. Vatandaş ne düşünüyor; zaten anlatıyor: 

CİHAN SERMEN: 

Ödeyebilecek üst düzey müşteri istiyorlar. Hesaba itiraz edeceklerle işleri yok. Herkes gelmesin, kalite düşmesin derdindeler. Pandemi ile ilgisi de yok. Çeşme ve Bodrum her zaman zenginlerin tatil yerleri olmuştur. Alan memnun, veren memnun. Oturmadan, yemeden her gece masa kapatan var. İnsanlar şımarık olunca, mekan sahipleri de kazıkçı oluyor. Doğal sonuç. 

MEHMET MİSAN: 

Çok haklısınız Çeşmede sıradan 1,5 kişilik pideye 55 TL istediler. Üstelik paket servisti. Sadece lokantalar kazık atmıyor diğer esnaflarda fırsatçılık yapıyorlar. 2x1mm 2 kablo aldım 10 metre, adam benden 100 TL istedi. Bu İzmir Gıda Çarşısı’nda sadece 30 TL. Bende artık Çeşmeden alışveriş yapmamaya karar verdim. Her şeyimi İzmir’den getiriyorum artık. Kendileri istediler bunu 

FARUK TONGA: 

İyi dile getirememişsiniz. Rakı içicen, keyif yapacan 4 saat masada oturcan pahalı dicen.O zaman evde yicen Hamdicim. Geçen yıl 1 kg kalamar 60 TL idi, bu sezon 160 TL. Keşke onu da yazsaydın. 

GÜLAY İLER: 

Biz de Alaçatı Çamlık Yol sakinleri olarak yakarcalardan feci halde rahatsız olduğumuzu paylaşmak istiyorum. Her yerimiz yara bere içinde! Hiç bir önlem alınmamış ve alınmamakta. Evlerimizi kapatıp İzmir'e dönmeyi bile düşünüyoruz. Köşenizde bahsederseniz müteşekkir olacağız. 

ALİ KAYA: 

Evinde kal.. 

TULUĞ ULUEREN: 

Rezalet ötesi soygunculuk... 

CEM İLKAN: 

Muhteşem dile getirmişsin Hamdicim. Yazık ki ne yazık misafirlerimizi ne bolluk içinde o restoranlarda ağırlamıştık. Şimdi eyvah eyvahhh… 

MURAT ERKEKOĞLU: 

Dalyanı niye paçavra yapıyorsunuz. Ben Dalyanda garsonun sizin dediğiniz fiyatlar Dalyanda yok. Mekanın tam ismini yazın ondan sonra konuşun siz alğı yapıyorsınuz ama gerçeği yazmıyorsunuz. 

OSMAN MADEN: 

Ben Dalyanda garsonum. Çalıştığım işletme dışında diğer bütün restoranların fiyatlarını biliyorum. Ahtapot salatası 215 TL değil 90-100 TL. Meze fiyatları 28- 35 TL arası. Şarap kadehlerde veriyoruz, 18 cl 55-65-75 lira, şarabına göre değişiyor. Tek Rakı en yüksek 40 TL kesinlikle yalan haber yapmışsınız. Gazetecilik bu değil. 

AHMET NURETTİN UĞUR: 

Öncelikle, sizi yalan haber yazdığınızdan ötürü esefle  kınıyorum, bir gazeteci önce dürüst olmalı, Dalyan da yaşayan biri olarak yaptığınız bu haberde yalan yanlış ifadelere yer vererek insanları yanıltma kampanyasından ötürü de yakışıksız ve hesapsız bilgilendirmelerinizle insanları yanıltma girişiminizi hiç hoş bulmadım. Gazetecilik bir amaca hizmet etmemeli, gazetecilik, dürüstlük olmalı, Çeşme Dalyan la ilgili iddialarınızın asılsız olduğunu söylemeliyim. 

SEYİT ÇAVUSOGLU: 

Hamdi bey inan bana Cvtn yerinde bu yedikleri ise, çıkan bu hesaba inanmiyorum. 

MEHMET CAN: 

Gittiğiniz mekan hesap almasaydı, ballandıra ballandıra reklamını yapardınız. (Bak birader bu kadarına dayanamam. Mehmet Efendi; beni tanısaydınız, bu satırları yazmazdınız. Mesleğim gereği bugüne kadar, onlarca, yüzlerce, binlerce davet aldım. Yemek, kokteyl, ziyafet… Hiç birine katılmadım, katılmam da. Ben senin bildiğin o meslektaşım bile diyemeyeceğim adamlardan değilim. Bak açıkça söylüyorum. Çeşme’de restoranı, dönercisi, kebapçısı, Tomak Hasan (ki en çok gittiğim mekandır) bir tekinde hesap ödemeden yiyip-içtiğimi ispatla, bundan sonra senin bütün yiyecek-içecek-restoran hesaplarını ben ödeyeceğim. Atıp-tutarak konuşmak ha? Yok öyle yağma. Hadi sıkıysa, bedava yiyip içtiğimi iddia ettiğin bir yer söyle. Bekliyorum!) 

UMRAN KARA: 

Bu kadar saçmalamadan önce bir menüye baksaydın sevgili Hamdi... Kimseye zorla bir şey satmıyorlar... 

HÜSEYİN DEVECİ: 

Olay net bir soygun.yorum yok 

SÜLEYMAN YILDIRIM: 

40- 50 yıl önce eşkıyalar yol keser soygun yapardı, jandarma yakalayabilirse hapse girerlerdi, şimdi ise soygunun modern hali var, cezası da yok. 

ALİ EROGLU: 

Tam soygun. Devlet el atarsa çözülür. Vatandaşın vicdanına bırakarak 

Çözülmez. Vahşi kapitalizm tam da böyle bir şey 

BUCA JUNİORS: 

Artık herşey bize evde kalmayı öğretti. Evimde oturup krallar gibi yiyip içip eğlenirim. Kusura bakmayın ama enayi değiliz. 

HASAN AKGÜL: 

1- Adisyonu faturaya ayrıntılı yazdırıp, faturayı lokantacılar odasından tekrar fiyatlandıracaksın 2- Her iki belgeyi işletmeye gönderip aradaki fiyat farkını isteyeceksin. 3- Tabi ki vermeyecekler, belki hayatlarında ilk kez böyle birşey görecekler. 4- Sonrasında Tüketiciler Derneğine başvuracaksın. Sevgili HAMDİ ABİ, sonrasında SÖKE SÖKE kazıklandığın farkı işletmeden alırsın. 

SİBEL KOÇAK: 

C. Yerine giderseniz tabi boyle olur, orası vitrin ......Yani yediklerinizin tutarı değil ödediginiz ...... Dalyan da Yelken restoran var. Yazlikcılaŕin müdavimi bir de oradaki fiyatları öğrenin. 

ÇEŞMELİ: 

Bahsettiğiniz restaurant CHP Çeşme Belediye meclis üyesine aittir. Siz de başkanlar beni duysun demişsiniz, para mı veriyorlar ki? 

MUSTAFA MEMDUH: 

Gitmiyeceksiniz? 

İLKER GÜNEŞ: 

Çeşme Çiftlikköy'de mezata gittim dün sabah. Sıradan barbunya 380 liradan satışa sunuldu. Restorancilar daha da arttırarak kapattılar. Arkadaşlara bunu anlattım. Sifne'de yazlığı olan bir arkadaşım "By balık" isimli balıkçıda iri barbunun kilosu 800 liradan satıldığını yazdı. Ülke çapında bir açık arttırmaya gidildi herhalde!!!! 

HASAN ENİS ÖZDEMİR: 

Urla'da pideci Cemal Usta. Ufacık salaş bi dükkanda incecik hamur, bol malzerme harika pideler yapar(dı). Fiyatlar gayet makûl(dü). İki gün önce gittim kapatmış. 1- Fiyat normal olunca müşteri az. 2-Uyanık (!!!) dükkan sahibi kiraya yüzde 20 zam istemiş. 

AYGÜL AYTÜRK: 

Hayat eve sığar.... Evden çıkmayın... 

NERİ ARTAN: 

Halkımız şımarık. Siparişi vermeden önce herşeyin fiyatını sormalı. Sormalı ki fiyatı söyleyen mekan rahatsız olsun. Önce kendimizi sorgulamalıyız. O kadar pahalı bir yere gitmek de bana göre çok doğru değil... Havadan kazanılmış para harcanırken sorgulanmıyor. Belki görgüsüzlük, belki cehalet, belki çökme geliri.... 

HASAN SARIYOL: 

Bu hafta Boyalık halk plajında şezlong ve şemsiye fiyatını sordum, hafta içi 60 TL.. Sadece iki şezlong dolu gerisi boş, nasıl bir anlayış bilmiyorum. 

NAZAN SAPANCA: 

Ah Hamdi ah.... Çeşme için diyorlar ki İstanbullular fiyatları yükseltti... Asla doğru değil, parası olan bu fiyatları umursamıyor, para nereden geliyorsa.... Ayrıca herkes bu sene özellikle her yerin ne kadar pahalı olduğunu biliyor... Gidilmeyecek o zaman.... Ben gitmiyorum, evet zor günler geçiriyor esnaf ama pandemi zammını bize yapmıyacaklar... Bu günlerin yarınlarıda var... Sevgiler.... 

T TOK: 

Çeşme de Bodrum da bilmediğin yerde balık rakı yapmak enayiliktir. Paranız olsa bile asla verdiğiniz paranın karşılığını alamazsınız. 

MEHMET HALICIOĞLU: 

Bu fiyatları ödemek için kanun dışı bir şey var demektir. Biz emeklilerin su içmesi bile yasak. Demekki Çeşme ve Bodrum'a gidemeyeceğiz.. 

PELİN YTG: 

Evin de kal yazan. Cacık sana mı soracak ? Fiyat piyasasına müdahale edilmesi şart çok haklısınız. Kendi ülkemizde yabancı gibi yaşamak zorunda değiliz esas siz kapatıp gidin soygunculuğa son verin. Bodrum aldı başını gidiyor zaten. 

LÜTFİ İLKDOĞAN: 

Esnaf pandemide nasıl insanları kazıklayacağını araştırmış, yazıklar olsun ,aldıkları paraların hayrını görmesinler,başkanlar ne yapıyorlar acaba, kontrol denetim nerede? 

HAYRİ: 

Bu lokantalara gitmemek gerek. 1.5 yıl çalışmadılar 10 yıl daha çalışmasınlar. 

ERDİN DİNMEZ: 

50 yildır yazlarımı Çeşme de geçiriyorum. Bütün gençliğimin yazları Çeşme de geçti, Çeşme 10 sene evveline kadar İzmir’in sayfiyesi idi ve her şeyin fiyatı normaldi. Taaki İstanbullular Çeşme gibi bâkir yeri keşfedinceye kadar. Ne zaman İstanbul burayı keşfedince fiatlar yüksele yüksele bu fiatlara ulaştı. 

Biz İzmirliler Hazirandan itibaren Eylül ayına kadar akşamları artık sokağa çıkmıyoruz. 

Y A: 

Bu kadar şiire, uzatmaya ne gerek var mekanın ismini yazın yeterli. 

DOĞAN ŞAHİN: 

Az bile yazdınız. Bu kazıkçı fırsatçı, sahtekar işletmelerini kapatmak ruhsatlarını iptal etmek gerekir. 

İBRAHİM ÜNAL: 

Siz hala çeşmeye keriz gibi düdüklenmeye gittikten sonra az bile yapıyorlar. Bunlar yeni değil eskiden contana diye bech vardı, ben orada 2007 yılında 3.100 TL hesap ödeyen gördüm. O günkü parayı hesapla artık. Çeşle’de tarlada salatalık domates fiyatlarını git gör ben kaçtım kurtuldum kerizlikten. Çeşme Belediyesi bugüne kadar neyi halletmiş bunu halledecek? 

TAMER BERBEROĞLU: 

Sevgili Hamdi TÜRKMEN 

Öncelikle kendimi hatırlatayım; sevgili oğlunuzu "beni bağışlayın adını unuttum." M.Necatibey ilkokulumuza taşıyan BERBEROĞLU SERVİS. 

Yazınızı sonuna kadar okudum. Tüm çıplaklığıyla ortaya koyduğunuz bu gerçeklik için kaleminize sağlık. Maalesef ben 4 seneden bu yana dışarıda rakı balık keyfi yapamıyorum. Sanıyorum yaşayarak anlattıklarınız 1,5 yıllık Pandemi döneminde kapalı kalan bu mekânlar aradaki zararlarını kısa zamanda kapatma düşüncesiyle başladılar. Pek tabidir ki bundan böyle de fiyatların daha da yükseldiği adisyonlar önümüze gelecektir. Fastfood yiyeceklerin bile 40-100 TL ye satıldığı bu turistik ilçelerde neler oluyorsa(!)  bunlara (mülkiyetten maliyete) bir dur diyen olmalı. Teşekkürler. Selâm ve sevgilerimle 

İÇKİ DUASI: 

Niyet ettim, Yarabbim bir kaç kadeh içmeye;... 

Yolumu şaşırtma, bütçemi aşırtma, ayarımı kaçırtma, fondip yapmadan yudum yudum demlenmek nasib eyle, Allahım.  

Bozuk rakıdan, kazık hesaptan, içip içip sapıtanlardan, efkarlı sofralardan uzak eyle. 

İki kadehten sonra kediyi çağıranlardan, kanatsız uçanlardan, nara atanlardan eyleme bizi.  

Öğürmeden, sağa sola böğürmeden, sittir edilmeden sofradan kalkmak nasib eyle.  

Rakıyı dostla ayranı tostla içmek nasib eyle, elli promili geçirtme, denk gelmesin çevirme, ehliyetime zeval verme, Yarabbi. 

Kontrolsüz kavşaklardan, çakallardan ve de bilumum yavşaklardan koru bizi. 

İçelim, (ab-ı hayat) hayat suyunu neşe versin bedene.  

Allah rahmet eylesin rakıyı icat edene, artsın eksilmesin, taşsın dökülmesin. Allah, bizi meyhanesiz memlekete düşürmesin. 

Amin... 

SUAT ERAT: 

Satıcı ahlaksız olabilir onu konuşmakla veya dayakla önleyemezsiniz, onu terbiye edecek olan tüketicidir. Fiyata bakıp keklik bekleyen restorana öyle oturacaksınız. Siz, gerek hava için, gerek tatil modunda para savunmayı tatil sanırsanız; atılan kazıklara helal olsun. 

ILKCAN TUREK: 

Ben Çesmedeyim onun ne olduğunu çok iyi bilenlerdenim. O zaman oralara gidilmeyecek protesto anca çok zengin ve kara para kazananlar gidebilir veya Reisin takimi gidebilir. Pandeminin acısını çıkarıyorlar. 1kg dondurma 100 lira küçük bir ekmek 9 lira. Türkiye’de denetim var mı? Bir ev tutacaksın yerine göre 70- 100- 140 bin lira. Korkunç. Hani diğer masraflar? Türkiye batıyor diyoruz, kimse inanmıyor. 

ERCAN: 

Gitmem... Beter olsunlar... 

HAŞMET DURAN: 

Yerinde bir isabet . Tüm söylenen ve yazılanlara katılıyorum. Belediyeyi böyle konularda uyarmak lazım. 

AYÇİL SALIK: 

Çeşme Dalyan da oturuyorum. İki küllah dondurma 80 lira. Bir yere gidip de oturamıyorum. Yasaklar bitti keyfini gel de çıkar kazık bizlerde yazık. 

NATIK ERGÜNEY: 

Gerek yok süslenip puslenip restoranlara gidip hava atmaya, boykot edin.. Arz talep dengesi bu. Malın alıcısı çok olunca geçirirler. 

ÇAĞATAY ÇAĞLAR: 

Burası Türkiye 

SAMİM: 

Hamdi kardeşim yazının içinde zaten yorumum var daha ne yazayım? 

RAMAZAN ÖZGAN: 

Hamdi bey biraz ironi ama elma şekeri gibisiniz. Selamlar 

AYŞE YÜCE: 

Her türlü haksızlık, haksız hukuksuz davranış, haksız kazanç ve fırsatçılığı kınıyorum... 

NİLGÜNALTAY: 

Çıldırmışlar ama bomboş oturuyorlar!!!  Ferdi baba hariç. Kenan Doğulu Cahide 5.000 lira imiş ve yer yok. 

HAKAN ÖNKAN: 

Bahsettiğiniz yer belediye Meclis üyesinin mekanındır. 

EKİN ERTEM: 

Sayın Türkmen, Bu yazdıklarınız doğrudur da, bu hesapları ödemek yerine gereken yerlere şikayette bulunulsa daha doğru olmaz mı? Ayrıca, bile bile böyle yerlere gidip, fiyat listelerine bakmadan yemeğe oturmak doğru mu? Bu yüksek faturaları ödemekten rahatsız olmayan üç beş kişi vardır elbette, kolay yoldan para kazanan üç beş kişi, ancak sıradan vatandaşların da bu durumlara sadece seyirci kalmaları doğru mudur? Saygılarımla.. 

YÜKSEL SARIKAHYA: 

Yörenin BELEDİYE Başkanı bu fiyatlamayı denetleniyor ise, bu mafyavari kazıklamanın bir parçasıdır. 

ENGİN BEYZADEM: 

Dostlarım, günde 5 - 10 bin dolar kazanan çok insan var bu fiyatlar onlar için önemli değil yapılan hizmetler bu lokasyonlarda artık böyle olacak. Ben Çeşme Alaçatılıyım 3 yıldır Eylülden sonra giderim :) 

ALİ KUYUCU: 

Soygun falan yok. Kapitalist sistemin ta kendisi. Herkes gelmesin istiyorlar. Parası olan gidecek. Bu kadar İzmir reklamı yapılırsa olacağı buydu. 

NİHAT YILDIRIM: 

Ben detaylı yazarsam kıyamet kopar. Onun için kısaca önce kendini ünlü zanneden kolay para kazananlara sonra da böyle hesap isteyenlere haram zıkkım olsun... 

ZAFER: 

İlla ki c.yerinde yemek zorunda değilsiniz. Çeşme Dalyan da daha kaliteli mutfak ve servisle keyifli 1/3 düşük hesapla yemek yiyebileceğiniz sahil restorantları da var. Mesela sülonun yerini deneyin. 

İRFAN PALALI: 

Haklısınız; çare bu keyfi evde yapmaya çalışmak.  

ALPARSLAN KONURALP: 

Insanlarımız her zaman isim yapmış yeleri seçiyorlar. Ve sonuçlara katlanacaklar. Lütfen bir gün Alaçatı Port Balık'ı denemenizi tavsiye ederim. 

İLKER KILYARAN: 

Hamdicim yine en güzeli Orkinos. 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Mete Han
Mete Han - 7 ay Önce

İpin ucu çoktan kaçtı. Ahlaklı kâr etmek nedir, makul olan nedir, vicdan nedir unuttuk. Köşe dönmek ile başlayıp kindar nesil ile devam edince ortaya bugünkü adamlar çıktı. Her yerde vurgun. Arjantin'in, Lübnan'ın bugünkü halinden korusun halkımızı.