İzmir'in Seçim Haritası

Yedi Haziran öncesi partilerin oy tahminleri havada uçuşuyor. Her partili kendi partisini çok yüksekte görse de istatistikler çok daha farklı sonuçlar ortaya koyuyor.

İzmir'in Seçim Haritası
BURAK CİLASUN / BEN HABER
 
Her genel seçimin belki de sonucu en çok merak edilen birkaç şehrinden biri olan İzmir’de AK Parti, CHP, MHP ve HDP arasında milletvekili çıkarmak için kıyasıya bir yarış yaşanıyor. CHP’nin genel başkan ve Selin Sayek Böke hamlesine AK Parti Bakan Eroğlu ve İbrahim Turhan yanıtlarını verirken, CHP de AK Parti’nin göçmen oyları için Cemil Şeboy hamlesine Roman kartını kullanarak Özcan Purçu ile yanıt veriyor. Partiler arasında adeta bir satranç oyunu gibi geçen seçim savaşlarında MHP’nin bir genel başkan yardımcısı ve bir grup başkanvekili hamleleri ve HDP’nin de Mardinliler Federasyonu Başkanı ile Pir Sultan Abdal Derneği Genel Başkanı hamleleri de yabana atılmayacak kadar ciddi gözüküyor. 
 
Her ne kadar seçimde isimler önemli olsa da, son yıllarda etkisini arttıran toplumsal kutuplaşma tercihlerde birinci etken olacağa benziyor. Bu nedenle de 2014’te gerçekleşen yerel seçimler ve Cumhurbaşkanlığı seçimi, bize yalnızca birkaç gün sonra gerçekleşecek seçimin şifrelerini veriyor. HDP ve MHP’nin az ya da çok oyunu arttırmasının beklendiği sandık sonuçları, CHP ve AK Parti’yi yer yer terletecek durumlara sokabilir.
 
Seçimi emanet oylar belirleyecek 
 
7 Haziran öncesindeki tabloya baktığımız zaman ortaya çok bilinmeyenli bir denklem çıkıyor. İl genel meclisi ve belediye başkan adaylarının aldığı oylardaki fark, 2011 seçim sonuçları ve Cumhurbaşkanlığı seçimi ile harmanlandığında birçok partilinin İzmir’e dair açıkladıkları beklentide yanılgıya düşebileceklerini görmek mümkün.
 
 
 
 
İzmir’e ilişkin tek vaat yok
 
Son birkaç yıldır İzmir’de iyice dillendirilen üvey evlat polemiği ve İzmirlilik bilinci, seçmeni doğrudan İzmir’e yönelik talepleri dinleme noktasına taşırken, 4 büyük partinin liderleriyse seçim öncesi topu taca attı. Bahçeli ve Demirtaş’tan İzmir’e ilişkin tek kelime duymak mümkün olmazken, AK Parti’den gelen Başbakanlık ofisi, Konak Tünelleri ve İzmir-İstanbul otoyolu atağını uzun süredir bilindiğini için bir heyecan yaratmadı. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ise gerek İzmir Ticaret Borsası üyeleriyle bir araya geldiğinde yaptığı konuşmada, gerekse de Gündoğdu Mitinginde yaptığı konuşmada İzmir’e ilişkin somut bir şey söylememesi şaşkınlıkla karşılandı.
 
İşte İzmir’de Parti analizleri:
 
CHP beklediğini alamayabilir
 
7 Haziran’a emekliye 2 maaş ikramiye, 1500 lira asgari ücret, mazotun 1,5 indirilmesi ve benzeri pek çok ekonomik vaatle hazırlanan Cumhuriyet Halk Partisi, İzmir’de yüzde 50’nin üstüne çıkma hedefiyle hareket ediyor. Verilerse CHP’nin bu arzusunu gerçekleştirmesi için “çok” ifadesinin üstünde çalışması gerektiğini ortaya koyuyor. Çünkü Kocaoğlu’nun aldığı oy ile il genel meclisi arasındaki farktan, partinin 2014 oylarında “emanet oy” olduğu olgusu ortaya çıkıyor. Bu durumda il genel meclisi oylarını partinin esas oyları olarak kabul ettiğimizde CHP’nin yüzde 50’yi bulması için fazladan 250 bin oy daha alması gerekiyor. CHP’den HDP’ye kayabilecek muhtemel oylar bu durumu epeyce zorlaştırıyor. Kürt oylarına göz kırmak için “HDP Meclis’e girmeli” gibi cümleleri sık kullanan CHP’li milletvekili adayları, tabloyu iyice zora sokuyor. Bu arada 2011’de Yaşar Müjdeci ve Doğu Perinçek’in 30 binin üstünde muhtemel CHP oyunu hanelerine yazdırmasının üstüne bu yıl da Hulki Cevizoğlu, Ümit Zileli gibi isimlerle seçime hazırlanmasını es geçmemek lazım.
 
AK Parti 2011’i arayacak bir sonuçla karşılaşabilir
 
2002’den bu yana İzmir’i ‘alınması gereken bir hedef’ olarak gören ve bunun için gerek genel seçimlerde İzmirli olmayan bakanları bu şehirden aday yapan, gerekse de yerel seçimde Binali Yıldırım kozunu oynayan AK Parti, 2011’de yakaladığı ve yerel seçim ile Cumhurbaşkanlığı seçiminde kademe kademe düşürdüğü havayı bu seçimde de yakalayacağa benzemiyor. 13 yıllık sürecin getirdiği yıpranmanın üstüne, Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten’in tam da seçim döneminde İzmir’e yönelik hakaretamiz ifadeleri iktidar partisini İzmir’de zor durumda bıraktı. 2011’den günümüze İzmir’de hatırı sayılır bir sempati kazanan Binali Yıldırım’ın 3 dönem kuralı nedeniyle milletvekili adayı olamaması ve şehirde herhangi bir karşılığı olmayan bazı ithal isimlerin milletvekili adayı yapılması, sıkıntıya yol açabilir. Özellikle AK Parti’den istifa edip seçime güçlü bir bütçeyle bağımsız olarak hazırlanan ve cemaatin gücünü arkasında gören İlhan İşbilen’in alacağı oylar da AK Parti’nin mevcut oylarından gerilemeye yol açabilir. Yine de kemikleşen oylar, Cemil Şeboy ve Necip Nasır gibi ardılı güçlü isimler AK Parti’yi ayakta tutacaktır. İktidarın İzmir’de Cumhurbaşkanlığı seçiminden daha fazla, yerel seçimdense daha az oy alması muhtemel gözüküyor.
 
MHP potansiyelini kullanamıyor
 
Son yıllarda yaptığı çalışmalarla merkez sağın güçlü alternatifi olarak ortaya çıkan Milliyetçi Hareket Partisi, İzmir’de istediği sıçramayı bir türlü gerçekleştiremiyor. Bunun nedeni de hiç şüphesiz ki yorgun ve kendini yenileme özelliğini kaybetmiş olan teşkilatlar… Necat Karataş’ın il kongresinde yarının biraz üstünde oy alması, her iki bölgede de ilk sıranın yıllardır sabit olması, yerel seçimde partiyi hareketlendiren Murat Taşer’in seçilemeyecek bir sıraya konularak cezalandırılması adeta el freni gibi bir sonuca yol açıyor. Altay’ın tarihinde ilk kez 3. lige düştüğü sezonda başkanlığı üstlenen Aslan Savaşan’ın partiye ne kadar oy kazandıracağı da merak konusu. Yine de Türkiye’deki genel siyasi konjonktür ve 1. bölgenin kadın adayı Senem Kılıç’ın yoğun çabaları MHP’nin İzmir’de 2014 il genel meclisi oylarını koruyacağının ve belki bir miktar arttıracağının habercisi olabilir.
 
İzmir’in muhtemel sürprizi HDP olabilir
 
2011 genel seçiminden günümüze, kendi oyunu 2’ye katlayan HDP, hiç şüphesiz ki İzmir’de yeni bir sürprize hazırlanıyor. Oyunu 80 binlerden, Cumhurbaşkanlığı seçiminde 188 bine taşıyarak 2 kattan fazla bir büyüme elde eden HDP, bu seçime Cumhurbaşkanlığı seçiminden çok daha ciddi bir şekilde hazırlanıyor. Her ne kadar CHP’nin ve AK Parti’nin çok sayıda Kürt vekili bulunsa da, HDP’nin, baraj savaşını Kürtler için milli bir mesele olarak yansıtması ve Türk bayraklı mitingleriyle birlikte Selahattin Demirtaş’ın kürsü performansı, sandığa bu parti için olumlu yansıyacağa benziyor. Ferhan Ademhan, Ertuğrul Kürkçü, Müslüm Doğan gibi adaylar İzmir’de partinin oy deposu olarak görev yapacak. Yine de seçim sistemine göre bölgelerden gelecek oylar HDP’nin İzmir’de vekil çıkarmasına Türkiye genelinde barajı aşsa da yetmeyebilir. 
 
“8 Haziran’da bürokratik engelleri aşmış olarak uyanacağız”
 
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu
 
İzmir 8 Haziran sabahı CHP iktidarına uyanacak. CHP iktidarında İzmir, projelerinin imzasını aldığı zaman önüne rahatça bakabilecektir. Zaten Büyükşehir’in her işi, her projeyi yapacak gücü var.
 
 
Bu nedenle 8 Haziran sabahı İzmir’in bürokratik engelleri aşacağı bir sabaha uyanacağını söyleyebilirim.
 
“Emanet oyları geri alacağız”
 
MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kenan Tanrıkulu
 
Anketlerde kesinlikle bir algı yönetimi var. Başlangıçta MHP'nin oylarını hep düşük gösterdiler. Sonradan gerçekler ortaya çıkınca biraz yukarı çektiler. Esas şimdi farklı bir manipülasyon bizi AKP ile koalisyon hazırlığında göstererek, oylarımızı çalmaya çalışıyorlar.
 
 
Çok net olarak söyleyebilirim ki, 8 Haziran'da güzel mutlu yarınlara umut olarak uyanacaktır İzmir. Türkiye'nin geleceği için güzel bir sabah olacak. İzmir'de beklentimiz oy oranımızı 3e, 4'e katlamaktır. Cumhurbaşkanlığı seçiminde ve yerel seçimde bir miktar oylarımız emanet olarak başka partilere gitti. Bunları geri alacağız. Çünkü seçim çalışmalarında AK Partilileri ve CHP'lileri göremedim. 1 aydır sahada tek parti olarak çalışıyoruz.
 
“Kararsızlar CHP’yi tercih edecektir”
 
CHP İzmir Milletvekili Adayı Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır
 
Anketlerin kesinlikle güvenilir olmadığını düşünüyorum. Ciddi bir kararsız kitlenin olduğu ortamda anket yapıp, ardından da kararsızları oradaki parti sıralamasına göre dağıtmanın doğru olmadığı kanısındayım. Kararsızlar seçimin kaderine etki edecek tercihlerde bulunacaklardır. Benim tahminim kararsızlar tercihlerini CHP’den yana kullanacaklardır. Kimileri bunu sürpriz olarak nitelendirecektir ama ben gerçekleşeceğini düşünüyorum.
 
 
8 Haziran sabahı İzmir, demokratik, laik, sosyal hukuk devletinin tesis edilmesine yönelik bir sürece uyanacaktır.
 
“Seçimin ekonomi üstünden şekillenmesi çok doğru”
 
İş adamı Prof. Dr. Ramazan Abay
 
Seçime giren partiler arasında 4 büyük partinin olduğunu kabul etmek lazım. Bugüne kadar AKP’nin neler yaptığını ve yapabildiğini biliyoruz. Çöken bir ekonomi var. Bu dönem içinde bir fırsat yakalayan CHP var. CHP bugüne kadar hiç bu kadar ekonomi ağırlıklı bir seçim programı ortaya koymamıştı. CHP bu kez polemiklere girmiyor ve en doğrusu da zaten bu. AKP, geçmişe göre önemli bir iniş içinde. Oyları 38-40 civarındadır. CHP’nin oyu da 32 civarındadır. 
 
 
8 Haziran sabahı Türkiye 4 partiye uyanacak. AKP, tek başına iktidar olacak bir vekil sayısı çıkaramayacaktır. Bu nedenle bir koalisyona hazır olmamız gerekiyor. CHP ile MHP önemli bir oy alırsa bir koalisyon yapabilirler. Yine de unutmamak gerekir ki MHP’nin içinde AKP’ye yakın bir kesim de var. Bu nedenle AKP-MHP koalisyonu da gündeme gelebilir. İzmir bugün 26 vekil çıkarıyor. Burada her 2 bölgede CHP’nin 7’şer vekil alabileceğini düşünüyorum. 
 
Seçimin ekonomi üstünden şekillenmesini çok olumlu buluyorum. CHP’nin KOBİ’lerle ilgili ortaya koyduğu modelin, diğer işletmelere yönelik olarak da düzenlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Büyük sanayiciyi de küstürmemek lazım. KOBİ’lere ne veriliyorsa büyük işletmelere de verilmesi gerekir.
 
“Erdoğan’ın mitingleri sandıkta cezalandırılacak”
 
CHP İzmir Milletvekili Musa Çam
 
İzmir’de CHP 2011’e göre oy miktarını ve bu doğrultuda vekil sayısını arttıracak. Ben CHP’nin iktidar adayı bir parti olduğunu düşünüyorum. CHP’nin mesajlarının toplumda karşılığı var.
 
 
7 Haziran günü vatandaşın ve kararsızların seçimi iktidardan ziyade muhalefetten yana olacaktır. Tayyip Erdoğan’ın da sahaya inmesine büyük bir tepki olduğunu gözlemliyorum. Halk, sandıkta bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı cezalandıracak.
 
“Vaatler, vaat şeklinde kalıyor”
 
İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Barış Kocagöz
 
Aslında reel anlamda seçim ekonomi üstünden şekillenmek zorunda. İnsanların, karnı doymadığı sürece diğer şeyleri düşünemediğini partiler keşfetmiş durumda. Çiftçi, ektiğinden kazanamıyorsa, göç etmek zorunda kalıyorsa mutsuz oluyor. Bu örneği çeşitlendirebiliriz ve partiler de bunun farkında.
 
 
Vaatler vaat şeklinde kalıyor. Gerçekleşip gerçekleşmeyeceği önemli. Bir iş adamı olarak temkinli yaklaşıyorum. Vaadin içinin ne kadar dolu olduğuna bakmak gerekiyor. Bir borcu sildiğiniz zaman onu nasıl sildiğiniz çok önemli. Açıkladığınız vaatlerin arkasını doldurabiliyorsanız ne ala.
 
İzmir’in 8 Haziran sabahı neyi kazanıp kazanmadığını da sabah hep birlikte göreceğiz. İzmir’de çok bir şey değişmeyeceğini düşünüyorum. İzmir herhangi bir değişiklikten en az etkilenecek şehirdir diye düşünüyorum.
 
“İktidar olabileceğimizi düşünüyorum”
 
CHP İzmir Milletvekili Adayı Özcan Purçu
 
Sayın Kılıçdaroğlu ile Türkiye'de pek çok ili gezdim. Bakın Düzce'de CHP'nin mitinglerinde elde ettiği sayı 3 binlerdeyken şimdi 25 binlere çıktı. Türkiye'de CHP'ye yönelik büyük bir heyecan var.
 
 
Seçim politikamız, esnafa da, işçiye de, memura ve emekliye de hitap etti. Baktığımız zaman gençler ve kadınlar CHP'nin onlara sunduklarından memnun gözüküyor. Bunları gözlemleyince ben çıtayı yükselttim. İktidar olabileceğimizi düşünüyorum. 
 
“Yüzde 45’in altına düşmeyiz”
 
AK Parti İzmir Milletvekili Aydın Şengül 
 
Anketlere baktığımız zaman gerçekçi ve gerçek dışı anketleri bir arada görüyoruz. Anketleri kimin yaptığı önemli. Partimizin yaptırdığı anketlere inanıyoruz. Bugüne kadar açıkladığımız oy oranları tamamen doğru çıktı. AK Parti'yi 30'larda gösteren anketleri doğru görmek mümkün değil. Sandıktır bu. 45'in altına düşeceğimizi sanmıyorum.
 
 
İzmirliler 8 Haziran'a bundan önce girdiğimiz her seçimde nasıl uyandılarsa öyle uyanacaklar. Rakiplerimizin söylediği gibi hayat tarzına karışmak söz konusu değil.35 projemiz vardı biliyorsunuz. Bunların bir kısmını gerçekleştirdik. Kalanların da gerçekleştirilmesi için çalışmalar sürüyor. Ben bu dönem aday olarak gösterilmesem de partimin bir neferiyim. Bu projelerin takibinde bir şehir planlamacısı olarak partimin uygun gördüğü görevi yapacağım. Ben il başkanlığı da yaptım partide. 7 Haziran için vekil sayısı konusunda rakam vermeyi doğru bulmuyorum. Gönlümüzden 13'er vekil geçiyor ama doğruları görmek lazım. Bakın CHP'nin 'İkiye katlayacağız" iddiasını görüyorsunuz. Üstün durumları mı var da bizi 2'ye katlayacaklar? Mitinglerini de gördünüz. 2 saatlik gecikmeye rağmen fiyasko bir tabloları vardı. Durum ortadayken Sayın Serter'in bu açıklamasını doğru bulmuyorum. Milletimiz bize olan güvenini sandıkta mutlaka gösterecektir.
 
“İzmir’i oy deposu olarak görüyorlar”
 
Türk Parlamenterler Birliği İzmir Şube Başkanı Metin Öney
 
Seçimi her şeye rağmen AK Parti'nin önde bitireceğini düşünüyorum. Bakın 2002'de 2007'de 2011'de AK Parti kazandı ama sokakta kimse yok. Gizli AK Partililer var ve yine onların etkisiyle seçimi iktidar partisi kazanacaktır. 276'nın üstünde vekille AK Parti'nin iktidar olma ihtimalini görüyorum. Oylarının düştüğü doğrudur, fakat bu tek başına iktidar olmasını engellemez. Gönlümden geçen Vatan Partisi'nin de barajı aşmasıyla CHP-MHP ve Vatan koalisyonudur. Aşamazsa CHP ve MHP'nin koalisyonudur. MHP, AK Parti ile koalisyon yapmamalı. Neden bunu böyle söylüyorum? Çünkü Bahçeli ile ilgili kesin bir şey söylemeye cesaretim yok. Sayın Bahçeli'nin Abdullah Gül'ü seçtirdiğini unutmadık.
 
 
Seçim öncesi genel başkanlar İzmir'i oy deposu gibi düşünüyorlar. İzmir'e bir şey vermeden, İzmir'den almak istiyorlar. Başbakanlık ofisini açmayı maharet sanıyorlar. Oranın işlevi yoktur ve doğru da değildir. Türkiye Ankara'dan yönetilir ve illerde müdürlükler olur. Üniter devletin idari sistemi böyledir. Kılıçdaroğlu'nun da İzmir adaylığı reklamdır. Neden İzmir'den aday olduğunu anlamış değilim. Genel Başkanlar memleketlerinden yahut oturdukları şehirden aday olurlar. İlk kez böyle bir şey görüyorum.
 
Sonuçlara gelirsek, AK Parti’nin 5’er, CHP’nin 7’şer ve MHP’nin de 1’er vekil çıkarmasını bekliyorum. HDP'nin barajı aşamayacağını düşünüyorum. İzmir üvey evlat olmaya devam eder. Bir de şu yanlışımız var. Belediye tartışıldı İzmir'de. Aziz Bey sahada olunca belediyeler tartışıldı. AKP, bu fırsatı değerlendirdi ve belediyeler üstünden yüklendi. CHP'de savunmaya geçti. İzmir karlı çıkmayacak.
 
“Ya AK Parti, ya felaket!”
 
AK Parti İzmir Milletvekili Adayı Cemil Şeboy
 
Bir kere ortaya net olarak koymamız gereken şeyler var. Bunların başında “AK Parti, İzmir’den aldığını geri vermiyor” şeklindeki yalanı temizlememiz lazım. Bakın İzmir-İstanbul Otoyolu 11 milyar dolar tutuyor, Çandarlı Limanı dünyanın en büyük 10 limanından biri olarak yapılıyor. Konak Tünelleri trafik keşmekeşine son verecek büyük bir proje. Bunların yanında daha pek çok irili ufaklı hizmeti var AK Parti’nin. Başbakanlık ofisi sayesinde İzmir’in yerel yöneticisinden iş adamına kadar herkes, sorununu Ankara’ya gitmeden burada çözebilecek.
 
 
CHP’nin bir milletvekili adayı İzmir’e geldiğinde dayısında kalacağını söylüyor. Düşünebiliyor musunuz? Ben Mordoğan’ın köylerinde, Ödemiş’te, Kiraz’da, her yerde dolaştım. Görünen o ki onlar yalnızca Kordon’da dolaşıyorlar. Böyle bir tablo var. 8 Haziran sabahı İzmir ya AK Parti’nin tek başına iktidar olduğu ve istikrarın sürdüğü bir güne uyanacak, ya da CHP, MHP ve HDP’nin koalisyonunda söylemek istemediğim felaketlere gebe bir Türkiye’ye uyanacak. Vatandaşımız, kararını bunun bilinciyle vermeli.
 
“İzmir için projelerimizle geliyoruz”
 
MHP İzmir Milletvekili Adayı Murat Koç
 
Milliyetçi Hareket Partisi olarak, bu seçimlerde önceki seçimlere göre çok daha yüksek bir oy alabileceğimizi söyleyebilirim. Koalisyon ihtimalini gündeme getirmeyi bile doğru bulmuyorum. Çünkü parti olarak tek başımıza iktidar hedefiyle yola çıktık. Milletimiz ülkede yaşananları görüp, en doğru kararı verecektir.
 
 
Bakın ben bir proje adamıyım ve İzmir için MHP olarak projelerimizle Meclis’te yer alacağız. Bu kent yerel yönetim ve merkezi iktidar arasında sıkışmış durumda. Bu sıkışıklığı Milliyetçi Hareket Partisi kıracaktır.
 
“HDP'nin barajı aşması en çok AKP'ye yarar”
 
Prof. Dr. Tülay Özüerman
 
AKP geldiğinden bu yana devam eden dış destek (sıcak para akışı) kesilince, uzun süre baskılanan Dolar ve Euro gerçek rakamlarına ulaştı. Zamana yayılarak alıştırıldığımız enflasyon gizlenemez boyutlarda. Üretim yok, işsizlik, özellikle genç işsizlik, gelir dağılımı adaletsizliği, bilinçli yoksullaştırma politikaları gibi... ekonomistlerin daha iyi açıklayacakları sorunlar ile halkın kavgacı üsluplu siyasetten bıkkınlığı gibi nedenler, özellikle muhalefeti ekonomi üzerinden vaatlere itti. Ekonomide sıkıntılar hep vardı ancak şu an ekonomide dibi görmüş durumdayız. Dipten çıkış için vaatler yeterli mi? Dibe çeken siyaset bunu yaparken yurttaşın kendisini kullandığı için biraz zor. Yurttaş borçlu ve korkuyor... 
 
 
Seçim öncesi tüm kurgunun HDP’nin barajı aşması üzerine kurulduğunu düşünüyorum. Daha ileri olarak şunu söyleyebilirim, bu seçim, başkanlık sistemine geçiş ve HDP'yi sistem partisi yapmak için yapılıyor denilse yeridir. Yeni Türkiye, etnik ve dini temelli siyaset yapan partilerle dizayn edilmek isteniyor. Sistem partilerinin alanı giderek daraltılıyor. Kendilerini aydın ve solcu olarak tanımlayanların bu gerçeği göremeyişleri akılla açıklanacak gibi değil...Paralel dedikleri yapıyı da, etnik siyaseti de palazlandıran AKP değil mi? Bu iki yapıyı da muhalefetin tasfiyesi için kullanıyor. 
 
Cumhurbaşkanı’nın mitingleri yanlış yorumlanıyor
 
Pek çoklarının aksine, Erdoğan’ın miting düzenlemesinin Davutoğlu'ndan çok kendisi ile ilgili olduğunu düşünüyorum. Güvensizlik gibi görmek ve göstermek yerine, fiilen eş başkan gibi çalıştıklarını, aynı dümene su taşıdıklarını ve devletin giderek parti ile özdeşleştirildiğini ve "din devleti" olma yolunda adımların partiden kopmayan başkan ile atıldığını görmek gerek... Kurguya göre; Davutoğlu ara rejimin, geçiş sürecinin son başbakanı olarak görev yapıyor. Meydanları boş bırakmamayı,  "Başkancı" sisteme hazırlık, yüzünü unutturmamak, yeni rejimin ilk başkanı olmanın alt yapısı olarak görüyorum.
 
“Başka yerlere mega, İzmir’e mütevazı projeler var”
 
EBSO Başkanı Ender Yorgancılar
 
Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkanı Ender Yorgancılar, 7 Haziran’a yönelik sorularımızı cevaplandırdı. İşte o sorular ve iş dünyasının liderinden çarpıcı yanıtlar;
 
Haziran’da gerçekleştirilecek seçimler öncesi vaatlerin ekonomi üstünden şekillenmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Hangi süreçten geçersek geçelim gündemde ekonominin olması, ekonomi üzerinden fikirlerin tartışılması iş dünyası olarak bizleri mutlu etmektedir.Z ira küresel ölçekte de son derece belirsiz bir süreçten geçtiğimiz bu dönemde, ekonomik istikrarın yeniden sağlanmasına ilişkin vaatler, tüm kesimler için büyük önem taşımaktadır. Ayrıca ekonomik refahın, toplumsal huzurun belkemiği olduğunu da dikkate aldığımızda, konunun sadece iş dünyası tarafından değil, tüm halkımız tarafından en öncelikli konu olarak ele alındığını belirtebiliriz.
 
O nedenle de bu seçimlerde; ekonomi ağırlıklı vaatler toplumun tüm kesimi tarafından büyük bir dikkatle takip edilmektedir. Soran ve sorgulayan bir bilincin oluşması siyasi gelişim açısından da büyük önem taşımaktadır.
 
Özellikle son yıllarda sanayileşmeden ve üretimden uzaklaşmanın olumsuz etkilerini belirgin biçimde yaşamaya başlamış olmamız, konuya verdiğimiz önem derecesini artırmakta, istikrarın tesis edilmesine ilişkin beklentilerimizi güçlendirmektedir.
 
 
Liderlerin İzmir ziyaretleri sırasında İzmir iş dünyasına verdikleri mesajlar beklentilerin neresinde?
 
Kentimiz açısından seçim sürecinde en önemsediğimiz husus ithal, yani İzmir dışından kentimize aday olanların, iş dünyamız ve şehrimizin geleceği adına verdikleri vaatlerin tutarlılığı ve kapsamlılığıdır. Zira geçmişte kentimiz dışından seçilen birçok milletvekilimiz, maalesef faaliyet döneminde kentimizin beklentilerini yeterince karşılayamamışlardır. Mevcut seçim sürecinde de adaylarımızın, İzmir’in iş dünyasını geliştirmeye ve ekonomiyi atağa kaldırmaya yönelik pek çok vaadine tanık olmaktayız. Ancak ben bu noktada, kentimiz adına daha çok proje geliştirilmesi ve daha somut örneklerle yola çıkılması gerektiğine inanıyorum. Farklı illeri mega kent yapmaya yönelik, “çılgın proje” olarak nitelendirilen vaatlerle sıklıkla karşılaşırken, İzmir için daha mütevazi ve daha sıradan hedefler öne sürüldüğünü gözlemlemekteyiz. İş dünyamız özelinde ise, İzmir sanayisinin atıl potansiyelinin kullanılması, verimliliğin yükseltilmesi ve daha üst düzey teknolojiyle donatılmış üretim süreçlerinin hayata geçirilmesi, biz iş adamları için büyük önem taşımaktadır. İş dünyasının ötesinde kent sakinlerimiz için de, İzmir’i hak ettiği konuma yükseltip, bir marka şehir sıfatı kazandıracak hedefler, verilecek oylar üzerinde belirleyici olacaktır.
 
7 Haziran sonrası yılın kalan dönemi için nasıl bir ekonomik tablo beklentiniz var?
 
İçinde bulunduğumuz dönem, Türk siyasi tarihinin en önemli seçimlerinden biri olup, anayasa ve yönetim sistemimizin değişimine kadar uzanan bir süreç kapsamaktadır.
 
Bu açıdan değerlendirdiğimizde belirsizlikle beraber, özellikle açıklanan ekonomik göstergelerdeki olumsuz eğilim, yılın ikinci yarısına dair umutlanmayı güçleştirmektedir. FED’in faiz artırımı, son aylarda aşırı değerlenmiş olan ve ateşi düşürülemeyen doların, TL karşısında daha da değerlenmesine sebep olacaktır.
 
Özellikle de, son yıllarda sıklıkla ifade ettiğim yüzde 5 ortalama büyümesi gereken Türkiye’nin yüzde 3 bandında büyümeye doğru gidişi, yeni bir büyüme hikâyesini, yapısal reformların ivedilikle hayata geçirilmesini zaruri kılmaktadır.
 
Güncelleme Tarihi: 05 Haziran 2015, 12:48
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER