'Baskıya Başkaldırının Zamanı Gelmiştir'

DSP Genel Başkanı Masum Türker, "Türkiye’de artık baskıya, otoriteye karşı başkaldırının zamanı gelmiştir. Halkın başkaldırı zamanı 7 Haziran’da sandık başında olacaktır" dedi.

'Baskıya Başkaldırının Zamanı Gelmiştir'
Balıkesir’e gelen DSP Genel Başkanı Masum Türker, milletvekili adaylarıyla birlikte, partisinin İl Başkanlığı binasında basın toplantısı düzenledi. Genel seçimlerin ülkenin gelecek 50 yılını tayin edeceğini söyleyen DSP Lideri Türker, şöyle devam etti:
 
"Eğer gelirler politikası düzeltilmezse; Türkiye’de çalışanların başkaldırı içinde olacaklarını belirtmiştik. Bu başkaldırının da ilk işaretini Bursa’da otomotiv sektöründe gördük. Dalga dalga bütün Türkiye’ye yayılmaya başladı. Bu tespitimiz ve asgari ücretin en az 2 bin lira, emekli maaşının en az 2 bin 600 lira olması söylemimizi o kadar çok dillendirdik ki medyada üstü örtülse bile o kadar çok dile geldi ki, nihayet Başbakan’ı dize getirdik. Başbakan, işçi sendikalarıyla yaptığı görüşmeler sonrası kamu çalışanlarına vereceği zammı yükseltmek zorunda kaldı. İşçilere ödenmesi gereken para eğer 2 bin 150 liranın altındaysa, 100 lira zam verip 2 bin 250 liraya çıkarmayı kabul etti. Ayrıca seyyanen 500 lira zam vereceğini kamudaki işçiler için kabul etti."
 
’CHP’YE GİDEN HER OY AKP’YE GİDECEKTİR’
 
AK Parti’nin tek başına iktidara gelemeyeceğini ve AK Parti ile CHP’nin koalisyona göz kırptığını öne süren, "Bu koalisyonun çöpçatanı ise Kemal Derviş’tir" diyen Türker, şunları söyledi:
 
"Seçimler için şu ana kadar yapılan tespitler, Cumhurbaşkanın elindeki tespitler şunu gösteriyor ve diyor ki; AKP tek başına iktidar olamayacak. AKP’nin tek başına iktidar olmama durumunu cumhurbaşkanlığına yakınlığıyla bilinen, açıklamalarıyla adeta sözcüsü olan Binali Yıldırım, ’Koalisyon yok, azınlık hükümeti kurulacak ve erken seçime gidilecek’ söylemiyle doğruluyor. Ardından koalisyon kurulması için hemen ilgililer devreye girdi. CHP’nin seçim bildirgesinde olmamasına rağmen; Lozan’da İsmet Paşa’nın reddettiği, kentlere kapitülasyon ve imtiyaz tanıyan yapının daha ileri düzeyde olanı ’Merkez Türkiye’ adıyla kiralık şehir projesini devreye soktu. Dikkat edin bu kiralık şehir projesi devreye girer girmez, Başbakan çıktı ’Bu benim kitabımda vardı’ dedi. Böylelikle bize büyük koalisyona AKP ve CHP tarafından göz kırpıldığı görüldü. Bu koalisyonun çöpçatanı da Kemal Derviş’tir. Kemal Derviş hatasını biz yaşadık. Çağırdık, partimizi ikiye böldü. Türkiye’nin AKP iktidarının eline geçmesini de sağlayan o projenin birinci sahibidir. Foyaları meydana çıkmaya başladı. CHP’ye giden her oy AKP’ye gidecektir."
 
’TIR’LARDA ALTIN TAŞINIYORDU’ İDDİASI
 
MİT TIR’larına değinen ve Cumhuriyet Gazetesi’ne yönelik soruşturmayı da eleştiren Türker; şunları söyledi:
 
"Aslında bu TIR’ların MİT’le ilişkisi yoktur. Bu TIR’ların MİT’le ilişkisi olduğunu söyleyenler kendi suçlarının ortaya çıkmasından korkanlardır. Çünkü bu TIR’larda silah, silahların altında IŞİD’e verilmek üzere dolarlar, dolarların altında da IŞİD’ın o dolarlar karşılığında İran’a taşıyacağı altınlar vardır. Yoksa; eğer devlete ait kuruma ilgili olduğunu gösterirseniz ne savcılık bir işlem yapar ne de onları çeviren jandarma ya da polis. Ama o silahların biraz daha altına bakılıp dolarlar, altınlar ortaya çıkarsa onların hesabını veremeyecekleri için olayı hep silah vardı şeklinde gösteriyorlar. Cumhuriyet Gazetesi’nin yaptığı yayın için de Başbakan gafil avlanmıştır, yapılmayacak hatayı yapmıştır. Bu silahların Türkmenlere gideceğini söylemiştir. Bu bile uluslararası suçtur. Başka bir ülkenin iç işlerine karışma işidir. Ama çok iyi biliyoruz ki silahlar Türkmenlere gitmemiştir. Çünkü o Türkmenler sürekli Suriye’de korumasız olduklarını dile getirmektedirler. Süleyman Şah Türbesi taşınırken, bu bölgede bulunmasının nedeni olan Türkmenleri yalnız bırakmıştır. Yapılan hatayı, bu gafleti Cumhurbaşkanı fark edince ’Böyle bir şey yoktur’ diye açıklama yaptı. Çünkü Türkiye’nin zor duruma düşeceğini anladılar. Cumhuriyet Gazetesi’nin yaptığı bu haber, aslında yılın gazetecilik haberidir. Kimse kimseyi suçlamasın. Türkiye’de artık baskıya, otoriteye karşı başkaldırının zamanı gelmiştir. Halkın başkaldırı zamanı 7 Haziran’da sandık başında olacaktır. Büyük koalisyon uğruna oyların sandık başında anlaşmalı olarak ortadan kaldırılması ihtimali var. Ben sandık başındaki insanların milli duygularla hareket etmesini, dürüstlükle hareket edip halkını korumalarını ve o sandıktan çıkan oyların gerçek sahiplerini saptamalarını bekliyorum."
 
BANK ASYA DEĞERLENDİRMESİ
 
Bank Asya ile ilgili yapılan işlemlere değinen Türker, "Türkiye’de bu olay dolarizasyonu hızlandıracaktır. İnsanlar paralarını bankada tutmaktan korkacaklardır. Bankaya yatırmadıkları paralarını değer kaybetmesin diye yabancı para birimine yavaş yavaş çevirmeye başlayacaklardır. Bank Asya’ya olayının bir cemaate yakınlığı dolayısıyla, o cemaate yakın olan işadamlarına gözdağı verme düşüncesini güttüğünü hepimiz biliyoruz. Bu olay yalnız bir cemaate gözdağı vermek olayı değildir. Tasarruf sahiplerini tedirgin etmektir. Türkiye’de diğer milli bankaların, bize de bir gün aynı şekilde davranılır korkusuyla yabancı ortak arayışına gitmelerini hızlandıracak bir olaydır" dedi.
Güncelleme Tarihi: 31 Mayıs 2015, 18:10
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER