'Abdullah Gül AK Parti'nin Başına Geçebilir'

Siyasetten ekonomiye, yerel yönetimlerden kentin sorunlarına kadar gündeme dair merak ettiğiniz her şey Genel Yayın Yönetmenimiz Erol Yaraş’ın yorumlarıyla sizlerle buluşuyor.

'Abdullah Gül AK Parti'nin Başına Geçebilir'
BEN TV HABER MERKEZİ
 
Sandıktan dün akşam koalisyon çıktı. Hiçbir parti tek başına iktidar olamadı. Sizce seçmenler partilere hangi mesajı verdi?
 
Seçmen, partilere “uzlaşın” dedi. “Artık ben gerilim, tartışma, hizipleşme istemiyorum, artık ben Türkiye’de yumuşama, kardeşlik, dostluk ve kaynaşma istiyorum” dedi. 
 
BAHÇELİ “KOALİSYON YAPMAM” DEMEDİ
 
Bundan sonraki süreçte ne olacak sizce? Olası senaryoları değerlendirebilir misiniz?
 
Biz seçim öncesi yaptığımız çalışmalarda bu tabloyu ortaya koyduk. “Türkiye’yi bir koalisyon bekliyor ve koalisyon bir yumuşama getirir” dedik. Bu mesajı iyi algılaması gereken taraf AK Parti. AK Parti’de de bu işi en iyi anlaması gereken kişi Ahmet Davutoğlu gibi gözükse de ortamı ve durumu farklı bir yere götürecek tek kişi var, o da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan. Eğer Erdoğan bu mesajı iyi algılayıp ona göre Anayasa ile belirlenmiş çerçevede parlamentoyu iyi çalıştırırsa bir sıkıntı olacağını düşünmüyorum. Ancak parlamentoyu çalıştırmayarak süreci tıkamaya çalışırsa Türkiye çok sıkıntılı günlere gider. Burada iki türlü sistem var. Birincisi meclisin kendi çalışma tarzı, ikincisi de Cumhurbaşkanı’nın tarzı… Şu anda meclis kendi sistemini oluşturabilir, kendi meclis başkanını seçebilir ve meclis çalışmalara başlayabilir. Hükümet kurmak ise farklı bir şey. Hükümet kurmak için elbette görev birinci çıkan partiye verilecek, birinci parti mevcut partilerle koalisyon çalışmalarına girecek. Başarısız olursa görevi iade edecek. Ve daha sonra görev ikinci partiye verilecek. O parti de başarısız olursa bu durum koalisyon kurulamadığının bir göstergesidir. Tablo böyle gerçekleşirse de meclis erken seçime gider. Ama mevcut tablonun içinden koalisyon çıkması muhtemel. Bana göre dün akşam Sayın Bahçeli’nin yaptığı konuşmayı da iyi okumamız gerekiyor. Bahçeli aslında MHP adına şunu söylemek istedi: “Ben koalisyona varım, ama fiyatım biraz pahalı. Benimle koalisyon yapmak istiyorsanız birazcık bedel ödeyeceksiniz. 250 milletvekili almış bir parti olarak siz 80 milletvekili almış bir partiyle (MHP) bakanlıkları eşit paylaşacaksınız.” Bahçeli dünkü konuşmasında “koalisyon yapmam” demedi. İyi bir siyaset okuyucusu bunu rahatlıkla görebilir. Olması en muhtemel koalisyon, seçim öncesinde de konuştuğumuz gibi AK Parti – MHP koalisyonudur. 
 
 
ABDULLAH GÜL AK PARTİ’NİN BAŞINA GEÇEBİLİR
 
Erken seçime gidilirse ne olur?
 
Seçmen burada AK Parti’ye bir mesaj verdi, “bu sana ilk uyarımdır” dedi. Görünen o ki Abdullah Gül faktörü ortaya çıkacak artık. Gerçekleşecek bir erken seçimde ya AK Parti Abdullah Gül başkanlığında seçime girecek ya da Gül, yeni bir oluşumun başına geçip AK Parti’nin karşısında, merkez sağda güçlü bir partiyle seçime girecek. Bu da zaten AK Parti’nin sonu olur. Böyle bir restleşme olacak. Bunu düşündüren haklı gerekçelerim var. Seçim öncesinde Gül davet edildiği hiçbir mitinge, hiçbir siyasi toplantıya katılmadı. Fetihin yıldönümüne gelmesini de çok istediler ancak Abdullah Gül oraya da gitmedi. Yaşanan bu durum da bize şunu gösteriyor: Gül ve Erdoğan artık bütün ipleri koparmıştır. Bir diğer gerekçem de, Gül’ün başdanışmanlığını yapan Ahmet Sever’in kitabının çıkış tarihini seçimden sonraya bırakmış olması. Bir iddia var; Gül’ün Sever’i arayıp “o kitabı seçim öncesi çıkarırsan seni ömrümün sonuna kadar affetmem” dediği söyleniyor. Demek ki kitapta bu ikiliyle ilgili çok farklı bilgiler var. Bu dönem kitap çıkacak artık. 
 
AK PARTİLİLERİN MESAJI: ARTIK SARAYINDA OTUR
 
Artık cumhurbaşkanının anayasal sınırları çok zorladığını düşünen AK Partililer de şu mesajı vermeye çalışıyorlar cumhurbaşkanına: “Artık sen anayasal sınırlar içerisinde bir cumhurbaşkanısın, sarayında otur. Anayasal sınırlar içerisinde görevini yerine getir ve Türkiye de rahatlasın.” Bu mesajlar iyi okunursa Türkiye rahatlar. Eğer iyi okunmaz ve daha da zorlamaya gidilirse, hem ekonomik hem de siyasal anlamda durum vahim. Böylece Türkiye çok ağır bedel öder. 
 
 
DEMİRTAŞ EMANETE HIYANET EDERSE HDP BİTER
 
Bahçeli’nin AK Parti – HDP ve Arınç’ın da CHP – MHP - HDP  koalisyonu olması ile ilgili önerileri var. Siz bu koalisyon önerilerini nasıl değerlendiriyorsunuz? 
 
Öyle veya böyle bir erken seçim olacak. HDP şunun bilincinde; İzmir’den ve İstanbul’dan aldığı emanet oylar sayesinde barajı geçebiliyor. Eğer önümüzdeki 3-4 aylık süreçte yapılan hükümet çalışmalarında emanet oylara hıyanet ederse barajı geçemez. İzmir yine Türkiye için dönüm noktası konumunda olan bir seçimde belirleyici bir rol oynadı. İzmir, yaklaşık 272 bin oy vererek HDP’nin barajı geçmesini sağlamıştır. Bu, İzmir’de yaşayan Kürtlerin tamamının oyu değildir. Bu, demokrat olarak tabir ettiğimiz İzmirlinin oyudur. Bu, kendi partilerinden fedakarlık yapan seçmenin, HDP’ye yönelttiği oydur. Eğer Demirtaş bu oylara hıyanet ederse bir daha barajı geçemez. Demirtaş’ın verdiği söz neydi? “AK Parti ile koalisyon yapmayacağım” dedi. İşte bu yüzden AK Parti ile bir koalisyon HDP’yi bitirir. O yüzden herkes satrancı çok iyi oynayacak. Bahçeli ise AK Parti – HDP diyerek, olmayacağı gösterdi ve olacağı yani kendisini işaret etti. 
 
Peki Arınç’ın önerisi?
 
O da bir mantığa yükledi. “Üçünüzde bize yüklendiniz. Şu an da çoğunluktasınız. O zaman kendi içinizde bir hükümet kurun ve Türkiye’yi yönetin” dedi. 
 
CHP-MHP-HDP KOALİSYONU YÜCE DİVAN’I ÇALIŞTIRIR
 
AK Parti farklı bir strateji yürütüyor olabilir mi? Böyle bir üçlü koalisyonun başarısız olması durumunda bir erken seçim olursa AK Parti daha da güçlenerek iktidara gelir sonuçta…
 
Ama orada başka bedeller ödenir. Yüce Divan diye bir sistem çalıştırılır. Yüce Divan’a giden ve yolsuzluklardan mahkum olacak bir partinin eski bakanlarının faturası kime çıkar? Yolsuzluk iddiaları farklı bir şekilde gündeme gelir. İhaleler, havuz medyaları açılır… AK Parti bunları göğüslemeye hazır mı? O kadar basit değil bu restleşme. Dediğim gibi herkes satrancı farklı oynamaya çalışıyor ve masanın üstünde bütün bu hesaplar yapılıyor. Ama bu hesapların kilit noktası Cumhurbaşkanı’dır. 
 
 
ERDOĞAN’IN SİNİRLİ OLMASI DOĞAL
 
Erdoğan’ın seçim sonrası yaptığı yazılı açıklamayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Erdoğan’dan bu şekilde yazılı açıklama görmeye alışkın değiliz sonuçta…
 
 Bugünkü bütün yorumlara baktığımızda seçimin kaybedenin bir tek Erdoğan olduğunu görüyoruz. Bunu yalnız Türkiye söylemiyor, dünya da söylüyor. Bu da haklı olarak 13 yıldır kazanmaya alışkın olan bir insanın kaldıramayacağı bir netice. Sinirli olması da doğal. Kendisi meydanlara inmeseydi, Davutoğlu’nu hedef gösterebilirdi. Yani kendisi, sarayında oturup, “ben tarafsızım” deyip, mitingler düzenlemeseydi o zaman Davutoğlu’nun başarısız olduğunu söyleyebilirdi. 
 
 
KILIÇDAROĞLU, ADAY OLDUĞU İLDE BİLE KAYBETTİ
 
Peki CHP’yi genel anlamda nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
CHP kendini sorgulamak zorundadır. Kılıçdaroğlu kendini sorgulamak zorundadır. Ortada bir başarı yoktur. Kontenjandan aday yaptığı, kendi etrafındaki takımıyla birlikte farklı bir imaj çizmesinler. Çünkü hem oy kaybetmiştir, hem de milletvekili kaybetmiştir. Ama bunlardan daha önemlisi aday olduğu ilde kendi bölgesinde milletvekili kaybetmiştir. Bir genel başkan kendi bölgesinde milletvekili kaybettiyse, üst üste 3 seçim kaybettiyse, partisine artı 1 oy koyamadıysa o genel başkanın kendisini sorgulaması lazım. 
 
Güncelleme Tarihi: 08 Haziran 2015, 17:13
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER