Sezgisel Yeme

Merhabalar sevgili Ben okuyucuları. Son dönemlerde popüler olan sezgisel yeme konusunu ele almak istedim. Gerçekten merak uyandıran bir konu olduğunu söyleyebilirim. Bu konu hakkında yazarken çok keyif aldım. Gelin birlikte sezgisel yeme davranışının nasıl olduğunu öğrenelim istiyorum.

Sezgisel yeme bireyin, vücudunun doğal olarak verdiği fiziksel açlık, tokluk ve doyum sinyallerini dinleyerek ve bu sinyallere uyum sağlayarak yemek yeme biçimi olarak tanımlanmaktadır.
Sezgisel yeme hem besinsel sağlığı hem de uygun bir ağırlığı korumak için vücudun yenilecek besinin miktarını ve türünü “biliyor” olmasıdır. Bu kavram bazen 'beden bilgeliği' olarak anılmaktadır.

Sezgisel yemek yemede temel yaklaşım; bireyin herhangi bir kronik hastalığı olmadığı sürece (örn. diyabet, besin alerjileri) içgüdüsel olarak beslenme dengesini sağlayacak şekilde seçimlerini yapması ve bu nedenle besin tüketim çeşitliliği ile ilgili herhangi bir kısıtlamanın olmaması yönündedir.

Sezgisel yeme, daha fazla düzenli beslenme, daha pozitif bir beden imgesi, daha fazla duygusal işlevsellik ile ilişkili psikososyal faktörler ile de ilişkilidir.

Sezgisel Yeme Davranışının 10 İlkesi:
1. Diyet zihniyetini reddetme
2. Açlık hissinden onur duyma
3. Yiyecekler ile barışma
4. Gıda polisine karşı çıkma 
5. Doygunluğu hissetme 
6. Memnuniyet faktörünü keşfetme 
7. Hissedilen duyguyu yemeğe yönelmeden yaşama
8. Vücuduna saygı gösterme
9. Egzersiz yaparak farkı hissetme
10. Sağlığını onurlandırmak ve hoşgörülü beslenmedir.
Böylelikle bireyin gerçek bir beden-besin-akıl uyumuna sahip olabileceği vurgulanmaktadır.

Sezgisel yeme kavramı üç temel yaklaşıma dayanır:

1. Yemek Yemek İçin Koşulsuz İzin Vermek
Yemek yemek için koşulsuz izin, iç fizyolojik açlık sinyallerine ve şu an istenen yiyeceği yemek yeme isteğini yansıtmaktadır. Ne zaman ne kadar ve hangi gıdaları yiyebilecekleri belirtilen kişilerin gıda ile meşguliyeti ve yoksun hissetme olasılığı artmaktadır. Diyet kısıtlaması, gıda meşguliyetini daha da arttırmaktadır çünkü yiyecek alımını kısıtlayan insanlar aslında yemek yemeye koşulsuz izin veren insanlardan daha çok yemek yemektedir.
2. Duygusal Nedenler Yerine Fiziksel Nedenlerden Yemek Yeme
Sezgisel yemek yiyen insanlar, duygusal dalgalanmaları veya sıkıntı ile başa çıkmak için değil fiziksel açlığı tatmin etmek için yiyeceklere yönelmektedir. Duygusal ajitasyon sıklıkla diyet sınırını bozmaktadır çünkü kısıtlayıcı yiyen insanlar, olumsuz etkileri tecrübe ettiğinde besin alımları artmaktadır.

3. Fiziksel Açlık ve Tokluk Sinyallerine Bağlı Yemek Yeme

Sezgisel yeme ile uğraşan kişiler hem iç açlık hem de tokluk sinyallerinin farkındadırlar hem de yeme davranışlarını yönlendirmek için bu sinyallere güvenmektedirler. İç açlık ve tokluk sinyallerinin yerini dışsal yeme kurallarıyla değiştirdikleri için zarar vericidir ve gıda alımını düzenleyen ve doğuştan gelen iç açlık ve tokluk sinyallerinden kopmaya neden olmaktadır.

Acaba bizler sadece sezgilerimize güvenerek mi besleniyoruz yoksa canımız bir olaya veya bir duruma sıkıldığında mı yemek yiyoruz? Sezgisel beslenme beden sağlığımız için çok iyi olabilir fakat uygulanabilir olması çok önemlidir. Günlük sıkıntılar ve uyaranlar karşısında birçok insan duygusal olarak yemek yemeye bağımlı haldedir. Çünkü insanlar doğa yürüyüşü, meditasyon, şükretmek ve yoga gibi aktiviteler ile ruhlarını doyurmuyorlar. Yemek yiyerek üzüntülerini baskılıyorlar. Hem psikolojik hem de fiziksel olarak sağlıklı insanlar bedenindeki sinyalleri daha iyi algılayıp uygulayabileceği bir beslenme yaklaşımı olduğunu düşünüyorum. Fiziksel açlığımızı en basit karın guruldaması ile fark edebiliriz. Fakat bireyler bu sinyalleri fark edecek kadar aç kalmamaktadır. Çünkü gün içerisinde yaşadığı olumsuz bir olaydan etkilenip bir kavanoz çikolata tüketmeye başlamış ve ruhunu mutlu ettiğini düşünmektedir. Ancak bu durum bir kısır döngü içerisinde olup kişinin o çikolatayı yedikten sonra pişmanlık duygusu yaşamasına neden olur. Sonuç olarak tekrardan bu üzüntü için bir şeyler yemek isteyecek, bedeninin ne anlattığını asla duyamayacaktır. Bu beslenme yaklaşımını benimsemek isteyenler alanında uzman psikologlar ve diyetisyenlerden destek alması gerektiğini düşünüyorum.

Umarım sizlerde okurken keyif almışsınızdır. Sağlıklı ve güzel günler dilerim.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Nuran TORUN
Nuran TORUN - 3 hafta Önce

Tamda boyle