Kılıçdaroğlu, Türkiye Muhtarlar Buluşmasına katıldı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Karabağlar Toplu Temel Atma programı sonrası Fuar İzmir'de düzenlenen Türkiye Muhtarlar Buluşması'na katıldı.

Kılıçdaroğlu, Türkiye Muhtarlar Buluşmasına katıldı

Türkiye'nin 78 ilinden 366, İzmir'in tüm ilçelerinden 1150 olmak üzere toplam 1516 muhtarın katıldığı programda konuşan Kılıçdaroğlu, 105 maddeden oluşan muhtarlık temel kanunu taslağı hazırladıklarını söyledi.

Muhtarlara seslenen Kılıçdaroğlu, "Muhtarlık kurumu ne kadar değerli? Siyaset bu kuruma yeterli önemi veriyor mu? Sizin adınıza ben söyleyeyim; değeri de vermiyor, önemi de vermiyor. Sadece 'muhtarlar değerlidir' diyerek alkışlarsak, bunun altı boş olur. 82 kanun tüzük ve yönetmelik ile 354 maddede 'muhtar' adı geçer. O maddelerin ne olduğunu ne siz bilirsiniz ne ben bilirim. Bir tane temel muhtarlık kanunu yok. Bizim temel muhtarlık kanununa ihtiyacımız var. Görev, yetki ve sorumluluk belirlenmeli. Bunu yaptık. 105 maddeden oluşan muhtarlık temel kanunun taslağını hazırladık" dedi.

'TÜRKİYE'Yİ YÖNETMEYE TALİBİZ'

Muhtarlık sisteminin değişmesi gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Sizin birleşik oy pusulanız yok. Bu siyaset kurumunun muhtarlığa değer vermediği anlamına gelir. Eğer birleşik oy pusulası olsa, herkesin adı ve fotoğrafı olur. Belediyelerin binaları vardır. Muhtarların büyük bir kısmının binası yoktur, derme çatma bir yeri vardır veya kiralıktır. Bizim bazı belediyelerimiz, tek tip muhtarlık evi yaparak teslim etti. Sizin bir bütçeniz yok. Çünkü siyaset kurumu size önem vermiyor. Sizin bir bütçenizin olması lazım. Bütçe aynı zamanda denetim demektir. Fakir bir ailenin çocuğu başka şehirde üniversite kazanıyor. Otobüs bile yok. Bakana, milletvekiline ulaşamaz. En rahat ulaşabileceği kişi, muhtardır. Muhtar, doğrudan doğruya kendi mahallesinde bulunan kişinin sorunlarına çözüm üreten bir pozisyondadır. Bunu ilk dillendirdiğimde 'parayı nereden vereceksiniz muhtara?' dediler. Emlak vergisinin yüzde 1'i, 2'si muhtarlara tahsis edilse ayıp mı olur? Sadece muhtarlık kurumunu değil, belediyeyi de güçlendirmek istiyoruz. Gelişmiş ülkelerde yerel vergileri, yerel yönetimler alır. Hem kaynak vermiyorsunuz hem 'sorunu çöz' diyorsunuz. Dersimize iyi çalışıyoruz çünkü Türkiye'yi yönetmeye talibiz. Adalet, bilgi ve ahlakla Türkiye'yi yöneteceğiz. Yanlış yönetim, insanlarda derin travmalara yol açar" diye konuştu.

'OYUNUZA TALİP DEĞİLİM'

Sosyal yardımların muhtarlık aracılığıyla dağıtılması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, "Muhtarın politik kimliği de yok. Adıyla seçime girer. Mahallede sevilir. Propagandasını yapar ve seçilir. Bizim inancımızda sağ elin verdiğini sol el görmez. Muhtarda fakirin kaydı vardır. Her muhtar, kendi mahallesiyle ilgili bir karar alınacaksa o meclise katılacak, söz ve karar sahibi olacak. Olayın arka planını muhtar öğrenmiş olacak. Mahalleyle ilgili karar alınıyor ama muhtarın haberi yok. Buna demokrasi diyoruz. Böyle demokrasi olmaz. Belediye başkanı muhtarlarla ortak proje yapamaz. Yaparsa İçişleri Bakanlığı hakkında soruşturma açar. Muhtarlığın bir kamu kurumu olarak görülmesi lazım. Kanunun değişmesi lazım. Türkiye Muhtarlar Birliği yok. Çok kalabalık, yeteri kadar güçlü ancak politik olarak ayrıştığınız için politikacılar bu ayrışmayı kullanıyor. Sizin oyunuza talip değilim. Sizin sorunlarınızı çözmeye talibim. Hiçbir devlet bir kişinin iki dudağına teslim edilemez" ifadelerini kullandı.

'MUHTAR KARAKOLUN BEKÇİSİ DEĞİLDİR'

İkinci bir yüzyılın başladığını söyleyen Kılıçdaroğlu, "İkinci yüzyılda Türkiye'nin barış içinde büyümesi ve kalkınması lazım. Siyaset, devletin rantını cebine indiren bir kurum değildir. Halk için, fakir fukara için, adalet için çalışır. Devleti, sosyal olmaktan çıkarırsanız büyük yaralar alırsınız. Muhtara ödenek değil, maaş verilmesi lazım. Bu hakkı talep etmeniz lazım. Bir yere sabahın köründe baskın düzenlenecek gelip muhtarı alıp götürüyorlar. Muhtar karakolun bekçisi, postanenin nöbetçisi olmamalıdır. Muhtar onuruyla, şerefiyle seçilmiştir ve görevinin başındadır. Etnik kimlik üzerinden siyasete asla izin vermeyiz ve doğru bulmayız. Herkesin anne-babası şerefi ve onurudur. İnanç üzerinden asla siyaset yapmayız. Hiç kimsenin yaşam tarzına müdahale etmeyiz. Siyaseti sosyal kimlikler üzerinden yapıyoruz. Mesela muhtarlar gibi. Muhtarların sorunlarını dile getiriyoruz, nasıl çözeceğimizi anlatıyoruz. Apartman görevlileri de buna benzer bir durumdur. Memurlar, manavlar sosyal kimliktir. Sosyal kimlikler üzerinden siyaset yapıp hangi meslek grubunun sorunu varsa çözüm üretmemiz lazım" dedi.

'MUHTARLAR HALKIN VİCDANIDIR'

Muhtarları halkın vicdanı olarak gördüğünü belirten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de şunları söyledi:

"Demokrasi, bireyin içindeki vicdanın birlikte yaşamanın ilkelerine şekil vererek, örgütlü bir topluma dönüşmesidir. Demokrasi 5 yılda bir sandığa gidip oy kullanmaktan ibaret değildir. Demokrasi, her an, her yerde birlikte yaşamanın huzurunu sağlayan düzendir. Muhtarlık müessesesi, bir vicdan örgütlenmesi olan demokrasinin kilit taşıdır. Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, cumhuriyetimizin ikinci yüzyılı için muhtarlık kurumuna dair iadeiitibar politikasını çok somut olarak tarif etmektedir. Bu politikanın gereğini yerine getirmek için merkezi yönetimin yanında yerel yönetimlere de büyük sorumluluklar düşüyor."

İzmir'in 30 ilçesinde muhtarlarla birlikte verimli bir çalışma yürütüldüğünü belirten Soyer, "Muhtarlarımız, bizim icraat rehberimiz. İzmir'de yürüttüğümüz tüm çalışmaların yaşam bulmasında, muhtarlarımızın talep, görüş ve önerileri belediyemize yol gösteriyor" dedi. Konuşmaların ardından toplantının soru cevap bölümü basına kapalı olarak yapıldı.

Güncelleme Tarihi: 24 Ekim 2021, 17:48
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER