Ligde kalmak yetmez! Karşıyaka şampiyonluk için var

Abone Ol

17 sayı geriden gelerek Bursaspor’u deviren Karşıyaka Basketbol, 52 yıllık aralıksız Süper Lig geleneğini korudu.

Mustafa Kemal Atatürk Spor Salonu’nun tribünleri yıkılırken “Kaf-Sin Kaf” sesleri gökleri doldurdu.

Taraftarlar sahaya indi, gözyaşları sel oldu.

Yeşil-kırmızılılar, bir kez daha gösterdi ki bu armanın sahibi kolay pes etmiyor.

Bu başarı, sadece bir ligde kalma zaferi değil; Karşıyaka ruhunun, efsanevi taraftarın ve bitmeyen inancın zaferiydi.

Büyük taraftar asıl kahramandı

En kritik anda tribünü dolduran, takımı sırtlayan ve adeta takımın kendisi olan Karşıyaka taraftarı, maçın gerçek kahramanıydı.

Yıllardır aynı koltukta yerini koruyan babalar, anneler, dedeler ve gözleri yaşaran babalarının elinden tutarak gelen çocuklar…

Karşıyaka’da taraftar “destek” olmanın ötesindedir; kulübün kalbi, ruhu ve en büyük gücüdür.

Bu zafer, işte o vazgeçilmez Karşıyaka ruhunun zaferidir. Helal olsun büyük Karşıyaka taraftarına.

Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, bu süreçte maddi desteğin çok ötesine geçti.

Maça gelerek tribünde yer alan Sancak, soyunma odasına inerek takımı kutladı. Zafer sonrası yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Birlikte inandık ve başardık… Yaşasın Karşıyaka… Muhteşem bir maça tanık olduk. Karşıyaka’mız mücadeleyi hiç bırakmadı… Hep birlikte inanmıştık… Ve işte harika sonuç: Karşıyaka’mız bileğinin ve yüreğinin hakkıyla Bursaspor’u son saniye basketiyle 84-82 yendi ve Süper Lig’de kalmayı başardı. Bu müthiş bir başarı hikayesidir. Başkan Aygün Cicibaş’ı, Teknik Direktör Ahmet Kandemir hocamızı, kaptanımızı, tüm oyuncularımızı, emek veren herkesi, sevgili taraftarlarımızı kalpten kutluyor, ayakta alkışlıyorum. Karşıyaka’mızı çok seviyoruz. Yolu açık olsun.”

Kulübün resmi açıklaması da Folkart’ın katkısını net rakamlarla ortaya koydu:

“Türk oyuncularımızın, teknik ekibimizin ve kulüp emekçilerimizin maaş ödemeleri konusunda; böylesine zor bir dönemde koşulsuz yanımızda olan Mesut Sancak ve Folkart ailesi, bir kez daha Karşıyaka’ya yürekten destek vermiştir. Bu hafta Süper Lig’de kalmamız halinde vadettikleri 100 bin dolar prim hariç, 20 günde Folkart’ın desteği 18 milyon TL’ye ulaştı. Hiçbir şart öne sürmeden, yalnızca bu armaya ve bu camiaya olan inançlarıyla verdikleri bu gönülden destek; sadece maddi değil, aynı zamanda büyük bir moral ve güven kaynağıdır.”

Başantrenör Ahmet Kandemir’in sezon boyunca dile getirdiği sözler de dikkat çekiciydi:

“Karşıyaka camiasının basketbol kültürü, bulunduğu yeri hak etmiyor. Biz buradan çıkacağız… Taraftarımızın desteğiyle, oyuncuların azmiyle birlikte çıkacağız.”

O çıkışın ilk adımı atıldı.

Ancak zaferin gölgesinde önemli sorular da var.

Bu kulüp ve bu ekol neden ligde kalma mücadelesi vermek zorunda kaldı?

Yanlış yönetimler, plansız harcamalar ve vizyonsuz dönemler…

Bu sorgulamayı yapmak, aynı hatalara düşmemek adına zorunludur.

Karşıyaka Spor Kulübü, 1 Kasım 1912’de İzmir’in ve Ege’nin ilk Türk spor kulübü olarak kuruldu.

Milli Mücadele kahramanlarından Kurucu Başkan Kadızade Zühtü Işıl ve arkadaşlarının attığı temellerle doğan bu çınar, Türk spor tarihine damga vurdu.

Basketbol şubesi de bu büyük mirasın ayrılmaz bir parçası oldu.

Karşıyaka Basketbol’un gurur verici başarıları arasında 1986-87 sezonunda Türkiye Ligi şampiyonluğu ve Cumhurbaşkanlığı Kupası, 2014’te Türkiye Kupası, 2014-15 sezonunda ise ikinci lig şampiyonluğu ve Cumhurbaşkanlığı Kupası bulunuyor. Avrupa’da adından söz ettiren geceler ve altyapıdan çıkan yıldızlar…

Bunların hiçbiri tesadüf değil, bir ekolün meyveleriydi.

Aydan Sivayuş’un, Nadir Vekiloğlu’nun, Tahir Türetken’in, Ateş Özerk’in ve nice efsanenin omuzlarında yükselen bu camia, vasatlıkla yetinmek için var olmadı.

Şimdi gözler gelecekte.

Bu zafer bir son değil, yeniden doğuşun başlangıcı olmalıdır. Karşıyaka yönetimi, bu eşsiz markayı hak ettiği yere taşımak için cesur adımlar atmalıdır.

Özellikle sponsorluk çalışmaları acilen başlatılmalıdır. Folkart’ın bu sezonki örnek desteği, Karşıyaka’nın büyük bir marka değeri taşıdığını göstermiştir.

Yönetim, yeni sezon için güçlü sponsorluk anlaşmalarını hemen netleştirmeli, hazırlıkları hızla tamamlamalı ve camiaya şeffaf bir biçimde sunmalıdır.

Sürdürülebilir bütçe, güçlü altyapı yatırımları, doğru oyuncu politikası ve tribün-yönetim arasındaki kopmaz bağ, Karşıyaka kimliğinin zorunlu unsurlarıdır.

Karşıyaka, vasatlıkla yetinmek için var olmadı.

1912’den bugüne taşınan büyük miras, eşsiz taraftar ve dün gece tribünleri inleten o ruh, bu kulübü yeniden zirveye taşıyacaktır.

Tek yürek olmak şart! Karşıyaka camiasının tek yürek olması gerektiğini bir kez daha vurgulayalım:

Kişiler değil, arma ön planda olmalı. Atatürk’ün emaneti bu kırmızı-yeşil bayrak, her türlü ego’nun, kişisel hesaplaşmanın çok üstündedir. Taraftar, yönetim, oyuncular, eski başkanlar ve sponsorlar aynı çizgide buluştuğu zaman Karşıyaka’nın önünde durabilecek güç yoktur.

Yeni zaferler çok yakındır.
Kaf Sin Kaf!

Bu zafer, sadece bir ligde kalma operasyonu değildir.
Bu, Karşıyaka’nın Türk sporuna ve basketboluna hatırlattığı bir karakter dersi, bir inanç manifestosudur.
İzmir’in, Ege’nin ve Türkiye’nin gururu Karşıyaka, şampiyonluklar için doğdu ve şampiyonluklar için var olmaya devam edecektir.

Helal olsun büyük Karşıyaka taraftarına

Yolun açık olsun Karşıyaka’m.​​​..