Yerel

İzmir Su Konferası'nda 'işbirliği' mesajı: Su geleceğin altını, eşgüdümlü hareket edilmeli

İklim krizi nedeniyle stratejik önemi her geçen gün artan su kaynaklarının geleceği, İzmir’de tüm paydaşların katılımıyla mercek altına alındığı Su Konferansı İzQ Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi’nde gerçekleştirildi. Konferansta su krizi yönetimi için bütün paydaşların eş güdümlü hareket etmesi gerektiği ve su verimliliğinin arttırılması ele alındı.

Abone Ol

ÇİĞDEM ÖZEN / BEN HABER - İklim krizi nedeniyle stratejik önemi her geçen gün artan su kaynaklarının geleceği, İzmir’de tüm paydaşların katılımıyla mercek altına alındı. Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) ev sahipliğinde, Ege Bölgesi Sanayi Odası ve İzmir Ticaret Borsası’nın katkılarıyla düzenlenen “Su Konferansı İzQ Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi’nde gerçekleştirildi.

ZORLU: SU YÖNETİMİ İÇİN BİRLİKTE HAREKET ETMEK ZORUNDAYIZ
ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, “34 yıldır ülkemizin kalkınmasına yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Dünyamızı tehdit eden iklim krizi, yeşil ve döngüsel ekonomiyi ayrı düşünmek mümkün değil. Su yönetimi kalkınma ve risk yönetimi haline gelmiştir. Köklü zihinsel bir dönüşümü mecbur kılmaktadır. Su yoksa üretim yoktur, kentlerde yaşamak zordur. ESİAD su konusunu faaliyetlerimizin odağına taşıdık. Zihinsel dönüşüm için atılacak en önemli adımlardan birinin gençlerde ve çocuklarda farkındalık yaratmak olduğunu biliyoruz. Suya doğru yön verebilmek için teknolojik ve yenilikçi uygulamalara şeffaf ve kapsayıcı yeni modellere, güçlü işbirliğine çok daha fazla ihtiyacımız var. Merkezi ve yerel yönetimler, iş dünyası eş güdümlü hareket etmek zorunda. İzmir ve çevresini kapsayacak bir rapor hazırlığı içerisindeyiz. İş dünyası ve karar alıcılara su konusunda destek sağlamayı düşünüyoruz. Suyumuzun 3. Bir bakış açısıyla ele alıp geleceğe hazırlanmak durumundayız. Su verimliliğinin artırılması ve altyapının güçlenmesi şart… Suyun korunması yasal bir çerçeveye taşınacaktır.” şeklinde ifade etti.

UÇAK: TARIM, SANAYİ VE KENTLERDE SU KULLANIMI
İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bülent Uçak, “Bugün yalnızca sadece doğal bir kaynağı değil, stratejik ve toplumsal bir mesele haline geldi. Su kullanımı su stresi yaşanan bölgelerde gerçekleştiği art edilmemelidir. Suyun korunması gereken en stratejik varlık olduğu göz ardı edilmemelidir. Su kıtlığı sadece bir çevre sorunu değil, gıda sorunu ve ekosistem içim çok büyük bir sorun teşkil etmektedir. Borsamızın odak noktasında küresel tatlı suyun yüzde 75’ini ülkemizin de yüzde 70’i haline gelmiştir. Tarımsal sulamada konfor alanlarından çıkıp akıllı planlamak bir zorunluluk haline gelmiştir. Tarımsal su kullanımı konusunda suyu yalnızca bir çevre başlığı altında değil, diğer alanlarda da su kullanımı konusunda farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz. Pamuk yetiştiriciliğinde dijital sulama projesini geliştiriyoruz. Bu projeyle önemli su tasarrufu sağlanmaktadır. Sanayide su ve kentlerde su tarımdan farklı görmüyoruz. Sürdürülebilir su yönetimi kurumlar arası işbirliği ile mümkün olabilir. İTB olarak her türlü desteğe hazırız.” dedi.

ÜRÜN: SU GELECEĞİN ALTINI DURUMUNDA
EBSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Ürün, “Suyun değeri kuruyunca anlaşılırmış, işte tam bu dönemlerden geçiyoruz. Eğer bugün burada su konferansı düzenliyorsak, adım adım beklenene yaklaşıyoruz demektir. İlk defa bu salonu bu kadar kalabalık görüyorum. suyun geleceği altını ve bitcoini olması beklenmektedir. Su için mavi petrol tanımları kullanılmaktadır. Tüketeceğimiz suyu kullanırken iki defa düşüneceğimiz ortamlarda gelmiş durumdayız, su savaşlarının yaşanacağı günler beklenmektedir. Bu neden suyun denizden arıtılması alternatif önerileri çok kıymetli buluyorum. Dünya nüfusunun yarısı su kıtlığı yaşıyor. BM toplam su çekimlerden tarımda yüzde 70’den fazla, sanayi 15, kentsel kullanım yüzde 13… bu aslında nereden başlanmasını gerektiğini ortaya koymaktadır. O neden her ne yağacaksak bir an önce harekete geçmeliyiz. Su tasarrufu tercih değil, zorunluluktur. Suyu tüketen her kesim için yayınlanan su yönetmeliği kapsamında sanayi kesimi bunu uygulamak zorunda kalmıştır. Ancak sanayi anlamında daha kapsamlı tedbirler alınmalıdır. Tire ve Aliağa Organize Sanayi Bölgeleri yeşil anlamda sertifika almışlardır, İzmir sanayi bölgelerinin de bu anlamda adım atmaları gerektiğini söylemek istiyorum.” şeklinde belirtti.