İzmir "Kriz Belediyeciliğe" geçti..

-İlk "Yerel Sağlık Bilim Kurulu" oluşturuldu

-Yatırımlar durduruldu

-Gönüllüler ordusu kuruldu

-Daha kötü günler için 3 aylık gıda stoku yapıldı

-Kimsesiz 65+ yaş grubuna erzak dağıtımı başlatıldı

İzmir ne yazık ki korona belasında İstanbul'dan sonra en riskli ikinci kent.

Bu kadarını biliyor ama ne olup bittiğini, ölü sayısını, kaç kişi karantinada, kaçı yoğun bakımda, erkek mi, kadın mı, yaşları kaç; bilgimiz de yok, haberimiz de..

Bu bilgiler nedense devlet karartmasında.

Böyle bir süreci bizim nesil 12 Eylül darbesinde yaşamıştı.

Ülkedeki tüm gelişmeleri, "tek sesten"; "sıkıyönetim" ile "konsey" bültenleriyle öğreniyorduk.

Tıpkı bugün Sağlık Bakanımızın her akşam ekran karşısına geçip, elindeki yazılı metini okuması gibi!.

Yani "istenenin" değil, "istenilenin" verilmesi durumu.

Bugünün 12 Eylül'den tek farkı; soru sorma izninin olması..

O da "biz biliyoruz. Ama size açıklamamız  sakıncalı" yanıtıyla geçiştiriliyor.

İyi de; sizin bildiğinizi biz niye bilmiyoruz ki?

......!!!

Oysa tüm dünya ülkeleri, evlerine kapanan insanlarını bilgilendirmek için sürekli yenilenen "sayaç"larla son gelişmeleri anında paylaşıyorlar.

Neyse bu ayrı bir konu.

Zaten; dün "Bilmek İstiyorum" başlıklı yazımda bu durumu sizlerle paylaşmıştım.

***

Bugün, ölümcül virüsün etkisi altına giren ve Türkiye'nin en riskli kenti olan İzmir'de alınan "yerel" önlemleri anlatacağım.

Riskli bir kentte yaşıyoruz. Bu doğru..

Ancak; Büyükşehir Belediyemiz bu riski "sıfır noktasına" indiremese bile, aldığı çok ciddi önlem ve uygulamalarla yüreklerimize su serpiyor. Güven veriyor.

Öncelikle şunu bilin;

Çok şanslıyız..

Türkiye'de ilk "Yerel Sağlık Bilim Kurulu" İzmir'de Başkan Tunç Soyer tarafından kuruldu.

İlk diyorum; çünkü böyle bir uygulama henüz, ne İstanbul, ne Ankara ne Adana, ne de diğer toplam 30 büyükşehirde yok.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in Başkanlığı'nda toplanan kurulda uzman olan İzmir'in çok değerli profesör, doçent ve üst düzey bürokratları yer alıyor.

Yani İzmir'de alınan koronavirüsle mücadeleye ilişkin her karar ve uygulanan önlem, "kafadan atma" değil, bilimsel olarak alınıyor.

***

Bir örnek: Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu tarafından alınan ve dün akşam Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan; toplu taşımada aralıklı koltuk uygulaması, İzmir'deki otobüs, vapur, metro, İZBAN ve tramvaylarda "yeşil koltuk" sloganıyla 5-6 gün öncesinden başlatıldı.

***

Yine Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından dün geceden geçerli valilere verilen "özel ve özerk yetki sorumluluğu",  İzmir'de Başkan Tunç Soyer tarafından Mart ayı ortasından itibaren  "kriz belediyeciliği" adı altında uygulanıyor.

Kriz belediyeciliği ne demek?

Klasik hizmetler ve klasik belediyecilik ikinci plana ötelenirken, dağıtım, vatandaşa hizmet, sağlık, eğitim ve dayanışmanın, günün 24 saatine yayılması ve ön plana alınmasıdır.

Bir de her adımın, yukarıda da belirttiğim gibi; Sağlık ve Bilim Kurulu kararlarına göre atılmasıdır.

Son bir kararı duyurayım; ekmek artık poşette satılacak. İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'ne bağlı Fırıncılar Odası ile görüşmeler sürüyor. Uygulama hafta başında başlayabilir.

***

Kriz Belediyecilikte en önemli yaptırım, tüm kaynakların İzmirliler'in sağlığı için koronavirüsle mücadeleye ayrılmasıdır.

Başkan Soyer bu konuda çok hassas ve kararlı.

Yatırımlar ertelendi.

Ödemeler durduruldu.

Yeni araç alımından tutun da alınacak iğneden-ipliğe her şeyin, Başkan'ın, genel sekreter ve daire başkanlarının izni olmadan temini, ödeme yapılması yasaklandı.

Devlet, sağlık personeline nasıl "pirim" verecekse, Başkan Tunç Soyer de, koronavirüsle mücadelede yer alan tüm belediye sağlık çalışanlarına 500 TL ikramiye verileceğini müjdeledi. Aynı şekilde su açma ve onarımı ile ilgili kriz yönetimine katkıda bulunan İZSU personeline de prim yolda..

***

Büyükşehir belediyesi önümüzdeki günlerde korona belasının pik yapabileceği, daha sıkıntılı günler, belki 2-3 hafta ya da 2 ay sonrası da hesaba katılarak, gıda ve temizlik-hijyen malzemesi paketlemesi yapıyor.

Sıkıntı baş gösterdiğinde dar gelirli ve işsiz ailelere,  kentin varoşlarındaki yerleşim bölgelerine "dağıtım" yapılacak.

Halen, İzmir'de Soyer'in koronavirüs krizi nedeniyle başlattığı dayanışma kampanyası kapsamında hiç bir geliri olmayan 65 yaş üstündeki yurttaşlara gıda ve hijyen malzemesi dağıtımı sürüyor.

***

Soyer'in koronavirüs (Covid-19) krizinden etkilenen ihtiyaç sahibi yaş almış kişiler için yaptığı çağrıyla başlayan dayanışma ağı ise her gün biraz daha büyüyor.

Başkanın çağrısına iki gün önce aralarında pek çok meslekten  bin 600 gönüllünün bulunduğu İzmir Dayanışma Gönüllüleri de katıldı.

Gönüllülerden oluşan "Dayanışma Ağı"nın önceliği 65 yaş üstündeki insanlarımız.

Ayrıca; 1 ila 5 yaş arası çocuğu olup, geliri bulunmayan, sisteme kayıtlı ailelere de süt ve gıda paketi bu gönüllüler tarafından ulaştırılıyor.

Kültürpark 3 No'lu hol, korona belası sona erinceye kadar Büyükşehir Belediyesi'nin lojistik merkezi olarak kullanıma alındı.

Büyükşehir'e ulaştırılan ve belediyenin kendi olanaklarıyla kooperatiflerden temin ettiği kuru gıda ve temizlik ürünleri burada depolanarak, dağıtım ağına dâhil ediliyor.


***
İlk etapta 65 yaş üstü ihtiyaç sahibi 3 bin 500 yurttaş bu hizmetten yararlanacak.

Paketlerde; kooperatiflerden temin edilen çay, şeker, üç çeşit peynir, bal, zeytin, zeytinyağı, pirinç, nohut, kuru fasulye, bulgur, hijyen malzemesi, gazete ve çocuklar için kitap bulunuyor.

Çocuklu beş bin 500 aileye de gıda paketinin yanı sıra Süt Kuzusu projesi kapsamında sekizer litre süt de dağıtılıyor.
 Ayrıca bu gıda yardımıyla beraber, maddi durumu yeterli olan ancak evden çıkamayan, kimsesi olmayanlara market ve eczane alışverişi desteğini de sürdürüyor. 

***

Tabi bir de satış yapmaları yasaklanan seyyar satıcılar ile sokakta hayatını kazananlar var.

Başkan Soyer onları da unutmadı. Büyükşehir onların; örneğin günlük sattığı gevreği satın alıp bir arka semtte kurye gibi dağıtmayı kararlaştırdı.

***

Eeeeee.. İzmirliler; korona belası başımıza musallat olduğu andan itibaren can kayıplarında ve vaka sayısında nüfusa göre ilk sıradayız ama, korkmayın!.

Biliyorum, yapımız gereği eve kapanmayı sevmeyen, sokak yaşamından vazgeçemeyen, düğününü bile sokak aralarında yapacak kadar sokakta yaşamak gibi bir alışkanlığa sahibiz.

Hani çok gezen kızlar için evin büyükleri; "bunun göbeğini sokağa atmışlar galiba" der ya, aynen böyleyiz.

Ancak bu hafta ve önümüzdeki hafta hepimiz için çok önemli.

Evde kalalım..

Sokağa çok ama çok zorunlu olmadıkça çıkmayalım..

Soğukkanlı olalım..

Nezle ve grip olmamaya bakalım..

El, yüz; özellikle ağız-burun-göz hijyenine çok dikkat edelim.

Gelin cümle aleme İzmir'in bu bela ile nasıl mücadele ettiğini gösterelim, örnek olalım.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve tüm çalışanlarının, duyarlı ilçe belediyelerinin, gönüllülerin çabalarını karşılıksız bırakmayalım.

Başkan Soyer, seçim kampanyasında ne demişti?

"Aşkla İzmir.."

Anlamı; İzmir'e aşığım. İzmirliler için bir sevdalı, sırılsıklam bir aşık gibi çalışacağım" demekti.

 Şimdi sıra bizde..

Kentine, o kentte yaşayan insanlarının tümüne, toprağına-taşına-körfezine aşık olan Başkan Soyer'e "karşılık" verelim.

Bizim için verdiği emeklerini boşa çıkartmayalım, bu belayı omuz omuza vererek, yardımlaşarak, dayanışma kültürünü en üst seviyeden uygulayarak atlatalım..

YORUM EKLE
YORUMLAR
HÜSEYİN YOLDAŞ
HÜSEYİN YOLDAŞ - 1 yıl Önce

Kaleminize sağlık kardeşim. Boyla şeffaflık olmaması gerer tığ doğru. İnsAllah diyemiyorum. Çünkü ülkemizin bu evresini denemeye geçirmek doğru değillllllll.

Duran soysüren
Duran soysüren - 1 yıl Önce

Çok güzel. Bu günler insanın kendisiyle arkadaş olmasını daha çok öğrettiği günler. Hepimiz bir olalım. Gelirim yok yalnız yaşıyorum. Saygılarımla

İbrahim Yüncü
İbrahim Yüncü - 1 yıl Önce

Çok insan vehametin farkında değil. Şehri çöp kutusu gibi kullanıyorlar. Yerlere tükürüyorlar, tükürük saçarak konuşmalar devam. Tv ler eğitmeli insanı. Kampanya başlatalım.

Şenay Düdek
Şenay Düdek - 1 yıl Önce

İnşAllah kordon en inçe sinek tellerinden bile geçen sineklerle dolu balkonlarımızı açıp hava alamıyoruz.Mart ayında bu larvaların ilaçlanması gerekirken yapılmadı bildiğim için söylüyorum 3. kordon Garın karlı tarafında Bornova Sokağı,Işılay Saygın Sokağı ve tüm çevreleri çok özür bok götürüyor yani Konak Belediyesi de fos çıktı 18 oyumuz hava oldu.Neyse şu an daha büyük bi MUSİBET VAR ALLAH KORUSUN HAMDİ BEY