İzmir'in semt adları, nereden geliyor, kim tarafından ve nasıl konulmuş

Nerede yaşadığınızı biliyor musunuz? 
Belki bizim için çok sıradan isimler. 
Basmane, Asansör, Arap Fırını, İkiçeşmelik der geçeriz. 
Peki bu isimleri kim, nasıl koymuştur? 
Ya da neden o semte o isim verilmiştir? 
Çoğumuz bilmeyiz. Merak da etmeyiz; adını söyler geçeriz… 

Oysa; hepsinin bir geçmiş öyküsü vardır. O semte verilen isim belli bir özelliğin simgesidir. 
Gelin şöyle bir turlayalım… 

Arap Fırını:  
Bir Mısır göçmeni, Mısır’dan gelip bu semtin köşe başında simitçi fırını açtıktan sonra, bu semtin adı bu simgeyle Arap Fırını olarak anılmıştır. 

Arap Hasan:  
Hatay semtinde günümüzde Askeri Hastane’nin bulunduğu bölgenin 20. Yüzyıl’ın ortalarına kadar anıldığı ad "Arap Hasan"dır. Bu mevki 19. Yüzyıl başlarında yaşayıp sürü yetiştiren Hasan adlı "Çukulata renkli" bir çobandan dolayı bu adla anılır olur.  
İnönü (eski Hatay) Caddesi üzerinde, Arap Hasan mevkiinde, bir zamanlar var olan çeşme de çok ünlüdür. Bu nedenle günümüzde bu bölge ve İnönü Caddesi üzerindeki durak “Çeşme” adıyla anılmaktadır.

Hatay: 
Semtin adı Hatay ilinden gelmektedir. Cumhuriyet'in ilk yıllarından anavatandan ayrı olan Hatay’da yaşanan sıkıntılar nedeniyle 1937 yılında daha önceleri adı "Mısırlı" ve "İnönü" olan caddeye Hatay adı verilir...  
Bu ad aynı zamanda cadde çevresinde gelişen yeni semtin de adıdır. 

Asansör:  
1907 yılında yapılan asansör kulesinden ismini aldı. (Naçizane, burası benim doğup büyüdüğüm semttir. Evimiz Dario Moreno’nun yanındaki evdir; 305 sokak köşesi. Çocukluğum, gençliğim; Asansör-Karataş-Karantina, Göztepe-Güzelyalı sınırları arasında geçmiştir.)

Bahribaba:  
Bir din adamı sanılan kişinin cesedi karaya vurunca, sahilin az ötesindeki tepeye türbesi yapılır. Denizden çıktığı için Bahribaba Türbesi diye isimlendirilir. Semtin adı da Bahribaba olur.
*
Basınsitesi:  
Gazetecilerin ve basında çalışanların site ve konutları fazla olduğu için adı bu semtimizin adı Basınsitesi olmuştur.
*
Basmane:  
1800’lerden sonra Basma fabrika ve atölyelerinin merkezi olduğu için semte Basmane; aslında Basmahane adı verilmiştir. 
Çorakkapı Camiinin burada olması nedeniyle, daha eski zamanlarda bu bölgeye Çorakkapı Mahallesi de denmiştir. 

Bayraklı:  
İzmir’in ilk kurulduğu yer olan Tepekule’nin de bulunduğu Bayraklı 19. Yüzyıl’da “Litros” adıyla anılmıştır. 
Adı hakkında var olan söylencelerden ilki, Batı Anadolu kıyılarını kendilerine insan kaynağı olarak seçen Türk korsanlar ile ilgilidir.  
O dönemde Akdeniz’e hakim olan denizciler her yıl İzmir’e gelip, bayraklar açarak levent toplarlar.  
“Solumadan can vermek, terlemeden mal kazanmak isteyen bayrağımız altına gelsin” sözleriyle gönüllü çekmeye çalışılır.  
Bayraklar, günümüzdeki Bayraklı’nın bulunduğu yerde açılmakta ve gönüllüler orada yazılmakta olduğu için yörenin adı yıllar içinde Bayraklı olarak kalır.  
İkinci söylenceye göre; 19. Yüzyıl’da yöreden geçen tüccar kervanlarını soyan ama kimsenin canını yakmadan yalnızca işlerine yarayacak malı alan soyguncular, her soygundan sonra Tantalos’un mezarının bulunduğu tepeciğe bayrak asmaktadır.  
Bu nedenle bu soygunları yapanlara da “Bayraklı Eşkıya” adı verilir. Yörenin adı bu deyimden bozma “Bayraklı” olarak kalır. Üçüncü söylencede ise; Türklerin İzmir çevresine yerleştikleri dönemde elleri bayraklı 7 Türk savaşçı günümüzdeki Laf Deresi yakınında düşman askerleriyle çarpışır ve biri orada şehit olur. Bu nedenle o bölgenin adı “Bayraklı” olarak anılmaya başlar.  
Bazı kaynaklara göre ise, buranın adının “Bayraklı” adlı aşiretten geldiğini öne sürmektedir.  
Bornova - Bayraklı - Karşıyaka yoluna 1885 yılında kavuşan Bayraklı, tarih içinde şifalı havasıyla ün salmıştır.
Bayraklı ismi için bir söylenti de tren yolu açıldıktan sonra trenlerin Bayraklı’da durmaması ve halkın ellerine bayraklarını alıp tren yolunu kapatması üzerine buraya bu ismin verildiği yönündedir.
*
Bornova:  
En eski adları Akropedon ve Pirino Barys olan ilçe adı “Bournobat” isminden dönüştü. Osmanlı dönemi adı Farsça “Dış Şehir” anlamında“Birun-u Abad” dır. 

Bostanlı:  
Eski adı Papa Skala/Papas olan semt Türkçe ismini, yıllar öncesinde bulunan bostan tarlalarından almaktadır. 
*
Buca:  

Rumca “Boudca” isminden dönüştü. İznik Kralı İoyanis'in 1235 yılında Kohi denen ve Kral Yolu yakınında bir yerleşim alanından bahsettiği yerin Buca olarak değiştiği, Kohi adının daha sonra Gonia, Bugia ve Buca’ya dönüştüğü sanılmaktadır.  
Bizanslılar döneminde ise bugünkü yerleşim yerinde Vuza, Uza ya da Vuzas isimli bir toprak sahibinin yaşadığı, yerleşim yeri isminin değişerek zamanla Buca olduğu varsayımı da vardır. 

Çay Mahallesi:  
İki iddia var. Mahallenin içerisinden geçen Çay (dere)den dolayı bu adı aldığı ya da mahallede bulunan kahvehanelerin çok sayıda olması sebebiyle bu adı aldığı söylenir.
*
Çiğli:  
Bahçelere sabahları çok çiğ yağdığı için çiğli dendiği söylenir. Yerleşim tarihi IO. Ve 11. Yüzyıl'a kadar giden Çiğli'nin adı "Sillyos" ya da "Sillion" sözcüklerinden gelmedir. Sözcüğün anlamı "Güzel Geçit Yeri"dir. 
*
Darağacı: 
(Kalafat ‘Carenage’-Takoz Deliği); 
Burada eskiden Ortodoks Mezarlığı ve yel değirmenleri vardı. Bu bölgede şimdi Şehitler Caddesi var.1925"te adı Şehitler olarak değiştirilmiştir. 
1803"te İzmir"in yönetiminde bulunan Katipzade Hacı Mehmet, kenti adil olmayan keyfi bir biçimde yönetirken, çok kişiyi haksız yere de idama mahkûm etmekteydi ve bu idamların yapıldığı yer olduğundan, bölge Darağacı ismi verilmiştir. 
*
Eşrefpaşa:  
Hacı Mehmet Eşref Paşa 1895-1907 yılları arasında İzmir Belediye Başkanlığı yapmış bir Osmanlı devlet ve siyaset adamıdır. İzmir'in ünlü Eşrefpaşa semti onun adını taşımaktadır. II. Abdülhamit'in tahta çıkışının 25. yıldönümü vesilesiyle Konak Meydanı'nda inşa edilmiş olan ve günümüzde İzmir'in sembolü haline gelmiş İzmir Saat Kulesi onun eseridir.  
1820-1894 yılları arasında yaşamış, Trabzon ve Selanik valilikleri yapmıştır. 
*
Göztepe:  
Göz şeklindeki Susuz Dede tepesi nedeniyle  buraya bu isim verilmiştir. 

Güzelyalı:  
Eski yıllarda çok kokan bir sahil olduğu için buraya Kokaryalı denirdi. 
Sonraları nazire olsun diye Güzelyalı dendi. En eski ismi Sultan Reşat’ı anımsatması için Reşadiye’dir. 
*
Halil Rıfat Paşa:  
Vali Halil Rıfat Paşa kendi ismini taşıyan caddeyi imara açtığından, semte de bu ad verildi.
*
Hilal:  
Eski ismi Stavros (Istavroz = Haç) idi. Çünkü Basmane'den gelen demiryolu hattı ile Alsancak'dan gelip Aydın'a giden demiryolu hattı burada artı işareti gibi kesişiyor ve bir haçı andırıyordu. 1922'den sonra Stavros ismi Hilal olarak değiştirilmiştir. 

İkiçeşmelik:  
Tarihi iki çeşme, üst üste burada bir duvar üzerinde yer alır. Semte bu ikiz çeşmeler nedeniyle bu ad verilmiştir.
*
Kahramanlar:  
Yakınlarındaki bir eski yerin adı Mortakya idi. Burada kentin ilk karantinası kurulmuştur ve yaşamını yitirenler de bu bölgede gömüldüğü için bu adla anılmıştı. Daha sonra İzmir"in kurtuluşu anısına Kahramanlar dendi.
*
Karabağlar: 
Büyük kara üzüm bağları vardı.
*
Karantina: 
1845 veba salgınını önlemek için kurulan karantina binasından dolayı bu semt bu isimle anılır. 
*
Karataş:  
Kırkmerdivenlerin yanı başında kocaman bir kara taş bulunduğu için bu ismi almıştır. 
*
Karşıyaka:  
Karşı sahil anlamına gelir. Eski Adı Kordelio"nun Haçlı Ordusu komutanı Aslan Yürekli Richard" (Richard Coeur de Lion)dan geldiği söylenir. 
Ancak doğruluğu belgeli, kanıtlı değil. 
Diğer yandan, İzmir Büyükşehir Belediyesi Yayınlarından "İzmir'i İzmir Yapan Adlar" adlı kitapta ise şöyle bir açıklama var: 
"17. Yüzyıl başında bir Alman gezginin çizimi olan “De Golfe van Smirne” adlı gravürde “Lauro” adıyla gösterilen Karşıyaka, 1764 tarihli Joseph Roux gravüründe “Cardile” olarak yazılmış ve büyük bir olasılıkla buradan türemiş olabileceğini düşündüğümüz “Cordelio” ise bunların arasında en çok bilinen ve özellikle Rum azınlık tarafından söylenen ad olmuştur.  
"Cordelio" sözcüğü bildiğimiz "Kordela" anlamındadır ve Karşıyaka kıyı şeridi kast edilmektedir." 

Konak:  
İzmir Derebeyi Katipzade Mehmet Çelebi, 1700’lerde meydanda denize nazır bir konak inşa ettirir. Böylece bu bölge adını bu konaktan alır. 
*
Mezarlıkbaşı:  
Yüz yıl önce burada Müslüman mezarlığı olduğu için böyle anılırdı. İkiçeşmelik Caddesi açılıp, güzergah genişletilirken mezarlık kaldırıldı.
Gömüsü olanın kemikleri toplanıp Kokluca’ya götürüldü. 

Mithatpaşa Caddesi:  
İzmir’de valilik yapan Mithat Paşa'nın 1882'de bu yolu açtırmasıyla bu isim verildi. İzmir’in en uzun kent içi caddesidir.
*
Namazgah:  

Hatuniye Camisi’nin namaz kılınan geniş bahçesi sebebiyle bu isim verilmiştir. 
*
Pasaport:  
Pasaport binasından ismini almiştir. 
*
Şemikler:  
Karşıyaka İlçesi’nde bir mahalledir. Karşıyaka merkeze bağlı 6191 numaralıdan 6316/7 numaralıya kadar olan sokakların büyük bölümü bu mahalle sınırları içindedir. Cumhuriyet’in ilk yıllarından “Şemikan” adıyla anılan köye, Hacı Hüseyin isimli bir kişinin zamanında var olan geniş arazisi nedeniyle “Hacı Hüseyinler” de denmiştir.  
Günümüzdeki adı işte bu Şemikan'dan dönüşmüştür. 
*
Şirinyer:  
Eski ismi Rumca “Paradeiso (Cennet) idi. Kızılçullu da dendi. Paradeiso adı "Şirinyer"e dönüştü. 
*
Üçkuyular:  
Üç tane yan yana kuyu nedeniyle bu bölgeye “Üçkuyular” adı verilmiştir. 
*
Kaynak: "İzmir'i İzmir Yapan Adlar" İzmir Büyükşehir Belediyesi Yayınları.
 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Mehmet karabulut
Mehmet karabulut - 3 ay Önce

Gürceşme eski adı kançeşme idi izmirin eski yerleşim yeridir saygılar