Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin'den çarpıcı açıklamalar

Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, Ben Haber’e yaptığı açıklamalarda AK Parti’ye sert sözlerle yüklendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İzmir’e ilişkin 2023 hedefine dair; “AK Parti’ye de tavsiyem çalışsınlar, belki olur niye olmasın, ama çok zor. AK Parti hizmet etmeyi bırak belediyelerin önünü kesmesin yeter” ifadelerini kullandı

Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin'den çarpıcı açıklamalar

ÇİĞDEM ÖZEN / BEN HABER 

2019 yılında gerçekleşen ve o günden bugüne kadar ‘pandemi’ gölgesinde hizmetlerini yürütmeye çalışan ve başarılı çalışmalara imza atan Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin ile; başkanlığından pandemiye, esnaftan, iktidara ve en çok tartışılan JES’e dair çarpıcı bir sohbet gerçekleştirdik. 

İşte Başkan Yetişkin’in o röportajı:

“HER YAPTIĞIM HİZMETİN ARKASINDAYIM”

Sayın Soyer, Büyükşehir Belediye Başkanı olmadan önce; Seferihisar Belediye Başkanı olarak şüphesiz önemli çalışmalara imza attı. Siz nasıl bir belediye devraldınız ve şu ana kadar ‘yaptığımız en iyi hizmet şuydu' diye nitelendirebileceğiniz çalışmanız nedir?
Seferihisarlı vatandaşlarımıza birçok hizmet yaptık ancak içime sinen en iyi hizmetlerden bir tanesi Ürkmez hizmet noktamız. Aynı zamanda Ürkmez’de kreş eksikliği vardı. 'Masal Evi' adı altında iki tane kreş açtık. En büyük hizmetlerden bir tanesi de hem Seferihisar hem de Ürkmez’de açtığımız halk marketler. Halk marketlere sadece ‘market’ gözüyle bakmamak lazım. Üreticimizden aldığımız ürünler bu marketlerde satılıyor. Koronavirüs döneminde yaptığımız işlerden bir tanesi de seyyar marketlerimiz. 'Uluslararası Yaşam Kalitesi' ödülünü aldık. Seferihisar ilçemizde birçok mavi bayraklı plajlarımız var. Gemisuyu plajına da başvurduk, önümüzdeki yıl onun da sertifikasını alacağız. Her yaptığım hizmetin arkasındayım ve severek yapıyorum. 

Tunç Soyer’den Seferihisar Belediyesi’ni devralmak çok farklı bir gurur ve onur. Çünkü Büyükşehir’e belediye başkanı gönderiyorsunuz, büyükşehir belediye başkanının yerine başkan oluyorsunuz. Tunç Başkan’la ayda bir görüşüyoruz. Çünkü Tunç Başkan Seferihisar’ı çok iyi tanıyor, çevreyi, kişileri tanıyor, köylerini çok iyi biliyor. Hizmet götürebileceğimiz noktayı birebir kendisi çok iyi bildiği için rahat oluyor. Yazışmalar gerekmeksizin sözlü olarak ilettiğimizde bile çözülebiliyor. 

Doğanbey Payamlı tarafında kamp plajı oluşturduk. Kontrolsüz plajda kamp kurmak isteyenleri oraya yönlendiriyoruz. Her şey daha konforlu, insanların her yere çadır kurmalarını engelliyoruz. Çok ucuz fiyata, hatta ekonomik gücü olmayanlara ücretsiz kamp imkanı sağlıyoruz. Çevre kirliliği, kötü görüntüyü bir nebze de olsa kaldırmaya çalıştık.

‘YİYİN GARİ’ TÜM ESNAFI KAPSAYACAK

Pandemi döneminde kuşkusuz en çok esnafın cebi yandı, siz de belediye olarak esnafa destek sağlamak için ‘Yiyin Gari’ projesini hayata geçirdiniz. Buradan başlayarak, esnaf için 'kademeli normalleşme' adımlarını nasıl değerlendirirsiniz?
Sanal ticaret artık ön plana çıktı. Her yerde artık sanal ticaret arabalarından görmek mümkün. Biz de ekip olarak devreye girmemiz gerektiğini düşündük. Seferihisar esnafına ‘Biz niye yapmayalım?’ dedik. Bu hizmeti sağlayabilecek olan esnafları bir araya getirdik ve bu proje ortaya çıktı. Pandemi sırasında ve sonrasında da devam edebilecek proje. Sanal sistemler üzerinden yapılan alışverişlerde komisyon alınıyor, Seferihisar Belediyesi olarak aynı sistemi biz kuralım, tanıtımlarını biz yapalım, bizim yerel esnafımızdan alışveriş yapsınlar, hem yerel esnaf kazanmış olsun hem vatandaşa hizmet gitmiş olsun, hem de korona döneminde komisyonsuz bir şekilde direkt esnafın cebine kalsın dedik. Bu komisyon ücreti neden esnafın cebine kalmasın? “Yiyin gari” projemize üye olsunlar, oradan sipariş almaya devam etsinler, biz “o” komisyonla bu işleri çözmeye devam edeceğiz. Esas 1 Nisan itibariyle sistem devreye girecek. İlerleyen zamanda tüm esnafı dahil edeceğiz. Boyacısından, kuru temizlemecisine, pansiyonlara kadar bu sistemin içerisine dahil olacak. Seferihisar’a giren her kişi bu uygulamayı indirdiğinde, evinde oturarak bütün ihtiyaçları giderme şansı yakalamış olacak. 

“SEFERİHİSAR PANDEMİDEN EN AZ ETKİLENEN BÖLGEYDİ”

Türkiye'nin her yerinden tatilcileri ağırlayan Seferihisar, pandemi şartlarında yaza nasıl hazırlanıyor?
Geçen sene olduğu gibi bu sene de pandemi koşullarına göre hazırlanıyoruz. Geçen yıl da Seferihisar, plajların açılmasına rağmen pandemiden en az etkilenen bölgeydi. Esnafımıza pandemi koşullarında hizmet vermesini öngörüyoruz. Hem kaymakamlığın hem de bizim zabıta ekipleriyle beraber denetimlerimiz sürüyor. Gerektiği yerde esnafımıza hijyen setleri ve deterjan desteğiyle, belirli periyotlarda da dezenfekte desteğimiz ile yanlarında oluyoruz. Plajları da geçen yılki kurallara uyduğumuz şekliyle düzenlemeye çalışıyoruz. Plaj yoğunluklarımızı düşürdük. Bir plaja 500 şezlong şemsiye koyuyorsak bunu yarıya düşürdük. Ve şezlong mesafelerini 1,5 metre mesafede tutarak yapmaya çalışıyoruz. Sahil kıyısındaki esnafımıza denetimi daha fazla sıkı tutuyoruz. Seferihisar olarak, esnafımızı desteklediğimiz ve pandemi konusunda kurallara uyararak yaza hazırlanmaya çalışıyoruz. 

“VAKALARIN YÜKSEK OLMAYIŞININ NEDENİ, ÇOK KATLI BİNALARIN OLMAYIŞIDIR”

İzmir merkezden olduğu gibi, İstanbul ve Ankara'dan Seferihisar ilçesine son 2 yılda büyük bir göç olduğunu görmekteyiz. Bu göçün iyi - kötü yönleri var mı sizce?
Göçü engellemek mümkün değil.  Pandemi Seferihisar’ın emlak değerini de fazlasıyla arttırdı. İnsanlar tek katlı bahçeli evlerde, kendine ait hissettiği yerlerde yaşamak istiyor. Seferihisar’da koronavirüs vakalarının yüksek olmamasının nedeni, çok katlı binaların olmayışıdır. Neden İzmir’in diğer ilçelerinde çok fazla? Çünkü aynı noktaları kullanıyorlar, bizim bir köyümüz İzmir’in bir ilçesi. Seferihisar konum olarak da çok güzel bir yere sahip. Özel arabanızla 30 dakika sonra İzmir merkezde, 50 dakika içine havaalanındasınız. Bu nedenlerle Seferihisar çok fazla tercih edilmeye başlandı. Özellikle pandemi döneminde çok katlı evlerin olmayışı ve aynı zamanda insanların kendine ait hissettikleri yaşam alanları olduğu için tercih ediliyor. İnsan hava almak için bahçe istiyor, açık alanın kendine ait olmasını istiyor. 

“GÜNÜ BİRLİK GÖÇLE VAKA SAYIMIZ ARTIYOR”

Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan İzmir'in pandemi haritasında Seferihisar maviydi, tedbirlerle aynı rengi korumaya devam edecek mi?
Biz elimizden geleni yapıyoruz ancak dışarıdan fazla bir göç var, hatta günü birlik göç çok fazla. Bizim vaka sayımız günü birlik göçle artıyor. Yerleşmiş olan göç zaten Seferihisar’a adapte oldukları için kurallara göre yaşamayı biliyorlar. Tabii günü birlik turistlerimiz de olmazsa olmazlarımız. Onlar olmasa esnafımız, Seferihisar kalkınamaz. Zaten esnaf ekonomik sorunlardan dolayı sıkıntı içerisinde. Tek isteğimiz kurallara ve hijyene uymalarını istiyoruz. Kurallara uyarak misafirlerimizi Seferihisar’a bekliyoruz.

Sığacık’ta yaşanan tsunamide yaraları hemen sardınız, şu anda ne durumda?
İlk haftasında Pazar günü açılan Sığacık Üretici Pazarımızı kurmuştuk. Bir hafta sürmeden Sığacık’taki yaralarımızı sarmıştık.

“BAKIYORSUNUZ BİR GECE PALDIR KÜLDÜR MAKİNALAR GETİRİLİYOR”

Sizin de karşı olduğunuz, sakin şehir Seferihisar’ın doğa harikası köylerinden Orhanlı'nın huzurunu bozan jeotermal çalışmaları nasıl sonuçlanacak?
Firma tesisini kurdu orada sıcak su arayışı içerisinde. Yeterli derecede sıcaklığı yakalarsa orada elektrik üretimine geçmeyi düşünüyor. Orhanlı organik bir köy, organik oluşuyla ünlü bir köy. Organik pazarda da büyük bir paya sahip köy. Sertifikalı erkenci zeytini olan bir köy. Biz yerin altındaki zenginlikten ziyade yerin üstündeki zenginliğin daha büyük, daha faydalı olduğunu görüyoruz. JES çok önemli bir şey ancak sağlıklı olduğu koşullarıyla. Güzel örnekleriyle, Reenjeksiyon Kuyularıyla eğer doğadan aldıklarınızı doğaya veriyorsanız, bunu bize, halk olarak orada yaşayanlara kabul ettirebilirsiniz. Yoksa daha önce yaşanmış örnekleri gibi oradan çıkan suyu doğal bir ortama salıp, çıkan buharla oradaki tarımı, iklimi değiştirebilecek herhangi bir şey yapılacaksa eğer, hiç yapılmasın daha iyi, tabii ki biz buna karşıyız. Ama gerçek anlamda yapılacak olan, milli gelire katkısı olacak bir şey varsa, biz karşı değiliz. Doğru dürüst bir şekilde, doğaya hiçbir şekilde zarar vermeyecek şekilde. Ama şu ana kadar o firmayla öyle bir yakınlık da göremedik. 

Halkla hiçbir şekilde bir şey sorulmadan, bakıyorsunuz bir gecede paldır küldür makinalar getiriliyor, kuyu kazılmaya başlanıyor, hiç kimsenin bilgisi dahilinde değil, halkın bir görüşü sorulmamış, halka bilgi verilmeden kendi kafalarına göre bir şeyler yapmak istiyorlar. Tabii ki halk da buna karşı geliyor. Yasal olarak biz ne yapmamız gerekiyorsa, yasal boyutlarda hakkımızı aramaya devam edeceğiz. Bu işin sonu nereye varır bilemem ama vardığı noktaya kadar yasal olarak her türlü hakkımızı kullanmaya çalışacağız. “Biz burada dürüst iş yapacağız, gerçekten bizim derdimiz milli ekonomiye katkı sağlamak, çevreyi kirletmeden bu şartlarda bunu yapacağız” demeleri ve halkı ikna etmeleri gerekiyor. Biz yoksa JES’e karşı değiliz, biliyoruz ki yoksa dünyanın en temiz enerjisi. RES’ten de GES’ten de daha temiz bir enerji olduğunu biliyoruz ama doğru kullanıldığı takdirde. Kullanılmadığı takdirde de sonuçlarının ne getirdiği örneği ortada. 

Karşımızda bir Aydın örneği var bunun gibi örnekler yaşamak istemiyoruz. Doğru düzgün bir şey yapılacaksa biz ve halk karşısında durmayız. Orhanlı’da doğa derneği var, onlarla da konuşuyorum. Aynı fikirdeler. Ancak bu zamana kadar bizi tanımayan, bize hiç birşey sormayan şirketin bunları yapacağını zannetmiyorum, halk da inanmıyor. 

“HUKUKİ HAKLARIMIZI SONUNA KADAR ARAYACAĞIZ”

Şirket sizinle herhangi bir diyalogda bulunmadı mı?
Hayır şirketle hiçbir diyalogum olmadı. Zaten ÇED raporu gerekli değildir ile işin içine girdiler, ayrıca yeni açılacak olan kuyu için ÇED raporu almaya çalışıyorlar. 24 tane ayrı kuyu için ÇED raporu almaya çalışıyorlar. 21 Nisan’da yapılacak olan toplantı, halkı bilinçlendirme toplantısı değil, ÇED raporunu bildirme toplantısı. İşleyiş ve doğaya zarar vermeyecekleri konusunda bilgilendirici bir toplantı değil. Biz kesin kararlıyız hukuki haklarımızı sonuna kadar arayacağız.

“HALKIN HİZMETİ HİÇBİR ZAMAN BEKLEMEZ”

Sizi daha çok halkın içinde, sokaklarda görüyoruz. Kimi belediye başkanları sadece makamlarında işleri yürütürken, siz halkın içine karışıyor, sorunları dinliyorsunuz. Talepleri nasıl değerlendirip, çalışmalara başlıyorsunuz?
Halkın içinde gezmeyi seven bir başkanım. Fırsat buldukça dışarı çıkmaya çalışırım. Benim arka cebimde devamlı not defterim vardır, halkın hizmeti hiçbir zaman beklemez, gelen her türkü talebi almaya devam ederim. Pazartesi günleri hangi birimle ilgiliyse o birim müdürleriyle bir araya gelip, konuşur ve çözüm aramaya çalışırız. Hem halkı birebir yakalama şansım oluyor, hem de halkın içerisinde sorunları, dertleri, iyi gününde kötü gününde yanında olma şansım oluyor. 

“DEVAMLI HALKIN İÇİNDE OLMAYA DEVAM EDİYORUM”

Seferihisar’ın öyle bir güzelliği var diyebiliriz aslında, Başkanla mesafe yok…
17-18 yaşından beri siyasetin içerisindeyim. CHP’nin her kademesinde görev aldım. 10 yıl ilçe başkanlığı dönemimde Tunç Başkanla çalışma fırsatı yakaladım. 10 yıldan sonra da kendim belediye başkanıyım ve devamlı halkın içerisinde olmaya devam ediyorum. İlçe başkanlığı dönemimde de hiç kimseyi ayırmadan hizmet vermeye devam ettim. Aynı şekilde sistemimi devam ettirmeye çalışıyorum. Benim hayatımda, yaşam tarzımda hiçbir şey değişmedi. 

“’ÇAMUR AT İZİ KALSIN’ SİYASETİYLE İZMİR ALINMAZ”

AK Parti’nin İzmir’de yaptığı kongrede; Erdoğan’ın ‘2023’de İzmir’i alacağız’ ifadeleri dikkat çekti. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
İzmir farklı bir şehir... Öyle ‘alacağım’ demekle alınacak bir şehir değil. Kendi yaşantısı olan, “Benim yaşantıma dokunulmasın” diyebilen bir şehir. Farklı özgürlükleri olan, kendi yaşam biçimi olan ve kesinlikle müdahale ettirmek istemeyen bir şehir… Bu bakımdan AK Parti’nin seçim alması mümkün değil. Alacağım demekle olmaz, çok çalışmakla olur bu işler. Ama görüyorum ki sadece Büyükşehir Belediye Başkanımıza  karalama, ‘çamur at izi kalsın’ siyasetiyle İzmir alınmaz. Daha önce geçmişte “İzmir’e baraj yapalım da Büyükşehir Belediyesi mi faydalansın” dedikleri var. İzmir için “Gavur İzmir” demişliği var, İzmir bunları kolay kolay unutmaz, İzmir yapılan hizmete bakar. 

Şu anda da sağ olsun Tunç Başkan ve ilçe belediyeleri elinden geleni yapıyor. Öyle ben de isterim lafla kapımın önünde Mercedes’im olsun, marinaya bağlı yatlarım olsun. Hayal görmek, okumak güzel bir şey ama öyle olmuyor.

AK Parti’ye de tavsiyem çalışsınlar, belki olur niye olmasın, ama çok zor. AK Parti hizmet etmeyi bırak, belediyelerin önünü kesmesin yeter.  İzmir’in gelenekleri farklıdır, yaşayan bir şehir, yaşam biçimine karışılsın istemez. İzmir, söylenenleri asla unutmaz. 

Sizce geçmiş dönem belediye başkanlarına göre Tunç Soyer’e daha fazla yüklenildiğini düşünüyor musunuz?
Tunç başkan farklı biri, çok farklı projeleri ve vizyonu olan bir kişi. O nedenle Tunç Başkanımıza biraz daha fazla yükleniyorlar.

Eklemek istedikleriniz var mı?
Çok teşekkür ederim, pandemi de olsa tüm misafirlerimizi Seferihisar’a beklerim. Seferihisar görülmesi gereken, doğasıyla, deniziyle, turizmiyle tadılması gereken bir yer. Röportaj yaptığınız ve geldiğiniz için de çok teşekkür ederim.

Güncelleme Tarihi: 30 Mart 2021, 09:32
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER