İzmir Tabip Odası, sağlık alanındaki sorunları açıkladı

İzmir Tabip Odası, özel sağlık kuruluşunda çalışan hekimlerin maruz kaldığı zorlu koşullara dikkat çekmek üzere İzmir özelinde yaptıkları anket çalışması sonuçlarını paylaşarak, İzmir Tabip Odası Konferans Salonu’nda basın açıklamasında bulundu.

İzmir Tabip Odası, sağlık alanındaki sorunları açıkladı

Sağlık sektöründe yaşanan piyasalaşmaya dikkat çeken açıklama İzmir Tabip Odası Başkanı Lütfi Çamlı tarafından yapıldı. Çamlı, bugün basın açıklamasında yapılan bir anket çalışmalarından çıkan sonuçları paylaşacaklarını ifade ederek, şu ifadeleri kullandı:

“Ülkemizde 2003 yılından itibaren uygulamaya giren sağlıkta dönüşüm programı özel sağlık sektörü yatırımlarını teşvik edici politikalar içermekte. Bu politikalara paralel olarak özel sağlık sektörünün sağlık hizmetlerindeki payı giderek artmakta. Sermaye kesimi sağlık sektörüne büyük ilgi göstermiş, 2002 yılında 270 olan özel hastane sayısı 2018 yılında 577'e yükseldi. Bu sayı Türkiye'deki toplam hastane sayısının 7,6'sı... Ülkemizdeki toplam 153 bin hekimden yüzde 4'u özel sağlık sektörde çalışmaktadır. Sayıları her geçen gün artan tıp fakültelerinde eğitimini tamamlayan binlerce yeni mezun hekim ve genç uzman piyasalaştırılmış sağlık sisteminin dayatmaları ile ucuz iş gücü olarak bu sektörde istihdam edilmekte.

Özel sağlık sektöründe çalışan hekimler mesleklerini yürütürken yoğun iş yükü, uzayan çalışma süreleri, iş, istihdam, gelir ve sosyal güvencesizlik ile karşı karşıya kalmakta. Buna bağlı olarak hekimlerin stres, depresyon, tükenmişlik düzeyleri, olumsuz yaşam ve beslenme koşullarına bağlı sağlık sorunları ile karşılaşma riskleri artmakta. Tabip odamız sözleşmelerde meslektaşlarımıza hukuki destek verebilmekte. Sözleşmelerin ne yazık ki çoğu işverenin dayatmasıyla imzalanmakta, hekimlerin incelemesine, meslek örgütüne danışarak özellikle iş yasasına aykırı hükümlerin çıkartılmasına izin verilmemekte. Önümüzdeki süreçte bu sözleşmelerde mutlaka tabip odası onayının bulunması konusunda girişimlerimiz sürecektir.

Pandemi sürecinde Özel sağlık kuruluşlarında çalışan hekimlerin, önceden de var olan sorunları daha da artış gösterdi. Türkiye'de özel sağlık sektöründe çalışan hekimlerin çalışma koşulları, ekonomik ve sosyal durumlarının saptanması, sorunlar için çözüm önerilerinin geliştirilebilmesi için veri sağlanması amacıyla İzmir Tabip Odası özel sağlık kuruluşlarında çalışan hekimler komisyonunun gerçekleştirdiği anket çarpıcı sonuçlar verdi.”

PANDEMİDE SAĞLIK ÇALIŞANLARININ İŞ YÜKÜ ARTTI
Pandeminin başlangıcında birçok özel sağlık kuruluşunun, hasta sayılarında düşme ve ciro kaybını ileri sürülerek sağlık çalışanlarını ya ücretsiz izne çıkardığını ya da daha düşük ücretlerle çalıştırdığını anlatan Çamlı, İlerleyen süreçte birçok özel sağlık kuruluşu Covid-19 dişi elektif vakalara öncelik vermiştir. Pandemi nedeniyle kamu hastanelerinden sağlık hizmetine ulaşamayan ya da tedirginlik yaşayan hastalar özel sağlık kuruluşlarına yönelmiş, bu kuruluşlarda çalışan sağlık çalışanlarının iş yükü belirgin artış göstermiştir. 4857 Sayılı İş Kanunu'na göre çalışma süresi haftada en çok kırk beş saattir. Ankete katılanların yüzde 19’u 55 saatin yüzde 46’sı 45 saatin üzerinde çalıştığını ifade etmiştir. Çalışma süresi, çalışanın sağlığıyla ve bu anlamda fiziksel ve ruhsal bütünlüğü ile doğrudan bağlantılıdır. Uzun çalışma saatleri ve yetersiz dinlenme sürelerinin yüksek hata ve kaza oranı, stres ve yorgunluk, kısa ve uzun dönemli sağlık sorunları gibi olumsuz sonuçlar doğurduğu bilinmekte” dedi.

"SÜREKLİ ÇALIŞMAYA ZORLANIYORLAR"
Çamlı, Sosyal Güvenlik Kurumu’nu göreve çağırdıklarını söyleyerek, şu sözleri söyledi: “Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde işyerlerinde çalışılıp çalışılmayacağı iş sözleşmeleri ile kararlaştırılır. Sözleşmelerin ne yazık ki çoğu işverenin dayatmasıyla imzalanmakta, hekimlerin incelemesine, meslek örgütüne danışarak özellikle iş yasasına aykırı hükümlerin çıkartılmasına izin verilmemektedir. Sözleşmelerde hüküm bulunmaması halinde çalışanın onayı gerekmesine rağmen, özel sağlık sektöründe hekimler ulusal bayram ve resmi tatillerde doğrudan veya dolaylı olarak çalışmaya zorlanmaktadır. Özel sağlık kuruluşlarında çalışan hekimlerin nerdeyse haftanın yedi gününde, gece gündüz ya hafta sonu, resmi tatil demeden sürekli çalışmaya zorlandıkları görülmektedir. Ankete katılanların 47'si resmi tatillerde tam zamanlı, yüzde 21 ise kismi çalıştığını belirtmiştir. Hekimlerin yüzde 47'si 1 Mayıs'ta bile çalışmaktadır. Resmi tatillerde kamudaki gibi izin kullanılmalıdır. SGK resmi tatil günlerinde provizyon verme uygulamasından vazgeçmeli.

Hekimler artan iş yüküyle mücadele ederken en temel sosyal haklarını kullanamamakta adeta tükenmektedirler. Ankete katılan hekimlerin yüzde 38'i son iki yıl içerisinde toplamda 10 günden daha az, yüzde 41'i 11-20 gün, izin kullanabilmiştir. Bu kadar az izin kullanımında izinlerde gelirinin kesilmesi ve her işyeri değişiminde izin hakkının sıfırlanması önemli bir rol oynamakta. İş değiştirme durumunda da prim hakları sıfırlanmakta.

HEKİMLERİN BEDENSEL VE RUH SAĞLIKLARI TEHDİT ALTINDA
Bu durumun hekimlerin motivasyonuna doğrudan etki ettiğine değinen Çamlı, “Bu olumsuz artan iş yüküne karşın, azalan gelir hekimlerin motivasyonunu düşürmekte, bedensel ve ruhsal sağlıklarını olumsuz etkilemektedir. Ankete katılanların yüzde 53'ü şu anki çalışma koşullarından memnun olmadığını belirtmiştir. Yüzde 61'i sosyal hayatlarının giderek kötüleştiğini, yüzde 70’i ciro baskısı yaşadığını, yüzde 61'i iş güvencesi kaygısı taşıdığını belirtmiştir. Bu olumsuz çalışma koşulları, kaygı ve mutsuzluklar hekimlerin sık iş değiştirmesine yol açmaktadır. Çoğu zaman tüm haklarından vazgeçerek yapılan bu iş değiştirmelerde hekimler ciddi hak kayıpları yaşayabilmektedir. Ankete katılan hekimlerin şu anda çalıştıkları kurumlardaki çalışma sürelerine bakıldığında yüzde 30'u 1 yıldan az zamandır çalıştığını, yüzde 18'i 1-2 yıldır çalıştığını belirtmiştir. Bu veri hekimlerin İzmir'de sık kurum değiştirmek zorunda kaldığını, yani çalışma koşullarının iyi olmadığını ve hekimlerin sürekli bir arayış içinde olduğunu düşündürmektedir. Katılımcıların yüzde 81'i değişen dönemlerde ve düzeylerde tükenmişlik hissi yaşadığını belirtmiş olup yüzde 19'u sürekli bir tükenmişlik sendromu içerisinde olduğunu belirtti. Yüzde 45'i ruh sağlığının tedavi gerektirecek düzeyde kötü olduğunu belirtti.

Bu sonuçlarla sağlıkta dönüşüm programının hekimlere artan emek sömürüsü, dışında bir şey sunmadığını söyleyebiliriz. Ankete katılan hekimlerin yüzde 81'i Sağlıkta Dönüşüm Programının (SPD) hekimleri emek, gelir ve iş güvencesi açısından olumsuz etkilediğini ifade ediyor.

DAYANIŞMA İÇERİSİNDE MÜCADELEMİZ SÜRECEK
Sonuç olarak anketimiz özel sağlık kuruluşlarında çalışan hekimlerin ve sağlık çalışanlarının durumunu ortaya koymaktadır. Bu durum kaygı verici. Hekimler açısından özel sağlık sektöründe çalışmak, giderek artan güçlükler barındırmakta, uzayan çalışma süreleri, iş, istihdam, gelir güvencesizliği ve sosyal güvencesizlikle ve sağlık riskleriyle karşı karşıya kalan hekimler mesleklerini yerine getirmekte zorlanmaktalar. İzmir Tabip Odası olarak özel sağlık kuruluşlarında çalışan hekim arkadaşlarımızın haklarına sahip çıkma ve sorunlarının çözümü için dayanışma içerisinde olacağımızı ve birlikte mücadelemizin süreceğini bir kez daha belirtiyoruz” ifadelerini kullandı.

Güncelleme Tarihi: 16 Eylül 2021, 16:12
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER