İkinci baharlarında ciğerlerini paylaştılar

İZMİR’de karaciğer yetmezliği rahatsızlığı bulunan Sultan Akdoğan, 23 yıllık eşi Murat Akdoğan'ın karaciğerinden alınan parçayla yaşama tutundu. Birbirlerinin elini hiç bırakmayan Akdoğan çifti, mutlu olduklarını söyledi.

İkinci baharlarında ciğerlerini paylaştılar

Konya'nın Ereğli ilçesinin kırsal Kutören Mahallesi’nde yaşayan, yaklaşık 15 yıl önce sırt ve mide ağrıları çekmeye başlayan Sultan Akdoğan (45), safra kesesinden ameliyat olmasına karşın kanala giren taşın karaciğerini etkilemesi nedeniyle sağlığına kavuşamadı. Endoskopiden korktuğu için yıllarca ağrılarından kurtulamayan Akdoğan, tek çözümün karaciğer nakli olduğunu öğrendi. 2 çocuk annesi Sultan Akdoğan, İzmir Kent Hastanesi'nde 6 Temmuz 2021’de yapılan operasyonla eşi Murat Akdoğan'ın (46) karaciğerinden alınan parçayla sağlığına kavuştu.

Eşine minnet duyduğunu söyleyen Sultan Akdoğan, birlikte geçirecekleri güzel günlerin hayalini kurduğunu belirterek "Çok sıkıntı yaşadım. Hatam endoskopiden korkmaktı. Elim yüzüm şişti, Ankara'ya gittim, karaciğerin ölmüş, dediler. Tesadüf eşiminki uyumlu çıktı. Aynı köylüyüz ama hiçbir akrabalığımız yok. Bu bir mucize. Öncelikle hocalarım, sonra eşimden Allah bin kere razı olsun. Çok mutluyum daha ne isterim. Allah bir ömür boyu iki yavrumuzla beraber birlikteliğimizi bozmasın" dedi.

Hiç tereddüt etmeden eşiyle karaciğerini paylaştığını anlatan inşaat işçisi Murat Akdoğan da "Beni oğlum aradı, hemen İzmir'e çağırdı. Çalışıyordum, film çekilip tetkikler yapılması için izin aldım. Uyumlu çıkınca ameliyat oldum. Çok mutluyum, huzurluyum. Meğer ciğerleri bitmiş, benden olsun diye istedim. O da aynısını yapardı. Eşim de sağlığına kavuşsun. İki oğlum var, inşallah torunlarımız olur beraber onları severiz, gezdiririz" diye konuştu.

Nakil işlemi için tüm aile üyelerinin gönüllü olduğunu aktaran Akdoğan çiftinin büyük oğulları Abdullah Akdoğan ise kardeşi ile kendisinin uyumlu olmadığını dile getirdi. Hem annesi hem babasının aynı anda ameliyata girmesi nedeniyle yaşadıkları korkuyu vurgulayan Akdoğan şunları söyledi:

"Biz çok korktuk. Ben babamın refakatçisi oldum. Ameliyata girerlerken çok endişelendik. Allah yüzümüze baktı, sağ salim çıktılar. Allah'ın izniyle sağlıklarına kavuşurlar. İkisine de çalışmak yok, onları gezdirip eğlendireceğiz. Artık bizim çocuklarımız olunca onları sevsinler. İkinci hayatlarını güzel, mutlu yaşasınlar"

'KARACİĞER NAKLİ TEK ÇAREYDİ'

İzmir Kent Hastanesi Karaciğer Nakli ve Hepatobiliyer Cerrahi Bölümü kurucu başkanı Prof. Dr. Murat Kılıç da, Opr. Dr. Cahit Yılmaz, Opr. Dr. Kamil Kılıç, Opr. Opr. Dr. Rasim Farajov, Opr. Dr. Zaza Lakobadze, Doç. Dr. Mert Akan ve Uzm.Dr Alihan Pirim'den oluşan ekibin gerçekleştirdiği nakil sonrasında şu bilgileri verdi:

"Sultan Hanımın hastalığı son dönem karaciğer yetmezliğiydi, oldukça ağır durumdaydı. Safra yollarında gelişen iltihaba bağlı karaciğer yetmezliği ilerlemiş ve birkaç ay içinde nakil olmazsa kaybedeceğimiz bir konumdaydı. Artık son döneme gelmiş tükenmiş ve karaciğer nakli tek çareydi. Kadavra beklerken kaybetme riski yüksek olduğundan öncelikle aileden vericiler çalışıldı. Yaptığımız tetkikler sonucunda en uygun vericinin eşi olduğu anlaşıldı. Eşinden karaciğer nakli oldu. Ameliyat zor oldu. Hastanın daha önce geçirdiği ameliyatlar ve durumunun ağırlığı işi biraz zorlaştırıyordu. Yoğun bakımda 4-5 gün kaldı. Şu an için ikisi de iyi. Vericideki riskler büyük ölçüde bitmiş durumda. Verici taburcu ediliyor. Alıcı 1 hafta 10 gün daha hastanede kalıp enfeksiyon riski kalmadıktan sonra eve gönderilecek. Şu an riskleri çok azaldı, hiç yok diyemeyiz ama hepsi halledilecek durumda. Vericinin yaşamı normal şekilde devam edecek ama alıcıda vücut organı reddetmesin diye bağışıklık sistemini baskılamaya devam edeceğiz. Ama bunlar çok korkulacak ilaçlar değil. Birçok hasta bunları yıllarca sorun olmadan kullanabiliyor."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER