DEVA Parti İl Başkanı Ösen: İttifak duruşumuz net

Deva Partisi İzmir İl Başkanı Seda Kaya Ösen, basın mensuplarıyla biraraya geldi. Ösen, 'Tüzüğünün ilk sayfasının 3. maddesinde “Basın Özgürlüğü’nün” altını özenle çizen, DEVA Partisi’nin İzmir İl Başkanı olarak, İzmir’in emektar basın mensuplarıyla bu güzel organizasyonda buluşmaktan son derece mutluyum.' dedi.

DEVA Parti İl Başkanı Ösen: İttifak duruşumuz net

ÇİĞDEM ÖZEN / BEN HABER

DEVA Partisi İzmir İl Başkanı Ösen, "Son yıllarda yurttaşlarımızın haber alma hakkını kısıtlamak adına, basın ve medya camiasında tekelleşmeye giderek, tek sesliliği kutsal sayanların, ülkemizi rekabetçi otoriter bir rejime dönüştürmesini hep birlikte gördük, görüyoruz. Bu süreçte toplumumuzun her kesimi, hiç olmadığı kadar kendini baskı altında hissederken, bu rekabetçi otoriter rejimden, belki de en çok nasibini alan kesim basın ve medya kuruluşları oldu. Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 154. sırada kendine yer bulan Türkiye’nin, kişi hak ve hürriyetlerine karşı tutumunun karnesi, basın özgürlüğü sıralamasında kendini tüm dünyaya gösteriyor." dedi.

"ZİHİNLER BULANDIRILMAYA ÇALIŞILIYOR"

Ösen, "Hepimizin malumu olan ülkemizin son yıllardaki ekonomideki durumunu DEVA Partisi olarak yalnızca, matematiksel verilere ve sonuçlara dayandırmıyoruz. Yukarıda saydığım basın özgürlüğü ve medya üzerindeki baskı, bugün yaşadığımız ekonomik ve yönetimsel krizin belki de en temel nedenlerinden birini oluşturuyor. Bugün küreselleşmiş dünyada, bilginin süratle yayıldığı günümüzde, haberleri manipüle ederek, gerçekleri değiştirmeye çalışmanın bedelini, 84 milyon olarak hep birlikte ödüyoruz. “Ekonomik Rant Çeteleri”nin bir araya gelerek oluşturduğu medya kanalları aracılığıyla, ekonomik gerçekleri ört bas etmeye çalışanların beyhude çabaları, pazardaki, marketteki ve sokaktaki vatandaşın dikkatinden kaçmıyor. Her ne kadar rakamlar ve haberlerle oynanmaya çalışılsa da mazotun, elektriğin, ekmeğin ve bebek bezinin fiyatı, her birimizin yüzüne çok sert bir biçimde çarpıyor. Ekonomimiz bu haldeyken, artık çok ucuz hale gelmiş olan “hainlik ilan etme” yarışı içerisinde, gündem suni konularla çarptırılıyor, zihinler bulandırılmaya çalışılıyor. Bir taraftan büyükşehir belediyeleri kayyım sopası ile hizaya çekilmeye çalışılırken diğer yandan kur oyunlarıyla birileri zengin ediliyor, yastık altındaki üç beş lirası daha da değersizleşmesin diye gayret gösteren yoksul vatandaşların üzerinden, gece yarısı, ekonomik operasyonlarla silindir gibi geçiliyor. Halk ekmek kuyruklarına muhtaç olmuş, sosyal yardım bağımlısı kitleler oluşturulurken vicdanı sızlamayanlar, sorunları bitirmek yerine, eskimiş ve kullanışsız DÇM’lerle kısırlaşmış çözümsüzlükleri, bir kurtuluş reçetesi olarak halkımıza sunuyor. Tüm bunların bilinçlice yapıldığını biliyor, olumlu sonuçlar ortaya çıkarmayacağını görüyoruz. Rafa kaldırılmış ve kötü izler bırakmış köhne ekonomik modellerin, ülkemizi hiperenflasyon bataklığına sürüklemesinden endişe duyuyoruz." şeklinde ifade etti.

Ülkemizin tüm bu ekonomik ve sosyal sorunlarını yakından takip ediyor ve izliyoruz diyen Ösen, "Çözümlerimizi vatandaşlarımıza sokakta, pazarda, evlerde, kahvehanede yani gördüğümüz her yerde anlatıyoruz. Hal böyle iken DEVA Partisi İzmir İl Teşkilatı olarak sokakta karşılık ve ilgi buluyoruz. Bu ilgi sayesinde İzmir Teşkilatımız, 1 yıl 2 ay gibi kısa bir sürede İzmir’in 24 ilçesinde teşkilatlanmasını tamamladı. Çok yakın bir zaman içerisinde bu sayıyı 27’ye çıkarmayı hedefliyor, sahadaki temaslarımıza ve çalışmalarımıza ağırlık veriyoruz.  Bugün DEVA Partisi İzmir İl Teşkilatı olarak İzmir’in dört bir yanında olmanın verdiği erişimle, herkese, her an ulaşma şansını yakalamış bulunuyoruz. Durum böyle iken vatandaşlarımızın partimize olan teveccühü her geçen gün giderek artıyor. Bugün İzmir’in neredeyse her yerinde, partimize ulaşmak isteyen yurttaşlarımız, kendisine bir muhatap bulabiliyor, derdini anlatabiliyor. Bunun için DEVA Partisi İzmir’de, yurttaşlarımızın derdine DEVA olmak için ilçe teşkilat binalarını bir çözüm merkezi olarak görüyor, ekonomideki, sosyal hayattaki, adaletteki eşitsizliklerin giderilmesi için yurttaşlarımızla birlikte kafa yoruyor, çalışıyor." dedi.

Ösen, "DEVA Partisi İzmir Teşkilatı olarak İzmir’de yaşayan herkesin sorunlarına elimizden geldiğince ortak olmaya devam ediyoruz. Bundan kısa bir süre önce yurt sorunu ile karşılaşan çaresiz gençlerin yanında durduk. Bugün hala devam eden kadın cinayetlerinde kurban olan İzmirli kadınlarımızın yanında adliyelerde durmaya devam ediyoruz. Bu noktada şunu belirtmek isterim ki; DEVA Partisi İzmir Teşkilatı’nın üyelerini koltuklarda ve makamlarda değil, pazarlarda, üniversitelerde, adliyelerde görüyorsunuz ve görmeye devam edeceksiniz. Çünkü biz siyaseti halkımızla beraber yan yana omuz omuza yaparsak eğer anlamlı bulacağımıza inanıyoruz. DEVA Partililer olarak bizler ülkemizi değiştirmek istediğimiz gibi siyasetin amaç ve yapılış biçimini de dönüştürmek istiyoruz. Biz, siyaseti çözüm üretemeyen, kısır döngülerin, rantın ve adam kayırmacılıkların içinden çekip çıkarıp, onu, asli vazifesi olan, “insana hizmet” için yeniden kurgulamak istiyoruz. Çünkü biz siyaset kurumuna hala inanıyor, son yıllarda ciddi zedeler alsa da siyasette konuşmanın, ortak aklın ve radikalliklerden arınmanın ülkemize huzur getireceğine inanıyoruz." dedi.

Çözümün basit bir şekilde önümüzde durduğuna inanıyorum diye belirten Ösen, "Türkiye siyasi tarihinde belki de bir milat olacak 6 siyasi partinin mutabık olduğu “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” önerisinin ülke geleceği adına kıymetli olduğunu düşünüyorum. Bu önerinin uzun yıllardır bir araya gelmeyen toplumun farklı kesimlerini kaynaştırmanın ve ülkemizde bulunan siyasi gerilim ikliminin dağılması adına önemli katkıları olacağını umuyorum. Bu önerinin yalnızca siyasi bir hamle olarak değil vatandaşlarımızın, ülkemizde birlikte yaşama arzusunun da bir işareti olarak görüyorum." dedi.

Ösen, "Sayın Genel Başkanımız Ali Babacan’ın geçmişte meydana getirdiği ekonomik başarılar sayesinde ülkemiz bir dönem bolluk ve refahı yaşadı. Bugünden geçmişe gıpta ile baktığımız o günlerdeki ekonomik kalkınma rakamlarını tekrar yakalamak adına, vatandaşlarımızın desteği ile yeniden karar verici noktalara erişmeyi, ülkemiz ve geleceğimiz adına istiyoruz. Türkiye’deki siyasi yelpazedeki her insanın hakkını teslim ettiği Ali Babacan ve onun ekonomik başarısı, DEVA Partisi’nin kendisini tanıtması ve bir şans bulması için en önemli argümanı haline gelmiş durumda. Ülkemizi karanlık ve umutsuz günlerden çıkarmanın yolunu ekonomik kalkınmada arıyoruz. Biliyoruz ki ekonomik gelişmenin olmadığı yerde yoksulluk, çaresizlik ve geri kalmışlık vardır. Bu yüzden ekonomi meselesi yalnızca mutfak üzerinden, giyim üzerinde, arabalar üzerinden değerlendirilmemelidir. Döviz kurlarının durmayan oynaklığı, aslında hayatlarımızdan çalınan eğitim, gelişmişlik ve huzurlu günler olarak düşünülmelidir. DEVA Partisi olarak bu sürecin ortaya çıkardığı tehlikeleri görüyor ve okuyoruz. Ortaya koyduğumuz eylem planları ile çiftçimize, esnafımıza, kadınlarımıza ve çocuklarımıza yarınların Türkiye’sinin hedeflerini koyuyoruz." dedi.

EKONOMİ BAKANININ SÖZLERİNİ İNANDIRICI BULMUYORUM

Ekonomi Bakanının yeni ekonomik tedbirler konusunda yaptığı açıklamaları 'İnandırıcı bulmuyorum, kimsenin inandığını da düşünmüyorum' dedi. Ekonomiyle uğraşan herkes bilir, ekonominin temeli güvendir. Tabii ki yabancı sermayeye güven duyma gibi bir ekonomi olmaz. Hiçbir iş insanı güven duymadığı ekonomiye yatırım yapmaz. Genel başkanımızın ekonomiyi düzeltmek için söylediği ilk şey 'tutuklu gazetecileri serbest bırakmak' dedi. Liyakatlı insanlar tarafından yürütülen makamlar çok önemli. Kaç tane maliye bakanı değişirse değişsin güven olmayacaktır. 

İTTİFAK DURUŞUMUZ NET

İttifak duruşumuz çok net. Bizim tarafımız parlamenter sistem, bu konuda her şeye katkı sağlıyoruz. Bizim buradaki amacımız mutabakat sağlanması, sadece detaylar var. Siyasi etik çok önemli, biz bu konuda dayatmalar yapıyoruz. İttifak, seçimler netleştikten sonra karar verilir. Birçok maddede anlaşabilirsek ki birçok siyasi parti birarada toplanmış durumda. Bizim cumhur ittifakında olmak gibi bir şey söz konusu bile değil. 

TUNÇ SOYER'İN EKSİKLERİ VAR

Yerel yönetimlerde hantallık ve kadrolaşma sıkıntı. halkın genel olarak şöyle bir sıkıntısı var sadece seçim zamanında geliyorlar diyorlar. İzmir'de halkı bir görmezlik var. İktidar tarafından 'cezalandırma' politikası olduğunu düşünüyorum. CHP tarafından da bunlar nasıl olsa bize oy veriyorlar fazla birşey yapmaya da gerek yok diyorlar. Tunç Soyer'in Akdeniz yıldızı vizyonunu doğru olduğunu düşünüyorum. Ancak bu vizyon tamamlanmadı eksikler var.

TUÇ SOYER ÇAĞRILMALIYDI

Oda başkanlarının Ankara'da bakanlarla yaptığı görüşmenin ardından Tunç Soyer sitemde bulunmuştu. Ösen, bu konu hakkında da açıklama yaptı. Ösen, 'Tunç Soyer'in davet edilmesi gerekiyordu. Ülkemizde halkın seçilmiş başkanını dikkate almamak gibi bir algı var. Her karar alma mekanizması içerisinde halksnın içinde olnsı gerekiyor. Bu biraz ben yaptım olduculuktan olduğnu düşünüyorum." dedi.

Güncelleme Tarihi: 14 Ocak 2022, 11:32
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER