İnat değilse ne?

Başından beri yaz saatinin kış aylarında da uygulanmasına karşıyım.

Benim gibi düşünen bu ülkede milyonlarca insan var.

Şikayetçiyiz ama, dinleyen yok!..

Bir dönem, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Seferihisar Belediye Başkanı iken yaz saatinin 12 ay uygulanmasına farklı bir proje ile karşı çıkmış, eylem planı hazırlamıştı.

Uyguladı ama o da fayda etmedi.

Çünkü, yaz saatinin kış aylarında da devam etmesi kararı “Damat Bey”in (Bakan Berat Albayrak) isteği ve yetki alanına girdiği için hiçbir kurum ve kuruluş yeterli desteği vermedi, veremedi.

Soyer yılmamalı. O gün ilçe bazında tam olarak başaramadığını bugün il bazında başlatmalı diye düşünüyor ve bekliyorum.

Söz…

Elimden geldiğince destek olmaya varım…

***

Konuya; Mustafa Kemal Atatürk’ün bir deyişiyle başlayacağım:

“Bir şahsın yaşadıkça memnun ve mutlu olması için lazım gelen şey, kendisi için değil, kendisinden sonra gelecekler için çalışmasıdır…”

Olay şu:

2017 yılından bugüne yaz saatinin, kışın da uygulanması sonucu ortaya çıkan zararlar gerçekten katlanılacak gibi değil.

İlki, 3 yıldır devam eden yaz saatinin, kışında uygulanması sonucu evlatlarımızın güncel yaşamı değişti. Ev ve işyerlerimizdeki enerji tüketimindeki artış ise işin çabası.

Örneğin;

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) resmi verilerinde, ortaya çıkan gerçek şu:

Fazla tüketim nedeniyle, elektrik üretim şirketleri daha fazla üretip, daha fazla satıyorlar. Üretim ve dağıtım şirketleri kar ederken, vatandaş yüksek faturaların altında eziliyor.

Yani sürekli yaz saati uygulaması bizler için külliyen zarar, elektrik şirketleri için bol kazanç.

Resmi verilere göre 2016-2017 kış döneminde, elektrik tüketiminde 7.1 milyar kilovat saatlik artış yaşanmış.

Kalıcı yaz saati uygulaması doğalgazda da faturalarımızı katlıyor. Hava
daha karanlıkken kalktığımız için, çocukları okula gönderirken evi ısıtmak
için daha fazla doğalgaz faturası ödemek zorunda kalıyoruz.

Nitekim, 2016 Kasım ayındaki kişi başı doğalgaz tüketimi 2015'in Kasım ayına göre yaklaşık olarak yüzde 7.6 artarak 59 stdm3 olarak gerçekleşmiş.

2016 Aralık ayındaki kişi başı doğalgaz tüketimi 2015'in Aralık ayına göre yüzde 2 artarak 75 stdm3'e çıkmış.

2017 Ocak'ta kişi başı doğalgaz tüketimi 2016'nın aynı ayına göre yüzde 11 artarak 80 stdm3'e, şubat ayında ise tüketimin yüzde 25
artış göstererek 67 stdm3'e fırladığını görüyoruz.

Mart 2017'de ise doğalgaz tüketimindeki artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19 artışla tavan yapmış durumda.

*** 
Avrupa ülkelerinde ise kış saati uygulamasının başlaması nedeniyle 27-Ekim
sabaha karşı 03.00'te saatler bir saat geri alındı.

Almanya da dahil çok sayıdaki Avrupa ülkesiyle Türkiye arasındaki saat farkı ikiye çıktı. İngiltere ile Türkiye arasında ise 3 saat fark olacak.

Avrupa ülkelerinde, 1980 yılından bu yana aralıksız olarak yaz ve kış saati
uygulamasına geçildi.

Amaç, gün ışığından daha fazla yararlanıp enerji tasarrufu sağlamak.

Aradaki saat farkları nedeniyle, güncel uyumlarda büyük sorunlar yaşanıyor.

Ayrıca Avrupa spor karşılaşmalarının saatleri de TV lerde izleyenler için oldukça geç saatlerde, neredeyse gece yarısını buluyor.

Hele hele İngiltere’deki özel spor karşılaşmalarını izlemek meraklıları uykusuz bırakıyor.

Bunu daha bir gün önce Galatasaray Real Madrid maçında yaşadık. Maç bizim saatimizle 23’te, İspanya saatiyle 21.00’de, yani saat 9’da oynandı.

*** 
Halka rağmen bir uygulama yapılamaz.

İnatlaşma desem, o da çok ağır bir suçlama…

Çünkü devlet, inat uğruna, restleşmek adına yönetilecek bir oluşum değildir.

Peki o zaman ne?

*** 
Ey yöneticiler ve onların danışmanları…

Özellikle enerji tasarrufu yapılması gereken bu dönemde, evlatlarımız ve de
torunlarımızın erken saatlerde kalkıp, yollara düşmesi nedeniyle güncel
yaşamlarında oluşan stresin azaltılması için, böylesine yanlış bir karar ve uygulamadan vazgeçin…

Türkiye’de AB ülkeleri gibi yaz ve kış saatine dönmelidir.

 Çünkü ne dayanacak ne de yüksek elektrik ve doğal gaz faturalarını ödeyecek gücümüz kalmadı…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ruhsar Vreskala
Ruhsar Vreskala - 2 hafta Önce

Aynen size katılıyorum.