Yaşar Üniversite'sinden 'tarım' hamlesi: Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi

Kırsal kalkınmanın önem kazandığı şu günlerde; Yaşar Üniversitesi yeni açılan fakültesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi'ni Prof. Dr. Levent Kandiller ile konuştuk.

Yaşar Üniversite'sinden 'tarım' hamlesi: Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi

BEN HABER -

Araştırma ve Yenilikçilikten Sorumlu Rektör Yardımcısı - Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Dekan Yardımcısı Vekili Prof. Dr. Levent Kandiller, yeni kurulan Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi’ne dair Ben Haber’in sorularını yanıtladı.

İşte o röportaj:

Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi’nin kuruluş amacı nedir?

Türkiye tarım ve tarımsal uygulamalar anlamında çok büyük bir potansiyele sahip. Ancak bu potansiyel gerek iş gücü gerekse yanlış uygulamalar sonucu yeterince kullanılamıyor. Verimlilik sıkıntısı yaşanıyor ve katma değer düşük. Hollanda’da Konya Ovası kadar bir alanda dünya tarımına yön veriliyor. Türkiye’deki tarım katma değerinin 30 katını elde ediyorlar. Hatta teknolojisini de üretiyorlar. Biz de bunu fark ederek, potansiyelin maksimum düzeyde kullanılabilmesi amacıyla, sektöre nitelikli insan kaynağı yaratmak ve buna bağlı olarak ülkemizin tarım sektörünü kalkındırma hedefiyle Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi’ni kurma kararı aldık. Ekonomik, sosyal ve çevresel sürdürülebilirlik konularında araştırmaları ve iyi tarım uygulamalarıyla sektöre nitelikli katkı koymayı amaçlamaktadır.

Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi bünyesinde hangi bölümler yer almaktadır?

Bu yıl öğrenci alacak olduğumuz sayısal puan türünde Tarım Makineleri ve Teknolojileri Bölümü ile eşit ağırlık puan türünde Tarım Ekonomisi Bölümü’nün yanı sıra 2022-2023 Akademik Yılında öğrenci kabul edeceğimiz Hayvansal Üretim Teknolojileri ile Toprak Bilimi ve Bitki Besleme bölümleri olmak üzere fakültemiz toplam 4 bölümde eğitim verecek. Kontenjanımız her bölüm için 15 öğrenci olacak ve 2 yılı boyunca sadece yüzde 100 burslu öğrenci kabul edeceğiz.

Öğrencilere ne gibi imkanlar sunulmakta?

Fakülteye bağlı bölümlerimiz yüzde 100 İngilizce eğitim vermekte. Hazırlık eğitiminin ardından 1. Sınıfta tüm bölümlerin müfredatı ortak ders programlarından oluşacak. Öğrenciler eğitimin son yılında yani 4. Sınıfta ise bir tam yıl boyunca sektörde staj yapacak. Son sınıfta öğrencilerimizin hem akademisyen hem de sektörde tecrübelenmiş bir hocaları olacak. Kuramsal ve uygulamalı eğitimi birarada alacaklar. Bu sistemle, öğrencilerimiz daha eğitim alırken sektöre katkı sağlayabilecekler, katma değeri yüksek bir fakültede eğitim almış olacaklar.

Fakültenin “işbirlikleri” konusunda çok iddialı olduğunu biliyoruz, biraz bunlardan bahsedebilir misiniz?

Yaşar Üniversitesi’nin arkasındaki vakfı destekleyen şirketlerimiz var. Biz zaten sektörün içindeyiz. Pınar, Çamlıyem gibi Yaşar Holding şirketlerimizin fakülteye desteği büyük. Biz gübre üretiyoruz, yem üretiyoruz, yem bitkileri üretiyoruz. Küçükbaş büyükbaş, hindi, balık besiciliği yapıyoruz. Yaşar Holding’in bu anlamda tarım ve gıda sektörlerindeki deneyimlerinden faydalanacağız. Yaşar Holding’e bağlı işletmelerimizdeki eğitim salonları ve uzmanları ile çalışma alanları, yapılan protokollerle haftanın 1 günü üniversitemize ayrılmış durumda.

Ayrıca, Hollanda’nın tarım bilimleri ve teknolojileri alanında önde gelen üniversitesi Wageningen Üniversitesi ve Araştırma Merkezi ile de işbirliği içindeyiz. Üniversite yapısı ve araştırma merkezinin işbirliği içinde olduğu bir model uygulayan Wageningen Üniversitesi’nin uyguladığı bu modeli örnek alarak fakültemizi kurduk.

İzmir’de Ege Bölgesi’nde muazzam araştırma laboratuarlarına sahip olan İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile bir protokolümüz var. Devletteki sektör tecrübeli kişiler de en büyük destekçimiz. İzmir Ticaret Borsası ile de yine protokolümüz var. Bu sektördeki bütün işletmelerin üye olduğu bir meslek örgütünün de desteğine sahibiz.

Desteğimizin bu kadar kuvvetli olmasının sebebi, bu sektördeki devlet ya da özel tüm alanların bize açık olmasının sebebi, Fakülte kurulmadan önceki 6 yıl boyunca tüm bu kuruluşlarla Ar-Ge çalışmaları yapıp tasarımı birlikte oluşturmuş olmamız.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Tarım ve buna bağlı gıda alanlarının önemini pandemi döneminde daha iyi anladık. Geleneksel tarım ve geleneksel ziraat fakültesi yaklaşımlarından farklı Avrupa’da Amerika’da gördüğümüz, teknoloji tarımı, topraksız tarımı ülkemizde de uygulamak istiyoruz. Kaynaklarımızı potansiyelimizi iyi kullanmak ve tarımdan kaçan insan gücünü yeniden tarıma geri kazandırmak istiyoruz. Yeni teknolojilerle tarımı birleştirip bir kırsal kalkınma hamlesini değerli mezunlarımızla yakalayacağımızı umuyoruz.

Son dönemde muazzam şekilde çevreye ve tarıma duyarlı bir Z Kuşağı yetişiyor. Türkiye’deki tarımda verim düşük, katma değer düşük, tarımsal alanlar miras nedeniyle çok bölünmüş durumda. Biz mühendislik mesleğinin tarım alanına uygulanmasının getirisinin çok yüksek olacağını öngörerek böyle bir yola çıktık. Deneyime değil elimizdeki teknolojik bilgileri kullanarak veriye dayalı tarım uygulamalarıyla verim artırmayı hedefliyoruz. Dijital teknolojilerle bu mümkün. Mühendislik bilimlerinde bu teknoloji var ancak tarımda bilinmiyor. Bizlerin bu iki alanı birleştirmemiz, uygulamamız ve yaygınlaştırmamız gerekiyor. Bu da bu alanda öncü olacak Z kuşağı ile başarılacak.

Güncelleme Tarihi: 12 Ağustos 2021, 14:37
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER