“Ya deli Ekrem olarak buna son vereceksin ya da özür dileyeceksin”

Cansu TEMİR AKSU sordu, Erol Yaraş yanıtladı...

“Ya deli Ekrem olarak buna son vereceksin ya da özür dileyeceksin”

Yaz aylarıyla birlikte, Alaçatı gürültü kirliliği de tekrar gündeme geldi. Aynı şeyler tekrarlanıyor. Buna bir çözüm yok mu?

Her şeyin bir çözümü vardır, yeter ki çözülmek istensin. Burada yaşanan olay, bana göre çözülmek istenmiyor, ya da çözecek insanlar seçilmek istenmiyor. Çünkü Çeşme’de yerel seçimler yapılırken Alaçatı ön plana çıkarak buradaki gürültü kirliliğinin nasıl engelleneceği o günkü adaylara sorulmuştu. O zaman ben bununla ilgili çok eleştirel yazılar yazmıştım. Sağ olsun Alaçatı Farkında Platformu üyeleri o günlerde beni yazılarımla eleştirmişlerdi. Ben de demiştim ki ‘zaman beni haklı çıkaracak’. Ve zaman beni haklı çıkardı. O günlerde Ekrem Oran, seçimlerle ilgili çok hamaset kokan konuşmalar yapıyordu. Mesela bir örnek vereyim, Ekrem Oran’ın müzik yasakları konusundaki o cümlesini aynen söylüyorum: ‘Çeşme söz konusu olunca, ben annemi tanımam. Çeşme’ye bir deli geliyor. Gerekirse 21:30-22:00’da Çeşme-Alaçatı’da gürültü kirliliği olmayacak’ bu cümle Ekrem Oran’ın bir cümlesi. Ben de aynen şunu yazmışım; ‘Ekrem Oran’ın bu cümlesi beni çok rahatsız etti. Çeşme’nin delilere değil, akıllılara ihtiyacı var’ demişim. Bırakın particiliği, o zaman Çeşme’nin gerçek evladı olan Mustafa Cenger adaylığını koymuştu. Düzgün, dürüst ve iş bitiren bir insandı. Ama ne yazık ki kişiler değil, partiler seçiliyordu. Şimdi bakıyorum; O günlerde Ekrem Oran’ı en çok destekleyenler, şimdi ‘yandım Allah’ diyorlar. Gürültü kirliliği ile yaşamak çok kötü ama neden seçim döneninde ince eleyip sık dokumadılar. Bu kadar hamaset sözler veren insandan niye bugün hesap sormuyorlar? “Gel bakalım Ekrem Oran, ‘ben annemi tanımam’ diyen Ekrem Oran, ne yapıyorsun” diye neden hesap sormuyorlar? Ekrem Oran şunun arkasına sığınacak; ‘E kardeşim yetki benim elimde değil, Çevre Bakanlığı’nda’ Ama sen o günlerde de biliyorsun bunu. Yapamayacağın konularda neden topluma söz verdin? İnsanları neden kandırdın? Ya geleceksin deli Ekrem olarak kirliliğe son vereceksin, yada çıkıp özür diliyorum diyeceksin.

Alaçatılıyı kandırdı. Alaçatılı da Çeşmeli de, bu tip ufak yerlerde particilik yapmamalı. İşe göre insan ayarlanmaz. O günkü ikinci aday, MHP’den adaydı, Çeşme’nin yerli çocuğuydu. Rahatlıkla seçilebilirdi. Ama siz yıllardır tanıdığınız, 'Eko' dediğiniz kişiyi seçtiniz, CHP’li diye. Ama buna rağmen CHP’nin Çeşme’de en az oyla seçilen belediye başkanı oldu. İşte bu da onun ne kadar bu göreve layık olduğunun bir göstergesiydi.

“Aynı zihniyet CHP’nin tepesine çöreklenmiştir”

CHP kurultayı tamamlandı. Yeni bir yapılanma var. Sizde nasıl bir izlenim bıraktı?

İzmir’den 2 isim var. Kemal Kılıçdaroğlu ve Selin Sayek Böke. Ne yazık ki, İzmir’e faydası olmayan 2 kişi seçildi diyelim. Çünkü baktığımız zaman ben yıllardır aynı şeyi söylüyorum, Kılıçdaroğlu devamlı İzmirli seçmeni kullanmıştır. İzmirli seçmenin görüşlerine, düşüncelerine bir gram saygı göstermemiş bir Genel Başkandır. Sayın Selin Sayek Böke de İzmir’e seçim sürecinde bile gelmemiş bir vekildir. Bunlar İzmir adına, MYK’da olsa ne olur, olmasa ne olur. Bana göre bu kişiler İzmirli değil. İzmir’le hiçbir ilgileri yok. Önemli fuar açılışlarına gelmeyen, 9 Eylül törenlerine gelmeyen bir Genel Başkan İzmir Milletvekili olarak kabul edilemez. Mazereti ne olursa olsun. İzmir’in AK Parti hassasiyetinden yararlanarak, bize her türlü dayatmayı yapan bir genel başkandır.

Sorgulanması gereken şu: AK Parti yüzde 30’lara düşerken anketlerde, neden CHP 20-25 barajını geçemiyor? Delegenin tasfiye ettiği Tuncay Özkan’ı bile gözümüzün içine bakarak, başka şekilde üst bir atama yaptı, toplumla inatlaşıyor. Onun için yeni MYK, eski MYK bunların hiçbir önemi yok. Aynı zihniyet CHP’nin tepesine çöreklenmiştir. Böyle bir CHP’nin Türkiye için çözüm üreteceğine inanmıyorum.

CHP tabanının oy vermeyeceğini bildiği Ekmelettin’den sonra Abdullah Gül’ü aday göstermek isteyen bir partinin ne kadar fayda sağlayabileceğini herkes düşünmeli. Onun için CHP prim yapmıyor, halk tarafından sevilmiyor. Belli bir zümrenin oyunu alıyor. Bu ülkede belli bir oranda kararsız varsa, CHP kendini sorgulamalı.

“Türkiye şu an günü kurtarıyor, geleceği kimse düşünmüyor”

Gıda ürünleri ithalatı da son günlerde sıklıkla konuşuluyor ve bir o kadar da eleştiriliyor. Siz gıda ve tarım politikalarını ve bu ithalat hamlelerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu koronavirüs denen olay, dünyada her ülkeye bir ders çıkarması için şans tanıdı. Yani eğer bugünlerde yaşadığımız bu korona, bir fragmansa ve biz bir fragmanı seyrediyorsak daha esas film 3-5 belki 10 sene sonra vizyona girecekse ki öyle senaryolar da var, bu fragmandan bütün dünya ülkeleri kendilerine ders çıkardı, çalışmalarını yapmaya başladı. Ne yazık ki bu tip çalışmaları yapmayan tek ülke biziz. Mesela ABD sağlık sisteminin olmadığı gördü, Türkiye’de de 2 önemli konu var. Bir eğitim, iki tarım. Biz ne yazık ki yurtdışına bağımlı bir Türk tarımı olduk. Bu bağımlılıktan kurtulamazsak eğer, daha büyük bir felaketle karşılaşırsak her toplum kendi içine kapanacak. Peki biz Türkiye olarak gıdasız insanımızı nasıl yaşatacağız? Türkiye’nin yapması gereken en önemli işlerden biri, tarımla ilgili net kararlar alması. Bu ithalata verilen parayla, tüketici ve üreticiyi yok ediyoruz. Mağdur olan üreticiye de destek verirseniz, yok olmaktan kurtulur. Hem piyasayı dengelemek, hem de tarımı öldürmemek adına hükümet her iki tarafı da desteklemeli. Belli süre sonra, tarımdaki girdi kalemlerini ucuzlatarak, Türk çiftçisinin de dünyayla rekabet edebilecek üretim seviyesine gelmesi sağlanabilir. O seviyeye geldiği zaman da bizim zaten ithalata ihtiyacımız kalmayacak.

Türkiye şu an günü kurtarıyor, geleceği kimse düşünmüyor. Onun için bu yapılan ithalat doğru değil, ama bir gerçek de vardır ki insanlar peynire, yağa hasret kamış durumdadır. İnsanlara da göreviniz ucuz gıda yedirmek, ama bir tarafı mutlu ederken bir tarafı da öldürmemek gerek.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Seyhan kurt
Seyhan kurt - 1 yıl Önce

Alaçatı maalesef berbat ılıca plaji berbat roman mahallesine dönüştü maalesef oradaki ormanlık alan derhal kapatılmalı plajlar paralı olmalı çeşmeyi günübirlikçi mahvediyor milyonluk evlerin önünde rezil kepaze durumlar oluyor cesme ye zarar veren gelmesin denizi kirleten sahile çöp atan a ceza yazılmalı

SIRADAKİ HABER