Tartışmaların ardından sessizliğini bozdu: Beni derinden yaraladı!

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı Kültür Zirvesi'nin gala gecesinde semazen temasıyla yapılan dans gösteri siyasetin gündemine damga vururken, sanatçı Ziya Azazi de sessizliğini bozdu.

Tartışmaların ardından sessizliğini bozdu: Beni derinden yaraladı!

Türkiye'yi 50'den fazla ülkede başarıyla temsil etmiş olan modern dans sanatçısı ve koreograf Azazi, "Benim ve sanatımın, doğduğum topraklarda, politikaya malzeme edilmesi beni derinden yaraladı" ifadelerine yer verdiği açıklaması şöyle;

Otuz iki yıldır sanat icra eden; beş kıtadaki elli ülkede sahne almış ve yıllarca ülkemizi temsil etmiş bir sanatçıyım. Ayrıca bugüne kadar otuz beş ülkede de ders vermiş bir eğitmenim.

Birçok coğrafya, ulus, millet, kültür, din, inanış ve dille karşılaştım. Ömrüm boyunca sanat, bilim ve inanç arasındaki bağlantıyı aradım.

Her zaman taraflı ve bölücü düşüncelerin ve davranışların uzağında kalmayı seçtim. Apolitik, doğa-hayvan ve insan sever olarak insani sorumluluğumu hep anlamaya ve gerçekleştirmeye çalıştım. Tahminen bu netliğimdendir ki; elli yılıma bu kadar şey sığdırdım.

Tam da bu yüzden benim ve sanatımın, doğduğum topraklarda, politikaya malzeme edilmesi beni derinden yaraladı. Bugüne dek süren sessizliğimin sebebi de budur.

İnsanlığın birliği için sorumluluklarımızın bilinciyle çalışmamız gereken bir çağdayız. Parçalayıcı her türlü davranışın arındırıldığı bir gelecek için çabalamalıyız. Herkesi, işte böylesi bir insani hizmete davet ediyorum. Güzel bir gelecek; ancak ve ancak sanat, bilim ve felsefede olduğu gibi politikada da bütünselliğin sağlanmasıyla mümkün olabilir.

Bahsi geçen Dervish In Progress (Gelişmekte olan Derviş) adlı performansımda bir arınma hikayesi anlatmaktayım. Hayatta giyindiğimiz kimliklerden kurtulmayı, kalbi ve ruhu arındırmayı; özetle kabuk içinde kabuk olan benliğin çıplaklaşma çabasını sergileyen bir danstır bu. Gösterinin sonunda (ölümü temsilen) eteğin altında kalışım da, bu çabanın mezara kadar sürmesi gerektiğini ima eder.

“Düne ait ne varsa dünde kaldı cancağzım, bugün yeni şeyler söylemek lâzım” der Celaleddin-i Rumi.

Sanatsal özgürlüğün değerini bilen ve bu süreçte destek veren herkese can-ı gönülden teşekkür ederim.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER