Seyahat, mesai, yüz yüze eğitim... Yeni kısıtlamalar geliyor

Prof. Dr. Necmettin Ünal, Türkiye’deki aktif vaka sayısının 443 bine yükseldiğine dikkat çekerek, ‘Yoğun bakımlar birçok ilde dolmuş durumda’ dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında yarın toplanacak Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Ramazan ayında alınması muhtemel yeni önlemleri görüşecek. Bunun öncesinde ise gözler bugün yapılacak Bilim Kurulu toplantısına çevrildi.

Seyahat, mesai, yüz yüze eğitim... Yeni kısıtlamalar geliyor

“Yoğun bakımlar birçok ilde dolmuş durumda. İstanbul’daki iki pandemi hastanesinde 600’e yakın yoğun bakım hastası olduğunu biliyoruz. Hastaneye yatışı yapılanlar içerisinde entübe hasta oranı çok yüksek. Yüksek entübe, yüksek ölüm oranı anlamına gelir.

Türkiye, yoğun bakım yatağı açısından bir sorun olmasa da yoğun bakım doktor ve hemşirelerinin sayısı yetersiz kaldığından, ilgisiz branş hekimleri de görevlendiriliyor. Hasta sayısının artmasına karşın yetkin personel sayısının yetersiz kalması da mortalite rakamlarının yükselmesine neden oluyor. Bu hasta yüküyle, mevcut yoğun bakımlardaki doluluk azaltılmazsa elimiz kolumuz bağlı kalacak. Hasta akışının azaltılması için önlemlerin arttırılması gerekiyor.”

AVRUPA'DA LİDER

Endüstri Mühendisi Zeki Berk ise Avrupa’da en yüksek vaka artışının Türkiye’de yaşandığına dikkat çekerken, iki hafta içerisinde 100 bin kişideki vaka sayısını 650’yi geçtiğini söyledi. Ölüm sayısının her hafta yüzde 5, vaka artışını ise yüzde 10 olduğuna değinen Berk, “Şayet artış bu hızla giderse 46 gün sonra tespit edilen vaka sayısı iki katına çıkacak.Pandemide şimdiye kadar 33 bin 454 vatandaşımızı yitirdik (9 Nisan 2021). Önlem alınmazsa ölü sayısı maalesef 91 gün sonra 66 bini geçebilir” dedi.

Genetik Bilimci Doç.Dr. Çağhan Kızıl ise özel toplantıda İngiltere, Amerika ve İsrail’de aşılanmaya bağlı olarak vaka artış oranlarında yüzde 90 azalma olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı: “Ancak küresel ölçekte genel bir artış eğilimi yaşanıyor. Dünya genelinde 13 Ocak tarihinde 733 bin vaka tespit edilirken, bu sayı 20 Şubat’ta 360 bine gerilemişti. Ancak günümüzde vaka oranının 650 bini, ölüm sayısı ise 10 bin olarak karşımıza çıkıyor. Üçüncü yükselişte hem Türkiye, hem dünya genelinde varyantların etkisi görülüyor. Almanya’da virüs yayılım genç nüfusta etkisini iyiden iyiye hissettiriyor. Varyant virüsler çok hızlı yayılıyor ve genç gruplar daha çok hastalanıyor. Ancak aşılama oranına baktığımız Almanya’da 24 saat içinde 1 milyon 400 bin aşı yapıldı. Bu oran Türkiye’nin bir haftalık aşı sayısına denk geliyor.”

MERKEZ ÜSSÜ AVRUPA YAKASI

İstanbul Tabip Odası COVID-19 İzleme Grubu’nun hazırladığı son rapora göre, nüfus hareketliliğinin ve yoğunluğunun yüksek olduğu Bağcılar, Bahçelievler, Esenler, Esenyurt, Fatih, Gaziosmanpaşa, Sultangazi ve Zeytinburnu ilçelerinin virüsün yayılım açısından riskli ilçeler arasında.

İstanbul’un Avrupa Yakası’nın, COVID-19’un adeta merkez üssü olduğuna dikkat çekilen raporda, 65 yaş üstü ve altı grupta gözlenen bulaşıcı hastalık ölümlerinin ise COVID-19 hastalığının yaygın olarak saptandığı Bağcılar, Bahçelievler, Esenyurt, Fatih, Gaziosmanpaşa, Küçükçekmece ve Sultangazi’de gerçekleştiğine dikkat çekildi.

YÜZDE 31'İ İSTANBUL'DA

Raporda ayrıca, COVID-19’a bağlı 390 sağlıkçı ölümünün yüzde 31’inin megakentte gerçekleştiği belirtildi.

Yoğun bakımda COVID-19 hastalarının tedavisini üstlenen Uzm. Dr. Serpil Özsezgin, PCR testi pozitif çıkanların sıcak duş ve buharlı banyo yapmalarının felakete adeta daveti çıkardığını söyledi.

Ösezgin “Toplumda pek bilinmiyor ancak koronavirüs hastalarının sıcak buharlı duş yaptıkları zaman hastalığı ağır geçirme ve yoğun bakıma girme risklerinin önemli ölçüde artıyor” diyen Özsezgin, “Hastalığınızın ilk zamanlarında ‘Bir duş alayım, ter atayım’ düşüncesiyle eğer dikkat etmeden biraz sıcak suyla duş alınması sırasında, kendi soluğunuzdan dışarı çıkan virüsler, banyodaki sıcak hava ve buharın etkisi ile tekrar akciğerinize giriyor. Böylece farkında olmadan kendi kendinizi reenfekte ediyorsunuz. Bu da viral yükünüzü artırıp hastalığı ağır geçirmenize neden oluyor” dedi. Kovid-19 tanısı alan kişilerin özellikle de ateşinde yükselme belirtileri varsa sıcak duştan kesinlikle uzak durması gerektiği uyarısında da bulunan Uzm. Dr. Özsezgin, şunları dedi:

“Birçok insan buhar banyosu ve sıcak duşu ile rahatlama olacağını, vücudun direnç kazanacağını düşünüyor ancak COVID-19’da bu durum büyük risk içeriyor. Buharlı bir ortamda soluk alıp verme sırasında virüs yükünü kendi kendinize artışmış olursunuz. COVID-19 hastası bir kişi ile yaşarken ayrı yataklarda uyunması mümkünse, ayrı banyo ve tuvaletin kullanılmasını öneriyoruz. Ortak yaşam alanı yerine bir odada izole olunması gerekiyor. Hastanın ateşi 38 dereceyi geçerse veya zorlu solunum durumunda mutlaka 112’nin aranarak yardım istenmesi gerekiyor.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER