Kuraklık kapıda ve biz; “Suyu yönetemiyoruz”

Son günlerin en çok tartışılan ve üzerine çözüm önerileri aranan konu; kuraklık. Bizde; Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Helil İnay Kınay ile konuştuk…

Kuraklık kapıda ve biz; “Suyu yönetemiyoruz”

BEN HABER

Yaklaşık 1 yıldır hayatımızda olan ve bizi bambaşka yaşam standarttı ile tanıştıran koronavirüs pandemisi, sağlık ve hijyen kapsamında en önemli unsurun ‘su’ olduğunu bir kez daha hatırlattı.
Ancak ne var ki, değişen iklim koşulları, tarımdaki vahşi sulama, sanayideki bilinçsiz kullanım ve son olarak pandemi nedeniyle artan su tüketimi nedeniyle ülke olarak ciddi bir ‘kuraklık’ sınavı veriyoruz.
Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Helil İnay Kınay, Ben Haber okuyucuları için yaşanan süreci ve alınması gereken önlemleri anlattı.

“SUYU YÖNETEMİYORUZ”

- İzmir'de şu an musluğumuzdan su akıyor gözükse de yakın zamanda bu durumun sıkıntıya gireceği sıklıkla yineleniyor. Hatta 2022 yılına ilişkin yapılan değerlendirmelerde, önümüzdeki yılın daha da kurak geçeceği söyleniyor. En acil alınması gereken önlemler nelerdir?

Son günlerde barajlardaki doluluk oranları verileri geçtiğimiz yıllara göre yüzeysel su kaynaklarımızın miktar olarak yaklaşık % 50 azaldığını gösteriyor. Barajlardaki doluluk oranı İzmir için yaklaşık %35 olarak verilirken,  İstanbul için %26, Ankara %23,Bursa %22 olarak gösteriliyor.

Kuraklık ve su kısıtı haberleri bize uzak değil, geçmişe baktığımızda 2008 yılında Tahtalı Barajında kuraklık yaşandığını biliyoruz. Bölgemizin su karnesinin iyi olmadığını bilirken, tüm gerçeklere ve uygulamalara rağmen suyu yönetemediğimiz gerçeği tekrar tekrar karşımıza çıkarıyor.
İZSU verilerine göre, suyun yaklaşık % 60ı yeraltı, yaklaşık %40 ı yüzeysel su kaynaklarından sağlıyor. Su kısıtına sahip olan İzmir Kentinin su ihtiyacını karşılayan kaynakların miktar ve kalite olarak sürdürülebilirliğinin sağlanması, korunması büyük öneme sahiptir. Yüzeysel ve yeraltı su kaynaklarımızın bulunduğu bölgelerde alan kullanımına yönelik baskılar ve kirlilik tehdidinin yanında iklim değişikliğinin getireceği süreçlere de kentin hazır olması gerekmektedir.

“ACİL ÖNLEMLER ALINMALI”

- Pandemi nedeniyle artan su tüketimine ilişkin ciddi uyarılar ve önlemler varken, bir yandan da tarımda vahşi sulamada ciddi bir harcama mevcut. Buna ilişkin ne gibi önlemler alınabilir? Yerel yönetimlerle bu konuda bir iş birliğiniz/çalışmanız var mı?

Sağlık ve hijyenin pandemi sürecinde ne kadar önemli olduğuna yönelik tecrübeleri yaşarken; yeterli ve temiz suya ulaşamama sadece içme ve kullanma suyu için değil, gıda, tarım hayvancılık, gibi sektörler ile temel yaşam kalitemizi etkilerken, sanayi kullanımı da değerlendirildiğine en temel ihtiyacımızı karşılayamayacak duruma gelmeden acil önlemlerin alınması gerektiği yıllardır ortada.
Suyu en çok kullanan tarım ve sanayi sektöründe de kontrolsüz tüketimin önüne geçilmesi, ürün ve üretim deseninin su ihtiyacına göre planlanması, suyun yeniden kullanım, proseste dönüşüm, arıtılmış atık suların değerlendirilmesine yönelik süreçlerin değerlendirilmesi, yapılar ve planlamalar ölçeğinde su tüketimini azaltacak tedbirler ile birlikte, yağmur suyu hasadı gibi yöntemler ile suyun verimli kullanımına yönelik çalışmalar geliştirilmeli.

Yerel Yönetimin bu süreçte bireysel kullanımlara yönelik tasarruf çağrısı ile birlikte, suyun temini, iletilmesi sürecinde kayıp kaçak oranlarının azaltılması, arıtılmış atık suların yeniden kullanımı, kentin su kaynaklarının yönetilmesi, korunması ve alternatif kaynakların değerlendirilmesi ve uzun vadeli koruma noktasında çalışmaların yürütülmesi ve bu süreçte mevzuat kapsamında yetkili olan İdareler ile ortak çalışmaların yürütülmesi önemli.

SAĞLIKLI KENTLEŞME VE ALTYAPI VURGUSU
- Şehirlerde kuraklığı önlemek adına ne gibi önlemler alınabilir? Yağmur uyu hasadı vb sistemler hakkında bilgi verir misiniz?

Kentlerimizde betonlaşma, ormansızlaşma, yeşil salanların ortadan kalkması dolayısı ile plansız kentleşme süreci kapsamında su kaynaklarımızı koruması ve beslemesi gereken yağışların afete dönüştüğü süreçlerde planlama ve kentleşme sürecinin bilim ve mühendislik ışığında planlanması gerekiyor. Altyapı tesislerimizde kayıp kaçak oranları ile suyun büyük bölümünü de şebekede daha kullanmadan kaybediyoruz. Dolayısı ile sağlıklı kentleşme ve altyapı yönetimi bu sürecin en önemli parçası.

Su havzalarının korunması sürecinde kentleşme ,sanayi, tarım, madencilik ve diğer faaliyetlerde alan kullanımlarının değişmesi, ormansızlaşma ve bu faaliyetlerin getirdiği çevresel risklerin de yönetilmesi gerekiyor. Dolayısı ile sanayi faaliyetlerinin alan seçimi planlanması ve denetim süreçleri de en önemli bileşenlerden. Planlama, yönetim ve denetim sürecine ilave olarak Suyu en çok kullanan tarım ve sanayi sektöründe de kontrolsüz tüketimin önüne geçilmesi, ürün ve üretim deseninin su ihtiyacına göre planlanması, suyun yeniden kullanım, proseste dönüşüm, arıtılmış atıksuların değerlendirilmesine yönelik süreçlerin değerlendirilmesi, yapılar ve planlamalar ölçeğinde su tüketimini azaltacak tedbirler ile birlikte, yağmur suyu hasadı gibi yöntemler ile suyun verimli kullanımına yönelik çalışmalar geliştirilmeli.

Güncelleme Tarihi: 31 Ocak 2021, 10:31
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER