İzmir’de yüz binde 43 olan pozitif vaka oranı, yüzde 66’ya çıktı!

İzmir Tabip Odası Başkanı Dr. Lütfi Çamlı; “Türkiye’de ve İzmir’de vaka artışları ortaya çıkmışken, pandemi kontrol altına alınamamışken, böyle bir açılımın yapılmasının toplum sağlığından öte, ekonomik kaygılar sonucu yapıldığı düşüncesi bizde oluşuyor. Haziran’ın bir tekrarını yaşıyoruz gibi” ifadelerini kullandı.

İzmir’de yüz binde 43 olan pozitif vaka oranı, yüzde 66’ya çıktı!

BEN HABER - CANSU TEMİR AKSU

1 Mart’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde toplanan Kabine Toplantısı'nın ardından, Erdoğan ‘kademeli normalleşme’ye adım atılacağını, çok yüksek riskli iller dışındaki mavi, sarı ve turuncu ilçelerde cumartesi günü sokağa çıkma yasağının kaldırıldığını açıklamıştı.

15 gün içinde yüzde 56’lık artışın yaşandığı İzmir’de de, tüm Türkiye’de olduğu gibi vatandaşlar hafta sonu yasağının kalkmasıyla birlikte restoran, kafe ve çay bahçelerine akın etti.

İzmir’de yüz binde 43 olan pozitif vaka oranı, yüzde 66’ya çıkmışken, kamuoyuna yansıyan ‘kalabalık’ görüntüler, pek çok vatandaşı da rahatsız etti.

Akıllara ‘fazla mı normalleştik’ sorusu gelirken, İzmir Tabip Odası Başkanı Dr. Lütfi Çamlı, Ben Haber’e açıklamalarda bulundu. Çamlı; “Belirsizlikler ve pandemide şiddetlenme belirtileri varken, kontrollü ya da kademeli de olsa bir açılıma geçiş bizim için çok mümkün değil” dedi.

“Vaka sayıları artarken Türkiye’de ve İzmir’de, bu kontrollü normalleşme süreci başlatıldı”

15 gün içinde ortaya çıkan bu yüzde 56’lık artışın henüz daha açılım süreci ile ilgili olduğunu düşünmediğini ifade eden Çamlı; “Çünkü henüz daha açılım süreci ayın 1’inde oldu. Bunun neticelerini önümüzdeki süreçte göreceğiz. Bizler, bu artışın daha önceki haftalardaki kontrolsüz kalabalıklar nedeniyle olduğunu düşünüyoruz. Dolayısıyla vaka sayıları artarken Türkiye’de ve İzmir’de, bu kontrollü normalleşme süreci başlatıldı. Bizlerin o yöndeki ikazları, bilimsel veriler henüz bir açılımı göstermezken, Türkiye’de ve İzmir’de vaka artışları ortaya çıkmışken, pandemi kontrol altına alınamamışken, böyle bir açılımın yapılmasının toplum sağlığından öte, ekonomik kaygılar sonucu yapıldığı düşüncesi bizde oluşuyor. Haziran’ın bir tekrarını yaşıyoruz gibi” ifadelerini kullandı.

“Kontrollü ya da kademeli bir açılıma geçiş, bizim için pek mümkün değil”

“Açılım sürecinde hafta sonu gördüğümüz görüntüler gerçekten kaygı verici” diyerek sözlerine devam eden Çamlı; “Ve bunun etkilerini önümüzdeki günlerde göreceğiz. Daha önceki, belki parti mitinglerinin de etkisinin olabileceği bir vaka artışı olabilir ama özellikle burada mutasyona uğramış varyant virüs etkisi ve bütün Türkiye’de ciddi bir artış konuşulmakta. 3-4 ilden, 70 ile çıkan bir varyant virüs mevcudiyeti var. Bunların çok hızlı yayıldığını ve özellikle kapalı ve kalabalık ortamlarda yayılımın çok daha hızlı olduğunu bizzat Bakan Bey söylüyor. Üstelik bağışıklık açısından da istenilen hedeflerden çok uzağız. Toplumun yüzde 3’ü iki doz aşısını oldu. Oysa biz bunun yüzde 65’ler olmasını istiyoruz ki mevcut süreçte bu hızla yakın dönemde böyle bir toplumsal bağışıklığa da ulaşmak mümkün değil. Üstelik bu aşıların varyant virüsler üzerinde ne derece etkili olacağına dair elimizde net veriler yok. Bütün bu belirsizlikler ve pandemide şiddetlenme belirtileri varken, kontrollü ya da kademeli de olsa bir açılıma geçiş bizim için çok mümkün değil” dedi.

“Test sayıları arttırılsa, vaka sayıları da artacak”

Çamlı; “Siz bir şehre hem yüksek riskli il diyeceksiniz, hem de açılım gerçekleştireceksiniz ki, bundaki vaka sayılarının eskiye nazaran; örneğin Aralık ayında 15 bin civarında test yapılırken, şu anda 4-5 bin civarında test yapılıyor. Test sayıları çok düştü. Test sayıları arttırılsa, bu vaka sayılarının çok daha yüksek çıkacağı ve risk grubunun da değişebileceğinin unutulmaması gerekiyor” şeklinde konuştu.

“8 bin kişilik kapalı salon toplantıları yaparsanız, vatandaştan bu kurallara uyulmasını bekleyemezsiniz”

Tek tek denetlemelerle ciddi bir pandemi kontrolü sağlanamayacağının da altını çizen Çamlı; “Geçmişte de bunun örnekleri yaşandı. Önemli olan, vatandaşta bu kurallara uyum konusundaki algının desteklenmesi. Hem kurallara uyun deyip, hem de 8 bin kişilik kapalı salon toplantıları yaparsanız, vatandaştan bu kurallara uyulması konusunda çok büyük bir beklentiniz olmamalı. Ya da vaka artışlarına rağmen, yüzde 50 kapasite ile kafe ve restoranları açsanız da o yüzde 50’nin o oranda tutulamayacağını hepimiz biliyoruz” dedi.

Güncelleme Tarihi: 08 Mart 2021, 12:46
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER