İzmir Tabip Odası Başkanı Lütfi Çamlı'dan çarpıcı açıklamalar

İzmir Tabip Odası Başkanı Lütfi Çamlı; dün gerçekleşen Bilim Kurulunun ardından Sağlık Bakanı Koca'nın yaptığı açıklamaları değerlendirdi. Çamlı; “Pandemi yönetiminde olduğu gibi, aşı süreçlerinin yönetiminde de şeffaflık yok” dedi.

İzmir Tabip Odası Başkanı Lütfi Çamlı'dan çarpıcı açıklamalar

CANSU TEMİR AKSU / BEN HABER

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca; dün gerçekleşen Bilim Kurulu Toplantısı’nın ardından önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Koca’nın açıklamalarını, İzmir Tabip Odası Başkanı Lütfi Çamlı Ben Haber’e değerlendirdi.

Bakan Koca; ‘Haziran ayına kadar 45 yaş üstünü, hatta 30-35 yaş aralığını aşılamayı düşünüyoruz’ açıklamasında bulunurken; Çamlı, bu zamana kadar geçen süreçteki aşılama planlaması ve bu planlamanın uygulanamamasına dikkat çekti.

"ŞEFFAFLIK YOK"

Pandemi yönetiminde olduğu gibi, aşı süreçlerinin yönetiminde de şeffaflık yok” diyen Çamlı; “Sürekli bir algı operasyonu yürütülüyor. Bu aşıların Aralık ayında gelmesinden önce Şubat ayının sonuna kadar 50 milyon doz aşı gelecek denmişti. Ama gelmedi. Günde 1-1,5milyon doz aşılama olacak denmişti, olmadı. Nisan ayının ortalarına kadar toplumsal bağışıklık dediğimiz, nüfusun yüzde 75’inin aşılanacağına dair ipuçları verilmişti öyle bir şey olmadı. Sonra bir açıklama daha yapıldı, yerli aşının çıkacağı ve Mayıs ayının sonuna kadar toplumsal bağışıklığın elde edileceği söylendi, sonra bir açıklama daha yapıldı. Sonbahara kadara toplumsal bağışıklığın olacağı söylendi. Dün de Haziran ayına kadar 40 yaşın üstünü tamamen aşılanacağını söylüyorlar. Buradan şunu anlıyoruz; sürekli, bir önceki beyanı ortadan kaldıran yeni beyanlar var. Ama 3 ayda geldiğimiz nokta, toplumun yaklaşık yüzde 10’unun aşılanması. Gerçek budur. Diğer konuşulanlar bir algı yaratmadır” ifadelerini kullandı.

"SALGIN NE KADAR UZARSA, MUTASYONLAR O KADAR ARTIYOR"

Ocak ayında başlayan ve belli bir süre zarfında koruyuculuğu olduğu iddia edilen aşının; yaz sonunda tekrar aşı olanlara uygulanması gerektiği konuşulurken; Bakan Koca’nın Haziran ayında 30-45 yaş aralığının aşılanmasının yapılacağına dair yaptığı açıklama kafaları karıştırırken; Çamlı “Bu aşının ne kadar süre koruyucu olacağını bilmiyoruz. Dolayısıyla aşılananlara bir doz daha yapılması gerekecek mi, yoksa gerekmeyecek mi bu konuda bir bilgimiz yok. Bazı bilim insanları bir doz daha yapılabileceğini belirtiyorlar. Bu konuda ‘kesinlikle yapmalıyız’ diyemiyoruz. Fakat salgının uzaması ve uzayan salgında virüsün mutasyonlara uğraması ve daha bulaşıcı, aşılara dirençli varyantların gelişmesi söz konusu. Çünkü mutasyonlar, salgın uzadığı zaman ortaya çıkıyor. Yani salgın; ne kadar uzarsa mutasyonlar o kadar artıyor. Dolayısıyla salgının uzaması durumunda yeni mutasyonlar ve varyantlar bunların biraz önce söylediğim gibi aşıya dirençli olması gibi riskli durumları da var, o zaman da aşının genel etkinliği tartışılır hale gelecek” dedi.

"BİR TAKIM ALGILAR ÜZERİNDEN GÖTÜRÜLEN BİR AŞILAMA VE PANDEMİ SÜRECİ VAR"

Aşılamaya ilişkin bir güven kaybının yaşandığına da vurgu yapan Çamlı; “30 milyon Biontech aşısının geleceği söyleniyor ama tüm bunlar geçmişte de söylendi. Biz artık temkinli yaklaşıyoruz bu duruma. Şimdi güven veren bir konumda değiller. Bizzat aşı konusunda 4-5 kere ‘şu gün gelecek, bu şekilde olacak’ dendi. Aşılama için bir takvim belirlenmişti. Önce sağlık çalışanları, sonra huzurevinde kalanlar, engelliler vs. Bildiğim kadarıyla engellilere yapılmadı. İkinci grup vardı; öğretmenler, kargocular, gişe memurları, polisler gibi toplum teması yüksek olan kesimler ve 60-65 yaş arası. A grubunu atladılar ve 60 yaş üstünü aşıladılar. Şimdi A grubuna, öğretmenlere aşılamaya başlanacağı söylendi ama futbolculara aşı yapılacağını öğrendik. O riskli grupların aşılama planı da delik deşik oldu. Bugün aşı olması hiçbir şekilde mümkün olamayacağını düşündüğümüz bir takım kişilerin de aşı olduğunu görüyoruz. Bir takım algılar üzerinden götürülmeye çalışan bir pandemi ve aşı süreci var” şeklinde konuştu.

"YÜZDE 90 İNGİLİZ VARYANTI"

Şu anki salgın pikinde sorumlunun İngiliz varyantı olduğunu ifade eden Çamlı; “Yüzde 85 hatta 90 düzeyinde baskın. Çünkü hızlı yayılıyor. Buna karşın Güney Afrika ve Brezilya varyantı da giderek artıyor. En başında daha Karadeniz’de bu artış olduğunda ve bu artışta da varyant virüsün egemen olduğu dönemde giriş çıkışlara kısıtlama getirilseydi, ikincisi ülkede çok ciddi karantina tedbirleri olsaydı böyle bir durum olmazdı. Uluslar arası yolculukların çok sıkı denetlenmesi gerekiyor. Şimdi yine varyantlar var; Hindistan varyantı mesela. Yurt dışı giriş çıkışları kontrol edemezsek, aynı İngiliz varyantında da olduğu gibi yayılması önlenebilir bir durum değil” dedi.

Pandeminin Bilim kurulunun önerilerine göre yönetilmediğini her fırsatta dile getiren Çamlı; “Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, ‘Biz bilim Kurulu olarak önerileri veriyoruz ama kararı siyasi otorite veriyor’ demişti. Bilim Kurulu dün kararlar aldı. Sayın Koca bunu Cumhurbaşkanı’nın onayına sunacak. Şeffaflık olmadığı için Bilim Kurulu’nun ne önerdiğini bilmiyoruz.Biz, hükümetin aldığı kararı öğreniyoruz. Bunun ne kadarında Bilim Kurulu’nun önerisi, katkısı var? Söylendiği kadarıyla, pek dinlenmiyor. O zaman Bilim Kurulu’nun orada ne işi var?” ifadelerini kullandı.

“Kontrollü normalleşmenin Bilim Kurulu’ndan çıktığına inanmıyorum” diyerek sözlerini sürdüren Çamlı; “Bilim insanları ‘Mart ayının sonunda 3. bir pik yaşayabiliriz, varyant virüs kontrolden çıkıyor tedbir alalım’ diye bas bas bağırırken, bir yandan da 'kontrollü açılım kararı' verebileceklerine inanmıyorum. O dönemde nasıl ki Bilim Kurulu üyeleri, kapanmayı adeta dile getirmeye çalışırken, kontrollü bir açılım oldu; şimdi de bu durumdayken bu önerilerin çok ciddiyete alınmaması mümkün olabilir” dedi.

"İZMİR'DE YOĞUN BAKIMLAR TAMAMEN DOLU"

Öte yandan; Bakan Koca’nın İzmir’in de aralarında olduğu birkaç ile ilişkin, yoğun bakım doluluk oranlarının yüzde 80’inin üzerinde olduğuna dair açıklamaya ilişkin de değerlendirmede bulunan Çamlı; bunun yatak sayısının azlığından değil, vaka sayısının çokluğundan olduğunu ifade etti.

Çamlı; “İzmir, Türkiye’nin 3. Büyükşehri ve çok sayıda hastanesi ve yoğun bakımı var. Ama ne dar yoğun bakım açarsanız açın bu vakalara yetişmemiz mümkün olamıyor. Dolayısıyla, biz bas bas bağırıyoruz, acil servisler doldu, yoğun bakım beleyen hastalar var diye, Bakan şunu söylüyor ‘yüzde 80’inin üzerinde’ ama ne kadarında, bu söylenmiyor. Bize göre tamamen dolu. Bizler İzmir Tabip Odası olarak, bunu bas bas bağırdık. Bunun böyle olacağı 1ay öncesinden belliydi. Böyle bir vaka artışının sağlık sisteminin karşılayamayacağını da söyledik. Bunlar bir anda çıkmış işler değil. Zaten Bakanlık da biliyordu, herkes biliyordu bu herkesin gözü önünde ilerleyen bir süreç” şeklinde konuştu.

Sağlık Bakanı Koca’nın, vaka sayılarındaki bu artıştan ’84 milyon olarak hepimiz sorumluyuz’ cümleleri sosyal medyada da en çok konuşulan sözleri olurken; Çamlı da bu açıklamaya tepki gösterdi. “Ben kendimi hiç sorumlu hissetmiyorum” diyen Çamlı; “Alınan tüm uygulamalara karşı çıkmış, itiraz etmiş, elimden geldiğince bas bas bağırmaya çalışmış bir kişi olarak kendimi sorumlu hissetmiyorum. Maskemi de taktım, fiziksel mesafeme de uydum ama bu ülkede pandemiyi yöneten bir hükümet var. Kalkıp da başarı hikayesi anlatılmaya çalışılıyor. Şu anda biz korona vaka sayısında dünya birincisiyiz” dedi.

Güncelleme Tarihi: 13 Nisan 2021, 15:27
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER