İzmir Tabip Odası Başkanı anlattı: İzmir’de salgın ne durumda?

İzmir Tabip Odası Başkanı Lütfi Çamlı, koronavirüs salgınıyla mücadelede İzmir’de gelinen son noktayı anlattı. Aşı konusuna da değinen Çamlı, şeffaflık vurgusu yaparak kamuoyunun bu konuda yeterli bilgilendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

İzmir Tabip Odası Başkanı anlattı: İzmir’de salgın ne durumda?

CANSU TEMİR AKSU - BEN HABER

Hafta sonları sokağa çıkma yasağı, kısıtlama ve tedbirler neticesinde, korona virüs vaka sayılarında ciddi bir azalma yaşanıyor. Sürecin başından bu yana, yoğun artışıyla dikkat çeken İzmir’de de durum iyiye gitmeye başlasa da, İzmir Tabip Odası Başkanı Lütfi Çamlı, pandeminin tam anlamıyla kontrol altına alınması için daha ciddi tedbirlerin uygulanması gerektiğinin altını çizdi.

"İZMİR'DE VAKA SAYILARINDA CİDDİ BİR DÜŞÜŞ VAR"

Ben Haber’e önemli açıklamalarda bulunan Çamlı; İzmir’deki vaka sayılarında düşüşler olduğunu ifade ederek; “Alınan tedbirlerinin uygulanmaya başlanmasının takibinde vaka sayılarında ciddi düşüşler oldu. Bundan 1 ay önce 100 kişiye PCR testi yapıldığında yaklaşık 30-35 kişide test pozitifliği görülmekteyken, şu anda 100 kişiye test yapıldığında yaklaşık 15 kişide test pozitifliği görmekteyiz. Dolayısıyla gerçekten ciddi bir düşüş var. Buna bağlı olarak kovid polikliniklerine başvuru sayısında da azalma var. Aile hekimlerinin filyasyonda izlediği hasta sayılarında düşme var. Yoğun bakımlarımız hala yüzde 85-90 doluysa da, eskiden tamamen doluydu. Acil servislerde, sedyelerde hastalar bekliyordu, oysa şu anda böyle bir şey yok. Ama hala, belirgin bir doluluk var. Ama arkadaşlarımız yoğun bakımlarda birkaç yatağın boş kalabildiğini söylüyorlar. Pandemi servislerinde de yaklaşık yüzde 50’ye varan yatan hasta sayılarında azalma var. Bütün bunlar tabii çok umut verici, ama hala yüksek olduğunu da kabul etmemiz lazım” dedi.

"DAHA CİDDİ TEDBİRLERE İHTİYAÇ VAR"

Hala başvuran 100 kişiden 15’inde test pozitifliği olduğuna dikkat çeken Çamlı; “Dolayısıyla pandemide kontrol altına alınabildik demek için, daha ciddi tedbirlere ihtiyaç var. Bizim önerimiz, 14 günlük tam kapanmanın olması. Burada özellikle halkın doğru bilgilendirilmesi, gerçek sayıların açıklanması vatandaşları rehavet havasından çıkarıp, kurallara daha sıkı uyulması yönünde etkilediğini düşünüyorum. Vakaları saklayarak olduğundan daha küçük gösterme çabaları bu rehaveti arttırmıştı geçtiğimiz dönemde. Şeffaflık, pandemi yönetimde gerçekten önemli ve başarılı bir sonuç almada gerekli bir durum” şeklinde konuştu.

POZİTİF HASTA SAYISINDA DÜŞÜŞ

İzmir’deki mevcut vaka sayısına ilişkin de konuşan Çamlı; “Toplam vaka sayısı, tüm ısrarlarımıza rağmen veriler bizimle paylaşılmıyor. Ama burada test pozitifleri burada çok belirleyicidir. Bunun yüzde 35’lerden yüzde 15’lere düşmesi ve polikliniklere olan talebin düşmesi net bir sayı olmasa da fikir vermekte” dedi.

"ETKİLİ VE GÜVENLİ BİR AŞI OLACAĞIM"

Öte yandan, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’nin de ana gündem maddelerinden biri olan ve çokça tartışılan kovid aşısına ilişkin de açıklamalarda bulunan Çamlı, kamuoyu bilgilendirilmeleri yapılmaması toplumdaki aşı tereddüdünü arttırabileceğini ifade etti.

Aşının bir hak olduğunu ifade eden Çamlı, kendisinin de aşı olmak istediğini belirterek; “Etkili bir güvenli bir aşı olacağım, olmak istiyorum. Aşı bir hak, herkes olmalı. Etkili ve güvenli aşı hepimizin hakkı. Bu pandemiden çıkışta, tünelin sonunda görülen ışık olarak görüyoruz aşıyı. Ama aşı içinde mutlaka faz 3 çalışmalarının etkili olduğunu gösterdiği ve bağımsız bir takım kuruluşlarca yapılan analizlerde aşının ruhsatlandırıldığı bir aşıyı kullanmak isterim. Yoksa bu konulardaki yeterli bir takım açıklamalar, kamuoyu bilgilendirilmeleri yapılmaması toplumdaki aşı tereddütünü arttırabilir. Önce Sağlık Bakanlığı’nın bu konuda kamuoyuna aydınlatıcı açıklamalar yapmalı ki, bütün vatandaşlar aşı konusundaki tereddütlerini kafalarından silmeliler” dedi.

"AŞILAMA SÜREÇLERİ ŞEFFAF YÖNETİLMELİ"

"Aynı pandemide olduğu gibi aşılama süreçlerinde şeffaf yönetilmesini istiyoruz." diyen Çamlı; "Aşı firmaları ile yapılan görüşmeler, sağlanan aşı miktarı, uygulamanın nasıl olacağı, gelen aşının etkinliğine ait belgeler, bunları hep kamuoyuyla paylaşmaları gerekiyor. Bir takım yazılar geliyorsa da hala sağlık çalışanları, yeterli bilgilendirilmediği düşüncesindeler. Yeterli netlik yok. Örneğin, Aile Sağlığı Merkezlerine bu aşılar hangi miktarda gönderilecek? Onların buzdolapları bu aşıyı saklama konusunda yeterli mi? Bir çok Aile sağlığı merkezinde personel eksiği var. Özelikle hekim dışı aile sağlığı çalışanlarında eksiklikler var. Bunlar nasıl karşılanacak? Bunların kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşılması gerekiyor" şeklinde konuştu. 

Güncelleme Tarihi: 08 Ocak 2021, 17:08
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER